• 17-08-2023, 19:07:37
    #46
    FrknYLMZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bende bankaya 3 milyon para yatırıp hem her ay çatur çutur faizini yemek hem de ana paramın sürekli 5-6-7 milyon olarak artmasını istiyorum. Absürd geldi değil mi? Ev sahipleri de aynı kafadalar işte. Kapitalist düzene yata yata kazanarak kendilerini çok kaptırıyorlar.
    Hesabın yanlış kardeşim.
    Nominal fiyat artışını değer artışı gibi görüyorsun.
    Tekrar yazıyorum.
    10 sene önce 200 bin liriaya aldığın sıfır ev bugün 5 milyon lira oldu.
    Ama o ev artık 10 yaşında.
    Aynı mahallede aynı özelliklerdeki sıfır evler bugün 5 milyon liraya değil 8-10 milyon liraya satılıyor.
    Yani evin değer kaybediyor.
    200 bin lirayı evi aldığında 1000 liraya kiraya vermiştim.
    Bugün o kira olmuç 5 bin lira.
    200 kira ile bir ev alabilirken şimdi 1000 kira ile bir ev alabilir hale gelmişsin.
    Hem evin artık sıfır ev değil değer kaybetmiş, hem de sıfır ev alabilmek için 1000 aylık kiraya ihtiyacın var.

    Bahsettiğin doları olup para kazandığını sananlar gibi.
    1 milyon dolar alıp dolar faizine yatırırsan para mı kazanırsın?
    Hem paranın Türk lirası değeri artacak hem de FED senede %5,25 faiz veriyor 52 bin dolar faiz alacaksın.
    Ama işin özünde dolar enflasyon 40 yılın zirvesinde ve %8.
    Yani bir senede %5,25 faiz alırken paran %8'i eridiği için net alım gücü olarak %3 e yakın zaradasın.

    Yani değer hesaplaması ile fiyat hesaplamasını yanlış yapıyorsun.
    Bir betonarme evin ortalama kullanım süresi 50-60 sene.
    O evde 10 sene kiracı oturdu mu evin kullanım ömrü ve tekrar kiralanabileceği süresi 40 seneye düşüyor.

    Yani öyle hem evin değeri artıyor hem de kira geliyor gibi bir durum olsaydı tüm şirketler senede %10-20 karlılık kovalamayı bırakıp tüm sermayeleri ile ev alır kiraya verirlerdi.
  • 17-08-2023, 19:56:37
    #47
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hesabın yanlış kardeşim.
    Nominal fiyat artışını değer artışı gibi görüyorsun.
    Tekrar yazıyorum.
    10 sene önce 200 bin liriaya aldığın sıfır ev bugün 5 milyon lira oldu.
    Ama o ev artık 10 yaşında.
    Aynı mahallede aynı özelliklerdeki sıfır evler bugün 5 milyon liraya değil 8-10 milyon liraya satılıyor.
    Yani evin değer kaybediyor.
    200 bin lirayı evi aldığında 1000 liraya kiraya vermiştim.
    Bugün o kira olmuç 5 bin lira.
    200 kira ile bir ev alabilirken şimdi 1000 kira ile bir ev alabilir hale gelmişsin.
    Hem evin artık sıfır ev değil değer kaybetmiş, hem de sıfır ev alabilmek için 1000 aylık kiraya ihtiyacın var.

    Bahsettiğin doları olup para kazandığını sananlar gibi.
    1 milyon dolar alıp dolar faizine yatırırsan para mı kazanırsın?
    Hem paranın Türk lirası değeri artacak hem de FED senede %5,25 faiz veriyor 52 bin dolar faiz alacaksın.
    Ama işin özünde dolar enflasyon 40 yılın zirvesinde ve %8.
    Yani bir senede %5,25 faiz alırken paran %8'i eridiği için net alım gücü olarak %3 e yakın zaradasın.

    Yani değer hesaplaması ile fiyat hesaplamasını yanlış yapıyorsun.
    Bir betonarme evin ortalama kullanım süresi 50-60 sene.
    O evde 10 sene kiracı oturdu mu evin kullanım ömrü ve tekrar kiralanabileceği süresi 40 seneye düşüyor.

