• 23-01-2020, 13:10:31
    #10
    Makalex adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bence Çin ile diğer ülkelerin yediklerini aynı keseye koymayın. Hangi Avrupa ülkesinde, yada bildiğiniz görüp incelediğiniz hangi ülkenin her restaurantında köpek eti, fok balığı eti, sırtlan eti gördünüz? Bence sizin eleştirmeniz gereken konu, yemek kültürlerinde fanteziye kaçanlar olmalı. Bahsedilen ülkede bir dönem rahimde ölen bebekleri haşlayıp yiyorlardı. O zaman ''Eğer yaşamınızı devam ettirmek için başka canlıları öldürüm etlerini yiyorsanız. Hangi canlıyı öldürdüğünüzün ve yediğinizin ne önemi var?'' bu düşünceye göre insan eti de yiyebiliriz doğru mudur? Doğanın kanunu her canlıyı öldür ve her öldürdüğün canlıyı ye olarak yürümüyor. Bu 1960'dan önce Çin içinde geçerliydi. Her şeyi yiyen bir canlı olsaydık yeryüzünde insanoğlundan başka canlı sanırım kalmazdı. Yıllar geçtikçe evrilen insanoğlundan bahsediyoruz. Yenilecek var yenilmeyecek var. Bizim dini inançlarımıza göre yenilen ve yenilmeyen hayvanlar var. Dini inancı olan insanlar da pek tabi bu durumu yadırgayabilir.

    Eti yenmeyen kuşlar:
    Avını pençesiyle yakalayan ve leş yiyen, çaylak, kartal, kerkenez, kuzgun, akbaba, leş kargası, yarasa, atmaca, şahin, martı, leylek, flamingo, egret, kelaynak gibi kuşlar yenmez. Bu sadece bizim dinimizle alakalı bir olay değil. Yeryüzünde bulunup gerçekten insan olan Müslümanı, Hristiyanı, kimse bu hayvanları yemiyor. Çinde'de kimse çocuğu doğduktan sonra ''al yavrum kartal buğulama yaptım'' demiyordur herhalde. Bu ne biliyor musunuz? Merak! Bu ülke yemek konusunda yeni icatlar çıkartıyor. Bu adamların midesinin pis olduğunu sanırım bilmeyen yoktur.

    Hayatında hiç bulunmadığın bir ülke hakkında çok büyük ifadeler kullanıyorsun.
    Ve işi dine dayandırırsan zaten tartışmanın alemi yok.
    Yamyamlığı çok iğrenç sayıyorsun ama dünyada yakın tarihte aç kalan insanların ölmemek için insan eti yedikleri pek çok defa olmuştur.
    Hayatta kalmak o kadar güçlü bir duygudur ki, insanlar ölmemek için insan eti bile yerler.
    Sen doğduğunda insanın çok değerli olduğu, tüm evrenin ve dünyanın Tanrı tarafından seni bir sınava sokmak için yaratıldığına inandırılıyorsun.
    Sonra sana etin Tanrının sana sunduğu bir nimet olduğu hayvanların ölüp sana köfte olmak için yaratıldığı öğretiliyor.
    Bir de üzerine hangi etten köftenin makbul hangi etten köftenin mundar olduğu öğretiliyor.
    Ama işin özü aynı. Eğer et yemek için bir canı öldürüyorsan. Hangi türden bir canı öldürdüğünün ne önemi var?
    Daha bebek olan bir kuzudan kebap yapıp televizyonda programda yayınlıyorlar.
    Bir sürü adam da bir koyunun doğurduğu ve boğazı kesilene kadar tüm gün süt emen ve oyun oynayan küçücük bir kuzunun ızgara edilmiş etine ağzı sulanarak bakıyor.
    Sonra bu adamlar bir tabakta yarasa görünce neyin miğde bulandırıcı olduğundan bahsetmeye başlıyorlar.

