• 03-09-2021, 02:53:51
    #1
    Aslında evet bu sadece yaşadığımız coğrafyadan kaynaklı olmayıp, insansı olarak devamlı bir kaygı ve telaş içerisinde oluruz. Bu çok zengin olsanız da çok fakir olsanız da sahip olacağımız bir duygu. Ama bana daha çok yaşadığımız bir stres denk geldi ve çok saçma buldum, büyük ölçüde de bundan kurtuldum, kurtulmaya devam ediyoruz.
    Aslında bizim en büyük stresimiz, stres ettiklerimize kaygı duymamız. Örneğin, X kişisine ait olan bir eşyayı bir şekilde kaybettiğimizi düşünelim ve bu kişiye 1 hafta sonra teslim edeceğimizi. Sadece bir hafta boyunca bu işin maddi manevi boyutunun yanında stresi ve kaygısını çekiyoruz. Halbuki X kişi ile görüşüp ben senin eşyanı kaybettim, bunun için ne yapabiliriz deyip direk çözüm ve sonuca ulaşmaya çalışsak hayat daha bir yaşanabilir olacaktır diye düşünüyorum herkes için.
    Sadece olumsuz durumlar karşısında değil tabi, bazen bir girişim, bir duygusal açılımda da öyle. Lisede bir kız benden hoşlanıyormuş, bende hoşlanıyordum ama bastırılmış duygulara sahip olduğum için kendimi ifade edememiştim ve kız buradan göçene kadar da bu kıza duygularımı lanse edemedim. Onunda benden hoşlandığını bir ara eski lise arkadaşım ile çay içerken öğrendim. Eğer söylesem mi kaygısına düşmek yerine, en fazla red edilirim düşüncesinde olsaydım sadece bir günlük strese sahip olacaktım. Fakat lise bitene kadar, duygularımı ifade etme stresi ile yaşadım.
    Site para mı kazandırıyor? Aç gitsin. E-ticarette büyük paralar mı dönüyor, toptancı bul gitsin. Borcun var ödemeye imkanın mı yok, alacaklı ile konuş gitsin.
    Ama bir şekilde hayatınızda ki stresi azaltın gitsin...
  • 03-09-2021, 02:57:01
    #2
    Aynen katılıyorum güzel anlatım olmuş
  • 03-09-2021, 03:31:44
    #3
    Üyeliği durduruldu
    Hocam aslında anlatmak istediğiniz tam olarak kafada sürekli kurgulama ve kurguladığımız şeylerin bii strese sürüklemesi gibi. Aslında çözümü de bi o kadar basit. Ben 21 yaşındayım neredeyse 2 sene önceye kadar bu durumu oldukça sık yaşıyordum. Yani örneğin birisiyle tartışınca gece veya çok alakasız bir yerde o tartışma aklıma gelirdi keşke şöyle deseydim böyle deseydim veya şöyle yapsaydım şunu yapsaydım şunu yapmasaydım gibisinden. Konu ve zaman değişgenlik gösterebilir fakat hemen hemen her zaman aynı sonuç olurdu. Bir gün olaylara anlık tepkiler vermeye başladım sinir olunca bağırıp çağırıp artık o olayı unutmaya başladım. Sevmediğim birisi yanımda olunca direk uzaklaşırdım. Başkaları ne yapmış ne etmiş bana ne der bunları umursamamaya başladım. Bana göre en önemli ve hassas bir olay olarak din gibi kavramları çok umursamamaya başladım yani bir nevi rafa kaldırdım. Farkettim ki eskisinden çok daha rahatım. Tamam yine bazı kaygılarım var ve her zaman olacak buna bir çare yok + üstüne bu kaygılar genelde coğrafyadan kaynaklı olduğu için bu bütün herkeste var. Ama kişiden kişiye değişen kaygılardan çoğunluk olarak kurtuldum denebilir. 2 sene önceye göre ne akraba ne tanıdık ne arkadaş ne işte ne bileyim şu ne der bu ne der veya işte şu günah bu sevap bunlardan tamamen sıyrıldım. İnsanlar her zaman canını sıkar ve bunu değiştiremezsin. Bu yüzden çevre olayları umursamamak lazım. Buna benim görüşümce din gibi kavramlar da dahil edilmeli.
