• 29-05-2020, 11:30:24
    #19
    Yaptığı sohbet benim için bazen sürükleyici oluyordu ve dikkatimi çekiyordu.

    Fakat şikayet sebebi olarak gelen turistleri asıl görevi olmadığı halde sürekli uyarmaya çalışması, müdahaleci tavrı, sürekli bir tebliğ isteği, sohbet isteği, "benim düşüncem en doğru olandır" düşüncesi içindeki davranışları maalesef bu noktaya gelmesine neden olmuştur diye inanıyorum.

    Ayetlerle açıklama yapan arkadaşlara cevaben Bakara 256.
    " Dinde zorlama yoktur. Doğru eğriden açıkça ayrılmıştır. Artık kim sahte tanrıları reddeder de Allah’a inanırsa kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah her şeyi işitir ve bilir. "
  • 29-05-2020, 13:29:36
    #20
    Backlink Hizmetleri
    CengizYurek adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yaptığı sohbet benim için bazen sürükleyici oluyordu ve dikkatimi çekiyordu.

    Fakat şikayet sebebi olarak gelen turistleri asıl görevi olmadığı halde sürekli uyarmaya çalışması, müdahaleci tavrı, sürekli bir tebliğ isteği, sohbet isteği, "benim düşüncem en doğru olandır" düşüncesi içindeki davranışları maalesef bu noktaya gelmesine neden olmuştur diye inanıyorum.

    Ayetlerle açıklama yapan arkadaşlara cevaben Bakara 256.
    " Dinde zorlama yoktur. Doğru eğriden açıkça ayrılmıştır. Artık kim sahte tanrıları reddeder de Allah’a inanırsa kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah her şeyi işitir ve bilir. "
    Gerçekten çok değerli bir ayet. Paylaştığınız için Allah razı olsun.

    İman denilen husus, asla bir kalbe zorla sokulamaz. İnsan onu hiçbir zorlama olmadan, bizzat benimsemeli.

    Tabi bu ayet, tebliğ yapılmasın, insanlara İslam anlatılmasın demek değildir. İslam en güzel şekilde anlatılır. İsteyen bunu benimser. İsteyen benimsemez. Daha sonra ahirette karşılığını da alır.

    Bence bu abimizin tebliğ metodunda asla bir problem yok. Son derece samimi ve güzel bir üslup ile tebliğ ediyor. Hiçbir zaman, sen şunu zorla yapacaksın demiyor. Olması gerekeni anlatıyor.



    Abdullah bin Amr Hazretlerinden rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

    “Benden bir âyet bile olsa insanlara ulaştırınız.” (Buhârî, Enbiyâ, 50; Tirmizî, İlim, 13/2669; Dârimî, Mukaddime, 46; Ahmed, II, 159, 202, 214)


    Ebû Saîd el-Hudrî (r.a), “Resûlullah Efendimiz’i şöyle buyururken işittim” demiştir:

    “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse, kalbiyle muhâlefet etsin ki bu, imanın en zayıf hâlidir.” (Müslim, Îmân, 78. Ayrıca bkz. Tirmizî, Fiten, 11; Nesâî, Îmân, 17)


    Huzeyfe’den (r.a) rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

    “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ya iyilikleri emreder ve kötülüklerden nehyedersiniz, ya da Allah, kendi katından yakın zamanda üzerinize bir ceza gönderir, sonra Allah’a yalvarıp dua edersiniz lâkin, duanız kabul edilmez.” (Tirmizî, Fiten, 9/2169)



    Râvî Amr, Hüşeym’den naklen Hz. Ebûbekir’in şunları söylediğini ifade eder:

    “Ben Resûlullah Efendimiz’i şöyle buyururken işittim:

    «Bir topluluğun arasında mâsiyetler/günahlar işlenir de onlar, güçleri yettiği hâlde bunu değiştirmezlerse, Allah yakın bir zamanda mutlaka onlara umûmî bir azap gönderir.»” (Ebû Dâvûd, Melâhim, 17/4338; Tirmizî, Fiten, 8; Tefsîr, 5/17; İbn-i Mâce, Fiten, 20; Ahmed, I, 2, 7, 9)



