• 06-11-2023, 10:18:17
    #1
    Ey peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği câriyelerini, seninle birlikte hicret eden amca kızlarını, hala kızlarını, dayı kızlarını, teyze kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca mümin bir kadın kendini peygambere mehirsiz olarak bağışlar, peygamber de onunla evlenmek isterse, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere, onu da sana helâl kıldık. Müminlere eşleri ve sahip oldukları câriyeleri hakkında hangi kuralları geçerli kıldığımızı biliyoruz. Sana mahsus olanı güçlük çekmeyesin diye meşrû kıldık. Allah çok bağışlayıcı, pek esirgeyicidir.

    -----------------

    Tefsir (Kur'an Yolu)


    Hz. Peygamber’in hiç olmazsa aile hayatında rahat olabilmesi, birden fazla eşiyle yaşarken sıkıntıya düşmemesi için kendisine özgü olmak üzere bahşedilen ruhsatlar, kolaylıklar bu âyetten itibaren bazı açıklamalarla birlikte şöyle sıralanmıştır: Dörtten fazla olan eşlerle evlenmesinin helâl olması, isteyen kadınlarla mehirsiz evlenmesinin câiz olması, kadınlarının yanlarında kalma sürelerini eşit tutma (buna fıkıh kitaplarında, paylaştırma mânasında kasm denilmektedir) mecburiyetinin bulunmaması, bu âyetler geldiğinde evli bulunduğu kadınlardan başka kadınla evlenmesinin ve bunlardan birini boşayarak yerine bir başka kadını almasının câiz olmaması, vefat ettiğinde veya boşadığında eşleriyle başkalarının evlenmesinin câiz olmaması ve eşlerinin bundan sonra yabancılara karşı daima perde arkasında bulunmaları.
    Birçok kadın, peygamber eşi olabilmek için mehirsiz olarak onunla evlenmek istemiştir (âyetin ifadesiyle kadınlar kendilerini ona bağışlamışlardır). Bu şartla evlenmesi âyete göre câiz olduğu halde kendisinin bu ruhsatı kullandığına dair örnek yoktur (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1559). Ayrıca kendisi, yirmi beş yaşında iken kırk yaşında dul bir hanımla evlenmiş, onunla yirmi beş yıl mutlu bir hayat yaşamış, çocuk sahibi olmuş, Hz. Hatice vefat edinceye kadar da başka bir hanımla evlenmemiştir. Şu halde daha sonra, on yıl gibi kısa bir zaman içinde birçok eşle evlenmesinin cinsel arzuyla izah edilemeyecek sebepleri ve hikmetleri olmalıdır. Fedakârlık eden bazı hanımların ödüllendirilmesi, evlilik yoluyla akrabalık (sıhriyet) bağı kurarak bazı fertleri ve grupları kazanmak, onlarla yakınlık ve dostluk oluşturmak ve bu suretle İslâm’a karşı olan cepheyi zayıflatmak, özel hayatı ve aile ilişkileri başta olmak üzere ümmetin bilmesini istediği hususların eksiksiz zaptedilip başkalarına anlatılmasını, bu amaçla toplumun peygamber hanımlarının bilgilerinden yararlanmalarını sağlamak bunlardan bazılarıdır. Hanımların da onunla evlenmek istemelerinde birinci saik, peygamber hanımı olarak yaşama ve ölme şerefine nâil olmaktır. Bu sebepledir ki, kendilerini, dünya nimetleri ile peygamberden birini seçmede serbest bıraktığında eşlerinin tamamı onu ve Allah rızâsını seçmişlerdir (Resûlullah’ın çok evliliğinin başlıca sebepleri konusunda daha fazla bilgi ve değerlendirme için bk. Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, II, 10-17).

    Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 395-396

    https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/...0-ayet-tefsiri
  • 06-11-2023, 10:40:26
    #2
    1. Din, sizin 'garibinize' göre şekil almıyor. Yani garibinize gittiyse ne yapabiliriz?
    2. Bu forum; fukaha, müfessirler, muhaddisler topluluğu değil. Gerçekten bilgi edinmek istiyorsanız hocalara sorabilirsiniz.
    1 cümle Arapça konuşamayan insanların meal okuyarak (ki meal de insan yorumudur), meal okuyarak tefsir yapmasını bekleyemezsiniz. Tıp kitabı okuyan ameliyat yapabiliyor mu?
    3. Resûlullah'a mahsus hükümler vardır. Müslüman bunu şüphesiz kabul eder, inanır ve beğenir. Müslüman olmak bunu gerektirir zaten.
    Şuradan ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz:
    https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=447
    4. Bu konularda ağzı olan yorum yapıyor ve insanlar birbirine düşüyor. Yalan yanlış bilgiler, hakaretler havada uçuşuyor. Konu açarak bir sonuca varamayacağınızı bence siz de iyi biliyordunuz.
  • 06-11-2023, 10:46:18
    #3
    peaceriver adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    1. Din, sizin 'garibinize' göre şekil almıyor. Yani garibinize gittiyse ne yapabiliriz?
    2. Bu forum; fukaha, müfessirler, muhaddisler topluluğu değil. Gerçekten bilgi edinmek istiyorsanız hocalara sorabilirsiniz.
    1 cümle Arapça konuşamayan insanların meal okuyarak (ki meal de insan yorumudur), meal okuyarak tefsir yapmasını bekleyemezsiniz. Tıp kitabı okuyan ameliyat yapabiliyor mu?
    3. Resûlullah'a mahsus hükümler vardır. Müslüman bunu şüphesiz kabul eder, inanır ve beğenir. Müslüman olmak bunu gerektirir zaten.
    Şuradan ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz:
    https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=447
    4. Bu konularda ağzı olan yorum yapıyor ve insanlar birbirine düşüyor. Yalan yanlış bilgiler, hakaretler havada uçuşuyor. Konu açarak bir sonuca varamayacağınızı bence siz de iyi biliyordunuz.

    4. maddenize ithafen , evet kışkırtmak için bu konuyu açtım !

    Tuhafıma gitmesinde ne sorun olabilir ? Bana ters gelen bir durum ve evet belki mantıklı bir açıklamasında bulunan birisinin yazısını görebilirim. Cami hocalarından bana hiç söz etme. Bir camiye gittiğimde Cuma namazının önemi nedendir ? neden Cuma namazı diğer namazlara göre daha önemli kabul ediliyor ya da görülüyor diye sorduğumda bile cevap alamamıştım. Kendim araştırarak cevabını aldım.

    Şimdi de araştırıyorum.

    Dip not : Saçma sapan yerler yerine direkt diyanetin url adresini paylaşıyorum. Uyduruk ya da sosyal medyada okuduğum kaynakları hiç bir zaman geçerli kılmam. '' Garibine gittiyse ne yapabiliriz ? '' cümlesi yerine yapabileceklerin ;

    1. Hiçbir şey yazmadan çıkabilirsin.
    2. Sorum ya da okuduğum hakkında bilgi verebilirsin.
    3. Kendi görüşünü yazabilirsin ( benim merakıma neden merak ediyorsun diye yazmadan ! )
  • 06-11-2023, 10:55:13
    #4
    Tatoglubilisim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    4. maddenize ithafen , evet kışkırtmak için bu konuyu açtım !

    Tuhafıma gitmesinde ne sorun olabilir ? Bana ters gelen bir durum ve evet belki mantıklı bir açıklamasında bulunan birisinin yazısını görebilirim. Cami hocalarından bana hiç söz etme. Bir camiye gittiğimde Cuma namazının önemi nedendir ? neden Cuma namazı diğer namazlara göre daha önemli kabul ediliyor ya da görülüyor diye sorduğumda bile cevap alamamıştım. Kendim araştırarak cevabını aldım.

    Şimdi de araştırıyorum.

    Dip not : Saçma sapan yerler yerine direkt diyanetin url adresini paylaşıyorum. Uyduruk ya da sosyal medyada okuduğum kaynakları hiç bir zaman geçerli kılmam. '' Garibine gittiyse ne yapabiliriz ? '' cümlesi yerine yapabileceklerin ;