    Yani öyle hem evin değeri artıyor hem de kira geliyor gibi bir durum olsaydı tüm şirketler senede %10-20 karlılık kovalamayı bırakıp tüm sermayeleri ile ev alır kiraya verirlerdi.
    Bende tam olarak bundan bahsediyorum aslında. Ülkedeki enflasyonun suçlusu halk değil. %25 sınır müdehalesi dünya saçması bir şey. Ancak benim belirtmek istediğim şeyi siz de sonda az çok anlatmışsınız zaten. Dünya üzerinde risksiz ve yüzde yüz yata yata gelir getirebilecek bir yatırım aracı yok diyebiliriz. Ülkede kötüye giden bir senaryoda fatura ev sahiplerine kesilmiş gibi görünüyor olsa da aslında o fatura hepimize kesildi. Bu yüzden tüm birikmiş parasını borsada kaybeden, işini batıran insanların gidip de yatırım yaptığı yerlerin/kişilerin yakasına yapışması nasıl yanlışsa, şuanda %25 zam ile kira veren kiracının yakasına yapışmak o kadar yanlış. Ülkedeki enflasyonun sebebi halk değil.
  • 17-08-2023, 22:32:41
    #48
    Yatırım,enflasyon,geçim derken birşeyi atlıyoruz.2-3 seneye kimse ev kiralayamaz,kiralasa da taşınamaz hale gelecek.Ev sahipleri %100 haklı olsa da şu anda bile taşınma maliyeti ortalama 100.000 TL.Kiralık dairelere baktığınızda ev sahipleri kendini garantiye almak için inanılmaz şartlar öne sürüyor,kirayı kabul etseniz de tutamıyorsunuz.Çevrenize bakın,dünya kadar insan mahkemelik,taşınmak istiyor ev yok.Kira sorunu büyüyerek devam ediyor,Allah sonumuzu hayretsin.
  • 17-08-2023, 22:41:38
    #49
    ev fiyatlarının normali 10-15 değil 4-6 arası. 11k asgari ücret olan ülkenin normali budur.

    ancak 10-15 yazılma sebebi, mülteciler şunlar bunların ev fiyatlarını sıçratması, eve olan talebin artması.

    dolayısıyla bunun muhatabı kiracı değil devlettir. devlette halletsin işini. elin mültecisinin derdini ben çekemem orayla çözün ya da mahkemeye verin diyin.
  • 18-08-2023, 11:09:45
    #50
    1 ay sonra bende konu açarım herhalde. kira zamanı geliyor.
  • 18-08-2023, 13:06:41
    #51
    Cnky adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kimse durduk yere bağırmaz kimseye. Şu anda siz haklı değil o evde işgalcisiniz. Ülkedeki Suriyeliler ne ise siz de osunuz. Çok şey yazılırda işinize gelmez
    *Kirada evim yok.




    Neye göre 4 6k arası kira belirlediniz. O zaman 5 yıllık arabanın ederi de 150bin tl. Dışarı çıkın 150bine araba arayın var mı?
    bitcoin de 30k $'a çıktı napalım? anayasal güvence altına alınmış olan barınma hakkı senin serbest piyasanı bağlar mı? bağlar diyorsan, bak %25 sınır getirildi, git itiraz et görelim. asgarinin 10k olduğu yerde 15k kiraya laf etmiyor, millete " işgalcisin, suriyeliden farkın yok senin " diyor. o mantıkla senin de filistinliden farkın yok. sat her şeyini, arap iyi para verir.
  • 18-08-2023, 14:37:55
    #52
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanlar neden evlerin sonsuz yaşında olduğunu düşüyorlar?
    Evlerin fiyatlarının sayısal olarak artmasını o evin değerinin artması olarak görüyorlar.
    Oysa betonarme bir bina 50-60 yıl dayanır.
    Aynı semtteki yeni bina ile 30 yaşındaki bina aynı fiyata satılmıyor değil mi?
    Demek ki 30 senede o ev değer kaybetmiş.

    Kiracı içinde otururken o dairenin fiyatı sayısal olarak artabilir.
    Ama içinde oturulabilecek süre azalır.
    Evler genelde satış bedellerinin 200'de biri gibi bir rakama kiralanır.
    Uzun dönemli az riskli yatırım yapılırken sermayenin 16 senede geri dönmesi beklenir.
    200 ayda 16 sene demektir.
    Ama siz kirayı enflasyon oranunda arttırmazsanız sermayenin geri dönüşü 500 ay sürer.
    Yatırımı mahvetmiş, ev sahibini o parayı eve yatırdığına pişman etmiş olursunuz.

    Bakın enflasyon artmasın, dar gelirliye şirinlik yapalım peynir süt yoğur fiyatı artmasın diye 2 sene süte doğru düzgün zam yapmadılar.
    Ne oldu?
    Hayvancılar sütten yem parasını karşılayamadıkları için ineklerini mezbahaya gönderdiler.
    Dişi hayvan nüfusu azalınca toplam hayvan nüfusu azaldı süt üretimi azaldı.
    ( https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Inde...22-49682&dil=1 )
    Hayvancılığa destek vermek yerine enflasyonu düşürmek için canlı hayvan ithal ettiler.
    Bugün peynir fiyatları, et fiyatları katlandı. Gariban et yiyemiyordu artık peynir de yiyemez hale geldi.

