• 11-11-2020, 21:49:55
    #64
    profweb adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Neden İslam'ı seçmelidir bir kişi?

    Lütfen birbirimize sataşmadan, mantıklı cümlelerle bilgilerinizi aktarırsanız çok memnun olurum.

    İnsani şekilde konuşup tartışalım.
    O kadar kolay bir soru ancak cevabı çok zor sebebi sana yazılacak mesajın içindeki bir kelime seni soğutabilir hatta tiksindirebilir. Bence alanında gerçekten uzman biri sana bilgi vermeli buradaki insanlar eğer konu hakkında yetkin değilse sadece fikir vermeli. Ben hep bir Allaha inandım hep bir islami inancım oldu ancak tam yerine getirip getirmediğim kendi açımdan sorgulanır.

    Ancak sana şöyle bir fikir verebilirim, bir din düşün ilk vahisi "Oku". Kuranın temelide aslında buna bakış açına bağlı bazısı okuyu sadece oku, bazısı oku yorumla bazısı oku körü körüne sorgulamadan uygula bazısı bilmediğin dilde oku sevap diye algılar. Bence oku yorumla ama teker teker yorumlama hepsini bağdaştırarak oku. Savaş, öldür, vur kelimeleri var bunlar yalan değil ama bunları özetleyen çok güzelde bir kelime var.

    - Bana karşı görevlerini yerine getirmezsen gel, tövbe et der, çünkü o senle Allah arasındandır.
    - Ancak kul hakkına girme çünkü kul hakkına girersen o kulum senden hakkını ister o affetmezse ben affetmem der.

    Nefsi müdafaa da kendini koru ancak kötülük yapma anlamına gelir bu.

    Okuduğunu anlaman okuduğunu bir birine bağlaman ve temiz kafayla düşünmen gerçekten çok önemli bu sorularının cevabı değil ben sana sadece nasıl bakman gerektiğine karşın bir fikir vermeye çalıştım. Buralarda arama cevabı çünkü inan seni tatmin edecek bir şey bulamayacaksın. En doğru tesfir denki tarafısz bir tesfir bulmanı öneririm çünkü meallerin çoğunluğu tesfirdir bence bul ve oku. Umarım kendin için en doğru kararı verirsin.
  • 11-11-2020, 21:54:37
    #65
    ejder024 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Müslümanlığı seçebilmen için önce ona layık olman gerekir. Zira Müslüman için çok mantıklı gelen ayetler sureler Müslüman olmayan birine çok mantıksız gelebilir. Çünkü o kişi okuduklarını kendi zekasına göre değerlendirir. Kafası çok basit olan bir insan basit düşünür ve basit şekilde yazılmış yazılar olarak görür ve inanmaz.
    Sonuç gerçek dini bulman için önce onu anlayacak kapesite, beyinin olması lazım. Sonrası basit zaten çorap söküğü gibi gelecektir.
    konunun muhtemelen en boş yorumlarından birisi bu olabilir. neymiş okuyan kişi o yazıyı kendi zekasına göre değerlendirirmiş de düz bakarmış da. aynen hocam inananların tümü üstün zeka iken sorgulayan, mantıksız bulduğu yerleri ifade edenler düz zekalıdır, siz herkesten üstünsünüz falan filan. ne dense boş

    şimdi geçenlerde instagram üzerinden biriyle daha bu tip bi mevzu konuşmuştuk. buraya da aynı hikayeyi aktarayım.

    öncelikle, bakmanız gereken mesele şu. koca kainatta, onca yer, dil, bölgenin olduğu dünyada nasıl oluyor da 3 büyük din tek bir adamın soyundan gelebiliyor. bunu bi sorgulayın. hz ibrahim. kimdir bu adam. nasıl oldu da bir oğlu ismail arapların atası, diğer oğlu ishak(diğer adıyla israil) , israiloğullarının atası olabildi. hz isa da yine kökünde kudüs yakınlarında dünyaya gelen bir yahudidir. dileyen bunları araştırabilir. yani 3 kutsal kitabın yaratıcısı da aynı isimle bi şekilde bağlantılı. bu cepte.