    Fok balığının yenilmemesi gerektiğini söylüyorsun, ama Fok balığının hayatının bir kuzudan daha değerli olduğunu kanıtlayamazsın.
    Japonlar Yunus avlıyor ve yiyorlar, Yunus memeli bir balık, tıpkı koyun gibi memeli. Tıpkı deve gibi memeli.
    Bir kartal buğulama yapılmasını garipsiyorsun ama fırında tavuk senin için çok normal.
    Senin normal saydığın şeylerin hepsi sen doğduktan sonra sağdan soldan sana öğretilen toplumsal fikirler.
    Ve bu fikirlere o kadar bağlısın ki beni ve başkalarını inandırmak için şiddetle savunuyorsun.
    Diyorsun ki et yemek için canlıları yiyelim ama erdemli olalım, hangi canlıyı nasıl öldüreceğimize babamızdan atamızdan öğrendiğimiz gibi karar verelim.
    Et yemek erdemli ise hangi canlıyı nasıl öldürdüğünün çok farkı var mı?
    Oltayla tuttuğun bir levreğin ağzına saplanan bir kanca ile sudan dışarı çekip boğularak ölmesini izleyip kızgın yağda kızartmak normal.
    Ama bir yarasayı öldürüp çorba yapmak miğde bulandırıcı.
    Babam komando, askerde yılan yediklerini anlatır hala. Tadı da güzelmiş.
    Yani doğru sandığınız doğruların ne kadar doğru olduğundan şüphe etmeye başlayarak ufkunuzu genişletmeye başlayabilirsiniz.
  • 23-01-2020, 13:37:51
    #11
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayatında hiç bulunmadığın bir ülke hakkında çok büyük ifadeler kullanıyorsun.
    Ve işi dine dayandırırsan zaten tartışmanın alemi yok.
    Yamyamlığı çok iğrenç sayıyorsun ama dünyada yakın tarihte aç kalan insanların ölmemek için insan eti yedikleri pek çok defa olmuştur.
    Hayatta kalmak o kadar güçlü bir duygudur ki, insanlar ölmemek için insan eti bile yerler.
    Sen doğduğunda insanın çok değerli olduğu, tüm evrenin ve dünyanın Tanrı tarafından seni bir sınava sokmak için yaratıldığına inandırılıyorsun.
    Sonra sana etin Tanrının sana sunduğu bir nimet olduğu hayvanların ölüp sana köfte olmak için yaratıldığı öğretiliyor.
    Bir de üzerine hangi etten köftenin makbul hangi etten köftenin mundar olduğu öğretiliyor.
    Ama işin özü aynı. Eğer et yemek için bir canı öldürüyorsan. Hangi türden bir canı öldürdüğünün ne önemi var?
    Daha bebek olan bir kuzudan kebap yapıp televizyonda programda yayınlıyorlar.
    Bir sürü adam da bir koyunun doğurduğu ve boğazı kesilene kadar tüm gün süt emen ve oyun oynayan küçücük bir kuzunun ızgara edilmiş etine ağzı sulanarak bakıyor.
    Sonra bu adamlar bir tabakta yarasa görünce neyin miğde bulandırıcı olduğundan bahsetmeye başlıyorlar.

