• 23-10-2018, 03:54:27
    #1
    Merhaba arkadaşlar,

    10 seneyi aşkın bu forumdayım ve en nefret ettiğim olay bir kişi ile anlaşıp o işin peşinden koşturmak yada sallanmamak.Dolandırma ayrı bir dert zaten.

    Ben parasını peşin verdiğim işin peşinden koşmak zorundamıyım arkadaşlar? Niye kimse ilk iş alımı sırasında konuştuğu gibi iş yapmıyor? Parayıda almadan başlamıyorlar birde.
    Hatta sen yazmazsan işin akıbeti hakkında geri dönüş bile almıyorsun o parayı aldı ya siliyor direk kafadan seni. Burada ticaret yapıyoruz ama çoluk cocuklan. Yeri geliyor bazı işler paradan çok o işin bir an önce yapılıp teslim edilmesi gerekiyor. Burada ben gerçekten verdiğim paradan çok bu işin bitmesi için beklediğim zaman , harcadığım süreye yanıyorum.
    He birde bendede var bir cenabetlik kime iş versek hasta oluyor.

    Neyse gece gece böyle bir sitem edesim geldi.
  • 23-10-2018, 04:18:52
    #2
    Genel R10’da hizmet açan tipleridir hocam. Zamanında bir sitemin logosunu yaptırmak istedim birine. Kendisinin konusu harika görseller ve çizimlerle dolu. Neyse parayı ateşledik, ne istediğimizi yazdık. Gelen logo o kadar saçma ve alakasız ki. Sonra aradan günler geçtikten sonra düzeltme geldi. Bir daha da hayatta çalışmadım onunla.

    Şikayet konusu açtığında da sizi bastırmaya çalışmaları oluyor, kafayı yersiniz.
  • 23-10-2018, 06:26:09
    #3
    Kategori Moderatörü
    Şahsi olarak bunun tamamen müşteriyle alakalı bir durum olduğu kanısındayım. Tabi şahsınıza yönelik yazmıyorum.

    Muhtemelen başta ne istediğinizi doğru anlatamadınız (Anlamadı diye bir şey yok, siz anlatamadınız.) ya da aşırı fazla detay verdiniz (Göz korkutur.)
    İstenilen ücrette ya da belirtilen teslim süresinde pazarlık ettiniz, ödeme şartlarında değişiklik talep ettiniz vb. (Belli edilmese de şevk kırıcıdır. Acil diye bir şey yoktur, öncelik sırası vardır. Sizin 1. önceliğiniz onun için 3. sırada olabilir. Çok önemliyse son ana kalmazdı.)
    Bunların hiç biri değilse bolca ya da alakasız şekilde revize istediniz. Ya da tam tersi her şeyi ona bıraktınız (Yap kafana göre olayı. Genellikle ne istediğini bilmeyen, sıkıntılı müşteri olarak algılanır.)
    Yine tutturamadıysam geçmişte yaşadığınız sıkıntılı durumlardan bahsettiniz, direkt olmasa da zan altında bıraktınız (En şevk kırıcı durumdur. "+Acaba yine dolandırılır mıyım? -Ben seni niye dolandırayım?")
    Belki de selam vermeden konuya daldınız ya da "sa" diye selam verdiniz. Belki kendinizi tanıtmadınız ya da Türkçe'yi düzgün kullanmadınız. Belki de abicim, kardeşim vb. hitaplarda bulundunuz. (Kimin ne takıntısı var bilemeyiz.)
    Şahsen "hocam" hitabından dahi hoşlanmayan biriyim. Kaldı ki "parayı ateşledik" de hoş bir tabir değil. Profesyonellik bekliyorsanız, siz de öyle davranabilirsiniz.

    Belki de gerçekten hastadır ya da cenazesi vardır. Modunda değildir, ilham gelmemiştir. Ülkenin haline üzülüyordur. Birçok durum yaşanabilir. Ters yapmanız işleri daha da çıkmaza sokacaktır. Anlayış, hoşgörü, saygı ve empati...
    Unuttuğunuz şey "herkesin insan olduğu" gerçeğidir. Para ödediğinizde işi satın alırsınız kişiyi değil. O yüzden "işle alakalı" olarak, yukarıdaki durumları yaşatmazsanız sorun yaşayacağınızı sanmıyorum.
  • 23-10-2018, 11:11:02
    #4
    Tam tersi bir olayı ben yaşıyorum

    Parasının yarısını aldığım halde müşterim beni arayıp sormuyor ve ben aradıkca sürekli sallıyor.Sabah gelirsin, yarın gelirsin, yoğunuz filan.Sitenin html olarak dökümü hazır, sadece entegresi yapacağım ama gelgörki müteahhit abimiz bugünde aramadı.

