• 25-05-2020, 16:30:57
    #10
    Olayı bilmiyorum ama kendisiyle çok sohbet etmişliğim var Ulucami civarında
  • 25-05-2020, 16:47:42
    #11
    InternettinHoca adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bunu buradan nasıl çıkarttınız? O zaman yasaları hatırlatan herkes deli. Neticede %99'u Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına uyacağinı/uyduğunu ifade ediyor. Epey zorlamışsınız resmen adama çakayım diye...
    ***
    Paylaşıma gelince güzel şeyler söylüyor ama kelam ilminde usul vardir bu usul 5 esas uzeredir bunlardan biri muhatap, biri makam biri mütekkelim durumudur bunlara uygun bir tebliğ değilse caiz de değildir. Burada bu noktada yanlış bir usul icerisinde fakat bu deli oldugu anlamina gelmez.

    Videoa anlatilan olcude seylerde ip ucu da olsa akil sagliginin durumu hakkinda yeterli bilgi vermemektedir. Bu adama deli degildir demek yada delidir demek icin yeterli degil. Psikolojik uyguladigimiz yaygin bir test var onun sonuclari ile psikiyatrist gorusmesi dikkate alinarak bu karar verilebilir. Eger ideolojik ve siyasi bir duruma kurban gitmediyse bu durumdaki birinin test ve gorusme sonuclarinin bir akil hastaligi sonucuyla neticelenmesi cokanarmol bir durum da degil.
    Eğer bir adam her gün adliyeye gidip hakimlere avukatlara yasaları anlatıyorsa, yasa maddelerini sayıyorsa akıl sağlığı yerinde değildir. Bu adamın amacı tebliğ falan değil. Dinlenilmekten zevk alıyor. Ayrıca uzun süre ailesinde birinci derecede akıl sağlığı sorunları olan bir yakını ile senelerdir hastanelere gidip gelmiş bir insan olarak söyleyebilirim hareketleri normal değil. Konuşma hızı, göz teması ve göz kırpma sıklığına bakarsanız bu adamın akıl sağlığı konusunda şüpheye düşersiniz. Burada bir videoyu izliyoruz. Bu adamı hastaneye yatırdılarsa buna ne söylediğinden çok nasıl söylediğini baz alarak karar vermişlerdir. Çünkü her akıl sağlığı yerinde olmayan adamı hastaneye yatırmazlar. Kendine ya da başkalarına tehdit ya da rahatsızlık oluşturuyorsa hastaneye yatırırlar. Ve beni hastaneye yatırmak istiyorlar diye bir söz ettiyse zaten psikotik bir durum söz konusudur. Çünkü psikoz ile nevroz arasındaki fark kişinin kendi durumunun farkında olmaması ya da olması arasındaki farktır. Yani nevrotik bir durumda mesela bir depresyonda olan bir adamı seni hastaneye yatıracağız dediğinizde o kendinde bir şeylerin normal olmadığının farkındadır ve hastaneye tedavi amaçlı yatırıldığını idrak eder. Ama psikotik bir durumda mesela bir şizofreni hastaneye yatırmaya kalkarsanız o yaşadığı herşeyin normal olduğunu, onu zorla hastaneye yatırmak isteyen düşmanlar olduğunu söyleyecektir kendi deliliğini farketmeyecektir. Yani bu arkadaş bu kısa video ve bilgilerden anlaşılabileceği üzere psikotik sıkıntıları olabilecek bir kişi. Bu memlekette kimse de kendine doktoruna hastanesine iş çıkartıp normal bir adamı akıl hastanesine yatırmaz.

