• 16-04-2022, 21:57:56
    #19
    LordHaseky adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    1980'den önce Kıbrıs Çıkarmasında başta ABD dahil olmak üzere tüm dünyadan ambargo yiyen Türkiye, kendi kendine yetebiliyordu. Çünkü çoğu şey devletin elindeydi.
    Turgut Özal'ın başmimarı olduğu 24 Ocak 1980 kararları ile beraber Türkiye ekonomide neo liberalizme geçti ve birer birer herşey satılmaya başladı. Bu olay özellikle 2002 sonrası pik yaptı.
    Türkiye neo liberalizm ile beraber sıcak para ülkesine dönüştü. Bunun sebebi özelleştirme değil, yabancı yatırımcının parasını gelip Türkiye'de değerlendirmesiydi.
    Yıllar geçti, Türkiye küreselcilerin ve ABD'nin ekseninden çıktı (15 Temmuz 2016), Rusya ile ilişkiler geliştirmeye başladı ve bilin bakalım noldu?
    Sıcak para akışı kesildi, yabancı yatırımcı çekildi. O stabil giden ekonomi bi' anda enkaza dönüşmeye başladı.
    Neden? Sen sıcak para akışının kaynağıyla anlaşamazsan (Başta Suriye politikası olmak üzere), birşeyler de üretmekten vazgeçersen böyle ekonomini sabote ederler.
    Şu an Türkiye ABD'den bir ambargo yese durum çok çok vahim. Bunun en büyük örneğini Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle ayçiçek yağında stokların azalması ve gelen zamlarla gördük.
    Ben demiyorum ki sigarayı gelsin devlet üretsin. Ama devlet, halkın temel ihtiyaçları ve enerji kısmında olmalı. Yurtdışından ihraç ettiği araba yada bir başka üründen vergi sayesinde üreticiden daha fazla tabiki de kazanmamalı.
    Çaykur meselesine gelirsek, Çaykur bile isteye batırılıyor şu anda zarar yazıyor. 2015'e kadar kâr yapan şirket, şu an zararda. Özelleştirilecek kısacası ve bunun için kılıf hazırlanıyor.
    Burası ABD değil. Liberteryenlik, minarşistlik vs. bu tarz ülkelerde sökmez. Türkiye'nin yeraltı kaynağı vs. hiçbirşeyi yok. Nüfus gittikçe artıyor, üstüne mülteciler geldi. Devlet birşeyler üretmek zorunda ki bu nüfusu doyurabilesin.
    Kar etmek devletin işi değildir. Kar ediyorsa fazla fiyat veriliyor demektir. Kar etmek tüccarın, sanayicinin, tarımcının işidir.
  • 17-04-2022, 00:56:24
    #20
    Bülent Ecevit Mustafa Kemal Atatürk'ten sonra tek liderim tek güvendiğim siyasetçi idi.
  • 17-04-2022, 01:54:29
    #21
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Besim Tibuk gerçekten dürüst adamdır, türkiyenin şuanda kalkınamamasının sebeplerinden biri de aşırı düzeyde devletçi olmasından kaynaklanıyor.
    Birisi türkiyede bir fabrika satın alınca bizim millet hemen yok bizi sömürüyorlar yok o oluyor yok bu oluyor hiç katılmadığım saçma sapan şeyler.
    Bunlar aşırı muhafazakarlık ve milliyetçilikten kaynaklanıyor bence.

    1- Dünyanın en çok çay içen ülkesiyiz, bir tane kar eden fabrikamız şirketimiz yok, neden? Çünkü Çaykur devlet malı
    2- Halk ekmek gibi saçma sapan oluşumlarla fırıncılara rakip oluyor devlet.


    Bakın, LDP'nin anlatmaya çalıştığı şey şudur, eğer bir ülke yoksulluk çekiyorsa bu yoksulluğun sebebi gelir adaletsizliği değil, pastanın ufak olmasıdır.
    Yani diyor ki, biz tek kişilik pastadan fakirlere nasıl bir dilim fazla verebiliriz diye düşüneceğinize, düğün pastası yapın, israf edilecek pasta bile, bu devletçilerin bütün pastasından büyük bir dilim olsun.


    Hala Türkiye'nin yoksulluk sebebinin ufacık bir ekonomi olduğunu bilmeyenler var yapmayın lütfen. Türkiye şuan dünya ortalamasının bile gerisindedir kişi başı gelirde.


    Neler Yapılması Lazım?

