chechen46 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
... mülakat aşamasına bir kez dahi derslerde görmediğim iktidar partisinin milletvekili olan adamın başörtülü kız kardeşini öğretim görevlisi olarak işe aldılar. Sorsan müslümanız kul hakkı yemeyiz derler... 6 şubatta benim kul hakkımı yiyerek araştırma görevlisi olarak yerleşen zat depremde öldü. Açık konuşuyorum üzülmedim..
Benzer olaylar sayısız yerde aynen işliyor. Tipik bir babişko asuman vakası.
Böyle insanlara ben de üzülmüyorum. Siyasi yönelimi ne olursa olsun, ahlakı zayıf olanlar hiç utanmadan sıkılmadan bu yolu tercih ediyor. Toplumda ahlakı ve adaleti bunlar çökertiyor. Ben de bu durumdan sıkıntı yaşadığım için ben de üzülmem.


By_ReFLeX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
hocam o değilde,
o kadar adliye de çalışmıssın. kendi canın yanana kadar farkına varmamışsın bu rezaletin.
insan canının yandığı yerden bağırırmış...
Çoğumuz bu durumla karşılaşıyoruz. Ateş düştüğü yeri yakar. İş adı altında bulunduğumuz yerlerde öyle bir düzen işliyor ki, zamanla kanıksamak ve alışmak zorunda kalıyoruz.


FrknYLMZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ülkede bir hukuçunun bile "Hukuğun Üstünlüğü" ilkesine bağlılığını yitirdiğini kendi gözlerimizle görüyoruz. Haksızsın diyebilir miyim? Asla.
Öncelikli olarak Adıyaman'da büyüyen birisiyim ve depremde birçok yakınımı, eş, dostu kaybettim. Ancak hukuğa inancımı her zaman korumaya gayret gösteriyorum. Suçu ispat edilene kadar herkes suçsuzdur sözüne inanırım. Ancak bu görüşlerimi yavaştan kaybediyorum. Kim bu konuda beni veya sizi eleştirebilir ki?
Bu yaşıma kadar (30) hiç mahkemeye çıkmamış, adliyeye sadece sicil kaydı almak içi giden (eskiden adliyeden alıyorduk hepsini) biriydim. Geçtiğimiz aylarda şahit olarak bir mahkemeye davet edildim. Mahkeme salonuna girene kadar o ladar gergindim ki... Acaba yanlış bir şey söyler miyim? Acaba saygısızlık eder miyim? Nasıl durulur? Nasıl konuşulur? Bunların gerginliği üstümdeydi. Vakit geldiğinde "ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR" yazısının hemen karşısında, hakimin önüne dikildim ben doğru söyleyeceğime dair yeminimi ederken herkesin ayağı kalkması ve bana saygı göstermesi etkileyici bir atmosferdi. Sonra ne mi oldu? Avukatlar yan tarafta sakız çiğneyip lakayıt lakayıt davranıyorlar, telefonlarından mesajlaşıp gevşek bir şekilde gülüşüyorlardı ben konuşurken. Aklınızda canlandırabiliyor musunuz? Benim düşüncelerim neler ve davranışlarım neler? Karşılaştığım ortam nasıl?
Velhasıl hukuğun üstünlüğüne halen gözüm kapalı inanmak istiyorum. Ancak bu ne mümkün?
Söyleyecek söz bulamıyorum. Bizler ülkenin ve toplumun saf - enayi kalabilmiş tabakasıyız. Başka birşey diyemiyorum.