    Bu adam yarın bir gün bana ayet geldi diye eline bıçak alıp birini kurban etmeye kalkarsa hesabını kelam ilmi ile veremezsin. İnsanların akıl sağlıkları ile ilgili kararlar, kelam ilmine göre değil psikoloji ilmine göre alınır.
  • 25-05-2020, 17:24:22
    #12
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eğer bir adam her gün adliyeye gidip hakimlere avukatlara yasaları anlatıyorsa, yasa maddelerini sayıyorsa akıl sağlığı yerinde değildir. Bu adamın amacı tebliğ falan değil. Dinlenilmekten zevk alıyor. Ayrıca uzun süre ailesinde birinci derecede akıl sağlığı sorunları olan bir yakını ile senelerdir hastanelere gidip gelmiş bir insan olarak söyleyebilirim hareketleri normal değil. Konuşma hızı, göz teması ve göz kırpma sıklığına bakarsanız bu adamın akıl sağlığı konusunda şüpheye düşersiniz. Burada bir videoyu izliyoruz. Bu adamı hastaneye yatırdılarsa buna ne söylediğinden çok nasıl söylediğini baz alarak karar vermişlerdir. Çünkü her akıl sağlığı yerinde olmayan adamı hastaneye yatırmazlar. Kendine ya da başkalarına tehdit ya da rahatsızlık oluşturuyorsa hastaneye yatırırlar. Ve beni hastaneye yatırmak istiyorlar diye bir söz ettiyse zaten psikotik bir durum söz konusudur. Çünkü psikoz ile nevroz arasındaki fark kişinin kendi durumunun farkında olmaması ya da olması arasındaki farktır. Yani nevrotik bir durumda mesela bir depresyonda olan bir adamı seni hastaneye yatıracağız dediğinizde o kendinde bir şeylerin normal olmadığının farkındadır ve hastaneye tedavi amaçlı yatırıldığını idrak eder. Ama psikotik bir durumda mesela bir şizofreni hastaneye yatırmaya kalkarsanız o yaşadığı herşeyin normal olduğunu, onu zorla hastaneye yatırmak isteyen düşmanlar olduğunu söyleyecektir kendi deliliğini farketmeyecektir. Yani bu arkadaş bu kısa video ve bilgilerden anlaşılabileceği üzere psikotik sıkıntıları olabilecek bir kişi. Bu memlekette kimse de kendine doktoruna hastanesine iş çıkartıp normal bir adamı akıl hastanesine yatırmaz.

    Bu adam yarın bir gün bana ayet geldi diye eline bıçak alıp birini kurban etmeye kalkarsa hesabını kelam ilmi ile veremezsin. İnsanların akıl sağlıkları ile ilgili kararlar, kelam ilmine göre değil psikoloji ilmine göre alınır.
    Hocam evet kelam ilmine göre psikoloji kararı verilmez o yüzden usulun yanlis oldugunu islam acisindan soyledim. Psikolojik hukum beyan eden bir psikoloji uzmani oldugum halde ben degilim. Fakat nasil ki kelam ilmiyle psikolojik hukum verilmez, "akıl sağlığı sorunları olan bir yakını ile senelerdir hastanelere gidip gelmiş bir insan olmakla" da videodan "psikoz" tanisi konmaz. Oyle olsa biz DSM'i ezberleyecegiz diye aylarimizi senelerimizi vermez bir yakinimizla hastaneye gider gelirdik.

    Hazir psikolojiden konusmaya baslamisken ilgi alaninizla meteforunuza da cevap vereyim. Cogu namaz kilmayan, neredeyse tamami faize bulamis ve ameli gunahlarin yaninda bircok itikadi problem icinde bocalayan (sahsim da dahil) insanlarin islam bilgisini elestirirken, kanunlari yalayip yutan hakim ve savcilarimiza benzeterek, sonra da bu islami problemlet icindeki insanlar arasindaki tebligi avukat ve hakimlere kanun anlatmaya benzetmek en hafif ifadeyle bilissel carpitmalardir. Soylemek istemem ama ilginizi cektigi icin soyleyeyim psikozunda en temel ozelligi gercegi algilamadaki bu tur bozukluklardir.

    Konu uzamasin ve bir polemik surmesin diye savunucu tutumunuz (ki bu da degidigim hastalara uygulanan testteki en onemli degerlendirme kriterlerinden) nedeniyle son sözlerim de buar olsun. Cevap vermeyi bırakıyorum.
  • 25-05-2020, 17:26:25
    #13
    Akıl sağlığı yerinde biri değil boş demagoji yapmayın
  • 25-05-2020, 17:32:43
    #14
    InternettinHoca adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam evet kelam ilmine göre psikoloji kararı verilmez o yüzden usulun yanlis oldugunu islam acisindan soyledim. Psikolojik hukum beyan eden bir psikoloji uzmani oldugum halde ben degilim. Fakat nasil ki kelam ilmiyle psikolojik hukum verilmez, "akıl sağlığı sorunları olan bir yakını ile senelerdir hastanelere gidip gelmiş bir insan olmakla" da videodan "psikoz" tanisi konmaz. Oyle olsa biz DSM'i ezberleyecegiz diye aylarimizi senelerimizi vermez bir yakinimizla hastaneye gider gelirdik.

