Diyorlar ki, eskiden baba olan her kes soy bağından vazgeçebilirdi ya.
Ha, işte şimdi eş ve çocuk da soy bağından vazgeçebilir.
Yani oğul babasını ''kabul etmeyebilir'' kısaca.
Ben şahsen bunu asimilasyon olarak görmekteyim.
SSCB zamanında doğdum büyüdüm ama hamdolsun ki ne dinimden ne dilimden ne geçmişimden vazgeçmedim. Bu aileden gelen bir şeydir.
Ama bu şekilde kanunların demokrasi adı altında olması bana göre yanlıştır.
Belki bir şeyleri anlamıyor olabilirim. Belki böyle olması daha doğrudur.
Ama benim kafam bunu algılayamıyor.
Neden vazgeçemesin? Sizlerdeki bu başkalarının hayatına karışma hakkı bulma durumuna bir türlü anlam veremiyorum.
Mesela ben dinimden vazgeçtim. Bu asimilasyon değil. Aklımla düşünerek kendi yolumu belirliyorum. Buna ne ailem ne de bir başkası karışabilir. Aksi zaten özgürlük olmazdı. İnsanın hayatını seçimleri belirler. Seçim yapma şansını elinden alırsanız hepsi birbirinin klonu bir topluluk elde edersiniz.
Aynı şekilde ailemden de vazgeçebilirim. Herkesin ailesi güllük gülistanlık değil. Aile olanların çoğunluğu son derece cahil. Eğitimi daha bilinci oturmamış bir çocuğu dövmek olarak gören, asgari ücret kazanırken daha kendini doyuramazken çocuk yapma derdine düşen, çocuğunu kölesi gibi görüp ne emrederse onu yapması gerektiğini düşünen tonla aile var. Bu ailelerden birisindeki çocuk bilinçlendiğinde bana neler yaşattınız sizle bağımı koparıyorum diyebilir.
Sizin aile yapınızda bu olmayabilir. Zaten sizin aile yapınıza kimse karışmıyor. Ama siz başkasının aile yapısına karışabiliyorsunuz. Bu özgürlük değil. Kendi düşüncelerini bireylere zorla dayatan bir toplum. Bireyler başkalarının özgürlüğüne karışmadığı sürece istediğini yapabilmeli.