• 26-02-2024, 19:14:57
    #19
    DogukanX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Valla dayı sen dert fıçısı değilsin bundan 20 sene sonrasını düşün ne kadar sağlıklı bir hayat sürebilirsin? 20 sene sonra çocuklar "Sen kimsin? Babam mısın Anam mısın?" dediği zaman duvarlarla konuşmaya başlarsın, aklını başına topla.
    Geleceği düzgünce görmeden şu konuda pembe g*tluluk yapmayın adam belki hayatının kararını verecek saçma sapan Türk dizisi tavsiyesi vermeyin realist olun.
  • 26-02-2024, 19:15:11
    #20
    Biraz karışık bir konu, şayet ben de böyle bir deneyim edinmedim, çevremde de görmedim fakat insani duygularla yazmak istedim.

    Öncelikle kişiyi ne kadar sevdiğinize, aranızda nasıl bir bağ olduğuna, çocuklara bakabilecek olgunluk ve sahiplenebilme duygusuna sahip olup olmadığını kendinize sorun.
    24, henüz çok genç bir yaş. Psikolojik sorunlar dediğimiz kısım genç yaşta istem dışı evlendirilmesi, muhtemelen istenmeden çocuk sahibi olunması gibi konuları kapsıyor, daha fazlası da olabilir fakat genel konular muhtemelen evlilik üzerinden dönüyordur.

    Bu noktada sizin karşı tarafa nasıl yaklaşacağınıza bağlı olarak ve psikolojik desteğin sürekli halde olması ile hallolabilecek bir konu olduğunu düşünüyorum. Şayet bu konuyu açıyorsanız karşı tarafı seviyorsunuz, karşı taraf da muhtemelen sizi seviyor, geçmişteki gibi bir ilişki yok. Sevgi, doğru kullanıldığı, yaşandığı sürece ciddi bir ilaçtır. Sevgi ile düzelemeyecek (manevi) bir sorun bilmiyorum, bu sebeple aranızdaki bağın kuvvetini dile getirdim.

    İki çocuğun olması demek sizi "baba" olarak tanımlamaları anlamına gelir. Bazıları için evlenip boşanmış kişilerin çocukları, kendi çocukları olmadıkları için tam anlamıyla sahiplenememelerini sağlayabilir. Bu noktada sizin buna nasıl bakacağınız çok önemli, çocuk konusu şakaya gelmez. Peşinden koşacak, uykusuz geceler yaşayacak, sorunlarla yüzleşeceksiniz ve bunların hepsini yaparken bir noktada "zaten ben bunların babası değilim, ne diye uğraşıyorum?" gibi bir düşünce içerisine girebilirsiniz. Bunu yargılamak için söylemiyorum, böyle şeylerin olabileceğini düşünmek çok da zor değil.

    Günümüzde ekonomik koşullar da epey ağırlaştı, çocukların yaşını 2 - 4 arası olduğunu varsayıyorum ve bu çocukların bez, yemek, eğitim, kıyafet ve bilimum masrafları olacak. Normal şartlarda iki kişi evlendiğinde eğer mantıklı kararlar alabiliyorlarsa ekonomik durumlarına göre çocuk yapmaya karar verirler. Mantıklı karar alamayanlar bile ilk çocukta zorlandıklarını görünce devam etmemeye karar verirler. Bu noktada siz zaten var olan çocuklar ile yaşamaya başlayacaksınız, bu yüzden evi geçindirip geçindiremeyeceğinizi de "önemli kriterler" arasına alabilirsiniz.

    Fark ettiyseniz sevgi ya da evlilikten çok çocuklardan bahsettim. Sevgi, aşk dediğimiz kavram bir şekilde yaşanabilir ya da azaldığında bile anlaşmaya devam ederek yaşamınızı sürdürebilirsiniz keza ülkede bir çok insanın evliliği böyle sürüyor. Belki iyi anlaşacak, belki de birbirinizi uzun yıllarca çok sevebileceksiniz ama çocuk konusunda çelik gibi sinirlere, ciddi bir aidiyet duygusuna ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu işler şakaya gelmez.

