digiklan adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
İyiki WhatsApp var!
62
●2.381
- 27-09-2019, 12:14:40Kardeşim kalıcı hale gelen deprem vergileri ile duble yollar yapıldı.Cancomertler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu özel iletişim vergilerini sen GSM operatörlerine değil devlete ödüyorsun.
O zaman GSM şirketlerine değil hükümete laf söyleyeceksin.
20 senedir aynı adam seçildiğine göre kimse çok konuşmasın demek ki memeleketin yarısı halinden memnun.
Diğer yandan Türk Telekomu da aynı iktidar özelleştirdi.
Türk Telekomu alan adamlar Türk Bankalarından kredi çekerek satın aldılar.
Sonra Türk Telekomu sattıkları araplar Türk Telekomu batırıp kaçıp gittiler.
Bugün Türk Telekomun %55 hissesi 4,5 milyar dolar kredi verip geri alamayan Bankalara geçiyor.
Türk Telekomun değil yeni yatırım yapıp kapasitesini afetlerde sorunsuz hizmet verecek kadar büyütmeyi, varolan yatırımları için aldığı kredileri ödeyecek kapasitesi yok.
Yakında bizim vergilerimiz ile Türk Telekomu kurtaracaklar, bedelini biz daha fazla vergi ödeyerek karşılayacağız.
Sonra vatandaş gidecek durmak yok yola devam diyecek.
Kime isyan ettiğini farketmek lazım.
99 depreminden sonra 17 senedir iktidarda aynı adamlar varken, bu damların özelleştirip batırılmasını sağladıkları GSM şirketine laf söyleyen arkadaşlar var.
Deprem vergisini GSM firmasına değil devlete ödüyorsun.
Hesabı GSM firmasından değil devleti yönetenlerden sorman lazım.
Ama bırak hesap sormayı, adamlar ilk depremde yıkılacam kaçak evlere imar affı çıkardı, herkes alkış tuttu.
Maalesef bizim milletimiz hakettiği gibi yönetiliyor ve hakettiklerini yaşıyor.
Devleti bırakın, depreme karşı kendi stratejinizi geliştirin.
Öncelikle 99 depreminden sonra projelendirilmiş ve sertifikalı hazır betonla yapılmış bir eve geçerek başlayabilirsiniz.
Eviniz yıkılmazsa cep telefonunun çalışıp çalışmadığ umurunuzda olmaz.
Eviniz yıkılırsa enkaz altında kalırsanız da cep telefonunuz size bir düdük kadar fayda sağlamaz.
Sana açıklıyorum ama diretiyorsun anlamamak için.Amxmodx adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İstanbul'da acil durum çağrı istasyonlarında anlık olarak 200 kişi çalışıyor.
Depremde 40 bin kişi yaralansa, 20 bin kişi enkaz altında kalsa.
Telefonlar çalışırsa telefonun ucunda seni kurtarmak için hazır bekleyen adamlar mı var sanıyorsun?
Herkes derdini 5 dakika anlatsa 10 saat telefonda beklersin.
Yerini bildir bakalım. Ambulans gelecek mi? Kurtarma ekipleri gelecek mi?
İstanbul'da kaç tane ambulans var, umke nin afad ın kaç kurtarma ekibi var zannediyorsun?
Yollar kapanacak, şehrin bazı bölgelerine kurtarma ekipleri hiç bir zaman girmeyecek.
Enkaz altında bir tek sen mi kalacaksın? Yardıma sadece senin mi ihtiyacın olacak?
Amcaoğlunu mu arayacaksın seni enkaz altından çıkarsın diye?
Enkaz altında yer bildirmek için düdük telefondan etkilidir.
Telefonun şarjı biter, düdük senin hayatta olduğunu sürekli kanıtlar.
Seni telefon değil, sağlam bir bina kurtarır.
Enkaz altında kalmazsan bir kaç saat ya da bir kaç gün sonra yakınlarınla konuşursun.
Enkaz altında kalırsan telefondan medet umma. Henüz enkaz kaldıran bir applicatiın yapılmadı. - 27-09-2019, 12:45:38Özet şu: çok fazla işini yapmayan kurum vardigiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 27-09-2019, 13:05:54Ben senin otelinden parayı peşin ödeyip rezervasyonumu yaptırmışsam, deprem olduğunda parasını zaten ödemiş olduğum oda hizmetimi isterim. O gün isterse 10bin kişi gelsin benim problemim değil. Bu birincisi.digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İkincisi; bu verdiğiniz örnek yanlış bile olsa kıyaslanamaz bir örnektir. Operatörlerin otellere kıyasla bir takım zorunlulukları var. Olması da gerekiyor. Acil aramaların ücretsiz olması da bir zorunluluktur. Deprem anında insanların iletişim kurması kadar doğal bir durum yok. Hatlar kaldırmıyor diye iletişim kurmamak yerine hatları gereken kapasiteye yükseltip sorunu o şekilde çözmek gerekiyor.
Bu Seray Severin fasulye pahalıysa yemeyin kardeşim sözü gibi olmuş. Bunun çözümü fasulye yememek değil. Fasulyeyi yenilebilir kılmaktır. Biz ortadoğuluların kafası biraz ters çalışıyor
Sorumluluğu makamlara değil şahıslara fatura ederek işin içinden sıyrılıyoruz. Bu da sermaye sahiplerinin ve siyasilerin işine geliyor.
- 27-09-2019, 13:53:40TitusPullo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Değerli kardeşim İFA İMKANSIZLIĞI ve MÜCBİR SEBEPLER nedir hukuki olarak araştırmanı dilerim.
Böyle kafana göre ben paramı verdim her koşulda hizmeti alırım diyemezsin.
Mücbir sebeplerde borçlar bile ertelenir, vergiler ertelenir, yapılan sözleşmelerdeki yükümlülükler mücbir sebep geçinceye kadar ifa edilemez ve cezai bir yaptırım olmaz.
Senin GSM operatörü ile sözleşmen de parayı veririm hizmeti alırım durumundayken, ortada mücbir sebep varsa senin ödemeni aksatman, ya da operatörün hizmeti aksatması kanunen hoşgörülür.
Dünyanın hiç bir yerinde afet anında, olağanüstü koşullarda hizmet vaadinde bulunulmaz.
Olağanüstü hallerde, isyan, afet, ayaklanma, bulaşıcı hastalık, savaş gibi durumlarda hizmet vermeyi kimse taahhüt etmez.
Dünyanın hiç bir ülkesinde depremde, isyanda, savaşta kesintisiz elektrik vermeyi taahüt eden elektrik şirketi bulamazsın.
Dünyanın hiç bir ülkesinde olağanüstü durumlarda ya da doğal afet anında kesintisiz internet ya da telefon hizmeti vermeyi taahhüt eden şirket bulamazsın.
Bugün Almanya'da nükleer santral patlasa herkes aynı anda bir birini arasa Almanya'da da şebeke çöker.
Ne Amerika'da, ne İngiltere'de, Ne Japonya'da... Hiç bir ülkede...
O yüzden deprem çantasına pilli radyo ve yedek pil koyun diyorlar uyarıları ve haberleri dinlemek için, powerbank ve telfon koyun demiyorlar.
Sen ne ile neyi satın aldığının bile farkında değilsin.
Kullandığın telefon hattı evin gibi parasını peşin ödeyerek şahsına özel satın alınmış bir mülk değil.
Birden çok insanın dönemsel aidat ödeyerek, ya da kullandığı kadar ödeyerek kullandığı bir devremülk ya da otel statüsünde.
Bir otel veya devremülk bir sene içinde farklı tarihlerde gelecek 10 bin kişiye hizmet verebilir.
Ama 10 bin kişi, aynı anda, aynı saatte kapıya dayanırsa sokakta kalır.
Yani sen paylaşımlı hosting parası verip, dedicated hizmet alamazsın.
Bu konuya son kez senin mesajınla yanıt verdim.
Detaylı açıklama yaptım. Deprem anında telefon hatlarını düşünmek son derece lüks bir iş.
Binaların yapısal güvenliğini düşünmek, şehirlerdeki altyapıların özellikle doğalgaz gibi tehlikeli altyapıların güvenliğini düşünmek lazım.
Deprem anında telefonlar çalışsa bile itfaiye ve ambulans yeterli olmadığı için o telefon ile başının çaresine bakmaya mahkum olacaksın. - 27-09-2019, 14:08:53Olaylara bakış açımız şu; Sen mevcut durumu kabulleniyorsun. Ben ise daha iyisi için eleştirel yaklaşıyorum. Son deprem 5.8 şiddetlinde yani orta şiddette ve yıkıcılığı olmayan bir deprem. Hatların kilitlenmesi normal DEĞİL. Bunu dünyanın neresinde yaşarsan yaşa haklı olarak eleştirel yaklaşır insanlar. Aksi halde operatörler mevcut durumu kabullendiğiniz için herhangi bir yol kat etmez. Göreceksin ki bu konuda özellikle İstanbul bazında geliştirmeler yapılacak. Tüm operatörler kesin ve kesin adım atacak. Turkcell çoktan gerekli talimatları verdi bile.digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben ütopik bir istekte bulunmuyorum. Kusursuz bir hizmet verileceğini de iddia etmiyorum. Gerçekçi olmak lazım fakat bulunduğum sektör gereği baz istasyonlarının çalışma prensiplerini çok iyi biliyorum. Bu konuda teknik bir tartışmaya da varım. Bu durum çok daha iyileştirilebilir. Kilitlenmelerin önüne büyük ölçüde geçilebilir. Acil durumlarda çok daha fazla mobil takviye aracı ile müdahale sağlanabilir. Eğer bu konuda özel sektör yetersiz geliyorsa işte o zaman devreye turksat girecek. Yani bu acil durumlarda atılması gereken adımlar ZOR / MALİYETLİ vs gibi sebeplerle ertelemek yada yok saymak doğru değil.
Umarım insanlar bu konuda tepkilerini arttırır. O zaman gerekli adımlar atılır. Keza söylediğim gibi bu GSM konusunda ciddi baskı kuruldu sosyal medyada ve başta Turkcell olmak üzere gerekli adımları atmaya başladı operatörler.
Ha sen bana sermaye bazı konuşuyorsan o ayrı. O zaman bu tartışma bitmez. Ben bir vatandaş olarak konuşuyorum. Senin söylediğin mücbir sebepler hukuki olarak tek bir kalıpta yer almaz. Onu da belirteyim. Devlet bu sebeplerin ardına sığınamaz! Verdiğiniz diğer örnek ülkelerde bu tarz doğa üstü olaylara karşı alınan önlem, tedbir ve sorumlulukları Türkiye ile kıyaslamayın. Bu zaten akılcı olmaz. Tecrübeyle sabit çok fazla vaka var. - 27-09-2019, 18:49:43ayçanın abisi whatsapp sayesinde herkesi sokaklarda yatırdı bi yandanda kötü yanları var

Sorumluluğu makamlara değil şahıslara fatura ederek işin içinden sıyrılıyoruz. Bu da sermaye sahiplerinin ve siyasilerin işine geliyor.