    1. Hiçbir şey yazmadan çıkabilirsin.
    2. Sorum ya da okuduğum hakkında bilgi verebilirsin.
    3. Kendi görüşünü yazabilirsin ( benim merakıma neden merak ediyorsun diye yazmadan ! )
    Cami hocalarını kastetmedim elbette. O konuda katılıyorum. Hoca derken cübbeli Ahmet hoca gibi bilgi seviyesi yüksek, ehl-i sünnet hocaları kastediyorum. Tabii siz veya bir başkası onu da hocadan saymayabilir göreceli şeyler bunlar.
    Amacım sizi ötekileştirmek, küçümsemek falan değildi haddim de değil zaten yanlış anlaşılmasın.
    Kendi görüşümü yazmadım ben de başka kaynağa yönlendirdim farkındaysanız, kimse din hakkında kendi görüşüne dayanarak konuşma yetkisine sahip değil çünkü.
    Şu da var ki dindeki her hükmü sürekli sorgulayıp mantıklı bir açıklama aramak, mantığa uydurmaya çalışmak yanlış. Çünkü; "İslâmiyet'te akla uymayan bir şey yoktur, aklın almadığı (yani anlayamadığı) şey çoktur. İslâm dîninin içinde akla, mantığa ve ilme ters düşecek hiçbir fikir ve bilgi yoktur." buyruluyor.
    Herkesin aklı, ilmi ve mantığı bir olmadığı için insanlar bir şeyleri anlayamadığında mantığıma ters geldi diyebiliyor.
    Umarım araştırmalarınızdan mûteber bilgilerle sağlıklı sonuç alırsınız. Kırıcı bir şey yazdıysam özür dilerim. İyi günler.
  • 06-11-2023, 11:02:36
    #5
    peaceriver adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cami hocalarını kastetmedim elbette. O konuda katılıyorum. Hoca derken cübbeli Ahmet hoca gibi bilgi seviyesi yüksek, ehl-i sünnet hocaları kastediyorum. Tabii siz veya bir başkası onu da hocadan saymayabilir göreceli şeyler bunlar.
    Amacım sizi ötekileştirmek, küçümsemek falan değildi haddim de değil zaten yanlış anlaşılmasın.
    Kendi görüşümü yazmadım ben de başka kaynağa yönlendirdim farkındaysanız, kimse din hakkında kendi görüşüne dayanarak konuşma yetkisine sahip değil çünkü.
    Şu da var ki dindeki her hükmü sürekli sorgulayıp mantıklı bir açıklama aramak, mantığa uydurmaya çalışmak yanlış. Çünkü; "İslâmiyet'te akla uymayan bir şey yoktur, aklın almadığı (yani anlayamadığı) şey çoktur. İslâm dîninin içinde akla, mantığa ve ilme ters düşecek hiçbir fikir ve bilgi yoktur." buyruluyor.
    Herkesin aklı, ilmi ve mantığı bir olmadığı için insanlar bir şeyleri anlayamadığında mantığıma ters geldi diyebiliyor.
    Umarım araştırmalarınızdan mûteber bilgilerle sağlıklı sonuç alırsınız. Kırıcı bir şey yazdıysam özür dilerim. İyi günler.
    '' Cami hocalarını kastetmedim elbette. O konuda katılıyorum. Hoca derken cübbeli Ahmet hoca gibi bilgi seviyesi yüksek ''

    bu cümleden sonrasını okumadım göz ucuyla bile bakmadım. Yanmaz kefen satan hocadan söz ettiğinde benim için yazdıklarının bir anlamı kalmadı. Adamın kıyafetleri , düğmesi bile dünyalarca para . ısraf etmeyin diyen hocalar krallar gibi hayat sürüyor.


    . Sizlere iyi günler diliyorum.
  • 06-11-2023, 12:21:57
    #6
    Cübbeli ve yüksek seviye demek
  • 06-11-2023, 12:25:36
    #7
    peaceriver adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    1. Din, sizin 'garibinize' göre şekil almıyor. Yani garibinize gittiyse ne yapabiliriz?
    2. Bu forum; fukaha, müfessirler, muhaddisler topluluğu değil. Gerçekten bilgi edinmek istiyorsanız hocalara sorabilirsiniz.
    1 cümle Arapça konuşamayan insanların meal okuyarak (ki meal de insan yorumudur), meal okuyarak tefsir yapmasını bekleyemezsiniz. Tıp kitabı okuyan ameliyat yapabiliyor mu?
    3. Resûlullah'a mahsus hükümler vardır. Müslüman bunu şüphesiz kabul eder, inanır ve beğenir. Müslüman olmak bunu gerektirir zaten.
    Şuradan ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz:
    https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=447
    4. Bu konularda ağzı olan yorum yapıyor ve insanlar birbirine düşüyor. Yalan yanlış bilgiler, hakaretler havada uçuşuyor. Konu açarak bir sonuca varamayacağınızı bence siz de iyi biliyordunuz.
    Allah razı olsun hocam, bu tarz dini yargılayıcı, bir nevi açık arayan kişilere yönelik güzel laf etmişsiniz
  • 06-11-2023, 12:30:42
    #8
    dev
    Kurumsal Üye
    peaceriver adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    3. Resûlullah'a mahsus hükümler vardır. Müslüman bunu şüphesiz kabul eder, inanır ve beğenir. Müslüman olmak bunu gerektirir zaten.
    Kesinlikle. Musluman sorgulamaz biat eder
  • 06-11-2023, 12:34:50
    #9
    dev
    Kurumsal Üye
    Tatoglubilisim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ey peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği câriyelerini, seninle birlikte hicret eden amca kızlarını, hala kızlarını, dayı kızlarını, teyze kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca mümin bir kadın kendini peygambere mehirsiz olarak bağışlar, peygamber de onunla evlenmek isterse, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere, onu da sana helâl kıldık. Müminlere eşleri ve sahip oldukları câriyeleri hakkında hangi kuralları geçerli kıldığımızı biliyoruz. Sana mahsus olanı güçlük çekmeyesin diye meşrû kıldık. Allah çok bağışlayıcı, pek esirgeyicidir.