    Benim fikrimi soracak olursanız da şöyle cevaplayabilirim;
    Bir kadının geçmişi benim için önemli değildir, dürüst olduğu sürece. Ve yine önemli değildir, beni gerçekten sevdiğini bildiğim sürece. Herkesin bakış açısı aynı olmayabilir, kimisi yaşanmışlıklara takılıp kıskançlık duygusunu körükleyebilir, belki bugün olmasa da yıllar sonra sorunlardan bahsederken adı çok geçtiği ya da çocuklar çok sorun çıkarıyor, kendi çocukları değil diye kıskançlık, öfke sorunları baş gösterebilir.

    Herkesin dünyayı yorumlama şekli farklı olsa bile olay sizde bitiyor, gerçekten seviyor musun? gerçekten babalık yapabilecek bir olgunlukta mısın? kendinden olmayan bir çocuğu sevip, kabullenebilecek misin? evi geçindirebilecek maddi kaynağın var mı? yıllar geçse bile aynı hisleri korumaya devam edebilir misin?

    Bu sorular hakkında kendine dürüst ol, sevgi bugün vardır, yarın yoktur. Bir kavga ettiğinizde hoş olmayan, sakıncalı şeyler söylerseniz ve bu durumda barışamazsanız maddi ve manevi olarak kaybettiğiniz yıllara üzülebilir, karşı tarafı da üzüntüsü, çocuklarını "baba" sıfatından mahrum bırakbilirsiniz.
  • 26-02-2024, 19:16:21
    #21
    resulalagozoglu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, burada hayattan çok ders almış değerli abilerim var bu foruma uygun konu olmayabilir ama bu konu da bilgiye ve deneyimlere ihtiyacım var aynı zamanda büyüklerimin düşüncelerine.


    Aslında olay başlıkta ki gibi değil derinlere inince mevzular değişiyor küçük yaşta babası tarafından para karşılığı zorla evlendirilmiş. Benim kızdığım nokta ise tam olarak burası rızası yokmuş hiç birşeye herşey tamamen babasının zoruyla olmuş. Sizce ne yapmalıyım?

    Ayrılalı 4 yıl olmuş yaşı 24. Kendisinin psikolojik olarak çok zorluklar çektiğini söylemek istiyorum tedaviler görüyor.

    Kadın için olay bambaşka ve büyük bir tramva ilk çocuğuna anne olmaya yeni yeni başlıyor. Diğer çocuğuna henüz annelik yapmamış. Yani durumlar sandığınızdan bile karışık.

    Vicdanen ben o aile ile durmasını istemiyorum aynı zamanda çocukların da orada durmasını istemiyorum. Ve o kişiye karşı duygularım var.

    Nasıl bir yol izlemeliyim? Ne yapmalıyım?.
    Şuanki halinizde seviyorsunuz aşıksınız herşey güzel ve çocuklarını kabul ediyorsunuz fakat evlendikten sonra yaşam sıkıntıları evde olan problemler stres etkenleri ve tüm bu birikimlerden dolayı yaşadığınız psikolojik etken sebebiyle bunu eşinizin başına kakacaksanız ben senin çocuklarını kabul ettim de sen söyle yaptın da zart da zurt da demek istediğimi anlsmışsındır yarın birgün bu durumu eğer ön plana getireceksen kesinlikle bayanı kurtaracam derken iyice yakma tamamen kişisel düşüncem .

    Gerçekten bugün sevdiğin gibi ömür boyu sevebileceksen hiçbir zaman bu durumu ne olursa olsun başına kakmayacak gündeme getirmeyeceksen güzel günler seni bekler 😊
  • 26-02-2024, 19:20:08
    #22
    Üyeliği durduruldu
    Stajyer psikolog olarak bu yükümlülüğe girmemenizi öneriyorum çünkü ciddi manada ağır bir yükümlülük hazır mısınız değil misiniz o var sorumluluklar var derken derya deniz bir mesele... Aah yardımcısı olsun.
  • 26-02-2024, 19:24:34
    #23
    berkaydemirel adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Biraz karışık bir konu, şayet ben de böyle bir deneyim edinmedim, çevremde de görmedim fakat insani duygularla yazmak istedim.

