• 11-11-2020, 22:27:56
    #82
    Üyeliği durduruldu
    İnanç iyidir, gerçek veya değil, insanı hayata bağlar ona bir amaç verir.
  • 11-11-2020, 22:30:18
    #83
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    dünyanın iman sınavı olduğunu nereden biliyorsunuz? inandığınız din bunu söylüyor diye mi

    mesela 5 yaşında tecavüz edilerek öldürülen küçük bir kız/erkek çocuğunun sınavı neydi burada? neden bu acıları çekti? böyle sınav olur mu?

    bunun cevabı da şu di mi. onların yeri cennet, sınav bu kötülüğü yapanındı vs. vs.
    Üniversite profesörü, öğrencilerine su soruyu sorar;
    – “Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?..”
    Bir öğrenci ayağa kalkar ve cevaplar.
    – “Evet, her şeyi Tanrı yarattı!..”
    Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine “Evet efendim” diye cevaplar… Profesör devam eder.
    – “Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise kötülüğü yaratan da Tanrı’dır… Çalışmalarımızda uyguladığımız kesinleştirme prensibine göre de kötülüğü yaratan olduğuna göre, Tanrı kötüdür…”
    Çocuk, profesörün bu mantık yürütmesi karşısında şaşırır ve yerine oturur… Profesör, Tanrı’nın insanların içinde yarattığı bir efsane olduğunu aklı sıra kanıtlamış olmaktan mutludur…
    Bunun üzerine başka bir öğrenci ayağa kalkar ve profesöre şu soruyu sorar:
    – “Soğuk var mıdır sayın Profesör?..”
    Profesör şaşırır:
    – “Nasıl bir soru bu böyle?.. Tabii ki var” diye cevaplar…
    “Sen hiç soğukta üşümedin mi?..”
    Bunun üzerine çocuk şöyle söyler:
    “Hayır profesör, aslında soğuk yoktur… Fizik yasalarına göre gerçek hayatta biz ‘sıcaklığın yokluğu’na ‘soğuk’ adını veririz… Aslında soğuk diye bir şey yoktur… O sadece sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için ürettiğimiz bir kelimedir” der ve devam eder.
    – “Karanlık var mıdır profesör?..”
    Profesör cevap verir:
    – “Tabii ki vardır… Sen hiç karanlıkta kalmadın mı?..”
    Çocuk bir kez daha atılır:
    – “Korkarım gene yanılıyorsunuz Sayın Profesör… Çünkü esasında karanlık diye bir şey de yoktur… Gerçek yaşamda karanlık; ‘ışığın yokluğu’na verilen addır… Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız… Gerçekte, biz Newton’un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz…. Fakat karanlığı ölçemeyiz… Bir basit ışık karanlık bir mekânı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar… Çünkü gerçekte karanlık yoktur, ışıksızlık vardır… Mesela siz uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz?.. Işığın miktarını ölçerek!.. Bu doğrudur değil mi?.. Öyleyse karanlık denilen şey, insanlar tarafından ışığın olmadığını anlatmak amacıyla kullanılan kelimedir…”
    Profesör afallamıştır ve çocuk son darbeyi vurur:
    – “O zaman size son bir soru daha sormak isterim Sayın Profesör… Şeytan var mıdır?..”
    Profesör bu kez pek emin olamamakla birlikte yine de cevaplar..
    – “Vardır… Açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde görürüz… O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır… Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey değildir…”
    Çocuk “hayır anlamında” başını sallar profesöre…
    – “Şeytan yoktur efendim… Yani kendi başına yoktur… Şeytan basit olarak Tanrı’nın yokluğudur… O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın Tanrı’nın yokluğunu tarif etmek için yarattığı bir kelimedir… Kötülük ve Şeytan, insanın Tanrı’yı ve sevgisini yüreğinde hissetmediği zaman yaptıklarına verilen addır… O, aynen sıcaklığın olmadığı yere adını verdiğimiz ‘soğuk’, ya da ışığın olmadığı yere adını verdiğimiz ‘karanlık’ gibidir… Şeytan ve kötülük, Tanrı’nın içimizde olmadığı anda yaptıklarımıza verdiğimiz addır…”
