Sen bir otel işletiyorsun. Normalde günde 50 kişi geliyorsa sen 50-60 odalı otel yatırımı yaparsın.
Bir gün deprem olursa 100 bin kişi evsiz kalırsa benim otele gelir diye 10 bin odalı otel yaptırmazsın.
Bizim operatörler de normal şartlarda anlık 500 bin kişiye hizmet veriyorlarsa 500 bin kişilik yatırım yaparlar.
Yarın deprem olursa millete hizmet verelim diye 5 milyon kapasiteli yatırım yapmazlar.
Mantıklı olmak lazım. Senede 3-5 saat telefonun kesilse ölmezsin, olağanüstü bir durum bu...
Ben senin otelinden parayı peşin ödeyip rezervasyonumu yaptırmışsam, deprem olduğunda parasını zaten ödemiş olduğum oda hizmetimi isterim. O gün isterse 10bin kişi gelsin benim problemim değil. Bu birincisi.
İkincisi; bu verdiğiniz örnek yanlış bile olsa kıyaslanamaz bir örnektir. Operatörlerin otellere kıyasla bir takım zorunlulukları var. Olması da gerekiyor. Acil aramaların ücretsiz olması da bir zorunluluktur. Deprem anında insanların iletişim kurması kadar doğal bir durum yok. Hatlar kaldırmıyor diye iletişim kurmamak yerine hatları gereken kapasiteye yükseltip sorunu o şekilde çözmek gerekiyor.
Bu Seray Severin fasulye pahalıysa yemeyin kardeşim sözü gibi olmuş. Bunun çözümü fasulye yememek değil. Fasulyeyi yenilebilir kılmaktır. Biz ortadoğuluların kafası biraz ters çalışıyor

Sorumluluğu makamlara değil şahıslara fatura ederek işin içinden sıyrılıyoruz. Bu da sermaye sahiplerinin ve siyasilerin işine geliyor.