• 23-11-2023, 09:57:18
    #10
    Üyeliği durduruldu
    By_ReFLeX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam o değilde,
    o kadar adliye de çalışmıssın. kendi canın yanana kadar farkına varmamışsın bu rezaletin.
    insan canının yandığı yerden bağırırmış...
    Benim canım yanmadı sadece canı yananları gördüm rezilliği gördüm adliye de çalışırken de görüyordum. Savcının odasına bir iş adamı zengin birisi gelir ikramlar buyur etmeler kimsesi olmayan avukat tutmak için parası olmayan maddi imkanı bulunmayan kişiler geldiğinde savcı bağırır çağırırdı bunları gördüm duydum bir keresinde karşı çıktım diye başıma gelmeyen de kalmadı adam 30 yaşındaki savcı 65 yaşındaki adama hakaretler savurdu. Bunu duyan duyarlı bir avukat hemen olaya müdahale etti ses kayıtlı kamera görüntülerini hemen aldırdı amcanın vekilliğini üstlendi savcıyı şikayet etti sonuç BENDE EVET SAVCI BU HAKARETLERİ ETTİ dediğim halde sesli kamera kayıtları olduğu halde savcı DELİL YETERSİZLİĞİNDEN BERAAT ETTİ işte ataların sözü yerde kalmıyor it iti ısırmadı
  • 23-11-2023, 09:57:20
    #11
    öncelikle geçmiş olsun, başınız sağolsun. Çok üzücü bir durum.

    Müsaadenizle konunuzla alakalı bir anımı anlatayım.

    Ben ırkçıyım (Türk milliyetçisi) kardeşim sosyalist, eşi de sosyalist. Bir akşam İstanbul’da evimizdeki konuşmadan anlatıyorum.

    gelin; Abi siz milliyetçiler bu kadar olumsuzluğa, ranta karşı neden protesto yapmıyorsunuz? Neden isyan etmiyorsunuz? diye sordu. Ben de cevap olarak;

    Gelin, bu devleti biz kurduk, yasaları biz koyduk. kanunlara bağlı kalacağımıza yemin ettik. kendi kurduğumuz devletimizin kendi koyduğumuz kanunlarına karşı çıkarsak, o kadar mücadeleyi boşa vermiş oluruz. Eğer biz de kanunların dışına çıkarsak ülkeyi ayakta tutacak hiç bir şey kalmayacak.

    Yani hocam, ne kadar mantıksız da gelse herkesin savunma hakkı vardır.

    Sorun olaydan sonra bunların konuşulmasıdır. Oysa çözüm bu olayların olmamasını sağlamaktır.

    Temelde kanunlarımız, kurallarımız işlediğinde, her vatandaş üzerine düşeni yaptığında bu tür üzücü olaylar meydana gelmez.

    O binaların kolonlarının kesilmesinde sadece kolonları kesen değil, cafelere dükkanlara ruhsat veren belediye görevlileri, dükkanlarda bunu bilerek çalışanlar, o binada bunu bilerek oturanlar, denetlemeye gelen yetkililer yani tarafların hepsi suçludur.

    Tüm suçu 1 kişiye yüklemek te doğru değildir.

    100 yıllık cumhuriyetimizde tam başaramadığımız yurttaşlık bilincidir.

    Biz kendi seçimlerimizin sonucunu yaşıyoruz, hem bunu isteyip hem de bunu istemeye devam ederken yakınmak inan o kadar mantıksız ki! Bu mantıksızlık sanırım bize özel.
  • 23-11-2023, 10:02:53
    #12
    Üyeliği durduruldu
    Browland adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    öncelikle geçmiş olsun, başınız sağolsun. Çok üzücü bir durum.

    Müsaadenizle konunuzla alakalı bir anımı anlatayım.

    Ben ırkçıyım (Türk milliyetçisi) kardeşim sosyalist, eşi de sosyalist. Bir akşam İstanbul’da evimizdeki konuşmadan anlatıyorum.

    gelin; Abi siz milliyetçiler bu kadar olumsuzluğa, ranta karşı neden protesto yapmıyorsunuz? Neden isyan etmiyorsunuz? diye sordu. Ben de cevap olarak;

    Gelin, bu devleti biz kurduk, yasaları biz koyduk. kanunlara bağlı kalacağımıza yemin ettik. kendi kurduğumuz devletimizin kendi koyduğumuz kanunlarına karşı çıkarsak, o kadar mücadeleyi boşa vermiş oluruz. Eğer biz de kanunların dışına çıkarsak ülkeyi ayakta tutacak hiç bir şey kalmayacak.