    şimdi günümüzün en zengin ailelerinden rotschild hanedanlığına gidelim. rotschild ailesini hiç duymadıysanız bunları da güzelce araştırın. kendileri yahudi banker ailesidir. 1700 lü yılların sonlarına gidelim ardından. adamımız "
    Mayer Amschel Rothschild " . bu adamın 5 oğlu var. 5 oğlunu da dünyanın farklı bölgelerine gönderiyor ve bu çocuklar oralarda finans gücünü, kapitali ellerine alıyor. tanıdık geldi mi?

    şimdi kafanızı kaldırıp dünyaya şöyle geniş perspektiften bir bakın. google ından twitter ına youtube una facebook una silah sanayiisinden sağlık endüstrisine, gıdaya, elektroniğe, bankacılığa, petrole, tarıma, plasitğe, +18 endüstrilere, aklınıza gelebilecek hemen her konudaki en tekel firmalara bi yoğunlaşın. bunların %60-70 inden fazlasını yahudiler idare ediyor. yani dünyadaki kapital gücün tamamına yakını bi şekilde ya ellerinde ya kontrolleri altında. sizce günümüzde, böylesine gelişmiş bi çağda gücü ellerinde tutup diledikleri algıyı yönetip yönlendirebilen bu adamlar, geçmişte benzer bi senaryo kurmuş olabilir mi, olamazlar mı. bunu iyice bi düşünün.

    özetle. hiç bi şeye körü körüne, sırf şans eseri doğduğunuz rastgele bi coğrafyanın inanışı oydu diye bağlanmayın. kendi mantıklarınızla ilerleyin, düşüncelerinizi de mantık çerçevesinde savunun. aksi halde ignorance her daim is bliss tir. gözü kapar, kulağı tıkar, düşüncelerinize karşıt görüş sunan herkese sen düşük zekalısın der, kafirsin şusun busun der geçersiniz. üzücü olur bu da. sizin için olmasa bile size maruz kalanlar için üzücü olur.

    başlıktaki soruya cevap vermek gerekirse; araştırmaların neticesinde olmanı gerektiren " çıkar ilişkisinin olmadığı, saf bağ ile inancın tesis edileceği " bi ortam gelişmiyorsa, olmanın manası yok. bu kadar basit. inanıyorum diyenlerin çoğu önceki yazılarda da belirtildiği gibi " ölüm var " maksadıyla inanıyodur zaten. paçayı yırtmak için. çıkar ilişkisi kısaca.
  • 11-11-2020, 21:59:20
    #66
    Uzun uzun anlatmak isterdim fakat güzel bir kaynak varken alıntıladım. Umarım faydası dokunur.

    İslam dini, insanın hem ruhi, hem de maddi refahını temin edecek bir ahlak getirmiştir. Bu mukaddes din, sadece, fert ile Allah arasında rabıta kurmakla kalmayıp, fertlerin birbirlerine, hatta insanlık camiasına karşı haklarını ve vazifelerini şümullü olarak tanzim eder, hep ileriyi gösterir, ileriyi ister ve ilericidir. İlericiliğin ve dinamizmin mümessilidir. Bu din, insan ruhunu ve bütün insanlığı, saadete kavuşturacak prensiplerden ibarettir. İslamiyet’te sınıflaşma yoktur. Herkes aynı haklara, aynı itibarlara sahiptir. Ferdin, muayyen bir topluluğun, hatta yalnız Müslümanların değil, bütün insanlığın, hür ve medeni bir hayat seviyesine ulaşmasını emretmekte, bunun için de, sosyal adaleti esas tutmaktadır.
    İslam dini, ırk, milliyet, siyasi inanç, lisan ve tahsil seviyesi ayırt etmeksizin, her insanın şeref ve itibarına hürmet ettiği için, yabancılar arasında Müslümanlık yayılmaktadır.