  • 03-09-2021, 03:38:04
    #4
    weondie adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam aslında anlatmak istediğiniz tam olarak kafada sürekli kurgulama ve kurguladığımız şeylerin bii strese sürüklemesi gibi. Aslında çözümü de bi o kadar basit. Ben 21 yaşındayım neredeyse 2 sene önceye kadar bu durumu oldukça sık yaşıyordum. Yani örneğin birisiyle tartışınca gece veya çok alakasız bir yerde o tartışma aklıma gelirdi keşke şöyle deseydim böyle deseydim veya şöyle yapsaydım şunu yapsaydım şunu yapmasaydım gibisinden. Konu ve zaman değişgenlik gösterebilir fakat hemen hemen her zaman aynı sonuç olurdu. Bir gün olaylara anlık tepkiler vermeye başladım sinir olunca bağırığ çağırırdım. Sevmediğim birisi yanımda olunca direk uzaklaşırdım. Başkaları ne yapmış ne etmiş bana ne der bunları umursamamaya başladım. Bana göre en önemli ve hassas bir olay olarak din gibi kavramları çok umursamamaya başladım yani bir nevi rafa kaldırdım. Farkettim ki eskisinden çok daha rahatım. Tamam yine bazı kaygılarım var ve her zaman olacak buna bir çare yok + üstüne bu kaygılar genelde coğrafyadan kaynaklı olduğu için bu bütün herkeste var. Ama kişiden kişiye değişen kaygılardan çoğunluk olarak kurtuldum denebilir. 2 sene önceye göre ne akraba ne tanıdık ne arkadaş ne işte ne bileyim şu ne der bu ne der veya işte şu günah bu sevap bunlardan tamamen sıyrıldım. İnsanlar her zaman canını sıkar ve bunu değiştiremezsin. Bu yüzden çevre olayları umursamamak lazım. Buna benim görüşümce din gibi kavramlar da dahil edilmeli.
    Din hariç diğer hususlarda size katılıyorum. Din konusunda katılmama sebebim ise bir çok insan üstesinden gelemediği veya yapamadığı şeyi eksik görür veya karşı tarafa atar sorumluluğu/suçu. Şahsım olarak yıllardır muhafazakar kesim içerisindeyim çevremde 7'den 70'e her fikirden insan mevcut zerre stres,sıkıntı veya kaygısal bir durum içerisine girmedim. Çünkü, bir görev mantığı ile din yaşanırsa ( uleyn işe geç kaldım patron ne der ) gibi bir stres yaşanır. Ama manasını bildiğin bir dini yaşarsan yaptıkların huzur verir. Umarım sizi anlamışım ve doğru da anlatabilmişimdir.
    Dinden ziyade siyaset en büyük strestir. Bundan uzak durun. Çünkü, siyasi sempatizanlık yapan kesimlerin büyük çoğunluğu cahilliklerinden dolayı sempatizanlık yapar vatan sever olduklarından dolayı değil. Bu sebeple bu insanlara ak ile karayı anlatamazsınız. Anlatsanız da ak'a kara, kara'ya ak diyecek bir kılıf her daim bulurlar.
  • 03-09-2021, 03:39:17
    #5
    Üyeliği durduruldu
    Şöyle de bir örnek verebilirim en belirgin bir şekilde. Benim gibi siz de türkiyede yaşıyorsunuz belli ki. Bizim ülkeye has kaygılarımız var mesela en belirgini ekonomi diyebilirim. Böyle olanların önüne geçmek çok zor olduğu için bunları doğal olarak karşılamak lazım. Ama bunun dışında özel kaygılarınız varsa bu tamamen sizden kaynaklı. Mesela birisine değer verirsiniz, ona yardım edersiniz ama bir süre sonra farkedersiniz ki o kişi sizi enayi yerine kullanmış. Benim böyle şeyler genelde başıma gelmez son 2 senedir çünkü kimseye ne güvenirim ne yardım ederim ne de karşılık beklerim. Ben sorunlarımı tek başıma çözebiliyorsam onlarda tek başına yapsın kafasıyla bakarım. He bunun yan etkileri de şu şekilde eğer akrabalarınıza aileniz veya siz bağlıysanız aynı durumu akrabalarınıza da göstermeye başlıyorsunuz bir müddet sonra. Yani onlara da yardım etmiyorsunuz, yaşantılarını umursamıyorsunuz kısacası kendinizi kullandırtmıyorsunuz. Bunun yan etkisi akrabalar sürekli konuşur. G*tü kalkmış, adam olmuşta bizi küçümsüyor, bizim zamanımızda şöyleydi böyledi gibisinden. Mesela bunları da umursamayacaksınız. Benden sizene a* diyip geçeceksiniz. Böyle böyle kaygılar bir bir eksiliyor. Ben 2 senedir bu şekilde eksilttim. Bir süre sonra zaten kaygı kavramı kendini dert kavramıyla yer değiştiriyor kaygılarınız azalıyor artık dertlerle uğraşmanız gerekiyor. Yani bi çukurdan çıkıp diğer çukura düşüyorsunuz
  • 03-09-2021, 03:42:51
    #6
    Anlatmaya çalıştığınız şeyin adı anksiyete ve evet, yaşadığınız sorunlarda hissettiğiniz endişe düzeyi belli seviyenin üzerindeyse ve süreklilik arz ediyorsa yardım alınması gerekiyor ve ciddi bir problem.