    Profesör kürsüde afallamıştır…
    Fizik yasalarından hareket ederek bu soruları soran ve cevapları vererek profesörü allak bullak eden genç öğrencinin adı Albert Einstein’dır…
  • 11-11-2020, 22:41:02
    #84
    gencbeyin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Üniversite profesörü, öğrencilerine su soruyu sorar;
    – “Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?..”
    Bir öğrenci ayağa kalkar ve cevaplar.
    – “Evet, her şeyi Tanrı yarattı!..”
    Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine “Evet efendim” diye cevaplar… Profesör devam eder.
    – “Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise kötülüğü yaratan da Tanrı’dır… Çalışmalarımızda uyguladığımız kesinleştirme prensibine göre de kötülüğü yaratan olduğuna göre, Tanrı kötüdür…”
    Çocuk, profesörün bu mantık yürütmesi karşısında şaşırır ve yerine oturur… Profesör, Tanrı’nın insanların içinde yarattığı bir efsane olduğunu aklı sıra kanıtlamış olmaktan mutludur…
    Bunun üzerine başka bir öğrenci ayağa kalkar ve profesöre şu soruyu sorar:
    – “Soğuk var mıdır sayın Profesör?..”
    Profesör şaşırır:
    – “Nasıl bir soru bu böyle?.. Tabii ki var” diye cevaplar…
    “Sen hiç soğukta üşümedin mi?..”
    Bunun üzerine çocuk şöyle söyler:
    “Hayır profesör, aslında soğuk yoktur… Fizik yasalarına göre gerçek hayatta biz ‘sıcaklığın yokluğu’na ‘soğuk’ adını veririz… Aslında soğuk diye bir şey yoktur… O sadece sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için ürettiğimiz bir kelimedir” der ve devam eder.
    – “Karanlık var mıdır profesör?..”
    Profesör cevap verir:
    – “Tabii ki vardır… Sen hiç karanlıkta kalmadın mı?..”
    Çocuk bir kez daha atılır:
    – “Korkarım gene yanılıyorsunuz Sayın Profesör… Çünkü esasında karanlık diye bir şey de yoktur… Gerçek yaşamda karanlık; ‘ışığın yokluğu’na verilen addır… Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız… Gerçekte, biz Newton’un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz…. Fakat karanlığı ölçemeyiz… Bir basit ışık karanlık bir mekânı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar… Çünkü gerçekte karanlık yoktur, ışıksızlık vardır… Mesela siz uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz?.. Işığın miktarını ölçerek!.. Bu doğrudur değil mi?.. Öyleyse karanlık denilen şey, insanlar tarafından ışığın olmadığını anlatmak amacıyla kullanılan kelimedir…”
    Profesör afallamıştır ve çocuk son darbeyi vurur:
    – “O zaman size son bir soru daha sormak isterim Sayın Profesör… Şeytan var mıdır?..”
    Profesör bu kez pek emin olamamakla birlikte yine de cevaplar..
    – “Vardır… Açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde görürüz… O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır… Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey değildir…”
    Çocuk “hayır anlamında” başını sallar profesöre…
    – “Şeytan yoktur efendim… Yani kendi başına yoktur… Şeytan basit olarak Tanrı’nın yokluğudur… O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın Tanrı’nın yokluğunu tarif etmek için yarattığı bir kelimedir… Kötülük ve Şeytan, insanın Tanrı’yı ve sevgisini yüreğinde hissetmediği zaman yaptıklarına verilen addır… O, aynen sıcaklığın olmadığı yere adını verdiğimiz ‘soğuk’, ya da ışığın olmadığı yere adını verdiğimiz ‘karanlık’ gibidir… Şeytan ve kötülük, Tanrı’nın içimizde olmadığı anda yaptıklarımıza verdiğimiz addır…”
    Profesör kürsüde afallamıştır…
    Fizik yasalarından hareket ederek bu soruları soran ve cevapları vererek profesörü allak bullak eden genç öğrencinin adı Albert Einstein’dır…
    hoş geldin facebook 2011 diyebilir miyiz? sanırım diyebiliriz.