    Bugün ev sahiplerine getirilen %25 kira zammı meselesinin nereye gideceği belli.
    İnsanlar evlerini satarlar parayı dolara çevirirler, giderler yurt dışından ev alıp kiraya verirler.
    Türkiye'de 1/200 üzerinden hesaplanan kiralar yurt dışında 1/160 üzerinden hesaplanıyor.
    250 bin dolarlık bir daireyi Türkiye'den değil Dubai'den alıp kiraya verdiğinde vergisiz enflasyondan etkilenmeyen kira getiriniz olur.
    Ev sahiplerinin paralarını birikimlerini yurt dışına kaçırmaya başlarsanız o zaman kiradan çok daha büyük bir sefaletle yüzleşiriz.

    Sürekli hesapsız kitapsız sadece günü kurtarmak seçim kazanmak için politikalar üretiliyor.
    Ve bu politikalar geleceğimizi mahvediyorlar.
    1-2 senedir faiz enflasyonun nedenidir saçmalığından vazgeçilsin dedik, şimdi vazgeçildi ve enflasyon ve vergiler olarak fatura bize kesildi.
    Bu ev sahibi kiracı meselesinde de bugünü kurtaracak düzenlemeler yapıldı.
    1-2 seneye bunun da acı reçetesi önümüze çıkar.
    yapılabilecek en iyi değerlendirmeyi yapmış adam.

    imza
    kaşe
    mühür
  • 18-08-2023, 14:42:54
    #53
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ev fiyatlarının normali 10-15 değil 4-6 arası. 11k asgari ücret olan ülkenin normali budur.

    ancak 10-15 yazılma sebebi, mülteciler şunlar bunların ev fiyatlarını sıçratması, eve olan talebin artması.

    dolayısıyla bunun muhatabı kiracı değil devlettir. devlette halletsin işini. elin mültecisinin derdini ben çekemem orayla çözün ya da mahkemeye verin diyin.
    yanlış hesap yapıyorsunuz yeni binalarda bi evin kirası 15 bin değilse eğer mal sahibi dairesini kiraya vererek enayilik yapıyordur başka bir şey değildir.

    eski binalarda ise en az 7,5-8 bin lira olmalı şuan. normale yakın olmayan ücret asgari ücret. ev kiraları değil.


    ben 3 milyona aldığım evi 6 bin liraya kiraya versem 500 ayda amorti ediyor kendini. 500/12=41 yıl. hangi deli kendisini 41 yılda amorti eden bi yere yatırım yapar.
    benim şahsi düşüncem bir ev kendini 10 yılda yani 180 ayda amorti etmeli. o da 3.000.000/180= 16666 lira. yani 16,5'a kiraya versen 10 yılda anca amorti ediyor.

    not: 2 kiracımız var geçen sene 850 liradan 1250 liraya çıkarmıştık kiralarını. (o zaman çevredeki bizden daha eski binalar 4000 liradan gidiyordu)
    bu sene tatlı tatlı konuşarak anlaşarak 1250 liradan 3250'ye çıkardık kiralarını. (şuan çevremizde kiralar 10k dan aşağıda değil)
  • 18-08-2023, 15:38:37
    #54
    ahmedfiratc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    yanlış hesap yapıyorsunuz yeni binalarda bi evin kirası 15 bin değilse eğer mal sahibi dairesini kiraya vererek enayilik yapıyordur başka bir şey değildir.

    eski binalarda ise en az 7,5-8 bin lira olmalı şuan. normale yakın olmayan ücret asgari ücret. ev kiraları değil.


    ben 3 milyona aldığım evi 6 bin liraya kiraya versem 500 ayda amorti ediyor kendini. 500/12=41 yıl. hangi deli kendisini 41 yılda amorti eden bi yere yatırım yapar.
    benim şahsi düşüncem bir ev kendini 10 yılda yani 180 ayda amorti etmeli. o da 3.000.000/180= 16666 lira. yani 16,5'a kiraya versen 10 yılda anca amorti ediyor.

    not: 2 kiracımız var geçen sene 850 liradan 1250 liraya çıkarmıştık kiralarını. (o zaman çevredeki bizden daha eski binalar 4000 liradan gidiyordu)
    bu sene tatlı tatlı konuşarak anlaşarak 1250 liradan 3250'ye çıkardık kiralarını. (şuan çevremizde kiralar 10k dan aşağıda değil)
    ortada ciddi yanlışlıklar olduğu konusunda hemfikiriz.