    Öncelikle kişiyi ne kadar sevdiğinize, aranızda nasıl bir bağ olduğuna, çocuklara bakabilecek olgunluk ve sahiplenebilme duygusuna sahip olup olmadığını kendinize sorun.
    24, henüz çok genç bir yaş. Psikolojik sorunlar dediğimiz kısım genç yaşta istem dışı evlendirilmesi, muhtemelen istenmeden çocuk sahibi olunması gibi konuları kapsıyor, daha fazlası da olabilir fakat genel konular muhtemelen evlilik üzerinden dönüyordur.

    Bu noktada sizin karşı tarafa nasıl yaklaşacağınıza bağlı olarak ve psikolojik desteğin sürekli halde olması ile hallolabilecek bir konu olduğunu düşünüyorum. Şayet bu konuyu açıyorsanız karşı tarafı seviyorsunuz, karşı taraf da muhtemelen sizi seviyor, geçmişteki gibi bir ilişki yok. Sevgi, doğru kullanıldığı, yaşandığı sürece ciddi bir ilaçtır. Sevgi ile düzelemeyecek (manevi) bir sorun bilmiyorum, bu sebeple aranızdaki bağın kuvvetini dile getirdim.

    İki çocuğun olması demek sizi "baba" olarak tanımlamaları anlamına gelir. Bazıları için evlenip boşanmış kişilerin çocukları, kendi çocukları olmadıkları için tam anlamıyla sahiplenememelerini sağlayabilir. Bu noktada sizin buna nasıl bakacağınız çok önemli, çocuk konusu şakaya gelmez. Peşinden koşacak, uykusuz geceler yaşayacak, sorunlarla yüzleşeceksiniz ve bunların hepsini yaparken bir noktada "zaten ben bunların babası değilim, ne diye uğraşıyorum?" gibi bir düşünce içerisine girebilirsiniz. Bunu yargılamak için söylemiyorum, böyle şeylerin olabileceğini düşünmek çok da zor değil.

    Günümüzde ekonomik koşullar da epey ağırlaştı, çocukların yaşını 2 - 4 arası olduğunu varsayıyorum ve bu çocukların bez, yemek, eğitim, kıyafet ve bilimum masrafları olacak. Normal şartlarda iki kişi evlendiğinde eğer mantıklı kararlar alabiliyorlarsa ekonomik durumlarına göre çocuk yapmaya karar verirler. Mantıklı karar alamayanlar bile ilk çocukta zorlandıklarını görünce devam etmemeye karar verirler. Bu noktada siz zaten var olan çocuklar ile yaşamaya başlayacaksınız, bu yüzden evi geçindirip geçindiremeyeceğinizi de "önemli kriterler" arasına alabilirsiniz.

    Fark ettiyseniz sevgi ya da evlilikten çok çocuklardan bahsettim. Sevgi, aşk dediğimiz kavram bir şekilde yaşanabilir ya da azaldığında bile anlaşmaya devam ederek yaşamınızı sürdürebilirsiniz keza ülkede bir çok insanın evliliği böyle sürüyor. Belki iyi anlaşacak, belki de birbirinizi uzun yıllarca çok sevebileceksiniz ama çocuk konusunda çelik gibi sinirlere, ciddi bir aidiyet duygusuna ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu işler şakaya gelmez.

    Benim fikrimi soracak olursanız da şöyle cevaplayabilirim;
    Bir kadının geçmişi benim için önemli değildir, dürüst olduğu sürece. Ve yine önemli değildir, beni gerçekten sevdiğini bildiğim sürece. Herkesin bakış açısı aynı olmayabilir, kimisi yaşanmışlıklara takılıp kıskançlık duygusunu körükleyebilir, belki bugün olmasa da yıllar sonra sorunlardan bahsederken adı çok geçtiği ya da çocuklar çok sorun çıkarıyor, kendi çocukları değil diye kıskançlık, öfke sorunları baş gösterebilir.