    Fok balığının yenilmemesi gerektiğini söylüyorsun, ama Fok balığının hayatının bir kuzudan daha değerli olduğunu kanıtlayamazsın.
    Japonlar Yunus avlıyor ve yiyorlar, Yunus memeli bir balık, tıpkı koyun gibi memeli. Tıpkı deve gibi memeli.
    Bir kartal buğulama yapılmasını garipsiyorsun ama fırında tavuk senin için çok normal.
    Senin normal saydığın şeylerin hepsi sen doğduktan sonra sağdan soldan sana öğretilen toplumsal fikirler.
    Ve bu fikirlere o kadar bağlısın ki beni ve başkalarını inandırmak için şiddetle savunuyorsun.
    Diyorsun ki et yemek için canlıları yiyelim ama erdemli olalım, hangi canlıyı nasıl öldüreceğimize babamızdan atamızdan öğrendiğimiz gibi karar verelim.
    Et yemek erdemli ise hangi canlıyı nasıl öldürdüğünün çok farkı var mı?
    Oltayla tuttuğun bir levreğin ağzına saplanan bir kanca ile sudan dışarı çekip boğularak ölmesini izleyip kızgın yağda kızartmak normal.
    Ama bir yarasayı öldürüp çorba yapmak miğde bulandırıcı.
    Babam komando, askerde yılan yediklerini anlatır hala. Tadı da güzelmiş.
    Yani doğru sandığınız doğruların ne kadar doğru olduğundan şüphe etmeye başlayarak ufkunuzu genişletmeye başlayabilirsiniz.
    Fikirlerine ve yazıya dökmene hayran kaldım. Hocam seninle tanışıp güzel bi sohbet eşliğinde rakı mangal yapmak varmış. Bu arada kesinlikle makale işine girmelisin.
  • 23-01-2020, 14:10:10
    #12
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayatında hiç bulunmadığın bir ülke hakkında çok büyük ifadeler kullanıyorsun.
    Ve işi dine dayandırırsan zaten tartışmanın alemi yok.
    Yamyamlığı çok iğrenç sayıyorsun ama dünyada yakın tarihte aç kalan insanların ölmemek için insan eti yedikleri pek çok defa olmuştur.
    Hayatta kalmak o kadar güçlü bir duygudur ki, insanlar ölmemek için insan eti bile yerler.
    Sen doğduğunda insanın çok değerli olduğu, tüm evrenin ve dünyanın Tanrı tarafından seni bir sınava sokmak için yaratıldığına inandırılıyorsun.
    Sonra sana etin Tanrının sana sunduğu bir nimet olduğu hayvanların ölüp sana köfte olmak için yaratıldığı öğretiliyor.
    Bir de üzerine hangi etten köftenin makbul hangi etten köftenin mundar olduğu öğretiliyor.
    Ama işin özü aynı. Eğer et yemek için bir canı öldürüyorsan. Hangi türden bir canı öldürdüğünün ne önemi var?
    Daha bebek olan bir kuzudan kebap yapıp televizyonda programda yayınlıyorlar.
    Bir sürü adam da bir koyunun doğurduğu ve boğazı kesilene kadar tüm gün süt emen ve oyun oynayan küçücük bir kuzunun ızgara edilmiş etine ağzı sulanarak bakıyor.
    Sonra bu adamlar bir tabakta yarasa görünce neyin miğde bulandırıcı olduğundan bahsetmeye başlıyorlar.