    Yani hocam, ne kadar mantıksız da gelse herkesin savunma hakkı vardır.

    Sorun olaydan sonra bunların konuşulmasıdır. Oysa çözüm bu olayların olmamasını sağlamaktır.

    Temelde kanunlarımız, kurallarımız işlediğinde, her vatandaş üzerine düşeni yaptığında bu tür üzücü olaylar meydana gelmez.

    O binaların kolonlarının kesilmesinde sadece kolonları kesen değil, cafelere dükkanlara ruhsat veren belediye görevlileri, dükkanlarda bunu bilerek çalışanlar, o binada bunu bilerek oturanlar, denetlemeye gelen yetkililer yani tarafların hepsi suçludur.

    Tüm suçu 1 kişiye yüklemek te doğru değildir.

    100 yıllık cumhuriyetimizde tam başaramadığımız yurttaşlık bilincidir.

    Biz kendi seçimlerimizin sonucunu yaşıyoruz, hem bunu isteyip hem de bunu istemeye devam ederken yakınmak inan o kadar mantıksız ki! Bu mantıksızlık sanırım bize özel.
    Söylediklerin tamamen milliyetçilik ideolojisi ile çelişiyor; yukarıda demişin ki yanlış olduğunu bilsek de SIRF KANUNLARI DEVLET KOYDU diye karşı çıkmayız demişin. İşte asıl milliyetçilik yanlış olanı düzeltilmesi için çaba göstererek milletinin refaha kavuşmasını istemektdir. Susup bakmak değil o yüzden sizin savunduğunuz görüş GERÇEK MİLLİYETÇİLİK ile alakası olmayan bir görüş sadece bir kişiye yüklenmedim yazımda dikkat ederseniz İKTİDAR PARTİLİ dedim buradan ne demek istediğimi anlamış olmanız lazımdı.
  • 23-11-2023, 10:09:13
    #13
    chechen46 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Söylediklerin tamamen milliyetçilik ideolojisi ile çelişiyor; yukarıda demişin ki yanlış olduğunu bilsek de SIRF KANUNLARI DEVLET KOYDU diye karşı çıkmayız demişin. İşte asıl milliyetçilik yanlış olanı düzeltilmesi için çaba göstererek milletinin refaha kavuşmasını istemektdir. Susup bakmak değil o yüzden sizin savunduğunuz görüş GERÇEK MİLLİYETÇİLİK ile alakası olmayan bir görüş sadece bir kişiye yüklenmedim yazımda dikkat ederseniz İKTİDAR PARTİLİ dedim buradan ne demek istediğimi anlamış olmanız lazımdı.
    o zaman siz milliyetçiliği kelime olarak biliyorsunuz.

    yanlış olan kanunlar değildir, uygulamalar ve uygulayanlardır.

    yanlış olanı yani uygulayanları değiştirmek gerekiyor, o da seçimle olan bir şeydir.

    Her seçimde yanlış uygulamarı yapanları seçerse halk, her seçim sonrası bu yanlış uygulamalar büyüyerek artar.

    Sorun sadece iktidar partisinde değil!

    deprem bölgesinde yasaların bir hak olarak sunulduğu seçilme hakını bir tutuklu gazeteciyi hapisten çıkarma amacı da yanlış uygulamadır.

    Evet iktidar partisi bu yanlışların baş aktörüdür, ama seçmeye devam ediyoruz.
  • 23-11-2023, 10:34:32
    #14
    Üyeliği durduruldu
    Browland adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    o zaman siz milliyetçiliği kelime olarak biliyorsunuz.

    yanlış olan kanunlar değildir, uygulamalar ve uygulayanlardır.

    yanlış olanı yani uygulayanları değiştirmek gerekiyor, o da seçimle olan bir şeydir.

    Her seçimde yanlış uygulamarı yapanları seçerse halk, her seçim sonrası bu yanlış uygulamalar büyüyerek artar.

    Sorun sadece iktidar partisinde değil!

    deprem bölgesinde yasaların bir hak olarak sunulduğu seçilme hakını bir tutuklu gazeteciyi hapisten çıkarma amacı da yanlış uygulamadır.

