• 06-11-2023, 16:16:04
    #19
    Bir insana bir şeyin normal gelmesi veya gelmemesi dönemin gerektirdiği ve getirdiği şeyler, çevre koşulları, öğrenilmiş sabitler sebebiyle olur.
    Siz kız kardeşinizle evlenemezsiniz çünkü yüzyıllardır bunun yanlış olduğu bilinciyle büyüdünüz, böyle bir şey görmediniz ve böyle eğitilmediniz.
    Ama uzayda kimsenin görmediği bir toplum bunu yapıyor ve bunu benimsemiş olsaydı sizin farklı tanımadığınız insanlarla evlenmeniz de ona garip gelecekti.
    Bunların doğru ve yanlış olma durumları ise yüzyıllardır gelen tecrübelerle gelişiyor.
    Yüzyıllar önce kölelik normaldi ve insanlara kölelik sisteminin yanlış olma ihtimalini söylemeniz de yanlıştı.
    Ki şuanda köleliğin olmadığını söylemek de bence doğru değil.
    Din evrenseldir zamandan bağımsızdır ama şuanda peygamber olmadığına göre peygambere inen kurallar peygamber döneminde geçerliydi bitti.
    Onun dışında kalan ve diğer inananları bağlayan kurallar ise o dönemde kimileri normal karşılanan, kimileri ise normal karşılanmayan şeylerdi.
    Örneğin cariye kavramı vs. normal o zamanda olan şeyler iken, ibadet etmek, secde etmek o zamanda varken, köleliğin kaldırılması vb. şeyler ise o dönemin adetlerini silen ve insanlara "garip" gelen şeylerdi.
    Burdan yapılması gereken çıkarım ise Allah o dönemin adetlerinin üzerine kurallar indirerek bazılarına olur, bazılarına olmaz vererek, zamandan bağımsız olarak bu yapılan işlerden hangilerinin devam edebileceğine, hangilerinin son bulması gerektiğine ve hangi yeni eylemlerin gelmesi gerektiğine dair o dönemde kurallar koymuş olması.
    Eğer Allah bugün bir kuran indiriyor olsa ve bugün hükümler veriyor olsaydı, uyduruyorum bilgisayar kullanmanın devam etmesine ama internet erişiminin olmamasına dair bir kural koyabilirdi, bu durum bundan yüzyıllar sonraki kavimler için garipsenebilir, bilgisayarın ne olduğunu bile unutmuş olabilirler, ama buradan ana noktayı alıp kendi gündelik yaşamlarına uydurabilirler. Ama Allah bugün 100 yıl sonrasının adetlerine göre, hologram kullanamazsınız, ışınlanamazsınız gibi olmayan adetler üzerine kuralları değiştirecek veya bütünleyecek değildir. O günün adetleri neyse o adetleri şekillendirir ve bunun üzerinden toplumun ilerlemesini ister.
    Kurallardan ana noktaları alarak günün şartlarına sen uyarlarsın.

    Son olarak bu ve benzeri günümüzde bize şartlanmalarımız dolayısıyla uygunsuz gelen şeyler, Allah'ın olur verdiği şeylerdir ve inanmayan birisi için hiçbir anlam ifade etmez ve etmek zorunda değildir.
    Zaten inanç inanmayı gerektirir.
    Ben bir müslüman olarak "bu kuralı Allah koymuş, adetler arasından bunun doğru olduğuna cevaz vermiş bana da bunu kabul etmek düşer" diyorsam zaten inanmışım demektir.
    Yok inanmıyorsam inanmam olur biter.
    "Ben Allaha inanacak gibiyim ama şurası olmamış" demek zaten şirktir. O zaman açın sizde bir kuran yazın.
  • 06-11-2023, 19:04:32
    #20
    dev adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kurana bakarsaniz gelen ayetler hep donemin sartlari ve olaylari ile alakalidir. Zaten oyle olmasa yillar icinde parca parca tamamlanmazdi.
    Ornek "﴿ Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamberin evlerine girip de yemeğin hazırlanmasını beklemeyin; fakat yemeye çağırıldığınızda girin; yemeğinizi yiyince de hemen dağılın, söze dalıp oturmayın."
    Kainati yaratan Tanri neden boyle bir kural koymus acaba
    Adım gibi eminim; Kuran gerçekten yaratıcı unsuru olsaydı, Şuan içeriği çok farklı olurdu.
    Yani belki insan ırkı millattan sonra 10.000 yılına kadar yaşayacak. 10 bin yıl sonrasına bile dikkate alınabilen bir kutsal kitapta sanmıyorum bahsettiğiniz ayet gibi ayetlerin olacağını.
    Gerçekten yaratıcı Kuran'ı göndermiş olsaydı, Şuan içeriği bambaşka olmuş olacaktı.
    Yani ne Hz Muhammet ne de Ozaman Kuran'ı gönderen yaratıcısı 2 bin yıl sonra birçok şeyin evrim geçireceğini 1400 yıl önceki gibi olmacağını hesap etmeleri gerekirdi.
    Kuranda bir ayette Hristiyanlar kıyamete kadar birbirleriyle savaşacaklar ayeti var.
    Yine Kuranda bir ayette Yahudilerin kıyamete kadar birbirleriyle savaşacaklarına dair bir ayet var.
    Göünümüzde görülüyor ki; Hristiyan devletleri artık birbirleriyle savaşmıyor.
    Nato'yu Birleşmiş Milletleri kurmuşlardır Hristiyan devletleri.
    Eğer gerçekten Yaratıcı Kuranı göndermiş olsaydı, dinlerin cemaatlerin zaman içerisinde evrim geçireceğini biliyor olması gerekirdi.
    Yani Kuran asla tüm asırlara hitap edebilecek bir kutsal kitap değildir.
    Yaratıcının var olduğuna inanıyorum ama Ne İslam ne de diğer dinlerdeki gibi bir Yaratıcının olduğunu düşünmüyorum.
    Bahsettiğim Kıyamete kadar Hristiyanların kendi aralarında birbirleriyle savaşması hususuna bu videodan bakabilirsiniz.
    Muzammam anlatmış bu kanal sahibi bu konuyu.

    https://www.youtube.com/watch?v=Sfz1KFTIrpw