TitusPullo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben senin otelinden parayı peşin ödeyip rezervasyonumu yaptırmışsam, deprem olduğunda parasını zaten ödemiş olduğum oda hizmetimi isterim. O gün isterse 10bin kişi gelsin benim problemim değil. Bu birincisi.
İkincisi; bu verdiğiniz örnek yanlış bile olsa kıyaslanamaz bir örnektir. Operatörlerin otellere kıyasla bir takım zorunlulukları var. Olması da gerekiyor. Acil aramaların ücretsiz olması da bir zorunluluktur. Deprem anında insanların iletişim kurması kadar doğal bir durum yok. Hatlar kaldırmıyor diye iletişim kurmamak yerine hatları gereken kapasiteye yükseltip sorunu o şekilde çözmek gerekiyor.

Bu Seray Severin fasulye pahalıysa yemeyin kardeşim sözü gibi olmuş. Bunun çözümü fasulye yememek değil. Fasulyeyi yenilebilir kılmaktır. Biz ortadoğuluların kafası biraz ters çalışıyor Sorumluluğu makamlara değil şahıslara fatura ederek işin içinden sıyrılıyoruz. Bu da sermaye sahiplerinin ve siyasilerin işine geliyor.

Değerli kardeşim İFA İMKANSIZLIĞI ve MÜCBİR SEBEPLER nedir hukuki olarak araştırmanı dilerim.
Böyle kafana göre ben paramı verdim her koşulda hizmeti alırım diyemezsin.
Mücbir sebeplerde borçlar bile ertelenir, vergiler ertelenir, yapılan sözleşmelerdeki yükümlülükler mücbir sebep geçinceye kadar ifa edilemez ve cezai bir yaptırım olmaz.
Senin GSM operatörü ile sözleşmen de parayı veririm hizmeti alırım durumundayken, ortada mücbir sebep varsa senin ödemeni aksatman, ya da operatörün hizmeti aksatması kanunen hoşgörülür.

Dünyanın hiç bir yerinde afet anında, olağanüstü koşullarda hizmet vaadinde bulunulmaz.
Olağanüstü hallerde, isyan, afet, ayaklanma, bulaşıcı hastalık, savaş gibi durumlarda hizmet vermeyi kimse taahhüt etmez.
Dünyanın hiç bir ülkesinde depremde, isyanda, savaşta kesintisiz elektrik vermeyi taahüt eden elektrik şirketi bulamazsın.
Dünyanın hiç bir ülkesinde olağanüstü durumlarda ya da doğal afet anında kesintisiz internet ya da telefon hizmeti vermeyi taahhüt eden şirket bulamazsın.
Bugün Almanya'da nükleer santral patlasa herkes aynı anda bir birini arasa Almanya'da da şebeke çöker.
Ne Amerika'da, ne İngiltere'de, Ne Japonya'da... Hiç bir ülkede...
O yüzden deprem çantasına pilli radyo ve yedek pil koyun diyorlar uyarıları ve haberleri dinlemek için, powerbank ve telfon koyun demiyorlar.

Sen ne ile neyi satın aldığının bile farkında değilsin.
Kullandığın telefon hattı evin gibi parasını peşin ödeyerek şahsına özel satın alınmış bir mülk değil.
Birden çok insanın dönemsel aidat ödeyerek, ya da kullandığı kadar ödeyerek kullandığı bir devremülk ya da otel statüsünde.
Bir otel veya devremülk bir sene içinde farklı tarihlerde gelecek 10 bin kişiye hizmet verebilir.
Ama 10 bin kişi, aynı anda, aynı saatte kapıya dayanırsa sokakta kalır.

Yani sen paylaşımlı hosting parası verip, dedicated hizmet alamazsın.

Bu konuya son kez senin mesajınla yanıt verdim.
Detaylı açıklama yaptım. Deprem anında telefon hatlarını düşünmek son derece lüks bir iş.
Binaların yapısal güvenliğini düşünmek, şehirlerdeki altyapıların özellikle doğalgaz gibi tehlikeli altyapıların güvenliğini düşünmek lazım.
Deprem anında telefonlar çalışsa bile itfaiye ve ambulans yeterli olmadığı için o telefon ile başının çaresine bakmaya mahkum olacaksın.