• 16-09-2023, 06:50:41
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Ülkede yıllardır en büyük 2 sorun para ve göçmenler. Eğer toplumun bu iki sorunu kökten çözülmüş olsa insanların %90ı halinden memnun olur. Peki bizim başka hiç sorunumuz yok mu?

    Toplumu felakete sürükleyecek başka sorunlarımız da var. Ancak biz toplum olarak bencil ve çıkarcı bir hale geldik. Bu yüzden içinde yaşadığımız pislik çukuru umurumuzda bile değil. Bu pislik çukurunu hepimiz birlikte yarattık. Hayatı cehenneme çevirecek onca pisliği, kendi keyfimiz yerinde olduğu için görmezden geldik. Zaten keyfimiz yerindeyken neyi umursuyoruz ki?

    Ama kendi keyfimiz kaçınca da aslında çözümsüz ve çaresiz bir ortamda olduğumuz gerçeğini anlıyoruz. İşte bu yüzden birçok insan inthi-hara teşebbüs ediyor. Allah hepimizi bu musibetten korusun. Ancak gerçek şu ki, 85 milyonluk bir toplum, çaresiz bir tane insana yardım edebilecek kapasiteye sahip değil. En azından samimi olarak iyi niyet sunacak bir halimiz bile yok.

    35 yaşına gelmiş bir tahtanın her yanında çivi çakılmış, bunlardan bir tanesini söküp çivi izini zımpara ile temizlemeye çalışıyoruz. Çaresiz birinsana yapabileceğimiz yardım ancak bu kadar. Ve bunu da İYİLİK YAPTIK diye kendi kendimizi ve diğer insan sürülerini ikna edebiliyoruz.

    ***
    Suriyeli Afganistanlı Pakistanlı göçmenler, para sorunu ile birlikte ülkenin en büyük problemi. İnsanların konuştuğu sorunların çoğu bu konuda. kendi içimizdeki kötülükleri, kendi yaptığımız kötülükleri öyle unuttuk ki.

    Bazen de şöyle düşünüyorum. Toplum olarak yaptığımız onca kötülüğün cezası bu göçmen sorunu.


    (Ey insanlar!) Acaba karşılaştığınız sıkıntılara katlanabilecek misiniz diye sizi birbirinize imtihan (vesilesi) kıldık. (Zira) Rabbin her şeyi hakkıyla görendir.


    Elbette ki tüm olaylar birbirine sebep sonuç ilişkisiyle bağlıdır. Dolayısıyla kendi hatalarımızın sonucu göçmen musibeti ifadesi doğru olmayabilir. Ancak biraz samimi bir şekilde özeleştiri yapacak olursak, böyle bir musibeti bile hak edecek kadar suçlu olduğumuzu söyleyebilirim.


    ***

    İnsanlar kendi yaptığı büyük suçları görmez, bunları bile mazeret ile maruz göstermeye bakar. Ancak başkasının en küçük kusurunu bile eleştirir. İşte biz bu durumdayız.

    Toplumsal suçlarımızın göstergesini ise Edirneden Ardahana her yerde aynı şekilde görebiliyoruz. hatalı yapılan yapılar, depremde selde zarar gören onca bina ve yol, her yerde ormanlarda derelerde göllerde çevre kirliliği, her yerde şehirlerde köylerde insan kirliliği, her yerde pahalılık, her yerde gıda zehirlenmesi, her yerde ırza cana mala kast, her yerde torpil ve ayrımcılık, her yerde trafikte kural ihlali... Bu liste uzadıkça uzar. Ancak bunların faili %99 bizleriz. Biz has Türkler. Biz beşikten mezara kadar milliyetçilik ırkçılık içinde büyüyen öz Türkler!

    ***

    Sosyal medyada isminin başına Türk ibaresi ekleyen birırkçı milliyetçi bana birkaç ay önce büyük bir kazık attı. Allah onun belasını versin.

    Bu ırkçı arkadaş iş için Rusyaya gitmiş. Orada bir sebepten tartışma çıkmış ve kavgaya girmişler. Kendi aramızda sorun yaşarız ama orda Ruslara karşı beraber dövüştük. Adamları bir güzel benzettik.

