Al işte burjuva işci sınıfı ayrımımı oldu bu, bide beddua oh miss

madde madde bilale anlatır gibi anlatıyorum bak.
1 - ) İş giriş çıkış saatleri harici bahsettiğin kalabalık herhangi bir yerde yok.
2 - ) Yakıt dediğim şekilde zamlanırsa büyük şehirlerde ve insanlar araçlarını satıp toplu taşımaya daha çok yönelirse "mecburen" sefer saatleri - araçlar - güzergahlar artacak çünkü talep artacak. + olarak istanbulun en büyük sorunu trafik ortadan kalktığında gelen turist sayısı artış gösterecek yıllık bazda döviz girişi yükselecek.
3 - ) Talep artınca sürümden kazanma mantığı güdülecek yada kamuoyu oluşturulacak tepkiler vs fiyatlar düşecek.
4 - ) Toplu taşıma kullanıyorum, en yoğun güzergahlardan hemde MASLAK İTÜ durağı metro, MECİDİYEKÖY metrobüs için duraklarım oluyor İş saatleri dışında yoğunluk görmedim daha. Beykozamı gidicem hop yeniköyden motora biniyorum kanlıcamı emirgandan, kıçımın altında araba var diye aptal gibi beylikdüzüne arabamla gitmiyorum yada karşıya geçmek için araba kullanmıyorum hem zahmetsiz hemde trafiksiz bi alternatif var TOPLU TAŞIMA.
5 - ) Final olarakta
Toplu taşımaya zaten muhtaç yaşıyorum ama arabam olmadığı için toplu taşımaya muhtaçlık değil bu rahatlık açısından bir muhtaçlık, arabam var toplu taşıma kullanmam zihniyetindeki insanlar dar bakan ve bahsettiğiniz gibi finalde toplu taşımaya muhtaç kalacak insanlar. Hükümet ağzımdan ekmeği değil yerken düşürdüğüm kırıntıyı alamaz hakkı yok. Zam savunan vatandaşda olur, herşeye zam gelicek daha bunlar iyi günler, bu günleri 2013'de görenler bütce planlamalarını yaptılar bildikleri manzaralarla karşılaşıyorlar yani. İsyan edip hakkımı arıyım zam gelmesin istiyosan eğer ekonomik krizle boğuşursun şuan Türkiye'de, yabancı ürünleri unutur sadece yerli üretime tamah edersin geçmişimizde ekonomik kriz var araştırabilirsin ki altını çizmek isterim BİM denen mağazanın bile sattığı ürünlerin çoğu yabancı menşeili adı belli ailenin ülke ekonomimize soktuğu en büyük kazıktır bu mağaza zinciride.
Ne demek iş saati dışında kalabalık yok. Gel sen İstanbulun en kalabalık ilçesine bak bakalım. Otobüsler minibüsler tıklım tıklım. Mecidiyeköyede 1500 kere gittim iş saati dışındada binmek zor. Toplu taşıma zaten kapasitesinin 4-5 katını taşıyor şuan hatta belediye başkanı bile metrobüslerin kapasitesinin çok üstünde yolcu taşıdığını söylüyor. Hem bu ülkede kamuoyu falan oluşmaz. Halkın yarısı hak arayanları vatan haini olarak görüyor. Ayrıca hükümetin ağzından ekmeği alması için hakkı olmasına gerek yok. Herşey khkya bakar.
insan ne ederse kendine eder. İnsanoğlu bu teknoloji esirliği ile daha çok ağlar sızlar. İnsanoğlu kendine dertten başka birşey üretmiyor malesef. Kısa bir örnek vereyim . Az önce Burdur Karamanlı ilçesinden geldim. Ev kiraları 250-300 TL arası kaloriferli yalıtımlı falan. Ekmek 1 TL. Çay 1 T Kahve 1.5 TL. Ödenen faturalar elektrik ve cep telefonu (bir aile için 20 TL).. Ne yapıyor bu insanlar diye soracaksanız ben yapmadıklarını sıralayayım size starbuck gidip tonla para verip mokka içmiyorlar,evlerinde doğalgaz,enaz 100 TL telefon faturası,elektrik faturaları,su faturaları ödemiyor. yoğun trafikte debelenmiyorlar.çoğu motosiklet kullanıyor bu araç eskidi yenisini alayım krediye gireyim demiyor. Kimi hayvancılık kimi tarım kimiside diğer işlerde çalışıyor. 2bin TL çok büyük bir rakam bir alışveriş firması reklamı gibi harca harca bitmiyor.Kısaca insan hırsları ve egosu ile kendini bankaların kölesi yapıyor sonrada yaşanmaz bir hayata dalıyor hayatta en güzel şey vazgeçmektir.
Peki güzel kardeşim bu kadar adama dediğin yer(lerde) iş varmı? Aş varmı? Kalacak yer varmı? Sosyal hayat yaşayacak çevre varmı? Bu insanlar oralara akın edince oralarda o dediğin fiyatlar kalacakmı? Ayrıca her insanın hayattan beklentisi aynımı? Hükümet vur patlasın çal oynasın hayat yaşarken 80 milyon ayağına pıranga vurulmuş gibi kuru ekmek suyla ot gibimi yaşasın? Pc başında hesap yapmak çok kolay. Bende diyorum İstanbuldaki 10 milyon kişi köyüne dönsün ama o işler öyle olmuyor işte. Keşke herşey pc başında sıcak çayımızı yudumlarken hayal ettiklerimiz gibi olsa ama öyle bir dünya yok işte.