• 02-12-2021, 18:11:05
    #10
    tickenio adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aklıma şu video geldi hocam :
    https://www.youtube.com/watch?v=ia15ZQwylMU&t

    Çok severim ve takip ederim serdar hocayı. Belki de bu fikirleri bana aşılayan odur
  • 02-12-2021, 18:33:28
    #11
    Bunlar altı boş twitter aforizmaları.

    Aranılan bir adam haline gelebilmek için piyasaya bir şekilde girmeniz gerekir sektör dışında elde edilen tüm eğitim teoriktir.
    Ülkenin en iyi armutu olabilirsiniz ama pazarda herhangi bir tezgahta değilseniz kimse tarlaya gelip lezzetli armut aramaz.
    Yani meşhur bir armut markası olabilmek için bile önce dandik bir pazarın en köşede kalmış tezgahından satılmaya başlanmanız gerekir.

    Yani eğer meşhur bir üniversiteyi çok iyi puanlarla bitirip birilerinin dikkatini çekmiyorsanız aranılan bir eleman olabilmek için bile o şikayet ettiğiniz dandik işletmelerde çalışıp deneyim kazanıp kendinizi ispat etmeniz gerekir.
    Yok ben hiç bir yerde çalışmayacağım kendi işimi kuracağım derseniz de o kafa ile yola çıkan 10 kişiden 7-8'i zaten batar, herkesin satıcı olduğu girişimci olduğu bir toplum mümkün değil.
    Zaten ticari zekanız ve ticari network kurabilme beceriniz varsa büyük bir eğitime falan da ihtiyacınız yok.

    Yani bunlar janjanlı laflar.
    Bu sözler yıldız takımdaki sporculara olimpiyat madalyası hedeflemelerini söylemek gibi.
    Hepsi bu hedefle yola çıkar 10 bin tanesinden biri olimpiyat madalyası alır kalan 9999 çocuk beden eğitimi öğretmeni olacağım diye KPSS'yi tırmalar.

    Ev kirasını babası ödeyen adamlara bu fikirleri anlatabilirsiniz.
    Evde çocuğu mama bekleyen bir baba için bahsettikleriniz zırvadır, çünkü o kendini geliştirip aranılan eleman olana kadar ev sahibi kira beklemez, çocuğu aç aç mama beklemez.
    O yüzden insanlar patronlarının gözüne girmeye çalışır, patrona değil işe kıymet verdikleri için ve üzerlerinde sorumluluk taşıdıkları için.
    Bir ailenin sorumluluğunu, bir eşin, bir çocuğun sağlığını, beslenmesini, yaşamasının sorumluluğunu omuzlarına almayanlar için patrona rest çekmek çok kolaydır.

    Bu memlekette nüfus fazla iş az.
    Yani çok yüksek vasıflı olmayan insanlar kıymetli değil kıymetli olan iş ve işveren.
    Çok yüksek vasıflara sahipseniz de bu vasıfları sektöre ispat etmek için bile bir süre sürünmeniz ve kendinize sektörde bağlantılar kurmanız gerekir.
  • 02-12-2021, 18:39:05
    #12
    DenqeSiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şu patronların karşısında el pençe duran yalaka çalışanları görünce şaşırıyorum sizde hiç denk geldiniz mi ben çok denk geldim

    Nerdeyse bir karılık yapmadıkları kalıyor patronlara öyleleri var

    adına ekmek parası kazanıyoruz koymuş film fırıldak almış başını gitmiş patron işi bitince tekmeyi vuruyor
    Kesinlikle bunu tekmeyi yediklerinde anlıyolar.
  • 02-12-2021, 18:40:26
    #13
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bunlar altı boş twitter aforizmaları.

    Aranılan bir adam haline gelebilmek için piyasaya bir şekilde girmeniz gerekir sektör dışında elde edilen tüm eğitim teoriktir.
    Ülkenin en iyi armutu olabilirsiniz ama pazarda herhangi bir tezgahta değilseniz kimse tarlaya gelip lezzetli armut aramaz.
    Yani meşhur bir armut markası olabilmek için bile önce dandik bir pazarın en köşede kalmış tezgahından satılmaya başlanmanız gerekir.