    Hazir psikolojiden konusmaya baslamisken ilgi alaninizla meteforunuza da cevap vereyim. Cogu namaz kilmayan, neredeyse tamami faize bulamis ve ameli gunahlarin yaninda bircok itikadi problem icinde bocalayan (sahsim da dahil) insanlarin islam bilgisini elestirirken, kanunlari yalayip yutan hakim ve savcilarimiza benzeterek, sonra da bu islami problemlet icindeki insanlar arasindaki tebligi avukat ve hakimlere kanun anlatmaya benzetmek en hafif ifadeyle bilissel carpitmalardir. Soylemek istemem ama ilginizi cektigi icin soyleyeyim psikozunda en temel ozelligi gercegi algilamadaki bu tur bozukluklardir.

    Konu uzamasin ve bir polemik surmesin diye savunucu tutumunuz (ki bu da degidigim hastalara uygulanan testteki en onemli degerlendirme kriterlerinden) nedeniyle son sözlerim de buar olsun. Cevap vermeyi bırakıyorum.
    Psikoloji eğitimi aldıysanız bu adamı hastaneye yatıranların da sizin gibi benzer eğitimleri aldığını ve bu teşhisi koymaya yeterli adamlar olduğunu kabul edersiniz. Siz konuya bilim adamı gibi değil, din adamı gibi baktığınız için, söylenen sözler dünya görüşünüze uygun geldiği için bana itham ettiğiniz savunma moduna pozisyonuna kendiniz girmişsiniz. Bu adamı söylediklerinden dolayı değil insanları rahatsız ettiğinden dolayı şikayet etmişler. Adamın konuşmasındaki hallerini siz de görüyorsunuz. Sadece savunulan görüşlerden yola çıkarak kişiyi meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz. Gerçek ile bağım sizinkinden daha güçlüdür. Çünkü doğru bilgiye şüphe ile yaklaşırım iman etmem.
  • 25-05-2020, 17:38:40
    #15
    Backlink Hizmetleri
    Yazacak çok şey var ama. Ben bazı ayetleri paylaşacağım:

    “Ey Resulüm, sen irşad ve nasihatine devam et! Sen Rabbinin ihsanı sayesinde kâfirlerin iddia ettikleri gibi kâhin de değilsin, deli de değilsin”(Tur, 52/29).

    “O bir kâhinin sözü de değil! Ne de az düşünüyorsunuz! O, Rabbülâlemin’den indirilen bir derstir”(Hakka, 69/42-43)

    Peygamber efendimiz SALLALLÂHU ALEYHİ VE SELLEM vefat ettikten sonra, tebliğ vazifesi ümmetine kalmıştır. Ve bu vazifeyi dünya üzerinde milyonlarca Müslüman sürdürmekte. Varsın deli desinler. Varsın susturmaya çalışsınlar. Biz Allah rızası için devam edeceğiz.
  • 25-05-2020, 18:29:28
    #16
    Hepimiz aslında deliyiz kafanızı yormayın.
  • 25-05-2020, 20:26:09
    #17
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Toplumunun çoğunluğu müslüman olan bir ülkede insanları insanları islama davet eden adamın akıl sağlığından şüphe etmeyeceksiniz de ne yapacaksınız. İlgi çekmeye çalışıyor. Ve ilgi çekmek için reddedilemeyecek bir konu bulmuş ve muhtemelen insanların kafasını ütülüyor. Demek ki insanları şikayet etmelerine neden olacak kadar taciz etmiş. Birileri kendisini dinlesin istiyor bu yüzden de kendine dini bir araç olarak kullanıyor. Oraya gelenlerin %99'u müslüman zaten. Tek tanrıya inanmak gerektiğini müslümanlara tebliğ etmek akıl sağlığı yerinde bir adamın yapacağı bir iş değil.
    Sinekten yağ çıkarmış onu öğrendik.

    Geçen aylarda bir haber vardı. Sanırım İstanbul da bir adam sürekli esnafı ve vatandaşı taciz ediyor, tehdit ediyor, malına zarar veriyordu. Ama ne hikmetse karakola gidip geri çıkıyordu. Böyle milletin malına, ırzına tasallut olanlar deli gömleği giymiyor da kendince bir şeyler anlatmaya çalışan, cana, mala, ırza zarar vermeyen adama mı gömlek biçiliyor?

    Rahatsız oluyorsan dinlemez çeker gidersin. Ama demek ki birileri anlattığı şeylerden ciddi rahatsız olmuş o yüzden şikayet etmiş.

    Son olarak; Tek tanrıya inanmak gerektiğini müslümanlara tebliğ etmek akıl sağlığı yerinde bir adamın yapacağı bir iş değil. demişsiniz. Her cuma hutbesinde hoca minbere çıktığında hutbede Allah'a iman konusu işleniyor.

