Öncelikle belirteyim çeşitli adliyelerde yıllarca görev yaptım. Sonra az da avukatlık yapayım dedim hukuk fakültesini bitirdim. Hayatımın en büyük pişmanlıklarından birisi olduğunu itiraf edeyim hukuk okumanın... Çünkü öğretilenler ile uygulananların tamamen zıt olduğu bir başka meslek kolu yoktur...
Bu sabah ünlü hukukçu Ersan Şen'in Kahramanmaraş depremlerinde kolonları keserek cafe açan partili bir iş adamının (Sami Kervancıoğlu) vekilliğini üstlendiğini öğrendim.
6 şubattaki depremlerini yaşadım öğle olan depremde benimde evim çöktü, sabah 4:17 de olan deprem durur durmaz aşağı attık kendimizi hava ayaz kar yağıyor bir sokak aşağıda Bu Sami Kervancıoğlu denen yaratığın kestiği kolonlar yüzünden 8 katlı binanın çöktüğünü gördük. Yaşlıları çocukları arabalara bindirip apartmanlardan uzak yere park ettik ilk anlarda 3 kişiyi o karanlıkta zor zor enkazdan çıkarttık ama geride kalan 45 kişiyi günlerce uğraşmamıza rağmen çıkaramadık. Lise arkadaşım da enkazın altındaydı ve amcasının oğluna göndermiş olduğu whatsap mesajını aynen yazıyorum
"amcaoğlu şarjım çok az apartman boşluğundayız yaklaşık 15-20 kişi var burada yaşayanlarda var ölenlerde var arıyorlar mı bizi"
2 gün sonra gelen ekipler binanın çökme şekline hayretlerle baktılar binanın dönerek çöktüğünü söylediler. Günlerce aramaya rağmen 3-4 kişiden başka kurtulan olmadı. Aynı adamın Kahramanmaraş merkezde bir cafesi daha var o da yine aynı şekilde kolon kestikleri için çöktü.
Aradan 5 ay geçtikten sonra bu adam hakkında soruşturma açıldı ve adam kaçtı gitti. Şimdi cafelerinin diğerleri çalışıyor ve hala tıka basa maliyeti 5 lira olan kahveyi 50 liraya içiyorlar.
Ersan Şen avukatlığını üstlenmiş bu firar olan katilin gerekçesi "savunma kutsaldır" savunma kutsal olabilir ama ölen 45 kişi? bunların yaşam hakkı kutsal değil mi? o yüzden lanet olsun böyle sisteme aylarca adamın kaçmasını bekle kaçtıktan sonra yakalama emri çıkart savunma kutsal falan değil, hırsızı, dolandrıcıyı, tecavüzcüyü, uyuşturucu satıcısını para için savunan hukukçuların kendisini avuttuğu bir sözdür bu "savunma kutsaldır"
https://medyalizm.com/sami-kervancioglu-tutuklandimi/
Kendisini Kandıran Hukukçular "savunma kutsaldır"
17
●600
- 23-11-2023, 08:25:25Mahşerde savunmanın kutsallığını en ince ayrıntısına kadar hissedecekler. Rabbimin sözü var.
- 23-11-2023, 08:37:05Ne kadar acı bir durum yada durum mu acı yoksa yaşadıklarımız mı hala soruyorum akıllarda sabah 04:17'de olanlar.
Antakya merkezdeydim. Dünyadaki cehennemi resmen yaşadık, dibine ve iliklerine kadar.
Hala uyku düzenim bozuk..
Bu tip avukatların bir kutsallığı para için kendilerini satan tipler bir de tv karşısında demedikleri kalmıyor, yok bana göre asılmaları lazım açık ve net. - 23-11-2023, 08:41:19Üyeliği durdurulduKutsal olan paranın ta kendisidir. Bu ülkede insanların yarısı dindar yarısı ateist ayağına yatar ama fiiliyatta insanların çoğu paraya ve güce tapar. Bu iki cümle hakkında kitap yazılır. Benim yaşadığım hayatta öğrendiğim bu.
18 ay askerlik yaparken askerlik gerçeklerini, bir sürü şantiyara çalışırlen de inşaat gerçeklerini bizzat içinde gördüm.
Holding ve şirket gerçeklerini naıl1firma web sitesinde.... Öğretmenlik, askerlik, polislik vd hangi sektörde, içinden birilerinin tecrübelerini duysam hemen hemen aynı şeylere şahit oluyorum.
Hukuk adalet sistemi de maalesef aynı.
70li yıllarda saş sol meselesinde insanlar birbirini öldürdü. Bugün ise yandaş muhalif kavgası ile ikiye bölünmüş durumdayız. Ama bakıyorum da rüşvet torpil rant yolsuzluk hırsızlık deyince herkes aynı tanrıya ve aynı dine inanıyor.
Öyle ucube bir çağda ve toplumda yaşıyoruz ki, kıyamet alameti olan hadisler birer birer gerçekleşiyor.
Ahlaklı idealist ve dürüst insanlar her zaman heryerde kaybediyor.