    Yani eğer meşhur bir üniversiteyi çok iyi puanlarla bitirip birilerinin dikkatini çekmiyorsanız aranılan bir eleman olabilmek için bile o şikayet ettiğiniz dandik işletmelerde çalışıp deneyim kazanıp kendinizi ispat etmeniz gerekir.
    Yok ben hiç bir yerde çalışmayacağım kendi işimi kuracağım derseniz de o kafa ile yola çıkan 10 kişiden 7-8'i zaten batar, herkesin satıcı olduğu girişimci olduğu bir toplum mümkün değil.
    Zaten ticari zekanız ve ticari network kurabilme beceriniz varsa büyük bir eğitime falan da ihtiyacınız yok.

    Yani bunlar janjanlı laflar.
    Bu sözler yıldız takımdaki sporculara olimpiyat madalyası hedeflemelerini söylemek gibi.
    Hepsi bu hedefle yola çıkar 10 bin tanesinden biri olimpiyat madalyası alır kalan 9999 çocuk beden eğitimi öğretmeni olacağım diye KPSS'yi tırmalar.

    Ev kirasını babası ödeyen adamlara bu fikirleri anlatabilirsiniz.
    Evde çocuğu mama bekleyen bir baba için bahsettikleriniz zırvadır, çünkü o kendini geliştirip aranılan eleman olana kadar ev sahibi kira beklemez, çocuğu aç aç mama beklemez.
    O yüzden insanlar patronlarının gözüne girmeye çalışır, patrona değil işe kıymet verdikleri için ve üzerlerinde sorumluluk taşıdıkları için.
    Bir ailenin sorumluluğunu, bir eşin, bir çocuğun sağlığını, beslenmesini, yaşamasının sorumluluğunu omuzlarına almayanlar için patrona rest çekmek çok kolaydır.

    Bu memlekette nüfus fazla iş az.
    Yani çok yüksek vasıflı olmayan insanlar kıymetli değil kıymetli olan iş ve işveren.
    Çok yüksek vasıflara sahipseniz de bu vasıfları sektöre ispat etmek için bile bir süre sürünmeniz ve kendinize sektörde bağlantılar kurmanız gerekir.
    Yorumunuz mantıklı bir bakış açısı ile yazılmış ve haklı kısımlarınız var. Lâkin insanların fikirlerini küçümsemeniz hoş değil. Size zarar verir.
  • 02-12-2021, 18:43:12
    #14
    Aranızda en alt kademede çalışanlardan biriside benimdir.
    Özel güvenlik görevlisiyim. 20 kişilik kadroda 8 kişi amir 12 kişi çalışıyor. (Amir, yardımcı, yardımcı yardımcısı, şef, sigara taşıyıcı vs... kisacasi yalaka takımı)

    Allah'a şükür isim var kötülemiyorum ancak çekilmesi çok zor bir meslek.

    Şu anda kendime bir hobi oluşturdum bir yandan ondanda para kazanıyorum. O hobiden gelen para ile yeni makinalar ve malzemeler alıyorum. Gelir kaynağını yükseltmeye çalışıyorum.
    Eğer bu hobim bana geçiminimi sağlayacak duruma gelirse işi bırakacağım.

    Arkadaşlar 28 yaşındayım gezdigim yerler hep aynıdır. Ev iş köy.
    Starbucks nedir daha hiç gitmedim. Her zaman paramdan bir kenara atarak iş yapmaya başladım. Başkasının yanında çalışmak çok zor. Hele ki benim mesleğim 10 kat daha çok zor. Akşama kadar ayakta durursun, patron gelir sen ne b2ka yariyorsun der.