    Adam kendi işinin peşine düşmüyor bende ödemenin yarısını parça parça 2 haftada 1,5k para aldım ve kenara çekildim.Ararsa 2 günlük işi var, aramassa eğer zaman aşımı olarak kenara atacağım.Kendi sözleşme formuma ek madde ekledim, 2 haftalık süreç içinde geri dönüş olmassa sözleşme tek taraflı fesh edilecek ve alınan ücret geri iade edilmeyecek.
  • 23-10-2018, 11:15:53
    #5
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Eygun adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba arkadaşlar,

    10 seneyi aşkın bu forumdayım ve en nefret ettiğim olay bir kişi ile anlaşıp o işin peşinden koşturmak yada sallanmamak.Dolandırma ayrı bir dert zaten.

    Ben parasını peşin verdiğim işin peşinden koşmak zorundamıyım arkadaşlar? Niye kimse ilk iş alımı sırasında konuştuğu gibi iş yapmıyor? Parayıda almadan başlamıyorlar birde.
    Hatta sen yazmazsan işin akıbeti hakkında geri dönüş bile almıyorsun o parayı aldı ya siliyor direk kafadan seni. Burada ticaret yapıyoruz ama çoluk cocuklan. Yeri geliyor bazı işler paradan çok o işin bir an önce yapılıp teslim edilmesi gerekiyor. Burada ben gerçekten verdiğim paradan çok bu işin bitmesi için beklediğim zaman , harcadığım süreye yanıyorum.
    He birde bendede var bir cenabetlik kime iş versek hasta oluyor.

    Neyse gece gece böyle bir sitem edesim geldi.
    Ne yazık ki bazen tam tersi durumları biz iş alanlarda yaşıyoruz.
    İşe başlarken yarısını alıyoruz iş bitiyor diğer yarısını ne zaman alacağımızı Allah bilir.
    En son işi pisliğe vuruyorsun 100 200 tl sus payı verilir bir müddet daha öyle sürer.. zaten hayır göremezsinde o paradan
  • 23-10-2018, 11:37:52
    #6
    Ment adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Genel R10’da hizmet açan tipleridir hocam. Zamanında bir sitemin logosunu yaptırmak istedim birine. Kendisinin konusu harika görseller ve çizimlerle dolu. Neyse parayı ateşledik, ne istediğimizi yazdık. Gelen logo o kadar saçma ve alakasız ki. Sonra aradan günler geçtikten sonra düzeltme geldi. Bir daha da hayatta çalışmadım onunla.

    Şikayet konusu açtığında da sizi bastırmaya çalışmaları oluyor, kafayı yersiniz.
    Çalıştığım grafikerlerin %90'ında bende aynı sorunu yaşadım. Konusunda sanat eserleri var bana yaptığı logo saçma sapan bir yazıdan ibaret. Bir daha çalışmadan önce soruyorum konudaki gibi kaliteli bir şey mi olacak yoksa iki dakikada sitenin adını yazıp yanına bir png koyup bırakacak mısın diye. Buna rağmen hala dandik logo gelirse , yaptığı logoyu da konusuna koyması için ısrar ediyorum
  • 23-10-2018, 13:50:06
    #7
    grafiking adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şahsi olarak bunun tamamen müşteriyle alakalı bir durum olduğu kanısındayım. Tabi şahsınıza yönelik yazmıyorum.