    Yabancıların Müslüman olma sebepleri
    Sual: Dinimizin diğer dinlerden farkı nedir? Yabancıların Müslüman olmalarına sebep olan şeyler nelerdir? İslamiyet’i kabul edenler genel olarak dinimiz hakkında ne diyorlar?
    CEVAP
    Birçok diplomat, devlet, ilim ve fen, hatta din adamlarının Müslüman oluşları, İslamiyet’in büyüklüğüne hayran kaldıklarındandır. Misyonerler, milyarlar harcayarak Hristiyanlık propagandası yapıyorlar. Halbuki propagandasız birçok yabancı, İslam’ı seçmiştir.

    İslamiyet ilim ve akıl dinidir. Dinlerini değiştirip Müslüman olan insanların çoğu, ilim adamı ve araştırmacıdır. İslam’ı inceledikten sonra Müslüman olmuşlardır.

    Bu sebeplerin birkaçı şöyle:
    1- İslam’da tek ilah vardır. Hristiyanlıktaki üç tanrı inancı, ilim sahiplerince saçma görülmüştür.

    2- İslam, sadece ahiret saadetini değil, dünyada da mutlu yaşamanın yollarını bildirmiştir.

    3- İslam’da, her çocuk günahsız doğar. Hristiyanlıkta ise, günahkâr doğar. Bu da, akla, ilme, aykırıdır.

    4- İslam’da, ibadetlerin mabedde yapılma şartı yoktur. Her yerde ibadet edilebilir. Hristiyanlar, kilisede putu, papazı aracı yaparak ibadet eder.

    5- İslam’da günahları yalnız Allah affeder. Hristiyanlıkta, güya papazın, günahları affetme ve dinden çıkarma yani aforoz etme gibi yetkisi vardır.

    6- Yahudi kendini asil bilir. Hristiyan ise, zenciyi aşağı görür. İslam’da ise ırk, renk ve dil ayrımı yoktur.

    7- İslam’da bütün Peygamberler beşer, yani insandır. Ancak seçilmiş, günahsız insandır. Hiç kimse, diğerlerinin günahını çekmez. Hristiyanlıkta, Hazret-i İsa Oğul tanrıdır, günahkârların affolması için çarmıhta ölmüştür. Bu da akla ve ilme aykırıdır.

    8- İslam’da hurafe yoktur. Diğer dinlerde ateşe, güneşe, taşa, heykele tapılır.

    9- İslam’da, (Dinde zorlama yoktur) düsturu vardır. Hiç kimse dine girmeye zorlanmaz. Hristiyanların dine sokmak için yaptıkları işkenceler ve mezhep kavgaları meşhurdur.

    10- İslam, iç temizliği yanında, dış temizliğe de çok önem verir. Meşhur Versay Sarayında yıllarca bir hela yoktu.

    11- İslam, sömürüyü reddeder. Bunun için kapitalizmi, komünizmi kabul etmez. İslam hariç, hiçbir dinin ekonomi sistemi yoktur. Bugün Hristiyan ülkelerde kapitalizm hakimdir.

    12- Müslümanların geri kalışları sebebi, dinlerinin icaplarına uymamalarındandır. Hristiyanların maddi refaha kavuşmaları ise, dinlerinden uzak kalmalarındandır. Müslümanlıkta cahil olan dinden çıkar, Hristiyanlıkta ise, âlim olan Hristiyanlığı bırakır.

    13- İslam’da, alkol, uyuşturucu ve kumar haramdır. Zinanın cezası ise, ağır olduğu için, fuhuş yaygınlaşamaz. Hristiyan Batı, fuhuş bataklığı içindedir.

    14- İslam, en yeni ve en son dindir. Kur'an-ı kerim, günümüze kadar hiç bozulmadan, bir kelimesi bile değişmeden gelmiştir. Halbuki İncillerin birbirini tutmadığını herkes bilir.

    15- İslam, kadınlara çok kıymet vermiş, onlara en büyük hakları tanımış, (Cennet anaların ayağı altındadır) buyurmuştur. Diğer dinlerde böyle bir şey yoktur.

