hoca hangi dünyada yaşıyorsun sen ya? dünya devi firmalarda k*çına tekme vurulan adamların cvlerine bir baksana sen, okurken kör olursun adamlarda öyle bir özgeçmiş var yine de birileri tepkeyi koyabiliyor.
sen o kadar kendini geliştirip kastıktan sonra gidip köy muhtarlıgında çalışmayacaksın sonuçta, yine skalandaki firmalar her türlü sana köpek çekecek mertebede olacak. kapitalizm böyle birşey
yaşın kaç bilmiyorum, ama konularına bakılırsa yeni mezun gibisin. ben türkiye'de de yurtdışında da, mahalle arası firmasından holdingine 6 firma değiştirmiş birisi olarak şunu söyliyim : "yok öyle bir dünya"
ben ne adamlar gördüm giderse firma ölür biter firmanın beyni şöyle iyi böyle fişek dedğim, 2 günde kapı dışarı edildiler. patronlar öyle bakmıyor çalışana, istatistikten ibaretsin güzel kardeşim. hiç bir patronun birinin peşinden kostugunu görmedim
o nedenle böyle gaza gelip kendini yıpratma, hayal kırıklığın daha büyük olur. o özgüvene sahip olmak istiyorsan, kendi işini yapacaksın, kimseye eyvallahın olmayacak. istediğin işi yapabilecek, istediğin işi reddedebilecek lüksün oldugu zaman ancak o kadar kafan rahat olur. onu da tecrübe ettim. o özgürlüğü istiyorsan gerçekten, kimsenin 2 dudagında olmayacak kariyerin. diğer türlü ağzına kuş alıp amuda da kalksan, kapitalist düzende her zaman basit ve elde edilebilir olursun.
Alıntı
Giden maddi manevi metalardan sonra asgari ücrete, hatta daha altına ve 5 para etmezlerin 3 kuruş etmeyen sözlerine tama edeceğim, öyle mi?
bu ülkede işsizlikten bunalıma girip intihar eden mühendisler var =) ben şuan maltadayım, geçen tanıştım, garson olarak çalışan tıp mezunu var burada

türkiye'deki kötü şartlardansa burada bir düzen kurana kadar garsonluk yapmayı göze alan. mezun olunca hangi firmada çalışsam diye katalogdan iş bakıp da, 6 ay işsiz kaldıktan sonra 6 ayda sırf iş öğrencem diye ücretsiz çalışan mühendis arkadaşlarım oldu. yol yemek alıyordu sadece. mühendis diyorum bak, teknik üniversite mezunu adamlar bunlar. şu forumda editörlük yaparak geçimimini sağlamaya çalışan atanamayan öğretmenler, hatta yüksek lisans mezunları var.
kısacası mecbur kalırsan öyle bir edersin ki güzel kardeşim. inş mecbur kalmazsın yanlış anlama, ancak bu kadar da büyük konuşma. akademik bazı başarılar saymışsın, benim eğitim öğretim hayatım pırıl pırıldı, seçkinliklerle doluydu, on numara okullardan mezun oldum on numara derecelerle, iş hayatında öyle bir çarpıldım ki, beklentilerle gerçekler painte yapıştırılmış mona lisa tablosu gibiyidi. sonrada senin hesapla, lan dedim keşke babam bana internet kafe açsaymış bu kadar para yatıracağına eğitimim için =) işler her zaman öyle yürümüyor, iş hayatında, kapitalist düzende çok başka parametreler var.
bu kadar uzun uzun yazma nedenim, biraz gerçekci olman gerçeklere dönmen, sohbet edebildiğin kadar büyüğünle küçüğünle sohbet et, onların yaşamlarından kesitler dinle. yoksa fena çarpılırsın. yaptığın matematik, evdeki hesap çarşıya uymadı gibi çünkü.
bir de millet yorum yapmış, şu şöyle de bu böyle. herkesin kafası sizin kadar rahat olamayabiliyor, insanların muhtaçlıkları var, hasta anası babası, çolugu çocugu var. a*asına küfür edilse duymamazlıktan gelip çalışmak zorunda olan insanlar var. hayat size oldugu kadar kolay değil bazılarına. kimseyi iş hayatında girdiği şebeklikler, verdiği tavizler için yaftalamayın, kimsenin içini bilemezsiniz. bunu bana bir yılbaşı eğlencesinde, sürekli kadehimi dolduran ve gecenin sonunda bana hayatımın derslerinden birisini veren garson bir kardeşim o kadar güzel öğretmişti ki, neyse o da başka hikaye olsun