    Evet iktidar partisi bu yanlışların baş aktörüdür, ama seçmeye devam ediyoruz.
    Farz edelim ki şöyle hükümet çocukların 10 yaşında evlendirilmesini yasal kılan bir uygulamaya imza attı o zaman susup oturup 5 yıl sonraki seçimi mi bekleyeceksin sırf devletin çıkarttığı kanuna saygı duyayım diye inan milliyeçlilik başta olmaz üzere bir çok ideolojik akım hakkında kitap yazacak kadar bilgim var ama sizin savunduğunuz görüş tamamen alakasız bir görüş.
  • 23-11-2023, 10:48:29
    #15
    chechen46 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Farz edelim ki şöyle hükümet çocukların 10 yaşında evlendirilmesini yasal kılan bir uygulamaya imza attı o zaman susup oturup 5 yıl sonraki seçimi mi bekleyeceksin sırf devletin çıkarttığı kanuna saygı duyayım diye inan milliyeçlilik başta olmaz üzere bir çok ideolojik akım hakkında kitap yazacak kadar bilgim var ama sizin savunduğunuz görüş tamamen alakasız bir görüş.
    varsayım olarak hareket etmek doğru yaklaşım değildir.

    çıkan yasalar içinde bahsettiğinizden daha kötüleri var.

    bilginiz varsa kitabını yazın da ülkeye bir hizmetiniz daha olsun. ben de imzalı olarak alırım sizden.

    polemiğe girmek istemiyorum. her vatandaşın savunma hakkı vardır. iyi forumlar
  • 23-11-2023, 11:30:10
    #16
    Üyeliği durduruldu
    Browland adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    varsayım olarak hareket etmek doğru yaklaşım değildir.

    çıkan yasalar içinde bahsettiğinizden daha kötüleri var.

    bilginiz varsa kitabını yazın da ülkeye bir hizmetiniz daha olsun. ben de imzalı olarak alırım sizden.

    polemiğe girmek istemiyorum. her vatandaşın savunma hakkı vardır. iyi forumlar
    ozaman sis susup oturmaya devam edin ne diyeyim alışmışınız belli ki bende polemiğe girmek istemiyorum çok zor oluyor çünkü kapasite altındaki kişiye birşeyler anlatmak iyi çalışmalar
  • 23-11-2023, 12:02:27
    #17
    chechen46 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ozaman sis susup oturmaya devam edin ne diyeyim alışmışınız belli ki bende polemiğe girmek istemiyorum çok zor oluyor çünkü kapasite altındaki kişiye birşeyler anlatmak iyi çalışmalar
    hocam öncelikle hiç bir yorumumda susup oturduğumu söylemedim. bunu düzelteyim. Ben isyan ya da protesto etmiyorum.

    susma konusuna örnek, madem avukatsınız bakın susmuş muyum.

    2012 tarihinde eşimi çanakkale’de üniversiteye gönderdim. bir kız yurduna kayıt yaptırdık. eşim okula başlayınca yurt odasının başka bir erkeğe verildiğini öğrendik. istanbuldan gelip karakola giderek “senet” imzaladığımız ve yurt sahibi olduğunu bildiğimiz öğretim görevlisini şikayet ettik. eşim hem diğer öğrenciler hem de ayrı olarak suç duyurusunda bulundu.

    2015 yılında bu kadın (yurt sahibi) senedi icraya verdi, icra kağıdı geldi bize. Avukat aracılığı ile 3k olan haciz tutarına noter yolu ile itiraz ettik.

    2017 de tarlamı eşime hediye ettim, onun üzerine geçirdim.

    2020 de bu kadın haczi devam ettirmiş ve tarlaya haciz koydurmuş, 1 hafta önce öğrendim. tutar 10k olmuş.

    önce senet üzerinde yazan kişinin oğluna ulaştım (o kadının babası senette adı olan) kadının kardeşinin yaptığını anlatıp, kadının ve oğlunun numarasını aldım. kadının oğlunu aradım.

    “annen hakkında zaten savcılağa suç duyurusunda bulunmuştuk, haciz dosyanıza 2015 de itiraz etmiştik” diyerek haczin kaldırılmasını rica ettim.

    dün durumun ne olduğunu sordum, avukat icra dairesine kaldırılması için talimat vermiş, icra dairesini arayıp teyit aldım, son kalan 104 lira tahsilat harcını yatırdım. bu gün icra dosyası kalkıyor.

    şimdi hocam, 2012 yılında susmamışım, 2015 yılında susmamışım, bu günde susmadım. tutar 10k ufak ama haksızlığa karşı yasal hakkımı aramışım. aynı durumda kalan diğer öğrencilerin hepsi ödemiş parayı! hatta önceden ödeyenlere de icra göndermişler. arayıp sorduk.

    sorun yasalarda değil, yasaları uygulayan ya da uymayanlarda.

    bu da ispatı sözlerimin.