    16- İslam dini, bir milletin, bir ırkın değil, bütün insanlığındır. Allahü teâlâ, Rabbülâlemin’dir, yani bütün âlemlerin Rabbidir.

    17- İslam’da, bütün Müslümanlar kardeştir. Allah huzurunda herkes eşittir. Namaz kılarken; komutan ile er, zengin ile fakir, beyaz ile zenci Müslüman yan yana durup birlikte secde ederler.

    18- İslam’daki ibadet saatleri muayyen olduğundan, Müslümanların hayatları düzenli ve intizamlıdır. Bunun için, gerçek Müslüman, bir asker gibi disiplinlidir. Yılda bir ay tutulan oruç, iradenin kuvvetlenmesini sağlar ve nefse hakim olmayı öğretir.

    19- İnsanların öldükten sonra ne olacaklarını, ahiret hayatını, hallerini hiçbir Hristiyan din adamı izah edemez. Bazı papazlar, Hazret-i İsa’nın gökte krallık kuracağından bahseder. Halbuki ahiret hayatını, Cenneti ve Cehennemi, en güzel ve en mufassal şekilde izah eden din, İslamiyet’tir.

    20- İslamiyet’te her şey açıktır. Diğer dinlerde olduğu gibi (sır) kabul edilen akideler yoktur.

    21- İslamiyet, iktisadi bakımdan kapitalist ve komünist düşünceleri reddeder. Fakiri korumuş, zengini de kötülememiştir. Zenginlerin, fakirlere zekat ve sadaka vermesini emretmiştir. Ayrıca dünyadaki çeşitli millet ve ırklara mensup Müslümanları bir araya getirerek Hac gibi, dünyada en mükemmel sosyal nizamı tayin etmiştir.

    22- İslamiyet, temizliğe çok önem veren bir dindir. İbadete başlamadan önce, vücut temizliğini emreden yegane din, İslamiyet’tir. Diğer dinlerde böyle bir şey yoktur. İslamiyet’te, ibadetler kısa olduğu için, bunlar günlük hayat üzerinde aksi bir tesir yapmaz.

    23- Hristiyanların hiçbir zaman yapmadığı hilm, yardım ve merhamet gibi iyi huylar, yalnız Müslümanlıkta vardır. [İslamiyet’ten uzak yetişen gençler, beraber yemek yedikleri zaman, Alman usulü olsun, herkes kendi yediğini versin derler.]

    24- İslamiyet, fakirlere, kimsesizlere, misafirlere ve hangi dinden olursa olsun, yabancılara yardım etmeyi hatta hayvanlara iyilik etmeyi emreden tek dindir.

    25- İslamiyet, ruh ve beden temizliğidir. Bu ikisini eşit tutar. İslamiyet’te, sevgi, güler yüz, tatlı söz, dürüstlük ve iyilik etmek vardır.

    26- İslamiyet, insanları, çalışmaya, faydalı şeyleri öğrenmeye, önce kendi aklı ve gayreti ile iş görmeye başladıktan sonra, Allah’tan yardım istemeye davet eder. (Bir saat tefekkür ve faydalı iş görmek, bir sene nafile ibadete eşittir) diyen başka bir din yoktur.

    27- İslam, din, ırk farkı gözetmeksizin mutlak adaleti emreder.

    Not: Alıntıdır.
    https://m.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=576
  • 11-11-2020, 22:01:31
    #67
    gencbeyin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bin tane din var, en azından biri ile şansını denemiş olursun. en hızlı yayılan dini tercih et. milyonlarca insan yanılıyor olamaz.
    Dünyada en çok kitleye sahip olan din Hristiyanlıktır
  • 11-11-2020, 22:04:50
    #68
    "Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu evren hâkimsiz olur?"