    Fok balığının yenilmemesi gerektiğini söylüyorsun, ama Fok balığının hayatının bir kuzudan daha değerli olduğunu kanıtlayamazsın.
    Japonlar Yunus avlıyor ve yiyorlar, Yunus memeli bir balık, tıpkı koyun gibi memeli. Tıpkı deve gibi memeli.
    Bir kartal buğulama yapılmasını garipsiyorsun ama fırında tavuk senin için çok normal.
    Senin normal saydığın şeylerin hepsi sen doğduktan sonra sağdan soldan sana öğretilen toplumsal fikirler.
    Ve bu fikirlere o kadar bağlısın ki beni ve başkalarını inandırmak için şiddetle savunuyorsun.
    Diyorsun ki et yemek için canlıları yiyelim ama erdemli olalım, hangi canlıyı nasıl öldüreceğimize babamızdan atamızdan öğrendiğimiz gibi karar verelim.
    Et yemek erdemli ise hangi canlıyı nasıl öldürdüğünün çok farkı var mı?
    Oltayla tuttuğun bir levreğin ağzına saplanan bir kanca ile sudan dışarı çekip boğularak ölmesini izleyip kızgın yağda kızartmak normal.
    Ama bir yarasayı öldürüp çorba yapmak miğde bulandırıcı.
    Babam komando, askerde yılan yediklerini anlatır hala. Tadı da güzelmiş.
    Yani doğru sandığınız doğruların ne kadar doğru olduğundan şüphe etmeye başlayarak ufkunuzu genişletmeye başlayabilirsiniz.
    Öyle bir sıralama yapmışınız ki biz ne diyoruz, siz ne diyorsunuz
    Bana yamyamlığı savunacak kadar psikolojinizin bozuk olduğunu lütfen hissettirmeyin. Zamanında aç kalan insanların insan eti yemesi, normal hayatta insan etinin tadına bakmasını, tüketmesini normalleştirmez. Yamyamlık tabiri caiz bu kadar normal ise dünya düşüncesinde neden kabul edilemez bir durum? Farklı gezegenlerde mi yaşıyoruz?
    Diyorsunuz ki insan ölmemek için insan eti bile yer. Evet bunun aksini iddia eden oldu mu acaba? Ama gerçekten ölmek üzereyse kabul edilebilir öyle değil mi? Bir önce ki postta belirttiğim durum neydi? Tamamen insanoğlunun merakı! Aç kaldığı için tüketmiyor o yarasa çorbasını! Çin açlıktan ölüyor ve bizim bundan mı haberimiz yok? İnsanlar gerçekten porsiyonu 2000$ olan anne rahminde ölmüş bir bebeği gerçekten aç oldukları için mi tüketti zannediyorsunuz? Ben vejeteryan bir bireyim. Benim aksime ailemde tam bir etoburdur. Kurban bayramlarında 3 gün ailemle aynı sofraya oturamam mesela. Bana neden öğretemediler peki? Hadi öğrettiler diyelim. Buna da sonuna kadar hak verebilirim. Kainatın varoluşundan bu yana yaşamış olan ve yaşamaya devam eden insanlar ailelerinden görerek tüketimde tercih değişikliği yapabilir, yönelebilirler. Ama Çin atalarında yarasa yemek yoktu mesela. Çin atalarında Çin soyunda rahimden alınan ölü bebeğin baldırını haşlayıp yemiyorlardı mesela. Burada ki olayı ben size hala anlatamıyorum ki. Ben diyorum ki, bu adamlar sonradan iğrenç yemekler çıkartıyor. Akıl ve midenin almayacağı sunumlar yapıyorlar. Çin'de yetişme çağında ki bireylere her şeyi yiyebilirsin diyerek mi yetiştiriyorlar? Ben yılan yenilmesini garipsemiyorum çünkü benim 2 nesil öncesi soyumda ki insanlarında zor şartlarda yılan eti yediklerini duydum. Ama yarasa eti veya bebek eti yemek Çin devletinin geleneksel varoluşundan bu yana tükettiği bir besin değil. ANLADIN MI?

    ''Senin normal saydığın şeylerin hepsi sen doğduktan sonra sağdan soldan sana öğretilen toplumsal fikirler.
    Ve bu fikirlere o kadar bağlısın ki beni ve başkalarını inandırmak için şiddetle savunuyorsun.''

    Kendi kendinize kafanızda kurgu oluşturmayı bırakın. Çin'de doğan bir bireye sen her şeyi yiyebilirsin denilmiyor. Bizde nasıl öğretiliyorsa orada da o şekilde öğretildiğini düşünüyorsunuz ama durum düşündüğünüzle alakasız. Benim ülkemde şuan sırtlan eti yenmeye başlansa ben bunu nasıl kabul edemez isem, Çin topraklarında da sonradan sunulan garip ve iğrenç yemekleri kabul edemem. Ben gitmedim Çin'e ama abim 5 kez gitti. Siz gittiyseniz tekrar gidin ve kültürlerini gitmşken bu sefer öğrenin.

