• 14-12-2020, 19:38:04
    #10
    zAHo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İki alanda da profesyonel olma yolunda ilerleyen bne
  • 14-12-2020, 20:14:11
    #11
    40 yaşından sonra yazılımcı olmayı değil yönetici olmayı hedeflemeniz gerekiyor.
    Yazılım kendinizi update etmeniz gereken bir sektör.
    İnsanın 40 yaşından sonra özellikle öğrenebilme kapasitesi azalıyor.
    Yeni çıkan dilllere, frameworklere adapte olma süreniz uzar.
    Yazılım gibi sürekli kendinizi güncellemeniz gereken, 4-5 senede bildiklerinizin çöp olabildiği bri sektörde 40 ından sonra tutunmak zor.
    O yüzden 40 ından sonrası için kendinizi proje yöneticisi, ya da yönetici pozisyonlarına hazırlayın.
    Yazılım hazırlamak yerine yazılım hazırlayanları yönetmek için de birileri gerekecek.
    Networkünüzü ve ilişkilerinizi buna göre kurun.
    Ama 40 ına ulaşan her yazılımcı yönetici olamayacak.
    O yüzden bahsedilen konu son derece doğru.
    Eğitim insanın yaşı ilerledikçe zorlaşır.
    Yaş ilerledikçe yeni bir dili iyi şekilde öğrenmek demek daha önce bildiği dillerin zayıflamasına neden oluyor.
    Yaşım 40 tecrübe ile söylüyorum bunu size.
    50 den sonra işiniz çok daha zor.
    O yüzden bu ciddi bir sorun olarak Türkiye'de de yaşanacak.

    Çünkü yaşlı bir beynin genç beyne fark atabileceği tek konu deneyimdir.
    Oysa yazılım teknolojileri sürekli güncellendikleri için kodlama dilleri, kodlama desenleri, yazılım mimarileri değişir.
    Bu sektörde deneyimden ziyade adaptasyon avantajdır. Ve yaşlandıkça adaptasyon yeteneği azalır. Enerji düşer.
  • 14-12-2020, 20:18:49
    #12
    Daha dün bu yazıyı okudum.


    https://hackernoon.com/syk-houdeibs-...ge-39-sr6f3t8n

    adam ilk kez 39 yaşında html kodunu yazmış.
  • 14-12-2020, 20:22:10
    #13
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    50 den sonra işiniz çok daha zor.
    O yüzden bu ciddi bir sorun olarak Türkiye'de de yaşanacak.
    Aslında bu konu TÜM beyaz yakalılarda bir sosyal kaos olarak ortaya çıkacak yakında.

    Son 10-15 yıldır Türkiye'de hiç olmadığı kadar büyük bir beyaz yaka sınıfı gelişti ve eski nesilden farklı olarak 65'de emekli olmaları bekleniyor.
    Firmalar satış, bankacılık gibi konularda da 45'den sonra acımasızlar.
  • 14-12-2020, 20:56:43
    #14
    gentleRain adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında bu konu TÜM beyaz yakalılarda bir sosyal kaos olarak ortaya çıkacak yakında.