    Ben forumdaki küçük kardeşlerime de söylüyorum. Hiç olmasa yazılım dili öğrenin. Bu dünya isyan etmeye bile değmez. Kendinizi geliştirin yarın iş hayatına benim gibi alt kademeden başlar iseniz hayatınız size zindan olur. Her gün yarın ne olacağım diye düşünürsünüz.
  • 02-12-2021, 18:59:55
    #15
    tickenio adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yorumunuz mantıklı bir bakış açısı ile yazılmış ve haklı kısımlarınız var. Lâkin insanların fikirlerini küçümsemeniz hoş değil. Size zarar verir.
    İnsanları küçümsemem fikirleri eleştiririm.
    Bu dönemde internette Z kuşağına yönelik pazarlama faaliyetleri var.
    Bunlardan biri de insanlara çok özel oldukları, vakitlerinin çok kıymetli olduğunu, kendilerinin ne kadar özel olduklarını farketmelerini söyleyen zırvalar.
    Bu sözler gelişmiş ülkelerde onlarca fırsat arasında kalan gençlere söylenebilir.
    Çünkü o genç istediği anda kirasını ödeyebilecek borçlarını kapatabilecek düşük vasıflı bir iş bulabilir.
    O yüzden arada bir 6 ay 1 sene daha büyük fırsatları kovalamak için çabalayabilir.
    Ama aslında kimse o kadar özel falan değil insanlar bir birine benzerler.
    Toplumda benzer zeka ve yetenek düzeyinde milyonlarca insan vardır.
    Bu ülkede insanların böyle geniş tercih şansları yok.
    Çünkü ekonomi kötü, iş az, nüfus fazla...
    Evet insan kendini kıymetli görmeli, ve kendine kıymet vermeli.
    Ama şirketler vasıfsız insanlara talip olmazlar.
    Talip oldukları vasıflı insanlara da ancak vasıflarını sektörel düzeyde ispatlayabilirlerse talip olurlar.
    Vasfını sektörel düzeyde ispatlayabilmenin yolu da stajyerlik yapmaktan tut, asgari ücretli maaşla sürünmeye kadar gider.
    Yani sektöre bir yerinden girip kendini ispatlayana kadar hiç bir şirket bir insana talip olmaz.
    Zaten bu kendini ispat etme ve geliştirme sürecidir sürünme meselesi.
    Bazıları hiç bir zaman kendilerini ve vasıflarını üst düzey geliştirip vazgeçilemeyen ya da transfer etmeye değecek eleman olamazlar.
    Yani kapitalist düzenin bize daha çok mal satabilmek bizi daha iyi bir tüketici yapabilmek için söylediği aforizmalara çok inanmamak lazım.

    Not: sözlerim bazen çok sivri olabiliyor. ilk mesajımda yazdıklarım şahsına değil bu fikrin kendisine bir tavırdı. bu fikirleri çok uzun zamandır duyuyorum ve kızıyorum. bu sinir o mesajdan çıkmış gibi oldu. kusura bakma kırıcı geldiyse.
  • 03-12-2021, 01:54:08
    #16
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanları küçümsemem fikirleri eleştiririm.
    Bu dönemde internette Z kuşağına yönelik pazarlama faaliyetleri var.
    Bunlardan biri de insanlara çok özel oldukları, vakitlerinin çok kıymetli olduğunu, kendilerinin ne kadar özel olduklarını farketmelerini söyleyen zırvalar.
    Bu sözler gelişmiş ülkelerde onlarca fırsat arasında kalan gençlere söylenebilir.
    Çünkü o genç istediği anda kirasını ödeyebilecek borçlarını kapatabilecek düşük vasıflı bir iş bulabilir.
    O yüzden arada bir 6 ay 1 sene daha büyük fırsatları kovalamak için çabalayabilir.
    Ama aslında kimse o kadar özel falan değil insanlar bir birine benzerler.
    Toplumda benzer zeka ve yetenek düzeyinde milyonlarca insan vardır.
    Bu ülkede insanların böyle geniş tercih şansları yok.
    Çünkü ekonomi kötü, iş az, nüfus fazla...
    Evet insan kendini kıymetli görmeli, ve kendine kıymet vermeli.
    Ama şirketler vasıfsız insanlara talip olmazlar.
    Talip oldukları vasıflı insanlara da ancak vasıflarını sektörel düzeyde ispatlayabilirlerse talip olurlar.
    Vasfını sektörel düzeyde ispatlayabilmenin yolu da stajyerlik yapmaktan tut, asgari ücretli maaşla sürünmeye kadar gider.
    Yani sektöre bir yerinden girip kendini ispatlayana kadar hiç bir şirket bir insana talip olmaz.
    Zaten bu kendini ispat etme ve geliştirme sürecidir sürünme meselesi.
    Bazıları hiç bir zaman kendilerini ve vasıflarını üst düzey geliştirip vazgeçilemeyen ya da transfer etmeye değecek eleman olamazlar.
    Yani kapitalist düzenin bize daha çok mal satabilmek bizi daha iyi bir tüketici yapabilmek için söylediği aforizmalara çok inanmamak lazım.

