• 03-03-2022, 21:15:31
    #1
    Devlet Kutsaldır, Allah Devletimize Zeval vermesin, Devlet Devlet Devlet.

    Şimdi paylaşacaklarım Türk toplumunun 2000 yıllık Devlet anlayışının nereden nereye geldiğiyle ilgilidir.

    Hiç bir siyasi yanı yoktur. Objektif bir değerlendirmedir ve kişisel görüş içerdiği için ispata vs de gerek yoktur.

    Yazılanlara katılmayan arkadaşlardan ricam konuyu sabote etmek yerine anlayarak yavaş yavaş 2. kez okumanızdır.

    Öncelikle en basit olarak Devlet nedir?

    Devlet belli bir toprak sınırı içerisinde kimsenin hükümdarlığı altında bulunmayan bireyler tarafından oluşturulan en geniş örgüttür. Bireyler topluluğu yani millet varsa devlet vardır, devletleri kuran sihirli bir güç bir hanedan bir aşiret vs olamaz. Farklı ve Hür bireylerin bir arada yaşayabilmek ve bu yaşantının kurallarını işlemesini yürütülmesini sağlamak için oluşturulmuş bir organizasyondur devlet. Kuruluş amacı itibariyle de devlet kutsal falan da değildir, ama devletleri kutsal yapan bir çok unsurla birlikte ( Bizim kurtuluş savaşımız gibi) devletler saygı duyulan, kararlarına uyulan ve güven duyulan bir organizasyon olmuştur tarih boyunca. Kısaca bir devleti kutsal yapan o devleti kuran milletin devletine verdiği değerle alakalıdır.

    Bu nedenle gelişmiş ve uygar toplumlarda devlet milleti kutsal sayar, Tıpkı Mustafa Kemal ATATÜRK gibi, Türkiye BÜYÜK MİLLET Meclisi diyerek milleti büyük sayarlar. Devletler milletlerin varlıklarını devam ettirme amacıdır modern toplumlarda. Baskı ve otorite ile yönetilen toplumlarda ise devlet varsa millet vardır, yaşamak amacı bile devlete hizmet etmek ve onun için ölmek gibi kavramlar üzerine kuruludur. Dikkat ederseniz Türk milleti kurtuluş savaşında canını osmanlı devleti için değil Bağımsız ve Hür Türkiye için feda etmiştir. Orta Asya dan bu yana Türk toplumlarında devlet adaleti, gücü ve büyüklüğü ile milletiyle var olurken Osmanlı hanedanı ile birlikte millet padişahların kulları olmuş ve padişah ile hanedanın bekasından gayrı hiç kimsenin derdi ile dertlenilmemiştir. En son Vahdettin kaçarken bile kendi canını kurtarmak için vatanı düşmana teslim edecek kadar ileri götürmüştür bu saltanatı.

    Bu nedenledir ki Devlet Büyüğü diye bir kavramda yoktur, Büyük olan Türk milletidir, devlette çalışan herkesin görevi de bu millete hizmet etmektedir. Düşünün karşı komşunuz Ali efendi her gün kahvede tavla oynuyorsun adamı yeniyorsun tavlayı koltuk altı yapıp yolluyorsun. Komşun arkadaşın dostun, adam gidiyor bir şekilde siyasete giriyor milletvekili seçiliyor sonra bakan oluyor vs. Sonra bir gün bir yerde karşılaşıyorsun, sana hizmet etmesi için temsilci seçip görev verdiğin kişi, senden hiç bir üstünlüğü olmadığı gibi sana karşı da adaletle ve hizmetle sorumlu olan kişi senin büyüğün oluveriyor. Karşı komşu Ali bey olmuş devlet büyüğü artık ne seni tanır ne de başkasını, yanına 10 adım bile yaklaşamazsın. Niye büyüdü çünkü, büyük oldu artık. Tabi bunlarda maalesef geri kalmış toplumlarda sıklıkla görülen durumlar. Örnek Almanya gibi Avrupa'nın 1 numaralı gücünü 16 sene yöneten Merkel evinden çıkıp yürüyerek Başbakanlık binasına gidiyor her sabah, polis yok koruma yok konvoy yok yanında 1 yardımcısı ve 1 danışmanı Başbakanlığa yürüyor. Sokak sanatçısı bir kadın kaldırımı kapatmış keman çalıyor, Merkel kaldırımdan inip yoldan yürüyor kadının orada müzik çaldığını görünce, tam kadının önünden geçerken kadın Hay Merkel diye sesleniyor oda kadına dönüp el sallıyor Hay diyor ve gülümseyip devam ediyor. İşte bu tablo milletin büyük olduğu devlet görevlisinin de o millete hizmet ettiği tablodur. Onun dışında devlet büyüğüne hakaret diye yasalarına suç maddesi ekleyenler bunu zaten anlayamazlar.

    Kıssadan hisse millet varsa devlet vardır, devletleri var edenler milletlerdir, bir devleti kutsal yapanda yücelten de milletidir, bir devlet ne kadar adil ve ne kadar koruyucu olursa milleti nezdinde de o kadar kutsal ve büyük olur.