    hemfikir olunamayan mevzu, bir taraf bu yanlışlıkları geçinemeyen vatandaşlar üzerine yıkıp onlardan kotarma çabasında, diğer taraf onlara derdini anlatma zorluğu yaşamakta.

    ev şu kadar oldu bu kadar oldu demek yerine, ev neden o kadar oldu sorusuna yoğunlaşın. ben özet geçeyim.

    hükümetin yönetemiyor olmasından kaynaklı yaşanan sorunlarda parasının değerini koruma çabasında olanlar bu değeri koruma girişimiyle nakitlerini varlığa çevirme kararına girişti ve topyekün, satın alabilecekleri ne varsa alma yarışına başladı.

    burada en güvenli limanlardan biri de evler olarak görüldü. arabalar da keza aynı şekilde.

    bu yarışa ek olarak, DİNİ GEREKÇELER DİYİP ENFLASYONİST ORTAMDA FAİZ DÜŞÜREN HÜKÜMET bunu gerçekleştirirken diğer taraftan da GELİN, KREDİ DAĞITIYORUZ HEM DE ÇOK DÜŞÜK FAİZLE diyince, yine " CEBİNDE PARASI OLANLAR " kredilere koşturup, topladıklarıyla arabalara, evlere yığıldı.

    o kredilerin dağıtımı nasıl sağlandı? havadan gelmedi elbette o paralar, bol bol para basıldı. para basılması ne demek? benim cebimdeki 100 liranın 50'sinin benden söküp alınması demek. ben fakirleştirilirken, cebimdeki zenginlere aktarıldı. zenginler de daha fazla ev araba yığdı.

    tüm bu süreçlerde zenginler hem paralarının değerini korurken hem %100+ enflasyon olan ortamda %2-3 faizli kredilerle yani BEDAVA PARA İLE evler arabalar yığarken, fakir uzaktan oturup seyretmekle yetindi ve tüm bu süreçlerin sonucunda gerçekleşen felaket senaryosunun altında yine fakirin kendisi kaldı, şimdi yaşam mücadelesi içinde.

    sen cebinde parası olan kişi olarak parası olmayanlara " BEN BU KADAR EV ALDIM BANA NE ŞU KADAR ÖDEYECEKSİN " demeye başladığın zaman burada pek çok sorun ortaya çıkar.

    bu sorunlardan en basiti

    - Git kardeşim, mahkemeye ver beni. hakim ne sonuç verirse o uygulanır.

    şeklinde olur.

    buna bizim de itirazımız yok. gidin verin mahkemeye, ne sonuç çıkarsa razı gelmek durumundalar zaten.

    ancak ev sahipleri bu konu örneğinde olduğu gibi ÇEVREDEKİ KİRALAR BU KADAR diyip 3-4k olan kirayı 15 e fırlatma kafasına girerse, kimse orada tahammül, iyi niyet, normal karşılama beklemesin.

    çevredeki kiralar niye 15 diye sorsun önce, sonra sıra kiracıya gelsin.

    özetle. muhatabınız 10k asgari ücret alan adamlar değil, paranızın değerini eritmeye başlayan hükümet. siz de bu erimeden korunabilmek için evlere yığıldınız. evlere yığıldığınız gibi, ev fiyatları arttıktan sonra aynı şekilde " BEN BU EVİ 5 MİLYONA ALDIM TABİ EN AZ 15K KİRA İSTERİM " demeye başladınız.

    bunlar bir zincir, dalga.

    bu zincirin son halkasında ise durumu iyi olmayan, kıt kanaat geçinme çabasında olanlar yatıyor. ve bu sayı ülkedeki nüfusun %80'inden fazlası.

    tüm bu kitleyi yok sayıp, gidin sokakta yaşayın, beni bağlamaz moduna girer ve sizi bu hallere getiren esas sebeplerle ilgilenmeyip suçu onlara yükleme gayreti güderseniz o zaman ciddiye alınmazsınız. bunun sonucunda da, ver mahkemeye denir.

    ne evini 5-6 milyona almana sebep olan kiracın, ne çevrendeki kiraların 15-16 olmasına sebep olan kiracın. sana haksızlık yapanın kiracın olduğunu düşünüyorsan da, devlet orada. başvurun, çözümüne bakılsın.

    ben şuna da karşıyım bu arada. kiracının geliri 30-40 bindir. 3-4 bine oturuyordur. bu yanlış. gelirine göre, çevredeki kira oranlarına nispetle bir yükseltme yapabilmeli. ancak kiracı 12-13 alıyodur, sen bu adama 10 bin kira ödeyeceksin dersin. o zaman o adama " ödeme, ver mahkemeye " derim.

    nüans bu.