***
Şu videodaki 2 dakikalık avukat sahnesi çok şey anlatıyor. Gerçi videonun sonunda da ironik bir şekilde savunmakutsaldır deniliyor. Ancak videonun başındaki kısım maalesef ki hukuk alanının avukatlığın olumsuz yanlarını gösteriyor.
https://youtu.be/XNoNoe-8z5w?t=739 - 23-11-2023, 08:49:48Üyeliği durdurulduAynen öyle 2017 de ALES de il biricisi olarak yüksek lisans yapmak üzere üniversiteye yerleştim. en düşük notum 88 di bir dersi bile kaçırmadım yeri geldiğinde hocalar bir tek bana ders anlattı sınıfta bitirdikten sonra yazdığım tez özeti kamu denetçiliği kurmu istanbul barosu gibi kurumların dergilerinde yayınlandı gel gelelim mülakat aşamasına bir kez dahi derslerde görmediğim iktidar partisinin milletvekili olan adamın başörtülü kız kardeşini öğretim görevlisi olarak işe aldılar. Sorsan müslümanız kul hakkı yemeyiz derler. Öyleki benimle beraber diğer yüksek lisans yapan öğrenciler bile duruma tepki gösterdi bunun benim hakkım olduğu konusunda. Bir insan başka bir insanın ölmesine üzülür normalde sevinmesemde üzülmedim 6 şubatta benim kul hakkımı yiyerek araştırma görevlisi olarak yerleşen zat depremde öldü. Açık konuşuyorum üzülmedim o kadar çok zoruma gitti ki şu anda bile hakkım zehir zıkkım olsun diyorum ona da hakkımı yiyerek onu öğretim görevlisi olarak işe alanlara dalooktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 23-11-2023, 09:00:49Ülkede bir hukuçunun bile "Hukuğun Üstünlüğü" ilkesine bağlılığını yitirdiğini kendi gözlerimizle görüyoruz. Haksızsın diyebilir miyim? Asla.
Öncelikli olarak Adıyaman'da büyüyen birisiyim ve depremde birçok yakınımı, eş, dostu kaybettim. Ancak hukuğa inancımı her zaman korumaya gayret gösteriyorum. Suçu ispat edilene kadar herkes suçsuzdur sözüne inanırım. Ancak bu görüşlerimi yavaştan kaybediyorum. Kim bu konuda beni veya sizi eleştirebilir ki?
Bu yaşıma kadar (30) hiç mahkemeye çıkmamış, adliyeye sadece sicil kaydı almak içi giden (eskiden adliyeden alıyorduk hepsini) biriydim. Geçtiğimiz aylarda şahit olarak bir mahkemeye davet edildim. Mahkeme salonuna girene kadar o ladar gergindim ki... Acaba yanlış bir şey söyler miyim? Acaba saygısızlık eder miyim? Nasıl durulur? Nasıl konuşulur? Bunların gerginliği üstümdeydi. Vakit geldiğinde "ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR" yazısının hemen karşısında, hakimin önüne dikildim ben doğru söyleyeceğime dair yeminimi ederken herkesin ayağı kalkması ve bana saygı göstermesi etkileyici bir atmosferdi. Sonra ne mi oldu? Avukatlar yan tarafta sakız çiğneyip lakayıt lakayıt davranıyorlar, telefonlarından mesajlaşıp gevşek bir şekilde gülüşüyorlardı ben konuşurken. Aklınızda canlandırabiliyor musunuz? Benim düşüncelerim neler ve davranışlarım neler? Karşılaştığım ortam nasıl?
Velhasıl hukuğun üstünlüğüne halen gözüm kapalı inanmak istiyorum. Ancak bu ne mümkün? - 23-11-2023, 09:07:09Aynı durumu bende yaşadım Mahkemeye duruşmaları izlemek amaçlı gitmiştik Hukuk Fakültesi öğrencisi olduğumdan dolayı neyse herkes ayağa kalkınca şaşırdım yemin ederken ayağa kalktığımızı öğrendik karşıdan bağlanan kişi yemin ederken öyle gurur vericiydi ki anlatamam ama içte farklı dışta farklı bir durum var.FrknYLMZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 23-11-2023, 09:20:29Üyeliği durdurulduBenzer olaylar sayısız yerde aynen işliyor. Tipik bir babişko asuman vakası.chechen46 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Böyle insanlara ben de üzülmüyorum. Siyasi yönelimi ne olursa olsun, ahlakı zayıf olanlar hiç utanmadan sıkılmadan bu yolu tercih ediyor. Toplumda ahlakı ve adaleti bunlar çökertiyor. Ben de bu durumdan sıkıntı yaşadığım için ben de üzülmem.
Çoğumuz bu durumla karşılaşıyoruz. Ateş düştüğü yeri yakar. İş adı altında bulunduğumuz yerlerde öyle bir düzen işliyor ki, zamanla kanıksamak ve alışmak zorunda kalıyoruz.By_ReFLeX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Söyleyecek söz bulamıyorum. Bizler ülkenin ve toplumun saf - enayi kalabilmiş tabakasıyız. Başka birşey diyemiyorum.FrknYLMZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle