Lise zamanlarımdan bu yana aynı yönetim iktidarda. 2000'lerin başında gelişmekte olan ülkelere pompalanan dolar seli ile çok güzel bir rüyaya daldık. Bu bolluk esnasında gerçekten güçlendiğimizi zanettik ve içerde amerikanın dayattığı tarım,eğitim ve diğer hususlarda büyük tavizler vererek meclisten yüzlerce yasa aleyhimize olmasına rağmen vekillerimiz tarafından geçirildi. Bu kısmı kısa tutuyorum.
Bir çok yatırım, yap işlet devret modeli ile üstleniciler tarafından yapılmakta. Fakat zaten vergi yükü altında olan halk bu yapılan icraatleri uzun yıllar yüksek meblağlarla, üstelik devletin üstlencilere verdiği garantiyle kullanıyorlar. Devletin kendisi halktan topladığı vergilerle bu yatırımları yapsa 3'te 1 fiyatına halledebileceği işi biz fazlasıyla ödüyoruz. Bu gün TL'nin değer kaybının sebebi yapılan yatırımların katma değer üretmeyen bizim için gerçekten lüks olan köprü havaalanları gibi vitrin süsleyen işlere yoğunlaşmamız. Bunlar gerçekten birilerini zengin ediyor fakat, asgari ücretle çalışan bir insanın hayat standartlarını ve alım gücünü asla yükseltmiyor. Enerjimizi boş işlere harcıyoruz. Yel değirmenleriyle savaşıyoruz...
Milli güvenlik meselemiz kanal istanbul değil, en başta eğitim, mülteci sorunu gibi durumlar. Fakat görüyorum ki bu konularda iyiye gitmiyoruz. Bize zaman kaybettiriyorlar. Acilen köklü
reformlarla eğitim, tarım, sanayii şahlandırılmalı ve dünyayı yakalamalıyız. Aksi halde bu toprakları bize ve çocuklarımıza tekrar dar edecekler.
Kanal istanbul ve Yerli Otomobil Hakkında
29
●925
- 30-12-2019, 07:36:31Durumu en az video kadar güzel özetlemişsiniz.tito adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 30-12-2019, 09:30:43Ne yazık ki siz ve sizin gibi zihniyetler bu ülkeye zarar!!!Laniakea adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 30-12-2019, 19:23:17Neden seninle aynı düşünceyi paylaşmadığını kibar bir dille belirttiği için mi?Konfor adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sende barbarsın, ilkelsin, gelişmemişsin. - 30-12-2019, 20:05:14Aynı düşünceyi paylaşmamak değil, dusunce ozgurlugu adi altinda bu ulkenin gelisimine dur demek benim gozumde vatan hainliğiyle eşdegerdir. Bu konular da hassasım, kimseye zorbalıkla birseyi dayatmam ancak ne yazikki bu ülkede çok zorbaliklar, haksizliklar, barbarliklar gördük ve ne yazikki yasinizin veya yasamis oldugunuz cevreniz itibariyle bu tur zorluklarla karsilasmadiginizi dusunerek bu yorumu yaptiginizi dusunuyorum. Kibar bir dille söylemesi herseyi soyleyebilecegi anlamina gelmez, söylese de onu kabullenmem gerekmez, birlik beraberlik icerisinde olmasi acisindan ve bolunmemek için katlanirim.white35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Söylediginiz tum sozleri size iade ediyorum. - 30-12-2019, 21:12:20Ülkenin gelişimine dur demek arapların arazisine havuz yapılmasına karşı çıkmak mıdır yoksa sürekli yapılan hayali arabalar, hayali uçaklar ve denizaltı lar için ödenek ayrılmasına karşı çıkmak mı? Yoksa tank fabrikasının satılmasına karşı çıkmak mıdır? Bence siz vatan sevginizi masaya yatırın. Vatan sevgisi otobanı onu bunu desteklemek değil katma değerli şeyleri desteklemektir.Konfor adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bunlarla uğraşılması yerine fabrika kurulsa daha iyi değil mi diyen birini vatan haini ilan etmek bana göre en büyük vatan hainliğidir.
Gerçi bu vatan haini yaftası ne zaman çıktı, ne zaman ele ayağa düştü hepimizce malum.
İstihdam yaratacak gerçekçi projeler olsun bak nasıl herkes ayakta alkışlıyor?
Son sorum sence bu yerli otomobil prototipi yerine tüm yeni binalara güneş enerjisi zorunlu olsa ve yerli güneş paneli üretim fabrikası kurulsa yerli paneller de vergi teşviği gelse kim karşı çıkar? - 30-12-2019, 21:31:27white35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu tartışma uzayıp gidecektir ve burda ne sizin zamanınızı çalmak isterim nede kendi zamanımın israf olmasını isterim, o açıdan son cümle olarak aşağıdakileri sıralamak istiyorum.
Onun yerine şunu yapsak veya bunu yapsak diyen bir çok ülkemizin güzel insanlar oldu, bazı örnekler... Bunun gibi bir çok farklı projeler'de örnek var.
mimarlar odası: boğaziçi köprüsü, türkiye ve istanbulun başına gelen en büyük felâkettir. çevre yolu ve asma köprü fantastik ve politik tasavvurlardır.
çetin altan: unutmamak gerekir ki yarının türkiyesi politikacı palavralarından çok bu belgelerin [mimarlar odası belgelerinin] ışığı altında kurulacaktır.
ali gevgilili (yazar): köprü müthiş kazık bir yatırım olacak.prof. dr. besim üstünel (milletvekili): köprü, akıl ve hesap işi değildir.
talât halman (yazar): hükümet, köprüyü yapacağız... yapacağız işte... yapacağız da yapacağız diye inat edip duruyor.
demirtaş ceyhun (yazar): köprü, her geçen gün toplum bünyesinde korkunç tahribat açacağı bilimsel olarak tesbit edilmiş bulunan projedir.
ilhan selçuk (yazar): bu köprüyle ne biz övünebiliriz, ne çocuklarımız... boğazın iki yakasında evleri olan zenginlere tüketim malları taşıyan kamyonlara yol açmak için çâre: boğaz köprüsü.
prof. dr. gülten kazgan: köprü yapacağımıza birkaç araba vapuru daha inşa edelim. üretgen olmayan yatırımlar türk ekonomisi için büyük bir sarsıntı teşkil edecektir.
metin cizreli (milletvekili): boğaziçi köprüsü lüks ve gösteriş yatırımıdır.
nadir nadi (gazeteci): bu köprü sağcıların köprüsüdür. boğaziçi köprüsü kel başa şimşir tarak.
hasan pulur (yazar): hökümet estanbole asma korpi yapıyor... nolacak yani? yapıyor işte! va mı itirazınız?
dr. selâmi sözer: köprü, çok hatalı ve tehlikeli bir tutum ve dünya sanatseverlerine saygısızlık.
şiar yalçın: boğaz köprüsünden utanç duyuyoruz.
türkiye işçi partisi beşiktaş ilçesi: insanca yaşamak istiyoruz. köprüye hayır diyoruz. - 30-12-2019, 21:48:57konuyu başka bir örnek ile açıklayın. (arsa - rant denklemi)
yıl 2010 idi istanbul dünya başkenti oldu..
yıl 2005 bir sabah radyoda dönem valisi Muammer Güler'in "biz 2010 istanbul dünya başkenti olması için aday olmayı planlıyoruz" beyanını duyup "laaan bu harika! neden olmasın?" diye düşünüp o geceden başlayıp her gece İstanbul Nişantaşı karakolun karşısındaki Rüştü Uzel tekstil meslek lisesinin caddedeki 50 metrelik ön cephe duvarının tamamına ve Nişantaşının bilimum kirli duvarlarına kargacık burgacık grafitimsicik absürt resimler yapıp "2010 İstanbul Dünya Başkenti" diye koca koca yazılar yazıp donattım.. (gece 11'den sonra sabah 5'e-6'ya) (yoldan gelen geçen kim varsa parasını cebimden verip aldığım su bazlı renkli boyaları ve fırçayı uzattım herkesi dahil ettim.. çöpçüde katıldı, güzel sanatlar hocasi da, gençlerde çocuklarda, sosyete de cemil ipekçi de.. bir sürü insan.. hatta istanbul emniyet amiri bile gelmiş teftiş etmiş "seni seviyorum" , çiçek böcekten başka tek bir zararlı yazı resim vs görmeyince yaklaşık 3 yıl kaldı öyle..
demem o ki bir projenin ortaya çıkıp kesinleşmesinden uzun yıllar önce duyan duyacağını duyar, eylemini yapar..