    İşte ırkçı milliyetçi ayrımcı bir kafanın düşünme şekli. Türkiyede ise hırsızlık malı satın alan, ahlaksızlık yapan, başkalarını aldatıp parasına çöken, sürekli yalan yanlış konuşup başkasının hakkına giren.
    Allah onun ve onun gibilerin belasını versin.

    Bizler suriyeli afganistanlı pakistanlı göçmenlerin yaptığı kötülükleri çok kolay farkedip tepki gösteriyoruz. Ancak kendi içimizde daha büyük kötülük yapıldığı zaman çoğunu görmezden geliyoruz. Eğer iki farklı gurup var, vebiz bir taraftaysak işte sadece o zaman tepki gösteriyoruz.



    ***
    Toplumdaki ırkçı milliyetçi taraf tutan bu adalet anlayışı kendi içimizde yaşadığımız kötülükleri alevlendiriyor. Kendi menfaatimiz söz konusu iken adaleti çiğniyoruz, kendi hakkımız yenince esip gürlüyoruz.

    12 eylül öncesinde toplum sağ ve sol ideoloji olarak kamplaşma yaşadı. Bugün ise dindar - laik kamplaşması ile herkes karşı tarafı suçluyor. Oysa ki toplum içinde yaşadığımız musibetler konusunda her kesim eşit oranda suçlu.

    ***

    Son 50 yıllık gazete arşivleri açılsa insanların hep siyaseti eleştirdiğini görürüz. Bir sorun varsa hep siyasetçiler suçlu. Ancak toplumdaki hataları eleştiren ve düzeltmeye çalışan neredeyse hiç yok.
  • 16-09-2023, 07:05:47
    #2
    Aslında tek problem para, halk kendi yerine başkası karar versin diye bir lider (!) seçiyor . O liderin verdiği kararlar tüm toplumu etkiliyor. Toplum bozuksa düzeltmek lidere düşer 85 milyon insan arasında görüş anlayış farklılığı olmaması imkansız. Bu durumda lider yapıcı kararlar alıp bu bozukluğu düzeltmesi gerekir ırkçı söylemler işgalci sözde mülteci afgan suriyeli vb medeniyet nedir bilmeyen araplar yüzünden ortaya çıkıyor .

    Araplar geçmişten süregele entegre olamıyorlar elleriyle yemek yiyorlar kadınlara mal bir eşa bir obje gibi bakıyorlar bu insanlar toluma bizim toplumumuza entegre olamazlar beraberinde 85 milyon içinde ırkçı söylemler ortaya çıkartıyor dediğiniz gibi sebep-sonuç ilişkisi.

    Gazete arşivine gelecek olursak bu siyaset eleştirmesi her zaman olacak bir şey global gazetelerde nasıldır bilmem ama farklı ülkelerde de bir fark olduğunu düşünmüyorum siyaset eleştiriliyordur eleştiri olmazsa siyaset olmaz zaten buda babadan oğula padişahlık demektir demokrasi (!) varsa eleştiri hep olur diye düşünüyorum.

    Eskilerden hepimiz biliriz büyüklerim daha iyi bilir yardımlaşma yaygındı yanı elinde çok olmasa da paylaşmasını bilirdi halk bu gün işgalciler ekenominin büyük sorumlusu buda halkın hal ve hareketlerini hem ırkçılık kavramında hem de cepte olmayan parayla kişilik bozukluklarına sebep oluyor.

    Şimdi size soruyorum hocam sorumlusu halk mı ?
  • 16-09-2023, 07:13:18
    #3
    Üyeliği durduruldu
    deifoslive adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında tek problem para, halk kendi yerine başkası karar versin diye bir lider (!) seçiyor . O liderin verdiği kararlar tüm toplumu etkiliyor. Toplum bozuksa düzeltmek lidere düşer 85 milyon insan arasında görüş anlayış farklılığı olmaması imkansız. Bu durumda lider yapıcı kararlar alıp bu bozukluğu düzeltmesi gerekir ırkçı söylemler işgalci sözde mülteci afgan suriyeli vb medeniyet nedir bilmeyen araplar yüzünden ortaya çıkıyor .

