• 14-04-2022, 12:20:55
    #1
    Yargıtay; ‘Man Adası’ davasını bozmuş.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapmasını ve üzerine atılı suçlamadan aklanması için GEREKİRSE ‘Yüce Divan’ yolunun seçilmesinin en doğru karar olduğunu düşünüyorum.

    Masum olan ‘yargı’dan korkmaz. En ince detayına kadar araştırılmasına izin verir.

    Elhamdülillah; Alnı ak başı dik olan kişi korkmaz…

    Şahsi kanaatim böyle bir şeyin olmadığı yönünde.

    Yine de ‘aklanılması’ lâzım…

    1000 Yıllık Kadim Medeniyetimizin bize öğrettiği hakikat ‘adalet’tir.

    ***

    Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre, Mahzûm kabilesinden hırsızlık yapan bir kadının durumu Kureyşlileri pek üzmüştü. Bunun üzerine:

    - Bu konuyu Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile kim görüşebilir? diye kendi aralarında konuştular. Bazıları:

    - Buna Resûlullah’ın sevgilisi Üsâme İbni Zeyd’den başka kimse cesaret edemez, dediler.

    Üsâme de onların istekleri doğrultusunda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile konuştu.

    Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Üsâme’ye:

    - “Allah’ın koyduğu cezalardan birinin uygulanmaması için aracılık mı yapıyorsun?” buyurduktan sonra kalkıp bir konuşma yaptı ve şunları söyledi:

    “Sizden önceki milletlerin yok olmasına sebep, içlerinden soylu biri hırsızlık yapınca ona dokunmayıp, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca ona cezasını vermeleriydi. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.”

    Buhârî, Enbiyâ 54, Megâzî 53, Hudûd 11, 12; Müslim, Hudûd 8, 9. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Hudûd 4; Tirmizî, Hudûd 6; Nesâî, Sârık 6; İbni Mâce, Hudûd 6

    ***

    Fatih Sultan Mehmed ve Mimar İpsilanti Efendi

    Biliyorsunuz, günümüzde haklı olan değil de güçlü olan davayı kazanıyor, maalesef. Adliye hikâyeleri bunun örnekleriyle dopdolu. Haklı olan güçlü olacağına, güçlü olan haklı sayılıyor. Tabii düzenin çivisi git gide çıkıyor.

    Oysa bu topraklarda, bize “diktatör” olarak tanıtılan padişahlar döneminde, haklı olan güçlüydü. (Kuvvet haktadır formülü) Mahkeme karşısında padişahla sıradan “vatandaş”ın hiçbir farkı yoktu.

    “Hisse” alınması dileğiyle, Fatih’le ilgili yaygın bir “kıssa”yı hatırlatmak istiyorum.

    Rivayet olunur ki, Fatih Sultan Mehmed, adını taşıyan camiin inşaatında kullanılacak mermer sütunları kestiren Rum mimarlardan İpsilanti Efendi’ye kızıp elini kestirir.

    Bunun üzerine İpsilanti Efendi, ilk İstanbul Kadısı Sarı Hızır Çelebi’ye başvurur. Haksızlığa uğradığını belirtip, hakkının Padişah’tan alınmasını ister.

    Kadı, Padişah’ı çağırtır. Padişah girdiğinde İpsilanti Efendi dâvâcı makamında ayakta durmaktadır. Padişah “maznun” minderine bağdaş kurmak üzereyken, Kadı Efendi kükrer:

    “Begüm, hasmınla mürafaai şer’ olunacaksın, (Beyim, davacı ile yüzleştirileceksin) ayağa kalk!”

    Padişah kalkar. Kendisini savunması istenince hata ettiğini belirtir. Kadı Efendi “Kısasa kısas” hükmünü verir: Hüküm gereğince Padişah’ın da eli kesilecektir.

    Dinleyenler dehşetten ve hayretten dona kalmışlardır. Padişahın boyun bükmüş, hükme rıza göstermiştir. Durum o kadar alışılmışın dışındadır ki, İpsilanti Efendi’nin eli-ayağı titremeye başlamıştır: Aklı başına gelir gibi olunca da, dehşete düşer, dâvasından vaz geçtiğini bildirir.