  • 23-11-2023, 16:39:45
    #18
    chechen46 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle belirteyim çeşitli adliyelerde yıllarca görev yaptım. Sonra az da avukatlık yapayım dedim hukuk fakültesini bitirdim. Hayatımın en büyük pişmanlıklarından birisi olduğunu itiraf edeyim hukuk okumanın... Çünkü öğretilenler ile uygulananların tamamen zıt olduğu bir başka meslek kolu yoktur...

    Bu sabah ünlü hukukçu Ersan Şen'in Kahramanmaraş depremlerinde kolonları keserek cafe açan partili bir iş adamının (Sami Kervancıoğlu) vekilliğini üstlendiğini öğrendim.

    6 şubattaki depremlerini yaşadım öğle olan depremde benimde evim çöktü, sabah 4:17 de olan deprem durur durmaz aşağı attık kendimizi hava ayaz kar yağıyor bir sokak aşağıda Bu Sami Kervancıoğlu denen yaratığın kestiği kolonlar yüzünden 8 katlı binanın çöktüğünü gördük. Yaşlıları çocukları arabalara bindirip apartmanlardan uzak yere park ettik ilk anlarda 3 kişiyi o karanlıkta zor zor enkazdan çıkarttık ama geride kalan 45 kişiyi günlerce uğraşmamıza rağmen çıkaramadık. Lise arkadaşım da enkazın altındaydı ve amcasının oğluna göndermiş olduğu whatsap mesajını aynen yazıyorum
    "amcaoğlu şarjım çok az apartman boşluğundayız yaklaşık 15-20 kişi var burada yaşayanlarda var ölenlerde var arıyorlar mı bizi"
    2 gün sonra gelen ekipler binanın çökme şekline hayretlerle baktılar binanın dönerek çöktüğünü söylediler. Günlerce aramaya rağmen 3-4 kişiden başka kurtulan olmadı. Aynı adamın Kahramanmaraş merkezde bir cafesi daha var o da yine aynı şekilde kolon kestikleri için çöktü.
    Aradan 5 ay geçtikten sonra bu adam hakkında soruşturma açıldı ve adam kaçtı gitti. Şimdi cafelerinin diğerleri çalışıyor ve hala tıka basa maliyeti 5 lira olan kahveyi 50 liraya içiyorlar.

    Ersan Şen avukatlığını üstlenmiş bu firar olan katilin gerekçesi "savunma kutsaldır" savunma kutsal olabilir ama ölen 45 kişi? bunların yaşam hakkı kutsal değil mi? o yüzden lanet olsun böyle sisteme aylarca adamın kaçmasını bekle kaçtıktan sonra yakalama emri çıkart savunma kutsal falan değil, hırsızı, dolandrıcıyı, tecavüzcüyü, uyuşturucu satıcısını para için savunan hukukçuların kendisini avuttuğu bir sözdür bu "savunma kutsaldır"

    https://medyalizm.com/sami-kervancioglu-tutuklandimi/
    Değerli kardeşim.
    Bazı hukuki ilkeler yüz yıllar süren tecrübe ve gereksinimlerden ortaya çıkmıştır.
    Adalet sistemindeki yetersizlik, beceriksizlik ve saçmalıkları Ersan Şen'e yüklememek lazım.

    Ben de Ersan Şen'in son Dilan-Engin Polat davasındaki çıkışı nedeni ile güvenirliğini sorguluyorum.
    Artık Ersan Şen benim için de eskisi kadar güvenilir bir insan değil.
    Çünkü bir avukatın işi müvekkilini haksız yere aklamak değil, hukuki haklarını korumaktır.

    Ama suçluların da savunulmaya hakları vardır.
    Cezadan kurtulmaları, salınıp gitmeleri için değil, yasaların ön gördüğü ceza içinden hakettikleri en düşük cezayı almaları için.

    Yani nasıl mağdurun çıkıp bir suçlu için yasaların ön gördüğü en yüksek cezasyı isteem hakkı varsa.
    Suçlunun da işlediği suçun bedeli olarak alabileceği en düşük cezayı almak için mücadele etmek ve kendini savunma hakkı vardır.

    Burada beceriksiz, yeteneksiz ve art niyetli siyasetçileri atlayıp direk olayı Ersan Şen'e bağlamak da haklı bir hareket değil.
    Çünkü bu yetersiz yasaları çıkaran ve onu uygulayan sistemi kuran siyasetçiler asıl sorumlulardır.

    Ülkede parası olanın iyi savunulduğu, daha az ceza aldığı sistemi Ersan Şen kendi kurmadı herhalde.
    Hele hele ülkede yargı ile ilgili yayın yasakları, tutukluların salı verilmeleri ie ilgili çok vahim iddialar varken gidip Ersan Şen'i suçlamak adil değil.