    Araplar geçmişten süregele entegre olamıyorlar elleriyle yemek yiyorlar kadınlara mal bir eşa bir obje gibi bakıyorlar bu insanlar toluma bizim toplumumuza entegre olamazlar beraberinde 85 milyon içinde ırkçı söylemler ortaya çıkartıyor dediğiniz gibi sebep-sonuç ilişkisi.

    Gazete arşivine gelecek olursak bu siyaset eleştirmesi her zaman olacak bir şey global gazetelerde nasıldır bilmem ama farklı ülkelerde de bir fark olduğunu düşünmüyorum siyaset eleştiriliyordur eleştiri olmazsa siyaset olmaz zaten buda babadan oğula padişahlık demektir demokrasi (!) varsa eleştiri hep olur diye düşünüyorum.

    Eskilerden hepimiz biliriz büyüklerim daha iyi bilir yardımlaşma yaygındı yanı elinde çok olmasa da paylaşmasını bilirdi halk bu gün işgalciler ekenominin büyük sorumlusu buda halkın hal ve hareketlerini hem ırkçılık kavramında hem de cepte olmayan parayla kişilik bozukluklarına sebep oluyor.

    Şimdi size soruyorum hocam sorumlusu halk mı ?
    Libya lideri Kaddafi kendi halkına dünyada benzeri olmayan imkanlar sundu. Sosyalistse işte sosyalist. Dünyada komünist ve sosyalist devletlerin hepsi baskıcı ve ksııtlayıcı. Toplumları yokluk sefalet içinde.
    Bir tek Libya örneğinde halka uçsuz bucaksız imkanlar verildi.


    Sonuç ne oldu, onca eğitim onca para onca imkan sahibi olan halk ne yaptı? Bir abd darbesinde lideri öldürülürken oturup seyretti.
  • 16-09-2023, 07:26:34
    #4
    looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Libya lideri Kaddafi kendi halkına dünyada benzeri olmayan imkanlar sundu. Sosyalistse işte sosyalist. Dünyada komünist ve sosyalist devletlerin hepsi baskıcı ve ksııtlayıcı. Toplumları yokluk sefalet içinde.
    Bir tek Libya örneğinde halka uçsuz bucaksız imkanlar verildi.


    Sonuç ne oldu, onca eğitim onca para onca imkan sahibi olan halk ne yaptı? Bir abd darbesinde lideri öldürülürken oturup seyretti.
    Hocam şimdi size burada vatan millet sakarya diyip türkçülük yapmayacağım ama, türkiye de torpil adam kayırma vergi silme af getirme gibi bir çok insana ayrıcalıklar tanınıyor bunlar demokrasiye aykırıdır ve libyada halkına güzel fırsatlar verilmiş bizim burada tam tersi birisi vergi öderken diğer i ödemiyor vs vs şimdi gelipte halkına fırsat verenle halkına düşman olan bir yapıyı karşılaştırıyorsun burda hangimize bir imkan verildi de değerlendirmedik burada o kadar insanız hepimiz ticaret yapıyoruz havadan sana gelip bir iş yapmak istiyor musun diye soran yok veya bir fırsat veren KOSGEB dükkanı aç bakalım iş görüyosa sana yardım ediyor yani verdiğiniz tek bir örnek en saçma örnek benim gözümde halka şu an avantaj sağlanan bir durum var mı zengin daha zengin fakir daha fakir oluyor.

    ''devletlerin hepsi baskıcı ve ksııtlayıcı. Toplumları yokluk sefalet içinde. '' yazmışsınız evet doğru sebebi diyorum halk mı bunun ?? Halk lider seçiyor lider bu sefilliğin yada bolluğun kararını veriyor halk için. Zaten kendileri her zaman bolluk içindeler ben hala anlamış değilim bu türk halkının suçu ne hangi fırsatı verdiler de bu türk halkının eline