    Son 10-15 yıldır Türkiye'de hiç olmadığı kadar büyük bir beyaz yaka sınıfı gelişti ve eski nesilden farklı olarak 65'de emekli olmaları bekleniyor.
    Firmalar satış, bankacılık gibi konularda da 45'den sonra acımasızlar.
    Maalesef son derece haklısınız.
    Askerdeyken şafak kaç diye sorulan yeni askerler şafak karanlık derlerdi.
    Bizim de emekliliğimiz karanlık.
    Önce emeklilik yaşı arttırıldı, sonra kıdem tazminatı gibi işten atılmayı zorlaştıran konularda işçi aleyhine düzenlemelere gidiliyor.
    Bizim jenerasyonun 55 olmadan 2 ev alması ve 25-30 sene özel emeklilik sigortası yatırması lazım.
    1 evde yaşayıp, diğer evi kiraya verip, özel emeklilik ve normal emeklilik maaşı ile ortalama bir hayat sürülebilir.
    Sosyal güvenlik sistemi çökecek çünkü nüfus artış hızı düşüyor.
    Bizim gibi ülkelerde devlet size yatırdığınız primi değil, emekli olduğunuzda prim yatıran çalışanların primini ödüyor.
    Biz emekli olunca çalışırken aldığımız maaşın %45-60 arasında emekli maaşı alacağız.
    Bu para ile açlık sınırında bile yaşanmaz.
    Ve emekli maaşı alan büyük bir nüfus, sigorta primi ödeyen küçük bir nüfus olacak.
    Devlet kısa süreli çalılmaya izin verdiği, ve işten çıkarma konusunda işçiye yüksek tazminat hakları tanımadığı sürece 50 yaşını geçen herkes işten çıkarılır.
    Çünkü 50 yaşını geçince lastik patlar. Gençken ayakta geçirdiğiniz grip 1 hafta yatağa düşürür.
    Bir gün prostat olursunuz bir gün anjiyo. Enerji düşer.
    Özel sektörde bir senede 3 kez rapor alın kapının önüne koyarlar.
  • 15-12-2020, 15:09:45
    #15
    Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD gibi yerlerde contracted yazılımcı olma seçeneği var. 50-60 yaşlarında hala contracted çalışanlar var.

    Adam diyor ki: 6 ay sürecek bir projem var, günlüğü 900$ ödeyeceğim.
    İki taraf da risk alıyor. Yazılımcı az çalışıyor belki ama 2-3 kat fazla kazanıyor.
    Firma sadece 6 aylık iş için yazılımcı barındırmamış oluyor ama çok ödüyor.

    Türkiye'de 2 sene bir firmada çalıştığında bile IK'cılar neden ayrıldın diye sorular soruyorlar. Türkiye'de 6 aylık projede çalışmış insanı kimse görüşmeye çağırmaz.
    IK'cıların yazılım sektörüne bakarken kalıplaşmış düşünce yapıları var. Herkesi bankacılar giib 10 yıl bir firmada çalışması gerek sanıyorlar. Bizim sektörde 2 yıl bile büyük mucizedir.

    Saatlik çalışma diye bir kavram var ki burada hiç oturmaz. Sen diyorsun ki saatim 30$, her hafta yaptığın işleri listeliyorsun ödeme alıyorsun.
    Bu sistem de Türkiye'de oturabilecek bir sistem değil.
  • 15-12-2020, 17:15:30
    #16
    Uzun yazmıştım ama tarayıcı hatası nedeniyle silindi.
    Şimdi kısasını yazıyorum.

    Benim gözlemin;
    - Ya yönetici olun.
    - Ya çalıştığınız firmada kullanılan iskeleti sağlayan teknolojilerde uzman olun.
    - Ya çalışırken, freelance hizmet vermeye başlayın. Şahıs şirketiyle hizmet vermeye geçersiniz, işsiz kalırsanız.
    - Ya yurt dışına çalışmaya gidin, süreyi uzatın. Gelir imkanları daha iyi olduğundan yaşlanınca birikim olur.
    - Ya da genç yaşta işletme kurun ve işleri büyütün.

    Onlarca yol var ama hepsinde gerekli olan sürekli gelişim ve yeni teknolojilere adaptasyon. Senior yani uzman seviyesinden bir tık düştüğünüzde risk artıyor.

    Bir de imkanınız olursa mutlaka evinizi almaya ve biraz birikim yapmaya bakın. Emekli maaşı yetmiyor, bir şekilde emekli olunsa bile.
    Sokakta kalmak dışında her şey bertaraf edilebilir bir şekilde hayatta, ufak seviyede borç harç kredi vs ile.

    İyi bir yazılımcı her zaman iş bulabilir veya freelance karnını doyurabilir bana göre.
    Zor olan tasarımcının ve yöneticinin işi bu sektörde.

    Başarılar diliyorum.