    sorduğum soruyla baya alakasız bi yanıt. diyosunuz ki bu alem sınav alemi, sınav olmaya gelmişiz vs. küçük bir çocuğun sınavı nasıl oluyor da tecavüz edilip öldürülmek olabiliyor diye soruyorum. bu çocuğun niye sınavı böyle diyorrum. o olay tanrının yokluğunun sebebi diyosunuz. hatta bu mantık öyle iğrenç bi mantık ki, o halde tanrı inancı olmayan herkes kötüdür, kötülük yapabilir, çocuk katledebilir vs vs. öyle mi? çok yanlış düşünüyorsunuz bana kalırsa.

    şu kadarını söyleyeyim. bu dünyada insan iyiyi de yapıyor kötüyü de. iyiyi yaptığında da kendisine yapıyor, kötüyü de. başka hiç bi şeyle bunun bi bağı yok. bu kadar açık ve net. sen iyi bir insansan, iyi bir insan olarak hayatını sürdürmeye devam edersin. bunun inançlarla şunla bunla alakası yok. sen kötü bir insansan, etrafındakilere de saldırırsın çocuk da öldürürsün her haltı yersin. bu da seninle alakalı bi durum. gerek büyüdüğün çevre, gerek ailenin üzerinde oluşturduğu kimlik gerek içinden gelen dürtü yönlendirmeleri gerek bundan cani bi haz alma durumu. mantık çerçevesinde konuşarak söylüyorum bunları. uhrevi varlıklara atıflarda bulunarak, kötülüğü şeytanın eseriymiş gibi anlatarak değil. kötü bir insan kötülük yapar, bu kötü insanın karşısına küçük bi çocuk çıktığında ona da aynı kötülüğü yapabilir. vicdanı, merhabeti yoksa umrunda değilse yapar ve yapıyolar da. iyiliği yaratıcıya kötülüğü yaratıcının yokluk haline bağlamak, enteresan ve bir o kadar ayrıştırıcı bir bakış açısı. insanları ayrıştırmayın. inanmıyor, tanrı inancı yok diye kimse kötü biri değildir. bu eylemleri yapanlar da tanrının yokluğu sebebiyle değil, kötü, iğrenç insanlar olduğu için yapar. bu kadar açık.
  • 11-11-2020, 22:41:16
    #85
    Ya çocuğa tecavüz eden dinsiz ise ne olacak. Eğer çocuğa tecavüz edeni var eden tanrı olduğunu iddia ediyorsanız. O zaman koskoca evereni ve içindeki o kadar nimete ve iyi şeylere nankörlük ediyorsunuz. Çocuğa tecavüz edeni tanrı yarattı ama diğer her şey maddeden oluştu. Klasik ateist düşüncesi.
    Dine inanma ama konu çocuk tecavüzü olunca tanrı yarattı. Sana göre hayır onu madde yarattı. Suçu git maddede ara komik.
  • 11-11-2020, 22:45:59
    #86
    kısaca söylemek gerekirse 4 4 lük bir insan olmak istiyorsan mükemmel insan olmak istiyorsan Gerçek insan olmak istiyorsan, hayatın doğru yaşanması ve gelecetede mutlu yaşamak istiyorsan islamı iyi anlayıp günümüzdeki popüler müslümanlık değilde Gerçek müslümanlığı anlamalı ve olmalısın
  • 11-11-2020, 22:47:52
    #87
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hoş geldin facebook 2011 diyebilir miyiz? sanırım diyebiliriz.

    sorduğum soruyla baya alakasız bi yanıt. diyosunuz ki bu alem sınav alemi, sınav olmaya gelmişiz vs. küçük bir çocuğun sınavı nasıl oluyor da tecavüz edilip öldürülmek olabiliyor diye soruyorum. bu çocuğun niye sınavı böyle diyorrum. o olay tanrının yokluğunun sebebi diyosunuz. hatta bu mantık öyle iğrenç bi mantık ki, o halde tanrı inancı olmayan herkes kötüdür, kötülük yapabilir, çocuk katledebilir vs vs. öyle mi? çok yanlış düşünüyorsunuz bana kalırsa.