    ek olarak darbe oldu burada sokaklardaydık hepimiz yine libya halkından fazlasını yapmışız yani bu karşılaştırma ne için yine benim dediğime çıkıyor bunun ucu
  • 16-09-2023, 07:42:31
    #5
    Güzel ve anlamlı bir yazı olmuş. Tartışmaya açık ve de uzun soluklu bir konu olabilir. Nedenini zannedersem biliyorum, ancak insanımız değer biçer değil de daha çok fanatik odaklı olmuş izlenimi vermeye başladı şahsen bana.
  • 16-09-2023, 14:08:45
    #6
    Üyeliği durduruldu
    deifoslive adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam şimdi size burada vatan millet sakarya diyip türkçülük yapmayacağım ama, türkiye de torpil adam kayırma vergi silme af getirme gibi bir çok insana ayrıcalıklar tanınıyor bunlar demokrasiye aykırıdır ve libyada halkına güzel fırsatlar verilmiş bizim burada tam tersi birisi vergi öderken diğer i ödemiyor vs vs şimdi gelipte halkına fırsat verenle halkına düşman olan bir yapıyı karşılaştırıyorsun burda hangimize bir imkan verildi de değerlendirmedik burada o kadar insanız hepimiz ticaret yapıyoruz havadan sana gelip bir iş yapmak istiyor musun diye soran yok veya bir fırsat veren KOSGEB dükkanı aç bakalım iş görüyosa sana yardım ediyor yani verdiğiniz tek bir örnek en saçma örnek benim gözümde halka şu an avantaj sağlanan bir durum var mı zengin daha zengin fakir daha fakir oluyor.

    ''devletlerin hepsi baskıcı ve ksııtlayıcı. Toplumları yokluk sefalet içinde. '' yazmışsınız evet doğru sebebi diyorum halk mı bunun ?? Halk lider seçiyor lider bu sefilliğin yada bolluğun kararını veriyor halk için. Zaten kendileri her zaman bolluk içindeler ben hala anlamış değilim bu türk halkının suçu ne hangi fırsatı verdiler de bu türk halkının eline

    ek olarak darbe oldu burada sokaklardaydık hepimiz yine libya halkından fazlasını yapmışız yani bu karşılaştırma ne için yine benim dediğime çıkıyor bunun ucu
    Bizim devletin de halkı kısıtlayıcı olduğu bir gerçek. Bu kısıtlamalar yüzünden insanların çoğu da mecburen kural çiğneme yoluna gidiyor. Çünkü %100 kurallara kanunlara uyan birisi hep kaybeder, başarısız olur.
    Bu paradoks şu videoda çok iyi anlatılıyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=O4od...l=AkademikLink

    Ancak ben herşeye rağmen toplumun bencilliğini vurgulamak istiyorum. Ekonomi vs diğer koşullar harika da olsaydı yine toplum aynı olumsuz davranışları gösterecekti. Bu yğüzden özellikle libya lideri örneğini verdim.

    Göçmen sorunu olmasaydı, ekonomi %100 mükemmel olsaydı kendi içimizdeki kötülükleri ortaya çıkarmaya devam edecekti.

    Suç oranları ile refah düzeyi ters orantılı olsaydı bugün afrika kabileleri, gürcistan kaos yaşıyor olurdu. Oysa avrupa ve amerika tecavüz cinayet gibi suçlarda dünya ortalamasının çok üstünde. Buna karşılık fakir ülkelerde insanlar herşeye rağmen mutlu bir hayat yaşayabiliyor.

    Komşumuz gürcistanda işsizlik, gelir düzeyleri ve hayat pahalılığı bizden kat kat fazla. Ancak suç oranları bizden kar kat düşük. İnsanlar hala daha evlerinin kapısını kilitlemeden bırakabiliyor.
    Örnekler çoğaltılabilir.

    Benim yaşadığım köyde 4 katlı ev yapmış bir aile sürüsü komşu bahçesinden ot çalabiliyor, tavuklarını ineklerini komşu bahçesine izinsiz bağlayıp ot çalmaktan bile kar edebiliyor.

    Bu sayısız örneklerden gördüğüm, ekonomik refah düzeyi ile suç düzeyi ters orantılı değil.


    ****

    Bana kazık atan milliyetçi ırkçı arkadaş Alanyada ev sahibi, 4 milyon tl civarında değeri varmış. Şimdi bu adam bulduğu her forsatta çalıntı eşya satın alıyor. Bunu yaparak kar ettiğini düşünüyor. Bu şekilde para kazanan ve zenginleşen yüzsüz insanlarımız var. Ekonomik düzeyleri yükseldikçe suç işleme fırsatçılık oranı düşmüyor.