    Muhtemelen başta ne istediğinizi doğru anlatamadınız (Anlamadı diye bir şey yok, siz anlatamadınız.) ya da aşırı fazla detay verdiniz (Göz korkutur.)
    İstenilen ücrette ya da belirtilen teslim süresinde pazarlık ettiniz, ödeme şartlarında değişiklik talep ettiniz vb. (Belli edilmese de şevk kırıcıdır. Acil diye bir şey yoktur, öncelik sırası vardır. Sizin 1. önceliğiniz onun için 3. sırada olabilir. Çok önemliyse son ana kalmazdı.)
    Bunların hiç biri değilse bolca ya da alakasız şekilde revize istediniz. Ya da tam tersi her şeyi ona bıraktınız (Yap kafana göre olayı. Genellikle ne istediğini bilmeyen, sıkıntılı müşteri olarak algılanır.)
    Yine tutturamadıysam geçmişte yaşadığınız sıkıntılı durumlardan bahsettiniz, direkt olmasa da zan altında bıraktınız (En şevk kırıcı durumdur. "+Acaba yine dolandırılır mıyım? -Ben seni niye dolandırayım?")
    Belki de selam vermeden konuya daldınız ya da "sa" diye selam verdiniz. Belki kendinizi tanıtmadınız ya da Türkçe'yi düzgün kullanmadınız. Belki de abicim, kardeşim vb. hitaplarda bulundunuz. (Kimin ne takıntısı var bilemeyiz.)
    Şahsen "hocam" hitabından dahi hoşlanmayan biriyim. Kaldı ki "parayı ateşledik" de hoş bir tabir değil. Profesyonellik bekliyorsanız, siz de öyle davranabilirsiniz.

    Belki de gerçekten hastadır ya da cenazesi vardır. Modunda değildir, ilham gelmemiştir. Ülkenin haline üzülüyordur. Birçok durum yaşanabilir. Ters yapmanız işleri daha da çıkmaza sokacaktır. Anlayış, hoşgörü, saygı ve empati...
    Unuttuğunuz şey "herkesin insan olduğu" gerçeğidir. Para ödediğinizde işi satın alırsınız kişiyi değil. O yüzden "işle alakalı" olarak, yukarıdaki durumları yaşatmazsanız sorun yaşayacağınızı sanmıyorum.
    Bahsettiğiniz konuların hiç biri müşteriyi sorumlu tutmaz.
    Müşteri ile Satıcı arasında bir sözleşme vardır.
    Bu sözleşme söz ile olur, ya da yazılı olur.
    Sözleşme sonucu satıcı yapacağı hizmetin ya da vereceğ malın niteliğini ve ne sürede teslim edileceğini taahhüt eder.
    Müşteri de ödemeyi ne şekilde ve ne sürede yapacağını taahhüt eder.
    Arkadaş mesajında açıkça belirtmiş ödemeyi yapmış.
    Ödemeyi ateşlemiş olabilir, ödemeyi fırlatmış olabilir, ödemeyi akıtmış olabilir...
    Üslubunu beğenmiyorsan parasını iade edersin ve anlaşmayı bozarsın.
    Onun dışında satıcının şevki, ülkenin durumu, satıcı morali, satıcının öncelikleri müşteriyi ilgilendirmez.
    Sen bir işi 3 günde teslim edeceğin söylediusen ve ben seni 4. gün aramak zorunda kalıyorsam senin önceliklerin benim umurumda olmaz.
    Satıcı anlaşmayı kendi önceliklerini, kendi moralini, ülkenin durumunu, kendisine yapılan hitapları hesaba katarak yapar.
    Adam bir hixzmeti ya da malı ne sürede teslim edeceğini ayarlayacak basirette değilse iş yapmasın değerli kardeşim.

    Alıcıların suçu var elbette.
    Bu meseleler 100 liralık işi 50 liraya yaptırma sevdasından kaynaklanıyor.
    Satıcılar parayı kazanabilmek için 100 liralık işi 50 liraya kabul edilyorlar.
    Ama o 100 liraya ihtiyaçları olduğu için aynı anda 2 tane 50 liralık iş kabul ediyorlar ve ikisi de teslimat süresini aşıyor.

    Lakin yine suç satıcını kendisindedir.
    Hiç bir satıcı 100 liralık işi 50 liraya kabul etmezse alıcı da paşa paşa o işi 100 liraya yaptırır.
    Hem satıcının emeği ziyan olmaz hem de alıcının vakti...