    Ama sebeplerine diğer açıdan bakacak olursak da toplumumuzun tamamına mal olmuş ekstra bir "gelecek kaygısı" ile büyüyoruz ve anksiyete eşiğimiz de otomatik olarak düşüyor, atlatması her zaman elimizde olmadığı gibi (nasıl her bekleyen kırık düzgün kaynamıyorsa) yardım almaktan da çekinmemeliyiz.
  • 03-09-2021, 03:45:47
    #7
    Üyeliği durduruldu
    Eyupoglu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Din hariç diğer hususlarda size katılıyorum. Din konusunda katılmama sebebim ise bir çok insan üstesinden gelemediği veya yapamadığı şeyi eksik görür veya karşı tarafa atar sorumluluğu/suçu. Şahsım olarak yıllardır muhafazakar kesim içerisindeyim çevremde 7'den 70'e her fikirden insan mevcut zerre stres,sıkıntı veya kaygısal bir durum içerisine girmedim. Çünkü, bir görev mantığı ile din yaşanırsa ( uleyn işe geç kaldım patron ne der ) gibi bir stres yaşanır. Ama manasını bildiğin bir dini yaşarsan yaptıkların huzur verir. Umarım sizi anlamışım ve doğru da anlatabilmişimdir.
    Dinden ziyade siyaset en büyük strestir. Bundan uzak durun. Çünkü, siyasi sempatizanlık yapan kesimlerin büyük çoğunluğu cahilliklerinden dolayı sempatizanlık yapar vatan sever olduklarından dolayı değil. Bu sebeple bu insanlara ak ile karayı anlatamazsınız. Anlatsanız da ak'a kara, kara'ya ak diyecek bir kılıf her daim bulurlar.
    Doğru anlamışsınız hocam tabi bu benim kendi yorumum her insanın doğrusu yanlışı farklıdır. Dininize bağlı olun buna zaten saygı duyarım. Ama beni asıl dinden uzaklaştıran etkenler genelde baskıcı insanlardır. Ben önceden şu halime göre çok muhafazakardım bir süre sonra baktım ki wtf?. Yakınlarımdan örnek vereceğim veya tanıdığım insanlardan;
    Dayılarım birer yav***tır afedersiniz yıllarca bir dayım babama sövdü saydı inanılmaz iftiralar attı ama ağzından namazı niyazı düşürmedi. Ormandan geçer ağaç kesip götürür yani bir nevi çalar. Sonra gider çaldığı ağacı satar. Sürekli tövbe eder ama tövbesinden önce ana avrat bacı ne varsa sayar. Öyle paranın a****yim der ama gider öyle paranın peşinde koşturur ( kötü paradan bahsediyorum ) alkol haram şöyle böyle der ilk beleş bulduğunda anasını ağlatıncaya kadar içer yeter ki başkasından olsun. Bir diğer dayımı anlatmaya r10un konu uzunluğu yetmez. Tabi daha bunun amcası, halası, teyzesi, babane, ananei dedeler, komşular, tanıdıklar ühüüü say say bitmez. Ben hepsinin ne b*k olduğunu bildiğim için din bana çok itici gelmeye başladı sanki insanlar önce suçu işleyip sonra namaz kılı bir nevi sevapla günahı nötrlediklerini düşünüyorlar. Bende böyle olmaması için bu ve bunun gibi insanlar olmamak için kendime en doğru seçim olarak dinden birazda olsa uzaklaşmayı seçtim ve şuanlık memnunum