    1- Devletin tek işi, adalet, asayiş ve ordu olmalıdır, başka hiçbir yerde devlet olmamalıdır. Devlet olmaması gereken her yerde olduğu için bir davayı 5 yıl bekliyorsunuz, kadına tecavüz edenler hapis cezası almıyor. Yani bu kapsamda bu saydığım kurumlar dışında her şey özelleştirmelidir.
    2- Devlet, özel sektörün kar edemediği işleri yapmalıdır. Altyapı köprü vs. ama bunda bile özel sektörün olanakları araştırılmalı. Türkiye aç bir ülke olduğu için türk yatırımcısı böyle şeylere para harcamaz.
    3- İş yapma kolaylığı artırılmalı, 1 günde 200-300 lira gibi maliyetle şirket kurulmalı, sigorta ödeme zorunluluğu kaldırılmalı ve türk girişimcisi belirli bir süreye kadar vergi ödememelidir.
    4- Özel sektör benimsenmeli, Vergi yiyen değil, vergi ödeyen olmalıyız.
    5- Vergi ihtiyacı özelleştirmeden sonra zaten azalır.

    Tüm bunları, hukuğun olmadığı bir ülkede yapılması imkansızdır. Yani şuan ben olsam ben de yapmam. Önce hukuk ve demokrasi gelmeli ülkemize.

    1- Üniversiteler de özelleştirilmelidir, boğaziçinde olan olayları görüyorsunuz arkadaşlar.
    2- Üniversiteyi kazanamayan ya parayla okumalı ya da meslek okullarına gitmelidir, ya da ticaret vs.

    HA BİR DE ŞUNU SÖYLEYEYİM, ÇOĞU ÜLKE KENDİ TASARRUFUYLA KALKINAMAZ, DIŞARIDAN YATIRIM ALMASI GEREKİR. BU DA ANCAK DEMOKRATİK BİR ÜLKEDE OLABİLİR.
    Hocam sana daha ilginç bişey söyleyim, belediye geliyor kanalizasyon yapıyor! Oysa kanalizasyon işini özel sektöre devredip herkesin g*tüne sayaç takıp her s*ıçandan para almak lazım. Belediyenin kanalizasyon hizmeti hiç kar etmiyor! Çaykur vb fabrikaların da tamamen özele satılması, yandaşlara peşkeş çekilmesi, sonra o şirketleri alanların kar etmek için halkı iki kere kazıklaması lazım! Tabii sonra fakirler gelip burda "çay bilmem kaç lira olmuş" diye ağlarlar!
    Verecen liberalizmi, verecen liberalizmi, halkın iliğini kemiğini iyice sömürecen, devlet eğitim sağlık vb de dahil tamamen özele devredecek, sonra vatandaş g*tine çelik bariyer yaptırmak zorunda kalacak, çünkü sokağa çıktığımızda bizi kimlerin kazıklayacağını bilemeyeceğiz! Daha temiz bir öneri de şu; yaşam vergisi koyup özele devredeceksin, insanların yaşadığı her saat için vergi alacaksın! Millet görecek kapitalizmin gerçek yüzünü!
  • 17-04-2022, 01:58:12
    #22
    TheStranger adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Besim Tibuk, Türkiye'ye on gömlek büyük gelir. "Din, vatan, millet, işçi, emekçi" gibi sloganlar atmayıp, liberalizmi anlatmak gibi bir "hata" yaptığı için Türk halkı seçmedi. Şimdi yaşasınlar istedikleri hayatı; Besim Tibuk'un keyfi yerinde, halk ise yemek bulamıyor.
    Besim Tibuk'un kendisi değil ama fikirleri iktidarda zaten. Neoliberalizmi dibine kadar yaşıyoruz. Su bile parayla, daha ne olsun!
  • 17-04-2022, 04:15:27
    #23
    Altta yazdığım durumda şuanki reisimiz Tayyip Erdoğan olsaydı şunu derdi. Hemen en kalabalık camiye çek. Namazı orda kılalım. Ve çıkışa da gazetecileri çağır. Röportaj verelim.



    https://twitter.com/yenisafakwriter/...onewuWL8hokIeg
  • 17-04-2022, 05:41:02
    #24
    karikaturname adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Besim Tibuk'un kendisi değil ama fikirleri iktidarda zaten. Neoliberalizmi dibine kadar yaşıyoruz. Su bile parayla, daha ne olsun!
    Liberalizmin yakınında bile değiliz hocam. Sadece 5 kişi için geçerli o liberalizm. Beşli çete için sadece
  • 17-04-2022, 10:21:01
    #25
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ne varsa satacağıza mı takıldın?