    AMA BİR İŞ ÜZERİNDE ANLAŞMA SAĞLANDI MI, ALICI PARASINI ÖDEYİP SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ Mİ, SATICININ DA İŞİ SÖZ VERDİĞİ SÜREDE TESLİM ETMESİ GEREKİR.
    İşi zamanında teslim etmeyen ve bunu haber bile vermeye tenezzül etmeyen satıcılara empati yapmaya değmez...
  • 23-10-2018, 15:33:30
    #8
    Kategori Moderatörü
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bahsettiğiniz konuların hiç biri müşteriyi sorumlu tutmaz.
    Müşteri ile Satıcı arasında bir sözleşme vardır.
    Bu sözleşme söz ile olur, ya da yazılı olur.
    Sözleşme sonucu satıcı yapacağı hizmetin ya da vereceğ malın niteliğini ve ne sürede teslim edileceğini taahhüt eder.
    Müşteri de ödemeyi ne şekilde ve ne sürede yapacağını taahhüt eder.
    Arkadaş mesajında açıkça belirtmiş ödemeyi yapmış.
    Ödemeyi ateşlemiş olabilir, ödemeyi fırlatmış olabilir, ödemeyi akıtmış olabilir...
    Üslubunu beğenmiyorsan parasını iade edersin ve anlaşmayı bozarsın.
    Onun dışında satıcının şevki, ülkenin durumu, satıcı morali, satıcının öncelikleri müşteriyi ilgilendirmez.
    Sen bir işi 3 günde teslim edeceğin söylediusen ve ben seni 4. gün aramak zorunda kalıyorsam senin önceliklerin benim umurumda olmaz.
    Satıcı anlaşmayı kendi önceliklerini, kendi moralini, ülkenin durumunu, kendisine yapılan hitapları hesaba katarak yapar.
    Adam bir hixzmeti ya da malı ne sürede teslim edeceğini ayarlayacak basirette değilse iş yapmasın değerli kardeşim.

    Alıcıların suçu var elbette.
    Bu meseleler 100 liralık işi 50 liraya yaptırma sevdasından kaynaklanıyor.
    Satıcılar parayı kazanabilmek için 100 liralık işi 50 liraya kabul edilyorlar.
    Ama o 100 liraya ihtiyaçları olduğu için aynı anda 2 tane 50 liralık iş kabul ediyorlar ve ikisi de teslimat süresini aşıyor.

    Lakin yine suç satıcını kendisindedir.
    Hiç bir satıcı 100 liralık işi 50 liraya kabul etmezse alıcı da paşa paşa o işi 100 liraya yaptırır.
    Hem satıcının emeği ziyan olmaz hem de alıcının vakti...

    AMA BİR İŞ ÜZERİNDE ANLAŞMA SAĞLANDI MI, ALICI PARASINI ÖDEYİP SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ Mİ, SATICININ DA İŞİ SÖZ VERDİĞİ SÜREDE TESLİM ETMESİ GEREKİR.
    İşi zamanında teslim etmeyen ve bunu haber bile vermeye tenezzül etmeyen satıcılara empati yapmaya değmez...
    Müşterinin sorumluluğunda demedim ki? Bahsettiğim durumları yaşatmak/davranışları sergilemek, işlerin gecikmesine sebep olacaktır. Hak verdiğiniz üzere, bu sorunlardan sadece biri ödeme ile alakalı olanıdır. Durup dururken neden geciktirsin?

    Özetle bir iş konuşması:
    +sa hocam
    -as hocam buyrun?
    +Almanya'dan geliyom, logo yaptırcam hocam. Çok güzel olsun, 10 numara olsun, en iyisi biz olalım, çok kurumsalız çok büyüğüz çünkü. Ha bir de ucuz olsun hatta bedava olsun. Çok işimiz var daha, sağlam referans olur size. Acil olduğunu söylememe gerek yok sanırım? Sabah teslim edersiniz değil mi?
    -Yetişmez yarına? Hem o fiyata yapamam.
    +Biliyorum ama çok acil oldu, yoksa biliyorum, bizim çok işimiz var daha, bunda yardımcı ol, ben de sana güzellik yapacağım...
    -maalesef yapamam.
    +sen kralsın, sen paşasın, sen üstadsın, sen yaparsın...
    10dk. sonra
    + Naptın kardeşim, bizim işler hazır mı? Yarın fuar var baskıya gidecek daha bunlar...
    - (Allah'ım al canımı)
    + Hojam? Abicim? Bir cevap ver ya?
    + Kardeşim böyle iş olmaz, paramızla rezil oluyoruz yeeaaa
    +Yapamayacaksan yapmayacağım de, niye oyalıyorsun?
    +Şikayet konusu açıyorum hojam...

    Bu vb. birçok örnek verebilirim. Sözleşme dediğiniz buysa? Pek de geçerli olacağını sanmıyorum. Kaldı ki %95'i freelance çalışan insanlar, yazılı sözleşme çok az yapılıyor.

    Ben genelleme yapıp birçok noktaya değindim. Siz ödeme konusunda hak vermişsiniz. Bir noktada, bir şekilde uygun olmayan bir şey yaşanıyor işte ve süreç sancılı bir hâle geliyor.