    şu kadarını söyleyeyim. bu dünyada insan iyiyi de yapıyor kötüyü de. iyiyi yaptığında da kendisine yapıyor, kötüyü de. başka hiç bi şeyle bunun bi bağı yok. bu kadar açık ve net. sen iyi bir insansan, iyi bir insan olarak hayatını sürdürmeye devam edersin. bunun inançlarla şunla bunla alakası yok. sen kötü bir insansan, etrafındakilere de saldırırsın çocuk da öldürürsün her haltı yersin. bu da seninle alakalı bi durum. gerek büyüdüğün çevre, gerek ailenin üzerinde oluşturduğu kimlik gerek içinden gelen dürtü yönlendirmeleri gerek bundan cani bi haz alma durumu. mantık çerçevesinde konuşarak söylüyorum bunları. uhrevi varlıklara atıflarda bulunarak, kötülüğü şeytanın eseriymiş gibi anlatarak değil. kötü bir insan kötülük yapar, bu kötü insanın karşısına küçük bi çocuk çıktığında ona da aynı kötülüğü yapabilir. vicdanı, merhabeti yoksa umrunda değilse yapar ve yapıyolar da. iyiliği yaratıcıya kötülüğü yaratıcının yokluk haline bağlamak, enteresan ve bir o kadar ayrıştırıcı bir bakış açısı. insanları ayrıştırmayın. inanmıyor, tanrı inancı yok diye kimse kötü biri değildir. bu eylemleri yapanlar da tanrının yokluğu sebebiyle değil, kötü, iğrenç insanlar olduğu için yapar. bu kadar açık.
    hoşgeldin turandursun forumları ateizme giriş 101, 2005 kardeş milyonlarca ateist ve teist bunu tartıştı sonuca varamadı, ikimizin varması imkansız.
    herkes kendi doğrularıyla mutlu olmaya devam etsin bence
  • 11-11-2020, 22:52:51
    #88
    Din ve yaratıcı konusu sakız gibidir isteyen istediği yöne çekebilir ama benim tavsiyem ki yaptığkdma buydu araştırdım okudum yıllarca onlarca farklı kaynak farklı goruşsten inanctan insanla konustum ve en nihayetinde kendim için en doğrusunu buldum o gun bugundürde vşcdanen rahatım.Eşim katolik hristiyan ama bu beni bağlamaz çünkü inanç şahsidir ve sadece onu ilgilendirir.Çünkü bu insanın iç meselesidir.
  • 11-11-2020, 22:54:33
    #89
    gencbeyin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hoşgeldin turandursun forumları ateizme giriş 101, 2005 kardeş milyonlarca ateist ve teist bunu tartıştı sonuca varamadı, ikimizin varması imkansız.
    herkes kendi doğrularıyla mutlu olmaya devam etsin bence
    siz ne ateistsiniz ne teist. inanan birisiniz iman edip bu alem sınav alemi dediğinize göre. o yüzden özellikle siz bu çocuk örneği için nasıl bi cevap buluyorsunuz sizden duymak istedim. sınav alemi diyen sizsiniz. burada bu çocukların nasıl bi sınavı var?

    yoksa cevabını bilmediğiniz yahut düşünmeye başlarsanız sorgulayıp dinden uzaklaşağınızı zannettiğiniz her şeyden uzaklaşmayı mı tercih ediyorsunuz? bunları laf sokmak için vs sormuyorum anlamaya çalıştığım için soruyorum. belki sizin bi yanıtınız vardır mantık dahilinde, ben de derim aslında doğru, bu yüzden olabilir vs vs.
  • 11-11-2020, 22:55:07
    #90
    tcaliacarr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ülkemizde çoğu kişi ailesi Müslüman diye Müslüman bence. Gelecek yorumları çok merak ediyorum
    Hocam amerika, ingiltere vs farketmez onlarda biz müslümanız diye hristiyan değil heralde. Aileleri öyle diye.