    Allah Türkiye Cumhuriyeti Devletimize de zeval vermesin çünkü bu Devleti bizler kurduk, ne kadar yanlış yapanlar olsa da bu devlet bizim asla vazgeçmeyiz.
    • chalap
    • TheStranger
    • Metins
    chalap, TheStranger, Metins ve 1 kişi bunu beğendi.
    4 kişi bunu beğendi.
  • 03-03-2022, 21:16:50
    #2
    Platin üye
    Devlet millet içindir anlayışı millet devlet içindir anlayışına döndüğü için sorunlar yaşanıyor.
  • 03-03-2022, 21:27:33
    #3
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Hocam öncelikle kimseyi savunmuyorum osmanlıcı falanda değilim ama "padişah ile hanedanın bekasından gayrı hiç kimsenin derdi ile dertlenilmemiştir." bu cümleniz hayatımda duyduğum en saçma cümle olabilir nedenini soracak olursanız osmanlıda her cuma selamlığın da halk ile padişah yüz yüze gelirdi, insanlar dileklerini ve şikayetlerini yazılı olarak uzatırdı, padişahın yakınında bulunanlarda bunları toplayıp padişaha sunardı yani anlayacağınız osmanlıda halka önem verilirdi dertleri dinlenirdi vahdettin mevzusunda da haklısınız ama tüm dönemler için genelleme yapmanız yanlış bence
  • 03-03-2022, 21:39:14
    #4
    TheStranger adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Güzel bir yazı olmuş, teşekkürler. Ben de şunu ekleyeyim: İnsana önem veren ülkelerin anayasalarının ilk maddeleri, genellikle kişilerin haklarını tanımlar. Devletin yüceltildiği ülkelerin anayasalarında ise önce devlet tanımlanır (bizim anayasamızda olduğu gibi).
    Devlet elbette saygı gösterilmesi gereken bir kurumdur, millet devleti saymazsa devlet kurmanın zaten anlamı kalmaz. Devlete mensup olan herkes ona saygı gösterecek, güçlü olması için elinden geleni yapacak, vergisini verecek vs. ama Devlet hiç bir zaman Milletin önüne geçmeyecek.

    mocker adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam öncelikle kimseyi savunmuyorum osmanlıcı falanda değilim ama "padişah ile hanedanın bekasından gayrı hiç kimsenin derdi ile dertlenilmemiştir." bu cümleniz hayatımda duyduğum en saçma cümle olabilir nedenini soracak olursanız osmanlıda her cuma selamlığın da halk ile padişah yüz yüze gelirdi, insanlar dileklerini ve şikayetlerini yazılı olarak uzatırdı, padişahın yakınında bulunanlarda bunları toplayıp padişaha sunardı yani anlayacağınız osmanlıda halka önem verilirdi dertleri dinlenirdi vahdettin mevzusunda da haklısınız ama tüm dönemler için genelleme yapmanız yanlış bence
    Hem kullarım diyeceksin hem dertlerini dinleyeceksin. Özellikle dert dinlerlermiş ki kendilerinden memnun olmayan kişi ya da grupları tespit edip gizlice defterlerini dürmek için.
    Dostlar alışverişte görsün. Kendi tahtı için 70 küsür yaşında, Cami imamından Şeyhülislam peydah edip onun verdiği fetva ile öz evladını boğduran adamlar bunlar hocam. Olmayıversin öyle devlet beni evlat katili yapacaksa.
  • 03-03-2022, 21:44:41
    #5
    "Bu nedenle gelişmiş ve uygar toplumlarda devlet milleti kutsal sayar, Tıpkı Mustafa Kemal ATATÜRK gibi, Türkiye BÜYÜK MİLLET Meclisi diyerek milleti büyük sayarlar. Devletler milletlerin varlıklarını devam ettirme amacıdır modern toplumlarda. Baskı ve otorite ile yönetilen toplumlarda ise devlet varsa millet vardır, yaşamak amacı bile devlete hizmet etmek ve onun için ölmek gibi kavramlar üzerine kuruludur. Dikkat ederseniz Türk milleti kurtuluş savaşında canını osmanlı devleti için değil Bağımsız ve Hür Türkiye için feda etmiştir. Orta Asya dan bu yana Türk toplumlarında devlet adaleti, gücü ve büyüklüğü ile milletiyle var olurken Osmanlı hanedanı ile birlikte millet padişahların kulları olmuş ve padişah ile hanedanın bekasından gayrı hiç kimsenin derdi ile dertlenilmemiştir. En son Vahdettin kaçarken bile kendi canını kurtarmak için vatanı düşmana teslim edecek kadar ileri götürmüştür bu saltanatı."