    Örnek bir hutbe.

    Aziz Müminler!
    Hutbeme başlarken okuduğum İhlâs suresinde Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “De ki: O Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir; her şey O’na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir. Kimseyi doğurmamış ve kimseden doğmamıştır. Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.”[1]
    Okuduğum hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Kim kalbinden tasdik ederek Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehâdet ederse Allah ona cehennemi haram kılar.”[2]
    Muhterem Müslümanlar!
    Allah Teâlâ, âlemlerin Rabbidir. Her türlü hamd ve sena, kudret ve azamet, yücelik ve üstünlük O’na mahsustur. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Rabbimiz, mutlak güç ve sonsuz hikmet sahibidir. Ölümü ve hayatı var eden, mülkü ve makamı lütfeden, dilediğini yücelten, dilediğini alçaltan O’dur. Yaratan ve yaratmaya devam eden O’dur. Yaşatan ve rızık veren, doyuran ve koruyan O’dur. Hayatın her alanına ve her anına hükmeden, idare eden, yöneten yalnızca O’dur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır: “Göklerde ve yerde bulunanların hepsi O’na muhtaçtır. O her an yaratma halindedir.”[3]
    Kıymetli Müminler!
    Allah’a iman, İslam’la şereflenmenin ilk şartıdır. Allah’ın varlığına, birliğine, eşi, benzeri ve ortağı olmadığına inanmak, yani tevhidi kabul etmek, iman esaslarının temelidir. Bizi yoktan yaratan ve sayısız nimetiyle yaşatan Rabbimizin üzerimizdeki en büyük hakkı, O’na iman etmemizdir.
    Muhterem Müminler!
    Allah’a iman, O’nun görevlendirdiği Peygambere ve gönderdiği Kitab’a uymayı, çizdiği sınırlara ve verdiği hükümlere teslim olmayı gerektirir. Mümin, Allah’a iman etmeyi sadece bir sözden ibaret görmez. Aksine Allah’a iman etmek, hem Kur’an-ı Kerim’in ayetleri hem de Peygamberimizin hadisleri vasıtasıyla Rabbimizi tanımayı ve hayatını bu iman üzere yaşamayı zorunlu kılar. Allah’a iman, müminin hayatına anlam katar, fikir ve kararlarına yön verir, canlı-cansız bütün varlıklarla ilişkilerini etkiler. Bu sebeple müminin dilinden dökülen ve yüreğinde kök salan iman, aslında yeryüzünde iyiliğin teminatıdır.
    Değerli Müslümanlar!
    Allah’a iman eden insan, her işinde Rabbinin rızasını gözetir. Ailesinin, akrabalarının, komşularının ve yanında çalışanların haklarını korur. Sorumluluk üstlendiği her işi, emanet bilinciyle yerine getirir.
    Allah’a iman eden insan, zerre kadar da olsa hayrın ve şerrin mutlaka bir karşılığı olduğunu bilir. Ahiretini dünyaya değişmez, hesabı verilebilir bir hayat sürer.
    Allah’a iman eden insan, kaba ve zorba olamaz. Aksine bütün işlerinde istişareye önem verir. Merhameti ve şefkati ilke edinir.
    Allah’a iman eden mümin, vatanına ve milletine, dinine ve değerlerine sıkı sıkıya bağlıdır. Malından hatta canından vazgeçer, ancak mukaddesatından asla vazgeçmez.
    Aziz Müminler!
    Allah’a iman, bizleri dünyada istikamete erdirecek, ahirette ise cennete ulaştıracak sağlam bir kılavuzdur. Rabbimize olan imanımız, kul olarak en değerli hazinemizdir. Allah’a iman ile bir ömür geçirmek, amelini imanına yoldaş eylemek, son nefeste iman ile çene kapamak ve ardında imanlı nesiller bırakmak hepimizin niyazıdır.
    Hutbemi Hz. İbrahim’in Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu sözleriyle bitiriyorum: “O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. Beni yediren ve içirendir. Hastalandığım zaman bana şifa verendir. Canımı alacak olan, sonra beni yeniden diriltecek olandır. Hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum yine O’dur.”[4]

    Tek Allah'a iman edilmesi gerektiğini hutbede okuduğu için 60 bin küsür imama deli gömleği dikmeye başlamak lazım bir an evvel.
  • 29-05-2020, 02:56:06
    #18
    Adamı bırakmışlar geri.