chechen46 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Öncelikle belirteyim çeşitli adliyelerde yıllarca görev yaptım. Sonra az da avukatlık yapayım dedim hukuk fakültesini bitirdim. Hayatımın en büyük pişmanlıklarından birisi olduğunu itiraf edeyim hukuk okumanın... Çünkü öğretilenler ile uygulananların tamamen zıt olduğu bir başka meslek kolu yoktur...

Bu sabah ünlü hukukçu Ersan Şen'in Kahramanmaraş depremlerinde kolonları keserek cafe açan partili bir iş adamının (Sami Kervancıoğlu) vekilliğini üstlendiğini öğrendim.

6 şubattaki depremlerini yaşadım öğle olan depremde benimde evim çöktü, sabah 4:17 de olan deprem durur durmaz aşağı attık kendimizi hava ayaz kar yağıyor bir sokak aşağıda Bu Sami Kervancıoğlu denen yaratığın kestiği kolonlar yüzünden 8 katlı binanın çöktüğünü gördük. Yaşlıları çocukları arabalara bindirip apartmanlardan uzak yere park ettik ilk anlarda 3 kişiyi o karanlıkta zor zor enkazdan çıkarttık ama geride kalan 45 kişiyi günlerce uğraşmamıza rağmen çıkaramadık. Lise arkadaşım da enkazın altındaydı ve amcasının oğluna göndermiş olduğu whatsap mesajını aynen yazıyorum
"amcaoğlu şarjım çok az apartman boşluğundayız yaklaşık 15-20 kişi var burada yaşayanlarda var ölenlerde var arıyorlar mı bizi"
2 gün sonra gelen ekipler binanın çökme şekline hayretlerle baktılar binanın dönerek çöktüğünü söylediler. Günlerce aramaya rağmen 3-4 kişiden başka kurtulan olmadı. Aynı adamın Kahramanmaraş merkezde bir cafesi daha var o da yine aynı şekilde kolon kestikleri için çöktü.
Aradan 5 ay geçtikten sonra bu adam hakkında soruşturma açıldı ve adam kaçtı gitti. Şimdi cafelerinin diğerleri çalışıyor ve hala tıka basa maliyeti 5 lira olan kahveyi 50 liraya içiyorlar.

Ersan Şen avukatlığını üstlenmiş bu firar olan katilin gerekçesi "savunma kutsaldır" savunma kutsal olabilir ama ölen 45 kişi? bunların yaşam hakkı kutsal değil mi? o yüzden lanet olsun böyle sisteme aylarca adamın kaçmasını bekle kaçtıktan sonra yakalama emri çıkart savunma kutsal falan değil, hırsızı, dolandrıcıyı, tecavüzcüyü, uyuşturucu satıcısını para için savunan hukukçuların kendisini avuttuğu bir sözdür bu "savunma kutsaldır"

https://medyalizm.com/sami-kervancioglu-tutuklandimi/
Değerli kardeşim.
Bazı hukuki ilkeler yüz yıllar süren tecrübe ve gereksinimlerden ortaya çıkmıştır.
Adalet sistemindeki yetersizlik, beceriksizlik ve saçmalıkları Ersan Şen'e yüklememek lazım.

Ben de Ersan Şen'in son Dilan-Engin Polat davasındaki çıkışı nedeni ile güvenirliğini sorguluyorum.
Artık Ersan Şen benim için de eskisi kadar güvenilir bir insan değil.
Çünkü bir avukatın işi müvekkilini haksız yere aklamak değil, hukuki haklarını korumaktır.

Ama suçluların da savunulmaya hakları vardır.
Cezadan kurtulmaları, salınıp gitmeleri için değil, yasaların ön gördüğü ceza içinden hakettikleri en düşük cezayı almaları için.

Yani nasıl mağdurun çıkıp bir suçlu için yasaların ön gördüğü en yüksek cezasyı isteem hakkı varsa.
Suçlunun da işlediği suçun bedeli olarak alabileceği en düşük cezayı almak için mücadele etmek ve kendini savunma hakkı vardır.

Burada beceriksiz, yeteneksiz ve art niyetli siyasetçileri atlayıp direk olayı Ersan Şen'e bağlamak da haklı bir hareket değil.
Çünkü bu yetersiz yasaları çıkaran ve onu uygulayan sistemi kuran siyasetçiler asıl sorumlulardır.

Ülkede parası olanın iyi savunulduğu, daha az ceza aldığı sistemi Ersan Şen kendi kurmadı herhalde.
Hele hele ülkede yargı ile ilgili yayın yasakları, tutukluların salı verilmeleri ie ilgili çok vahim iddialar varken gidip Ersan Şen'i suçlamak adil değil.