    Kemalist bir tavırla yazı yazılmış, Osmanlı dönemi gömülmüş.
    Başlık attığınız olaya tarafsız yaklaşacaksanız özellikle devlet büyüğü- lider bakımından, bu yazdıklarınız uyuşmuyor.
    Anahtar kelimeyi veriyorum. "Cult of personality" kavramını araştıralım.
  • 03-03-2022, 21:50:03
    #6
    LordHaseky adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "Bu nedenle gelişmiş ve uygar toplumlarda devlet milleti kutsal sayar, Tıpkı Mustafa Kemal ATATÜRK gibi, Türkiye BÜYÜK MİLLET Meclisi diyerek milleti büyük sayarlar. Devletler milletlerin varlıklarını devam ettirme amacıdır modern toplumlarda. Baskı ve otorite ile yönetilen toplumlarda ise devlet varsa millet vardır, yaşamak amacı bile devlete hizmet etmek ve onun için ölmek gibi kavramlar üzerine kuruludur. Dikkat ederseniz Türk milleti kurtuluş savaşında canını osmanlı devleti için değil Bağımsız ve Hür Türkiye için feda etmiştir. Orta Asya dan bu yana Türk toplumlarında devlet adaleti, gücü ve büyüklüğü ile milletiyle var olurken Osmanlı hanedanı ile birlikte millet padişahların kulları olmuş ve padişah ile hanedanın bekasından gayrı hiç kimsenin derdi ile dertlenilmemiştir. En son Vahdettin kaçarken bile kendi canını kurtarmak için vatanı düşmana teslim edecek kadar ileri götürmüştür bu saltanatı."

    Kemalist bir tavırla yazı yazılmış, Osmanlı dönemi gömülmüş.
    Başlık attığınız olaya tarafsız yaklaşacaksanız özellikle devlet büyüğü- lider bakımından, bu yazdıklarınız uyuşmuyor.
    Anahtar kelimeyi veriyorum. "Cult of personality" kavramını araştıralım.
    Keşke Kemalist olabilsek, ne gezer bizde kemalizm. Oturup bir okusak ne diyor çalışın üretin ahlaklı olun toprağınızı savunun özgür olun ... neler diyor neler.

    Osmanlı keşke Hanedana dönüşmeyip Selçuklu gibi devam edebilseymiş o zaman sözümüz olmazdı da özellikle 3. padişahtan itibaren başlayan hanedan kavramı adı altında neler var neler biraz araştırın 3.Mehmedin saltanat uğruna bir gecede 19 kardeşini boğdurması gibi inkar edilemez daha ne gerçekler var.
  • 03-03-2022, 21:55:04
    #7
    Tanzimat fermanıyla her şey değişti sadece bu kadar diyorum
  • 03-03-2022, 22:46:21
    #8
    İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.
    Aslolan millettir.
    Aslolan üst kimlik değildir.
    Üst kimlik kutsandigi için bu haldeyiz

    Başka konuda da yazdım Türk başka Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı başka şey.

    Ve bilinçli şekilde bu durum korukleniyor son zamanlarda

    Açık seçik net ya sev ya terket

    Körü körüne Seviyorsan safsin ses etme

    Gerçek bir aşkla seviyorsan elinden geleni ver. yıpratıcı ayrıştırıcı tiksindirici muhalefet yaptığını sanarak ihanet etme ez cümle karanlığa kufredecegine bir mum da sen yak.

    Parti ile hükümet ile devleti devlet ile milleti
    Karıştıran ve kasiyanlar dolu

    Beğenmiyorsan önünde seçim var verirsin oyunu senin gibi çoğunluk var ise hükümet değişir

    Atıyor tutuyor savuruyor

    Ne verdin bu memlekete hangi katma değer sağladın kaç kişiye ekmek sundun cevap bla bla bla ama devlet he anam he dövlet bize bahmiir
    Önce sen kendine bak kendini geliştir kendini eleştir sonra devlet.
    • İPM
    • Ahmet21
    Ahmet21 ve [ARG:4 UNDEFINED] bunu beğendi.
    2 kişi bunu beğendi.
  • 03-03-2022, 23:06:39
    #9
    Hocam ben marksistim. Bence "devlet bir sınıfın diğer sınıflar üzerinde tahakküm kurabilmek için oluşturduğu örgüt"tür. Hr devletin bir "sınıfsal" niteliği vardır. Ancak, bütün devletler temsil ettikleri sınıfın dışında kalan tüm sınıfları da "temsil" etme iddiasındadırlar. Bu nedenle de toplumun tamamına hitap eden sağlık, eğitim, altyapı gibi kamu hizmetleri verirler. Aynı şekilde tüm devletler kriz dönemlerinde kendi sınıfları dışındaki herkese "aynı gemideyiz" diye üfürürler. Kapitalizmde devlet sermaye sınıfının diktatörlüğüdür, milyonlarca işçi üzerinde ikna/baskı yöntemiyle tahakküm kurarlar. İmparatorluk, krallık, padişahlık vb devletler feodal dönemin devletleridir, feodal beyler, toprak ağaları ve onları temsilen bir sülalenin çıkarları temelinde kurulmuş/yönetilen devlettir. Sosyalizmde iktidarda işçi sınıfı vardır. Ve her devlet bir sınıfın diğer sınıflar üzerinde tahakküm kurmak için kurulmuş bir örgüttür, bir çeşit diktatörlüktür. (Burada diktatörlükten kasıt kişiler değil, sınıflar)