    Son olarak ödeme yapılmış olması bir şey değiştirmeyebilir. Öncelik meselesiyle alakalı. Parayı herkes verir, bir şekilde kazanılır. İşi düzgün yapan adamı bulmak daha önemli bence. İstediği ücrette pazarlık edip, bir de dolan dırıcı muamelesi yaparsanız o adamı küstürürsünüz.
  • 23-10-2018, 17:00:54
    #9
    grafiking adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Müşterinin sorumluluğunda demedim ki? Bahsettiğim durumları yaşatmak/davranışları sergilemek, işlerin gecikmesine sebep olacaktır. Hak verdiğiniz üzere, bu sorunlardan sadece biri ödeme ile alakalı olanıdır. Durup dururken neden geciktirsin?

    Özetle bir iş konuşması:
    +sa hocam
    -as hocam buyrun?
    +Almanya'dan geliyom, logo yaptırcam hocam. Çok güzel olsun, 10 numara olsun, en iyisi biz olalım, çok kurumsalız çok büyüğüz çünkü. Ha bir de ucuz olsun hatta bedava olsun. Çok işimiz var daha, sağlam referans olur size. Acil olduğunu söylememe gerek yok sanırım? Sabah teslim edersiniz değil mi?
    -Yetişmez yarına? Hem o fiyata yapamam.
    +Biliyorum ama çok acil oldu, yoksa biliyorum, bizim çok işimiz var daha, bunda yardımcı ol, ben de sana güzellik yapacağım...
    -maalesef yapamam.
    +sen kralsın, sen paşasın, sen üstadsın, sen yaparsın...
    10dk. sonra
    + Naptın kardeşim, bizim işler hazır mı? Yarın fuar var baskıya gidecek daha bunlar...
    - (Allah'ım al canımı)
    + Hojam? Abicim? Bir cevap ver ya?
    + Kardeşim böyle iş olmaz, paramızla rezil oluyoruz yeeaaa
    +Yapamayacaksan yapmayacağım de, niye oyalıyorsun?
    +Şikayet konusu açıyorum hojam...

    Bu vb. birçok örnek verebilirim. Sözleşme dediğiniz buysa? Pek de geçerli olacağını sanmıyorum. Kaldı ki %95'i freelance çalışan insanlar, yazılı sözleşme çok az yapılıyor.

    Ben genelleme yapıp birçok noktaya değindim. Siz ödeme konusunda hak vermişsiniz. Bir noktada, bir şekilde uygun olmayan bir şey yaşanıyor işte ve süreç sancılı bir hâle geliyor.

    Son olarak ödeme yapılmış olması bir şey değiştirmeyebilir. Öncelik meselesiyle alakalı. Parayı herkes verir, bir şekilde kazanılır. İşi düzgün yapan adamı bulmak daha önemli bence. İstediği ücrette pazarlık edip, bir de dolan dırıcı muamelesi yaparsanız o adamı küstürürsünüz.
    Değerli Hocam kendi bireysel durumunuzdan çok geniş bir yargıya varıyorsun.
    Sana basitçe anlattım, iş gecikmez!
    Aklı başında adamın işi gecikmez.
    Almanların işi gecikmiyor neden hep bizim Türklerin işleri gecikiyor?
    Aklı başında adam süre verirken zaten bir miktar kendine ekstra zaman alır.
    Yani 3 günde bitecek iş için 4 hatta bazen 5 gün derim.
    1 haftada yapılacak iş için 10 gün derim.
    Çünkü kurumsal çalışmıyorum ben hastalandım mı işimi yapacak adam yok.
    Hastalanırsam da 2 günde kalkarım ayağa.
    Bir yakınım ölse cenazesi taziyesi 2 gün sürer.
    Yani iş gecikmez.
    Eğer parayı alıp işi söz verdiğin zamanda teslim etmiyorsan bu her halükarda satıcının suçudur.
    Alıcı parayı ödemiş mi? Az da olsa, ucuz da olsa, bedavaya yakın da olsa o paraya tamam demiş misin?
    O paranın karşılığında işi şu kadar sürede yaparım demiş misin?
    O zaman sözünü tutacaksın bir zahmet kardeşim.

    SÖZÜNÜ TUTMAMANIN BAHANESİ OLMAZ.
    Maalesef bu toplumun en büyük sorunu sözün bir değerinin kalmaması.
    Çünkü bu topluma ahlakın saç baş örtmekle, hacı sakal bırakmakla olduğuna inandırmışlar.
    Ahlak doğru konuşmak ve sözünü tutmakla başlar...