    -----------------

    Tefsir (Kur'an Yolu)


    Hz. Peygamber’in hiç olmazsa aile hayatında rahat olabilmesi, birden fazla eşiyle yaşarken sıkıntıya düşmemesi için kendisine özgü olmak üzere bahşedilen ruhsatlar, kolaylıklar bu âyetten itibaren bazı açıklamalarla birlikte şöyle sıralanmıştır: Dörtten fazla olan eşlerle evlenmesinin helâl olması, isteyen kadınlarla mehirsiz evlenmesinin câiz olması, kadınlarının yanlarında kalma sürelerini eşit tutma (buna fıkıh kitaplarında, paylaştırma mânasında kasm denilmektedir) mecburiyetinin bulunmaması, bu âyetler geldiğinde evli bulunduğu kadınlardan başka kadınla evlenmesinin ve bunlardan birini boşayarak yerine bir başka kadını almasının câiz olmaması, vefat ettiğinde veya boşadığında eşleriyle başkalarının evlenmesinin câiz olmaması ve eşlerinin bundan sonra yabancılara karşı daima perde arkasında bulunmaları.
    Birçok kadın, peygamber eşi olabilmek için mehirsiz olarak onunla evlenmek istemiştir (âyetin ifadesiyle kadınlar kendilerini ona bağışlamışlardır). Bu şartla evlenmesi âyete göre câiz olduğu halde kendisinin bu ruhsatı kullandığına dair örnek yoktur (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1559). Ayrıca kendisi, yirmi beş yaşında iken kırk yaşında dul bir hanımla evlenmiş, onunla yirmi beş yıl mutlu bir hayat yaşamış, çocuk sahibi olmuş, Hz. Hatice vefat edinceye kadar da başka bir hanımla evlenmemiştir. Şu halde daha sonra, on yıl gibi kısa bir zaman içinde birçok eşle evlenmesinin cinsel arzuyla izah edilemeyecek sebepleri ve hikmetleri olmalıdır. Fedakârlık eden bazı hanımların ödüllendirilmesi, evlilik yoluyla akrabalık (sıhriyet) bağı kurarak bazı fertleri ve grupları kazanmak, onlarla yakınlık ve dostluk oluşturmak ve bu suretle İslâm’a karşı olan cepheyi zayıflatmak, özel hayatı ve aile ilişkileri başta olmak üzere ümmetin bilmesini istediği hususların eksiksiz zaptedilip başkalarına anlatılmasını, bu amaçla toplumun peygamber hanımlarının bilgilerinden yararlanmalarını sağlamak bunlardan bazılarıdır. Hanımların da onunla evlenmek istemelerinde birinci saik, peygamber hanımı olarak yaşama ve ölme şerefine nâil olmaktır. Bu sebepledir ki, kendilerini, dünya nimetleri ile peygamberden birini seçmede serbest bıraktığında eşlerinin tamamı onu ve Allah rızâsını seçmişlerdir (Resûlullah’ın çok evliliğinin başlıca sebepleri konusunda daha fazla bilgi ve değerlendirme için bk. Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, II, 10-17).

    Kaynak :Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 395-396

    https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/...0-ayet-tefsiri
    Kurana bakarsaniz gelen ayetler hep donemin sartlari ve olaylari ile alakalidir. Zaten oyle olmasa yillar icinde parca parca tamamlanmazdi.
    Ornek "﴿ Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamberin evlerine girip de yemeğin hazırlanmasını beklemeyin; fakat yemeye çağırıldığınızda girin; yemeğinizi yiyince de hemen dağılın, söze dalıp oturmayın."
    Kainati yaratan Tanri neden boyle bir kural koymus acaba