    Herkesin dünyayı yorumlama şekli farklı olsa bile olay sizde bitiyor, gerçekten seviyor musun? gerçekten babalık yapabilecek bir olgunlukta mısın? kendinden olmayan bir çocuğu sevip, kabullenebilecek misin? evi geçindirebilecek maddi kaynağın var mı? yıllar geçse bile aynı hisleri korumaya devam edebilir misin?

    Bu sorular hakkında kendine dürüst ol, sevgi bugün vardır, yarın yoktur. Bir kavga ettiğinizde hoş olmayan, sakıncalı şeyler söylerseniz ve bu durumda barışamazsanız maddi ve manevi olarak kaybettiğiniz yıllara üzülebilir, karşı tarafı da üzüntüsü, çocuklarını "baba" sıfatından mahrum bırakbilirsiniz.
    Abi bu yorumun tek başına bana yetti. Ben herşeyine razıyım, inanın çok zorluklar atlatıcaz belli ki. Ama hala hazır olmaya ihtiyacım var bu konuda kendimi hazır hissetmiyorum.

    İnanın bana kendime sorduğum soruların fazlasını sordunuz ve söylediniz.

    Bu yorumunuz ciddi manada beni etkiledi.

    Çocuklar bana baba demese de olur, bir gün karşıma geçip sen kimsin dese de olur. Ama elimden geldiğince doğru eğitim ve doğru yaklaşımda bulunmaya çalışacağım.

    Sevgimiz karşılıklı, şuan arkadaşız çünkü ben kendisine henüz hazır değilim dedim.

    Gerçekten baba da olurum ama insanlık duygusu dediğiniz gibi ileride düşüncelere sokabilir ve bu beni korkutuyor. Ama ben şuan herşeye razıyım.
  • 26-02-2024, 19:29:39
    #24
    bycopra70100 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şuanki halinizde seviyorsunuz aşıksınız herşey güzel ve çocuklarını kabul ediyorsunuz fakat evlendikten sonra yaşam sıkıntıları evde olan problemler stres etkenleri ve tüm bu birikimlerden dolayı yaşadığınız psikolojik etken sebebiyle bunu eşinizin başına kakacaksanız ben senin çocuklarını kabul ettim de sen söyle yaptın da zart da zurt da demek istediğimi anlsmışsındır yarın birgün bu durumu eğer ön plana getireceksen kesinlikle bayanı kurtaracam derken iyice yakma tamamen kişisel düşüncem .

    Gerçekten bugün sevdiğin gibi ömür boyu sevebileceksen hiçbir zaman bu durumu ne olursa olsun başına kakmayacak gündeme getirmeyeceksen güzel günler seni bekler 😊
    Evet ama öyle biri değilim asla öyle bir yaklaşımda bulunmam, ben olduğu gibi kabulleniyorum. Ama o stres dediğiniz gibi başlarsa olaylar değişir korkularım yüzüne birşey söylemem ama içten içe kendimi sorgulsrım gibi... Bir nevi onlarda artık benim çocuklarım olacak. Ben bir kavga, tartışmada veyahut stres altında çocuklarımı kullanmam. Ne olursa olsun böyle birşey yapacağımı düşünmüyorum umarım...
  • 26-02-2024, 19:32:41
    #25
    hayat senin hayatın kalbin eğer onunla olmayı diliyorsa kimseye takılma kardeş sonra pişman olabilirsin hata dahi olsa kalbini dinle derim o sana doğruyu gösterir
  • 26-02-2024, 19:40:26
    #26
    1. para karsiliginda onu evlendiren bir aile var.
    2. para vererek onu kole gibi satin alan bir koca var.
    3. psikolojik destege muhtac bir kadin var.
    4. sucsuz cocuklar var.

    Yani durum 3e 1. Burdan basina bela aliyorsun gibi gorunuyor.
    Duygulari bosverin, duygular gelir gecer...
    • resulalagozoglu
    resulalagozoglu bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 26-02-2024, 19:40:59
    #27
    resulalagozoglu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Abi bu yorumun tek başına bana yetti. Ben herşeyine razıyım, inanın çok zorluklar atlatıcaz belli ki. Ama hala hazır olmaya ihtiyacım var bu konuda kendimi hazır hissetmiyorum.