    Not: sözlerim bazen çok sivri olabiliyor. ilk mesajımda yazdıklarım şahsına değil bu fikrin kendisine bir tavırdı. bu fikirleri çok uzun zamandır duyuyorum ve kızıyorum. bu sinir o mesajdan çıkmış gibi oldu. kusura bakma kırıcı geldiyse.
    Anca müsait oldum cevap için hocam. Fikrimin arkasındayım ve doğruluğu konusunda kendimce bir şüphem yok. Çünkü sizin de bahsettiğiniz tarzda, 5 bin takipçili bir motivasyon sayfasına ait değil düşüncelerim. Kaldı ki onlara ben de karşıyım.

    Gelelim benim düşüncemin tam olarak ne olduğuna.

    Her çocuk, her genç, her insan değerlidir. Kimse patronlara kendini ezdirerek piyasada isim yapmak zorunda değil.
    Ben kendimi derslerle, projelerle, piyasayı gözleme yeteneğim ile, aklım ile, ve en önemlisi karakterim ile dövdüm, geliştirdim. Çevremdeki akranlarımın hayal edemeyeceği yerlere vardım, varıyorum.
    Beyin herkeste vardır, ne kadar kullanılacağı kişiye kalmıştır.
    Kendine cam duvarlar ören insanların fikirlerine kulak assaydım bulunduğum yerde olamazdım. Kendini kullandıracaksın diyen insan kendine saygısı olmayan insandır benim gözümde.
    Aşağı yukarı 60-70 senelik ömrünü ciğeri 5 para etmez, gözünü para hırsı bürümüş patronları memnun etmek yerine insanlığı ve bununla beraber kendini mutlu etmeye harcamalı adem oğlu.
    Stajyerlik ayrıdır, vasıflı bir insan olup vasıfsız bir insana verilecek maddi ücreti almak ayrıdır hocam.
    Vasıflı olduğunun kanıtıdır zaten stajını başarı ile tamamlamak.
    8 sene ilk öğretim, 4 sene lise, 4 sene lisans okuyacağım (kaldı* ki ben şu an doktora ve öğretim üyesi hayalim için çalışıyorum.)
    Giden maddi manevi metalardan sonra asgari ücrete, hatta daha altına ve 5 para etmezlerin 3 kuruş etmeyen sözlerine tama edeceğim, öyle mi?
    Mantık açısından baktığımızda uzun yıllar giden maddiyatı amorti dahi etmek için uzun yıllar çalışmak gerekiyor. Duygusal tarafından bahsetmiyorum bile. İnsan kendisine yediremez
    Aç kalmak alçalmaktan iyidir düsturunu hep aklımın bir köşesinde tuttum. Şükür ne alçaldım, ne aç kaldım.

    Değerli fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim, iyi forumlar hocam.
  • 03-12-2021, 02:30:14
    #17
    tickenio adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Anca müsait oldum cevap için hocam. Fikrimin arkasındayım ve doğruluğu konusunda kendimce bir şüphem yok. Çünkü sizin de bahsettiğiniz tarzda, 5 bin takipçili bir motivasyon sayfasına ait değil düşüncelerim. Kaldı ki onlara ben de karşıyım.

    Gelelim benim düşüncemin tam olarak ne olduğuna.

    Her çocuk, her genç, her insan değerlidir. Kimse patronlara kendini ezdirerek piyasada isim yapmak zorunda değil.
    Ben kendimi derslerle, projelerle, piyasayı gözleme yeteneğim ile, aklım ile, ve en önemlisi karakterim ile dövdüm, geliştirdim. Çevremdeki akranlarımın hayal edemeyeceği yerlere vardım, varıyorum.
    Beyin herkeste vardır, ne kadar kullanılacağı kişiye kalmıştır.
    Kendine cam duvarlar ören insanların fikirlerine kulak assaydım bulunduğum yerde olamazdım. Kendini kullandıracaksın diyen insan kendine saygısı olmayan insandır benim gözümde.
    Aşağı yukarı 60-70 senelik ömrünü ciğeri 5 para etmez, gözünü para hırsı bürümüş patronları memnun etmek yerine insanlığı ve bununla beraber kendini mutlu etmeye harcamalı adem oğlu.
    Stajyerlik ayrıdır, vasıflı bir insan olup vasıfsız bir insana verilecek maddi ücreti almak ayrıdır hocam.
    Vasıflı olduğunun kanıtıdır zaten stajını başarı ile tamamlamak.
    8 sene ilk öğretim, 4 sene lise, 4 sene lisans okuyacağım (kaldı* ki ben şu an doktora ve öğretim üyesi hayalim için çalışıyorum.)
    Giden maddi manevi metalardan sonra asgari ücrete, hatta daha altına ve 5 para etmezlerin 3 kuruş etmeyen sözlerine tama edeceğim, öyle mi?
    Mantık açısından baktığımızda uzun yıllar giden maddiyatı amorti dahi etmek için uzun yıllar çalışmak gerekiyor. Duygusal tarafından bahsetmiyorum bile. İnsan kendisine yediremez
    Aç kalmak alçalmaktan iyidir düsturunu hep aklımın bir köşesinde tuttum. Şükür ne alçaldım, ne aç kaldım.