    Bir mal devletin elinden çıkınca amerikanın almanyanın malı olmuyor. Olsa bile şirketlerin yaptığı cironun %96-97'si ülkenin cebine girer.
    Yani 3 lirayı ülke dışına çıkarabilirler maksimum. Yani 3 lira çıkmasın diye 100 lira gelmesin demek bence doğru değil.

    Sömürü kısmına gelince

    Türkiye şuanda da sömürülüyor, sömürdükleri ülkelerde var. Sende birilerini sömürüyorsun ya da sömürülüyorsun. Mesela bir doktor 1 saatlik emeği ile işçinin 30 saatlik emeğini sömürebiliyor, gelişmiş ülkeler yüksek teknolojili ürünler satıyor, her ülke bunları satamadığı için rekabet düşük haliyle piyasayı onlar yapıyor. Ama dünya üzerinde ekmek üretemeyen ülke yok. Kaldı ki bunları bile yüksek teknolojiyle üretip ciddi karlar edebilen ülkeler var. Sömürü diye kast edilen budur

    Benim karşı olduğum ise, bir işçinin veya başka birinin hak ettiğini almaması. Mesela asgari ücret 4250 lirayken 60 saat çalıştırmak bir sömürüdür.
    bu sözlerin tam halini dinleleyim daha çok batar

    "satılmış memleketi satacağım,
    benim görevim halka hizmet değil,
    ne varsa satacağız bu trtyi de satacağız,
    üniversiteleri kapacağız özel sektöre veriyoruz,
    bir gecede 100bin memuru çıkartıyorum,
    "sizin anayasayı çöpe atma projeniz var" evet,
    atatürkün başkent yaptığı ankarayı satmak,
    türk halkına saygım yoktur,
    biz laiklik lafını kaldıracağız,
    fiskobirlik çikobirlik hepsini kaldırıyoruz"
  • 17-04-2022, 11:48:47
    #26
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Liberalizmin yakınında bile değiliz hocam. Sadece 5 kişi için geçerli o liberalizm. Beşli çete için sadece
    Sen liberalizm deyince sadece yandaşa ihale kıyağı mı anlıyorsun hocam?
    Liberalizm kapitalizmdir işte, sermaye diktatörlüğünü. Sermayenin sınırsız sömürme özgürlüğüdür.
  • 17-04-2022, 12:19:55
    #27
    the_jokers adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bu sözlerin tam halini dinleleyim daha çok batar

    "satılmış memleketi satacağım,
    benim görevim halka hizmet değil,
    ne varsa satacağız bu trtyi de satacağız,
    üniversiteleri kapacağız özel sektöre veriyoruz,
    bir gecede 100bin memuru çıkartıyorum,
    "sizin anayasayı çöpe atma projeniz var" evet,
    atatürkün başkent yaptığı ankarayı satmak,
    türk halkına saygım yoktur,
    biz laiklik lafını kaldıracağız,
    fiskobirlik çikobirlik hepsini kaldırıyoruz"
    ankarayı satacağızdan kasıt olarak il mi anladınız hocam siz?
    hükümetin piyasaya ülkeye bu kadar etkisi olmasını istemediği için bunu söylüyor.

    Memurları işten çıkaracağım demekte sonuna kadar haklı bence bazı sektörler hariç memurlar 2 saat çalışıp 6 saat yatıyorlar. Memur sayısı arttı mı hükümetler güçlenir. Bu da demokratik ülkelerde tehlikelidir.

    Benim görevim halka hizmet etmek değil.

    Besim üç konudan bahsediyor, ordu, asayiş ve hukuk. Diğerlerinin devletin görevi olmadığını söylüyor, belki sağlık konusunda komple özel sektöre geçmek bir kaos yaratabilir ancak doğru olanı yavaş bir geçiş bana göre.

    Türk halkına saygım yok lafı

    Ben türkiye de çok az kişinin birbirine saygı duyduğunu düşünüyorum. Herkes belirli bir zümreden nefret duyuyor ülkedeki, bu siyasi ve dini ne olursa olsun mutlaka birileri birilerine sevmiyor saygı duymuyor. Genelleştirmesi yanlış tabi ancak bu zaten toplumun kendisinin yaptığı bir şey.


    Laikliği kaldıracağız lafı

    LDP kendi ideolojisine göre, devlet yönetimi seküler olmalıdır, Besim tibuk burada laik kelimesinden dindarların rahatsız olduğunu bu yüzden sekülarizm kelimesini getireceklerini söylüyor. Yani bence iyice okumadan bunu yazmasaydınız buraya.