    EDİT: Bu arada insanoğlu açlıktan öleceğin de her şeyi yiyebilir. Yurt dışında İsveç'de yaşayan bir yakınım, Müslüman olmasına rağmen bir gün kasabaya gidiyorlar. Ulaşımı zor bir bölgeye gidiyorlar. Ve Domuz eti yemek zorunda kalıyor. Hikaye uzun olduğu için kısaltarak anlatıyorum. İnsanoğlu üstün bir varlık. Ancak normal hayat içinde her şeyi yemek ya da her şeyden yemek yapılmasını kabullenmek kabul edilemez. Benim yukarıda ki şu görüntüyü midem kaldırmadı. Belki çok leziz ve keyifle yiyeceğim bir yemek ama nedense midem kalkıyor. Sanırım normal olan her birey tadını bilmediği halde şu görüntüden midesi bulanır. Ama birisi gelir size der ki toplumda sana yarasa yeme diye öğretildi. Bana vallahi ailem veya çevrem toplum genelinde sadece domuz eti yenilmez denildi. Buna rağmen Yarasa çorbasından midemin kalkması sizin bu düşüncenizi sanırım çürütüyor. Domuz eti yiyen insanlara nasıl bir şey demiyorsam (Dini düşüncelerinde normaldir yiyebilirler) bu denli iğrenç bir besine de MİDESİZLİK derim. Ben et yemiyorum et yiyene de saygı duyuyorum. Ama olay her şeyi kes pişir değil anladınız mı? Tabi ki gerekiyorsa din üzerinden de konuşacağım. Ataist misiniz? Eğer ataistseniz zaten böyle bir platform üzerinde tartışmaya gerek yok
  • 23-01-2020, 14:34:59
    #13
    Makalex adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öyle bir sıralama yapmışınız ki biz ne diyoruz, siz ne diyorsunuz
    Bana yamyamlığı savunacak kadar psikolojinizin bozuk olduğunu lütfen hissettirmeyin. Zamanında aç kalan insanların insan eti yemesi, normal hayatta insan etinin tadına bakmasını, tüketmesini normalleştirmez. Yamyamlık tabiri caiz bu kadar normal ise dünya düşüncesinde neden kabul edilemez bir durum? Farklı gezegenlerde mi yaşıyoruz?
    Diyorsunuz ki insan ölmemek için insan eti bile yer. Evet bunun aksini iddia eden oldu mu acaba? Ama gerçekten ölmek üzereyse kabul edilebilir öyle değil mi? Bir önce ki postta belirttiğim durum neydi? Tamamen insanoğlunun merakı! Aç kaldığı için tüketmiyor o yarasa çorbasını! Çin açlıktan ölüyor ve bizim bundan mı haberimiz yok? İnsanlar gerçekten porsiyonu 2000$ olan anne rahminde ölmüş bir bebeği gerçekten aç oldukları için mi tüketti zannediyorsunuz? Ben vejeteryan bir bireyim. Benim aksime ailemde tam bir etoburdur. Kurban bayramlarında 3 gün ailemle aynı sofraya oturamam mesela. Bana neden öğretemediler peki? Hadi öğrettiler diyelim. Buna da sonuna kadar hak verebilirim. Kainatın varoluşundan bu yana yaşamış olan ve yaşamaya devam eden insanlar ailelerinden görerek tüketimde tercih değişikliği yapabilir, yönelebilirler. Ama Çin atalarında yarasa yemek yoktu mesela. Çin atalarında Çin soyunda rahimden alınan ölü bebeğin baldırını haşlayıp yemiyorlardı mesela. Burada ki olayı ben size hala anlatamıyorum ki. Ben diyorum ki, bu adamlar sonradan iğrenç yemekler çıkartıyor. Akıl ve midenin almayacağı sunumlar yapıyorlar. Çin'de yetişme çağında ki bireylere her şeyi yiyebilirsin diyerek mi yetiştiriyorlar? Ben yılan yenilmesini garipsemiyorum çünkü benim 2 nesil öncesi soyumda ki insanlarında zor şartlarda yılan eti yediklerini duydum. Ama yarasa eti veya bebek eti yemek Çin devletinin geleneksel varoluşundan bu yana tükettiği bir besin değil. ANLADIN MI?

    ''Senin normal saydığın şeylerin hepsi sen doğduktan sonra sağdan soldan sana öğretilen toplumsal fikirler.
    Ve bu fikirlere o kadar bağlısın ki beni ve başkalarını inandırmak için şiddetle savunuyorsun.''