    Değerli fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim, iyi forumlar hocam.
    Herkesin yapmak istediği, herkesin yapması gereken şeylerden bahsediyorsun ne kadar güzel..

    Fakat evdeki hesap genellikle çarşıya uymuyor. Bunu mutlu olarak yazmıyorum, üzülerek yazıyorum.

    Cümlenden aynen alıntı yapıyorum "5 para etmezlerin 3 kuruş etmeyen sözlerine tama edeceğim, öyle mi?"

    Hayalini kurduğun (kaldı* ki ben şu an doktora ve öğretim üyesi hayalim için çalışıyorum.) meslek için bu dediğini kaç kişi yapabiliyor. Yapan kazanıyor öyle mi? Üniversite sıralarından iki farklı bölüm için geçtim, hayalini kurduğun mesleği yapan yakın arkadaşlarım var, yapmak hayaliyle yanıp tutuşan belki de yeterlilikleri olmasına rağmen yapamayanlar da var. Üniversitelerde açılan kadroları vs. zamanı geldiğinde takip ettiğinde mülakatların sonuçları açıklandığında çok daha iyi anlayacaksın dediğimi.

    Ben mesleğimde çok şükür kazanıyorum. İsim yapacak kadar arkada param olduğu için kazanıyorum. Bazen param da yetmiyor, birileriyle en basitinden yemek yeme fırsatı bulduğum için kazanıyorum.

    Benden yeterliliği çok daha fazla olmasına rağmen, 2 ay para kazanamadığı zaman evin yolunu şaşıracağı için risk alamayan ve hayatı boyunca bu şekilde devam ederse benim kadar kazanamayacak insanlar var. Bu adama az para kazandığı için mi başarısız diyeyim, ben iş bitti mi dediğimde hemen yolluyorum dediği için mi başarısız diyeyim. Benim ona sorduğum gibi birisi de bana soruyor. Ben de hemen yolluyorum diyorum. Ben de başarısızım. O zaman parası olan başarılıdır. En çok parası olan en çok başarılıdır diyelim.

    Farklı noktalardan bakılmasını istedim konuya. O yüzden örnekler farklı yerlerden seçildi. Demem o ki herkes değerli olsa da herkesin şartları eşit değil.

    En başta söylediğimi tekrar söyleyeyim. Yazdıkların kişisel gelişim kitaplarında yer alacak cinsten. Kimse yanlış demez. Sadece uygulanabilirliğini tartışıyoruz. Senin uyguluyor olman, milyonların uygulayamıyor olması da pratikte yine sıkıntılar olduğunu gösterir.

    Son cümlendeki düstur da güzel. Ben aç kalmaktan hiç korkmadım. Büyük sıkıntılar yaşayacağım hiç aklıma gelmedi. Fakat bir gün Allah bunları da yaşayacaksın derse yine aç kalmaktan korkmam da çocuğumun bir şeyi eksik kalacak diye korkarım. O zaman da insanın aklına "yokluk mertliği bozar" düsturu gelir. İşin özeti insanları eleştiriyorsak, onların aldıkları kararı ve yürüdükleri yolu etkileyen yüzlerce etmeni de dikkate almak gerekir.
  • 03-12-2021, 04:41:10
    #18
    backlinkmatik.com
    hoca hangi dünyada yaşıyorsun sen ya? dünya devi firmalarda k*çına tekme vurulan adamların cvlerine bir baksana sen, okurken kör olursun adamlarda öyle bir özgeçmiş var yine de birileri tepkeyi koyabiliyor.