    İnanın bana kendime sorduğum soruların fazlasını sordunuz ve söylediniz.

    Bu yorumunuz ciddi manada beni etkiledi.

    Çocuklar bana baba demese de olur, bir gün karşıma geçip sen kimsin dese de olur. Ama elimden geldiğince doğru eğitim ve doğru yaklaşımda bulunmaya çalışacağım.

    Sevgimiz karşılıklı, şuan arkadaşız çünkü ben kendisine henüz hazır değilim dedim.

    Gerçekten baba da olurum ama insanlık duygusu dediğiniz gibi ileride düşüncelere sokabilir ve bu beni korkutuyor. Ama ben şuan herşeye razıyım.
    Dediğiniz gibi, hazır olmanız lazım, hem de herşeye...

    Hazır olmanız lazım çünkü A'dan Z'ye her şeyi göze alabilmeniz lazım, çocukların uzun yıllar kabullenmemesi durumuna, kadının psikolojisinin uzun süre toparlanamayacağı ya da içerisinde kırıntıların kalabileceğine, tüm bu zaten var olan sorunlarla boy ölçüşebileceğinizden emin olmanız lazım. Öbür türlüsü size de karşı tarafa da dert.

    Şayet ben kendim düşüneceksem, tüm bunların altından kalkabileceğime inanacaksam iyice tanımaya çalışırım. Tanır, neyi göze alıp alamayacağına, nasıl seveceğine, nasıl emek verebileceğine bakarım. Benim gözümde boşanmış, çocukları olan bir kadının daha yeni evlenecek bir kadından bir farkı yok, tek bir şartla yok, geçmişi atabileceğine, beni gerçekten sevebileceğine inandığım müddetçe.

    Burada kimileri yol yakınken dön, çocukları varsa olmaz, psikolojisi bozuksa olmaz diyebilir fakat ya kendileri çok üşengeç, hayatı yaşamayı bilmiyor ya da henüz evlenmemişler. Evlilik dediğiniz müessesenin birbirinize sırılsıklam aşık olsanız bile, dünyada birbirini en çok seven çift olduğunuzu iddia ediyor olsanız bile sorunsuz geçmesi, sancısız atlatılabilmesi mümkün değil. Ben de evlenmedim henüz, ne atıp tutuyorsun diyenler olabilir fakat bazı şeyleri görmek hiç zor değil, görmezden gelmek ayrı bir mesele. Ben gördüklerimi, tecrübelerimi, değerlendirdiklerimi, yaşadıklarımı ortaya koyarak konuşuyorum.

    Ne kadar her evlenenin psikolojik sorunları, çocukları vb. durumları olmasa bile sorun yaşamaması, beklediğinden bambaşka bir dünyaya adım attığını görememesi mümkün değil, her ilişkide, her evlilikte sorunlar vardır, kişiye bağlı olmasa bile çevresel, ekonomik, psikolojik ya da anlaşmazlıklar vardır.

    Bu durumda senin alacağın yolun ayrımında vereceğin karar neleri göğüsleyebileceğin, neleri kabullenebileceğine bağlı olmalı. Yeterince iyi tanıdığını düşünüyorsan, yeterince iyi anlaşabiliyor ve sevebiliyorsan, bunun devam edebileceğine inanıyorsan seni engelleyebilecek, olumsuz bir durum yaratabilecek hiçbir şey yok.

    Hazır, sorunsuz bir ilişki bakmanın mantığı çok komik. Hayat bu, hiç beklemediğin sorunları olan bir insanla hiçbir şeyle karşılaşmadan da evlendikten sonra görebilirsiniz sorunları. Ancak her şeyin mükemmel olacağına inanan (kendini kandıran) bir insan bunu arayabilir, önerebilir. Önemli olan şey sevgidir, mantıktır, tanımaktır, görmektir. Herkes sorunsuz bir insanla karşılaşmıyor, gönlünü kaptırmıyor. Siz böyle bir durumda bir insanı sevdiniz diye aşılabilecek bir durum olduğunda vazgeçmek zorunda değilsiniz, yine de bunun değerlendirmesini iyi yapın.