    İşte bu yüzden müslüman olmalısın kardeşim...
  • 11-11-2020, 22:07:34
    #69
    profweb adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ateist değilim, bir yaratıcıya da inanıyorum, ancak dinler konusunda sorgulayıcıyım. Sadece yalnızca Tanrı'ya inanmak yerine neden birde İslam'a ve Kuran'a inanmalıyım, bunu arıyorum.
    Hocam zamanında bende çok kapıldım bu düşüncelere derin derin araştırdım ama inançlıydım ve inançlıyken sorguluyordum iyi niyetli olarak. Yaratıcının varlığına inanıyorsunuz ne güzel, peki kuranda geçen mucizeleri incelediniz mi hiç? Mesela kuranda yazıp günümüzde ortaya çıkan bilimsel gerçekler? Akabinde peygamber efendimizin yine sünnetlerini uygulamanın bir çok faydaları? Emin olun müslümanlıkta tek kusur bulamazsınız. Size kısa bir yazı bırakıyorum bilimsel olarak peygamber efendimiz s.a.v sünnetleri hakkında.

    )TEHECCÜD NAMAZINA KALKMAK: Kesintisiz uyunan uzun gece uykuları damarlarda vazodilatasyona neden olmaktadır. Uykumuzun ortasında kalkarak el ve yüzümüzü yıkamamız yani abdest almamız, az yorucu egzersizler yapmamız yani teheccüd namazı kılmamız vazodilatasyonu engeller ve zinde bir Müslüman olmamızı sağlamaktadır.
    2)UYURKEN SAĞ TARAFA DÖNEREK YATMAK: Sol tarafa yattığımız zaman tam kalbimizin üzerine yatmış olup bu sebepten dolayı da kalbi sıkıştırıp ağır ve rahat çalışmasına engel oluruz. Sağ tarafa doğru yatmamız kardiyovasküler sistemimizin çok daha iyi çalışmasını ve kalbimizin yeni günün temposuna çok daha dingin ve kolay bir şekilde ayak uydurmasını sağlar.
    3)BANYO YAPTIKTAN SONRA AYAKLARA SOĞUK SU DÖKMEK: Soğuk su kan dolaşımını hızlandırır ve sıcak sudan dolayı genleşmiş damarlarımız içindeki kanın aktivasyonu arttırır. Aynı zamanda da o esnada sıcaktan dolayı tansiyonumuzun düşmesini engellemektedir.
    4)SUYU OTURARAK 3 YUDUMDA İÇMEK: Su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla durur ve tükürük bezleri için gerekli suyun emilimini artırır. Bunun sonucunda anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip olan tükürüğün salgılanması artarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunur.
    5)MİSVAK KULLANMAK: Diş macunları içerisinde onlarca bileşenden meydana gelen kimyasal deterjanlardır. Diş fırçaları ise kanserojen maddeleri içeren birer plastik maddeden oluşmaktadır. Oysa misvak tamamen doğal özlerden olur ve ağızdaki (sadece) zararlı mikroorganizmaları bloke eden, yararlı mikroorganizmalara müdahale etmeyen, diş çürümesini engelleyen en iyi diş temizleme vasıtasıdır. İlginç olansa tüm bunları 1400 sene evvel, hiç kimya dersi almamış olan ve hatta okuma yazma bile bilmeyen Nebiyyil Ümmi Efendimiz’ in Sallallahu Aleyhi Vessellem bilmiş ve biz ümmetine asırlar önce tavsiye etmiş olmasıdır.
    6)TUVALETE SOL AYAKLA GİRMEK: Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında, kaygan olan zeminde ayağımızın kayması durumunda, sola göre çok daha güçlü kaslara sahip olan sağ ayağımız devreye girecek ve düşmemizi engelleyecektir.
    7)SICAK YEMEĞİ ÜFLEMEMEK VE SOĞUMASINI BEKLEMEK: İnsan tükürüğünde hem mikroplar için besleyici hem de anti bakteriyel etki gösteren maddeler bulunmaktadır. Tükürükte bulunan bu anti bakteriyel maddelere rağmen besin atıkları ve epitel hücre parçaları, ağız boşluğunu mikroorganizmaların yerleşmesi için uygun ortam haline getirir. Bu da ağzın mikroplanmasına ve kirlenmesine sebep olur. Yemeklere üflemek ağızdaki bu mikrop ve bakterilerin etrafa ve yemeğe saçılmasına neden olmaktadır.
    8)YEMEĞE TUZ İLE BAŞLAMAK: Yemeğe başlamadan önce ilk olarak ağzımıza çok cüz’i miktarda tuz alırsak beyin mideye anında dönüt sağlayıp uyarı gönderir ve bunun sayesinde midede mukus sıvısı salgılanmaya başlar. Bu mukus sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturur ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmamasını ve dolayısıyla yorulmamasını sağlar. Mide ağrıları, hazımsızlık ve sindirim problemleri için soda yerine, Efendimiz’ in bu güzel sünneti tavsiye edilmektedir.
  • 11-11-2020, 22:11:38
    #70
    ozturkmedia adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu evren hâkimsiz olur?"