    sen o kadar kendini geliştirip kastıktan sonra gidip köy muhtarlıgında çalışmayacaksın sonuçta, yine skalandaki firmalar her türlü sana köpek çekecek mertebede olacak. kapitalizm böyle birşey

    yaşın kaç bilmiyorum, ama konularına bakılırsa yeni mezun gibisin. ben türkiye'de de yurtdışında da, mahalle arası firmasından holdingine 6 firma değiştirmiş birisi olarak şunu söyliyim : "yok öyle bir dünya"

    ben ne adamlar gördüm giderse firma ölür biter firmanın beyni şöyle iyi böyle fişek dedğim, 2 günde kapı dışarı edildiler. patronlar öyle bakmıyor çalışana, istatistikten ibaretsin güzel kardeşim. hiç bir patronun birinin peşinden kostugunu görmedim

    o nedenle böyle gaza gelip kendini yıpratma, hayal kırıklığın daha büyük olur. o özgüvene sahip olmak istiyorsan, kendi işini yapacaksın, kimseye eyvallahın olmayacak. istediğin işi yapabilecek, istediğin işi reddedebilecek lüksün oldugu zaman ancak o kadar kafan rahat olur. onu da tecrübe ettim. o özgürlüğü istiyorsan gerçekten, kimsenin 2 dudagında olmayacak kariyerin. diğer türlü ağzına kuş alıp amuda da kalksan, kapitalist düzende her zaman basit ve elde edilebilir olursun.

    Alıntı
    Giden maddi manevi metalardan sonra asgari ücrete, hatta daha altına ve 5 para etmezlerin 3 kuruş etmeyen sözlerine tama edeceğim, öyle mi?
    bu ülkede işsizlikten bunalıma girip intihar eden mühendisler var =) ben şuan maltadayım, geçen tanıştım, garson olarak çalışan tıp mezunu var burada türkiye'deki kötü şartlardansa burada bir düzen kurana kadar garsonluk yapmayı göze alan. mezun olunca hangi firmada çalışsam diye katalogdan iş bakıp da, 6 ay işsiz kaldıktan sonra 6 ayda sırf iş öğrencem diye ücretsiz çalışan mühendis arkadaşlarım oldu. yol yemek alıyordu sadece. mühendis diyorum bak, teknik üniversite mezunu adamlar bunlar. şu forumda editörlük yaparak geçimimini sağlamaya çalışan atanamayan öğretmenler, hatta yüksek lisans mezunları var.

    kısacası mecbur kalırsan öyle bir edersin ki güzel kardeşim. inş mecbur kalmazsın yanlış anlama, ancak bu kadar da büyük konuşma. akademik bazı başarılar saymışsın, benim eğitim öğretim hayatım pırıl pırıldı, seçkinliklerle doluydu, on numara okullardan mezun oldum on numara derecelerle, iş hayatında öyle bir çarpıldım ki, beklentilerle gerçekler painte yapıştırılmış mona lisa tablosu gibiyidi. sonrada senin hesapla, lan dedim keşke babam bana internet kafe açsaymış bu kadar para yatıracağına eğitimim için =) işler her zaman öyle yürümüyor, iş hayatında, kapitalist düzende çok başka parametreler var.

    bu kadar uzun uzun yazma nedenim, biraz gerçekci olman gerçeklere dönmen, sohbet edebildiğin kadar büyüğünle küçüğünle sohbet et, onların yaşamlarından kesitler dinle. yoksa fena çarpılırsın. yaptığın matematik, evdeki hesap çarşıya uymadı gibi çünkü.


    bir de millet yorum yapmış, şu şöyle de bu böyle. herkesin kafası sizin kadar rahat olamayabiliyor, insanların muhtaçlıkları var, hasta anası babası, çolugu çocugu var. a*asına küfür edilse duymamazlıktan gelip çalışmak zorunda olan insanlar var. hayat size oldugu kadar kolay değil bazılarına. kimseyi iş hayatında girdiği şebeklikler, verdiği tavizler için yaftalamayın, kimsenin içini bilemezsiniz. bunu bana bir yılbaşı eğlencesinde, sürekli kadehimi dolduran ve gecenin sonunda bana hayatımın derslerinden birisini veren garson bir kardeşim o kadar güzel öğretmişti ki, neyse o da başka hikaye olsun