    Ebû Saîd (r.a) der ki: Resûlullah:

    “Hiç kimse kendisini alçaltıp hakîr duruma düşürmesin!” buyurmuştu. Ashâb-ı Kirâm:

    “–Ey Allah’ın Resûlü! Kendimizi nasıl alçaltıp küçük düşürürüz?” diye sordular. Allah Resûlü şöyle buyurdu:

    “–Bir durumla karşılaşır ve onun hakkında Allah için bir şeyler söylemesi gerekir, ancak söylemez. Allah Teâlâ kıyâmet günü ona:

    «–Şu şu hâdise karşısında ses çıkarmaktan seni alıkoyan ne idi?» diye sorar. O:

    «–İnsanların korkusu!» diye cevap verir. Cenâb-ı Hak da:

    «–Asıl benden korkman gerekmez miydi?» buyurur.” (İbni Mâce, Fiten, 20; Ahmed, III, 30, 91)



    Mü’min erkekler ve kadınlar, birbirlerinin velîleridir. İyiliği emreder, kötülükten menederler…” (Tevbe Suresi 71.Ayet)


    “Siz, insanlığın (iyiliği) için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız…” (Âl-i İmrân 110.Ayet)



    Tebliğ, bir vazifedir. Tebliğ yapmamız gerekir. Fakat tebliğ yapılan kimse, isterse bunu kabul eder. İsterse etmez. Hiç kimse bir hususta zorlanamaz. Çünkü iman, bir kalpte zorla yerleşemez. Kişi gönlüyle bunu kabul etmelidir. Bakara 256.ayetin yorumu bu şekildedir. Bakara 256.ayet, tebliğ yapılmamalıdır dememektedir.

    Sevgilerimle
  • 30-05-2020, 12:45:31
    #21
    onehost.net adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gerçekten çok değerli bir ayet. Paylaştığınız için Allah razı olsun.

    İman denilen husus, asla bir kalbe zorla sokulamaz. İnsan onu hiçbir zorlama olmadan, bizzat benimsemeli.

    Tabi bu ayet, tebliğ yapılmasın, insanlara İslam anlatılmasın demek değildir. İslam en güzel şekilde anlatılır. İsteyen bunu benimser. İsteyen benimsemez. Daha sonra ahirette karşılığını da alır.

    Bence bu abimizin tebliğ metodunda asla bir problem yok. Son derece samimi ve güzel bir üslup ile tebliğ ediyor. Hiçbir zaman, sen şunu zorla yapacaksın demiyor. Olması gerekeni anlatıyor.



    Abdullah bin Amr Hazretlerinden rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

    “Benden bir âyet bile olsa insanlara ulaştırınız.” (Buhârî, Enbiyâ, 50; Tirmizî, İlim, 13/2669; Dârimî, Mukaddime, 46; Ahmed, II, 159, 202, 214)


    Ebû Saîd el-Hudrî (r.a), “Resûlullah Efendimiz’i şöyle buyururken işittim” demiştir:

    “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse, kalbiyle muhâlefet etsin ki bu, imanın en zayıf hâlidir.” (Müslim, Îmân, 78. Ayrıca bkz. Tirmizî, Fiten, 11; Nesâî, Îmân, 17)


    Huzeyfe’den (r.a) rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

    “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ya iyilikleri emreder ve kötülüklerden nehyedersiniz, ya da Allah, kendi katından yakın zamanda üzerinize bir ceza gönderir, sonra Allah’a yalvarıp dua edersiniz lâkin, duanız kabul edilmez.” (Tirmizî, Fiten, 9/2169)



    Râvî Amr, Hüşeym’den naklen Hz. Ebûbekir’in şunları söylediğini ifade eder:

    “Ben Resûlullah Efendimiz’i şöyle buyururken işittim:

    «Bir topluluğun arasında mâsiyetler/günahlar işlenir de onlar, güçleri yettiği hâlde bunu değiştirmezlerse, Allah yakın bir zamanda mutlaka onlara umûmî bir azap gönderir.»” (Ebû Dâvûd, Melâhim, 17/4338; Tirmizî, Fiten, 8; Tefsîr, 5/17; İbn-i Mâce, Fiten, 20; Ahmed, I, 2, 7, 9)



    Ebû Saîd (r.a) der ki: Resûlullah:

    “Hiç kimse kendisini alçaltıp hakîr duruma düşürmesin!” buyurmuştu. Ashâb-ı Kirâm:

    “–Ey Allah’ın Resûlü! Kendimizi nasıl alçaltıp küçük düşürürüz?” diye sordular. Allah Resûlü şöyle buyurdu:

    “–Bir durumla karşılaşır ve onun hakkında Allah için bir şeyler söylemesi gerekir, ancak söylemez. Allah Teâlâ kıyâmet günü ona:

    «–Şu şu hâdise karşısında ses çıkarmaktan seni alıkoyan ne idi?» diye sorar. O:

    «–İnsanların korkusu!» diye cevap verir. Cenâb-ı Hak da:

    «–Asıl benden korkman gerekmez miydi?» buyurur.” (İbni Mâce, Fiten, 20; Ahmed, III, 30, 91)



    Mü’min erkekler ve kadınlar, birbirlerinin velîleridir. İyiliği emreder, kötülükten menederler…” (Tevbe Suresi 71.Ayet)


    “Siz, insanlığın (iyiliği) için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız…” (Âl-i İmrân 110.Ayet)



    Tebliğ, bir vazifedir. Tebliğ yapmamız gerekir. Fakat tebliğ yapılan kimse, isterse bunu kabul eder. İsterse etmez. Hiç kimse bir hususta zorlanamaz. Çünkü iman, bir kalpte zorla yerleşemez. Kişi gönlüyle bunu kabul etmelidir. Bakara 256.ayetin yorumu bu şekildedir. Bakara 256.ayet, tebliğ yapılmamalıdır dememektedir.

    Sevgilerimle
    Bu ne kardesim bu nasıl tartışma. Hani nerde hakaretler, kötü laflar, seni söyle böyle yaparim gibi sözler nerde.

    Simdi ki gibi tartismalara hasret kalmışız o yüzden boyle güzel noktalansin vesselam
  • 30-05-2020, 20:15:58
    #22
    Backlink Hizmetleri
    CengizYurek adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu ne kardesim bu nasıl tartışma. Hani nerde hakaretler, kötü laflar, seni söyle böyle yaparim gibi sözler nerde.

    Simdi ki gibi tartismalara hasret kalmışız o yüzden boyle güzel noktalansin vesselam
    Estağfurullah hocam. İki ayet paylaşan üye hiç birbiriyle tartışır mı? Davamız aynı dava. Bazen ayetlerde, hadislerde çok ufak yorum farklılıkları olabilir elbette. Herkes kendi görüşünü paylaşır. Önemli olan ortak davamızın İslam olmasıdır.
  • 30-05-2020, 20:20:20
    #23
    Olayı anlatış biçiminiz yanlış savcılık açıklama yaptı

    Bir kadına dekoltesi hakkında laf ettiği için hakkında dava açılmış, babası bu yargılamadan kurtulması için akıl sağlığının yerinde olmadığını söylemiş. Mahkemede bunun üzerine akıl sağlığının tespiti için 15 gün hastane gözetimine almış
  • 30-05-2020, 20:23:04
    #24
    Tehdit alıyormuş babası tedbir için akıl hastanesine yatırılması için babası dilekçe vermiş araştırın göreceksiniz...
    (ayrıca kendisi Alpaslan Kuytul taraftarı. Kuytul kim bakın anlarsınız..)