    İşte bu yüzden müslüman olmalısın kardeşim...
    Hocam, tam da bu yazdığınız minvaldeki cevaplar yazılacağını tahmin ederek konuya bir mesaj göndermiştim. Yukarıda yazdığınız edebi alıntının; betimlenen şeyi yaratanın islamiyetteki Allah olduğu ne belli?

    Yani "nihayet derecede muntazam şu evren hâkimsiz olur?" derken o hâkimin Allah değil de, Yehova olmadığını buradan nasıl anlıyoruz? Ya da doğru olan dinin hıristiyanlığın herhangi bir mezhebinde yatmadığını?

    Yukarıdaki edebi cümle ateist insanı deist yapmakta işe yarayabilir, yani bir Tanrı var evet der bunu okuyan adam, o Tanrı'nın Allah olduğunu burada nereden anlamamız gerekiyor? Açıklarsanız sevinirim.
  • 11-11-2020, 22:12:48
    #71
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Reklam mı yapayım şimdi ama benim siteme girip müslüman ve diğer dinlere ilgi duyabilirsin.
  • 11-11-2020, 22:13:25
    #72
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    konunun muhtemelen en boş yorumlarından birisi bu olabilir. neymiş okuyan kişi o yazıyı kendi zekasına göre değerlendirirmiş de düz bakarmış da. aynen hocam inananların tümü üstün zeka iken sorgulayan, mantıksız bulduğu yerleri ifade edenler düz zekalıdır, siz herkesten üstünsünüz falan filan. ne dense boş

    şimdi geçenlerde instagram üzerinden biriyle daha bu tip bi mevzu konuşmuştuk. buraya da aynı hikayeyi aktarayım.

    öncelikle, bakmanız gereken mesele şu. koca kainatta, onca yer, dil, bölgenin olduğu dünyada nasıl oluyor da 3 büyük din tek bir adamın soyundan gelebiliyor. bunu bi sorgulayın. hz ibrahim. kimdir bu adam. nasıl oldu da bir oğlu ismail arapların atası, diğer oğlu ishak(diğer adıyla israil) , israiloğullarının atası olabildi. hz isa da yine kökünde kudüs yakınlarında dünyaya gelen bir yahudidir. dileyen bunları araştırabilir. yani 3 kutsal kitabın yaratıcısı da aynı isimle bi şekilde bağlantılı. bu cepte.


    şimdi günümüzün en zengin ailelerinden rotschild hanedanlığına gidelim. rotschild ailesini hiç duymadıysanız bunları da güzelce araştırın. kendileri yahudi banker ailesidir. 1700 lü yılların sonlarına gidelim ardından. adamımız "
    Mayer Amschel Rothschild " . bu adamın 5 oğlu var. 5 oğlunu da dünyanın farklı bölgelerine gönderiyor ve bu çocuklar oralarda finans gücünü, kapitali ellerine alıyor. tanıdık geldi mi?