    Kadı Efendi, “kısas” hükmünü “diyet”e dönüştürür: Padişah, Rum mimarın kestirdiği kolunun diyetini şahsi parasından ödeyecektir.

    Mahkeme sona erip herkes çıktıktan sonra, Padişah, Kadı’ya döner: “Bak a Hızır Çelebi, bu padişahtır deyu şerife mugayır hüküm verseydin, şu kılıçla başını keserdim.”

    Kadı Hızır Çelebi minderini kaldırır, minderin altında duran demir topuzu Padişah’a gösterir:

    “Siz de padişahlığınıza mağruren hükmü tanımasaydınız, billahi bu topuzla başınızı ezerdim.”

    “Siz emreyleyin efendim, biz kitabına uydururuz” diyen ve bin türlü zulme “kanun” ve “hukuk” elbisesi giydiren sözde hukukçulara, veyl!

    #manadası #yargıtay
    Yazı: abim
  • 14-04-2022, 12:27:41
    #2
    Siyasal islamın nimetleri işte.
  • 14-04-2022, 12:30:36
    #3
    Üyeliği durduruldu
    Savunmak için söylemiyorum ama dün iki tarafta açıklama yaptı.

    İkisini de adliyede çalışan bir arkadaşım var ona attım nasıl iki tarafta kazandığını iddia eder diye. Cumhurbaşkanı herkes üzerindeki şikayetleri geri çekmiş. Dolayısıyla şikayeti olmayan davanın kazananı yada kaybedeni olmaz. Şikayet çekildiği için de karar bozulmuş.
  • 14-04-2022, 13:06:25
    #4
    aklanması gerekir tabiki,adam dellileri dekontları koyuyor ortaya,bu delillere karşı delillerle açıklama yapmak gerek
  • 14-04-2022, 16:25:01
    #5
    teknoft adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Savunmak için söylemiyorum ama dün iki tarafta açıklama yaptı.

    İkisini de adliyede çalışan bir arkadaşım var ona attım nasıl iki tarafta kazandığını iddia eder diye. Cumhurbaşkanı herkes üzerindeki şikayetleri geri çekmiş. Dolayısıyla şikayeti olmayan davanın kazananı yada kaybedeni olmaz. Şikayet çekildiği için de karar bozulmuş.
    kesinleşen ceza da olmuş. Davadan vazgeçtiyse Cumhurbaşkanı; davayı nasıl kazanıp para alıyor ki? Ben birkaç davadan vazgeçmiştim şahsî olarak; sonradan onların bana açtığı dava düşmüştü, kovuşturmaya mahal yok diye… Karşılıklı dava şartı onu biliyorum da bu konu hepten farklı gibi sanki allahualem. (Alıntı)
  • 14-04-2022, 19:17:13
    #6
    Üyeliği durduruldu
    Cherkes adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kesinleşen ceza da olmuş. Davadan vazgeçtiyse Cumhurbaşkanı; davayı nasıl kazanıp para alıyor ki? Ben birkaç davadan vazgeçmiştim şahsî olarak; sonradan onların bana açtığı dava düşmüştü, kovuşturmaya mahal yok diye… Karşılıklı dava şartı onu biliyorum da bu konu hepten farklı gibi sanki allahualem. (Alıntı)
    Dosya cezası kesinleştikten sonra şikayeti geri alamazsınız çünkü. Adı üzerinde kesinleşmiş

    Yargısı devam eden dosyalar düşüyor dolayısıyla.
  • 14-04-2022, 19:32:30
    #7
    istedikleri ülkede parası çıksın isterse anayasaya uymasın toplum böyle bunu kabul ediyor isterse 90 ton altın çalsın. Sonra angutun biri çıkıyor muhalefet partileri mualefet yapamıyor diyor. Tepkini sen verecen sen. Sende hadis bir şeyler koymuşsun. Dindarım diyen çoğu kişi işine gelmedi mi ayeti kabul etmiyor sallamıyorlar hiç bir şeyi boşuna..