    şimdi kafanızı kaldırıp dünyaya şöyle geniş perspektiften bir bakın. google ından twitter ına youtube una facebook una silah sanayiisinden sağlık endüstrisine, gıdaya, elektroniğe, bankacılığa, petrole, tarıma, plasitğe, +18 endüstrilere, aklınıza gelebilecek hemen her konudaki en tekel firmalara bi yoğunlaşın. bunların %60-70 inden fazlasını yahudiler idare ediyor. yani dünyadaki kapital gücün tamamına yakını bi şekilde ya ellerinde ya kontrolleri altında. sizce günümüzde, böylesine gelişmiş bi çağda gücü ellerinde tutup diledikleri algıyı yönetip yönlendirebilen bu adamlar, geçmişte benzer bi senaryo kurmuş olabilir mi, olamazlar mı. bunu iyice bi düşünün.

    özetle. hiç bi şeye körü körüne, sırf şans eseri doğduğunuz rastgele bi coğrafyanın inanışı oydu diye bağlanmayın. kendi mantıklarınızla ilerleyin, düşüncelerinizi de mantık çerçevesinde savunun. aksi halde ignorance her daim is bliss tir. gözü kapar, kulağı tıkar, düşüncelerinize karşıt görüş sunan herkese sen düşük zekalısın der, kafirsin şusun busun der geçersiniz. üzücü olur bu da. sizin için olmasa bile size maruz kalanlar için üzücü olur.

    başlıktaki soruya cevap vermek gerekirse; araştırmaların neticesinde olmanı gerektiren " çıkar ilişkisinin olmadığı, saf bağ ile inancın tesis edileceği " bi ortam gelişmiyorsa, olmanın manası yok. bu kadar basit. inanıyorum diyenlerin çoğu önceki yazılarda da belirtildiği gibi " ölüm var " maksadıyla inanıyodur zaten. paçayı yırtmak için. çıkar ilişkisi kısaca.
    Bahsettiğin aileyi çok iyi biliyorum da benzetmeler çok alakasız olmuş. Ekonomik gücü dinle kıyaslamanız şaşırtıcı. O dediğin aile bizi de yahudi yada hristiyan yapsın ozaman.
    Kafanızı kumdan çıkarın ve sadece biz zekiyiz işlerini bir kenara bırakın. İnanları da aptal yerine koymayın.

    Bak mesela sen kendini çok zeki birisi olarak görüyorsun ve benim yazdıklarımın çok boş olduğunu söylüyorsun. Benim söylediğimle senin söylediğinin arasında ne fark var. Sende aynı şekilde inanmadığın için çok zekisin inananların hepsi geri zekalı sanıyorsun. Bunu bildiğim için yazdım onları.

    Olabilir gayet normal. O kadar dinden sonra İslam dini çıkmış hala inanmayanlar var. Direk pat diye al sana bu İslam dini bunu kabul deselerdi kimse algılayamazdı. Bunu okul gibi düşün ilkokul, ortaokul, lise, üniversite. Sen direk üniversiteye gitsen afallardın değil mi hiç bir dersi anlayamazdın.

    Benim yazdıklarımı en saçma yorum olarak algılamışsın. Fakat ben yüzlerce ateistle tartışmış ve bu sonuca varmış birisi olarak tecrübe ile yazdım o yorumumu.
    Bana bir ayet getiriyor ve saçma bir şekilde kendi basit mantığına göre yorumluyor ve bunu açıkla diyor. Bende onu algılayabilmesi için uğraşırım ama anlamaz. Çok farklı bir konuyu çok basit şekilde kendi basit kafasına göre algılamış ve benin ona açıklamamı istiyor.
    Bir şeyi algılayabilmek için önce ona uygun bir zekaya sahip olmak gerekir. Zira çok önemli bilgiler bile zeki olmayan insanlarda çok tehlikeli bir hal alır. Cahil insan az bilgiye sahip olduğu halde o bilgileri çok tehlikeli bir şekilde kullanır.
    Umarım ne demek istediği anlatabilmişimdir. Sevgiler.