    Kendi kendinize kafanızda kurgu oluşturmayı bırakın. Çin'de doğan bir bireye sen her şeyi yiyebilirsin denilmiyor. Bizde nasıl öğretiliyorsa orada da o şekilde öğretildiğini düşünüyorsunuz ama durum düşündüğünüzle alakasız. Benim ülkemde şuan sırtlan eti yenmeye başlansa ben bunu nasıl kabul edemez isem, Çin topraklarında da sonradan sunulan garip ve iğrenç yemekleri kabul edemem. Ben gitmedim Çin'e ama abim 5 kez gitti. Siz gittiyseniz tekrar gidin ve kültürlerini gitmşken bu sefer öğrenin.
    2000 dolarlık cenin haberi koca bir yalan.
    İnternetten duyduğun bilgilerin referanslarını da kontrol et.
    Çin'de cenin falan yenmiyor.
    Abin Çin'de kaç tane cenin yenildiğini görmüş?
    İnternetten duyduğun efsaneleri gerçek zannediyorsun.

    https://www.habererk.com/dunya/cinli...ar-h10862.html

    https://www.dogrula.org/cinlilerin-c...edigi-iddiasi/

    1,5 milyar insanın yaşadığı bir memlekette insanlara dana yedirmek için 1 milyar dana besleyebilir misin?
    Merak dediğin şey başkalarının yapmadığını yapmak, başkalarının yemediğini yemek mi?
    İnsan istediğini yer, senin kuzu yemenden hiç bir farkı yok o adamın yarasa yemesinin.
    Sana normal ve anormalin ne olduğunu içinde yaşadığın toplum öğretiyor.
    Sen Çin'de doğsaydın normal ve iğrenç tanımların tamamen farklı olacaktı.

    Son bir örnek verip konuyu kendi açımdan kapatayım.
    Çünkü sen doğruyu bulduğunu ve dünyada senin inandığın doğruya inanan çok insan olduğu için bunun normal ve doğru olduğunu zannediyorsun.
    Bizim ülkemizde kuzenlerin bir biri ile evlenmesi dinen de kültür olarak da normaldir.
    Süt kardeşine nikah düşmez ama teyze çocuğu ile, amca çocuğu ile, dayı çocuğu ile, hala çocuğu ile evlenebilirsin.
    Bu slav toplumları için ensest ilişkidir ve iğrençtir. Slavlar kuzen kelimesini değil kardeş kelimesini kullanırlar.
    Orada kuzenler bir birlerini kardeş olarak görür ve kardeşler evleniyormuş gibi iğrenç ve ahlaksız bulunur bu durum.

    Yani neyin iğrenç, neyin normal olduğuna bireyler kendileri karar vermezler.
    Sosyalleşme süreci içinde onlara neyin normal neyin anormal olduğu öğretilir.
    Tıpkı bunu yiyen adamları kınamadığım halde bana sosyalleşme sürecinde yarasa yemenin iğrenç olduğunun öğretildiği gibi.
    Yani temiz bir organik yarasa yemeği, besi çiftliklerinde antibiyotik basılan helal tavuklardan daha sağlıklı olabilir.
    Ama bir şeyin senin için iğrenç olması başka bir kültürü aşağılama ve meraktan yiyorlar gibi suçlamalara girmeni gerektirmez.
    Senin ataların da midye dolma yemiyorlardı, bu adamlara midye dolma göstersek bizim torunlar bu iğrenç şeyleri nasıl yiyorlar derlerdi muhtemelen.
  • 23-01-2020, 14:54:43
    #14
    @Makalex@digiklan hocam size benim sitelerin giriş bilgilerini vereyimde sitemde atışın. Yazılarınız en az 300 kelime seoya uygun anlamlı ve hit çekecek tarzda. hem banada iyilik etmiş olursunuz.



    https://tr.euronews.com/2020/01/23/k...ardan-mi-gecti

    Çinin wuhan şehri karantinaya alınmış


    https://www.birgun.net/haber/cin-in-...-alindi-285127
  • 23-01-2020, 15:19:24
    #15
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    2000 dolarlık cenin haberi koca bir yalan.
    İnternetten duyduğun bilgilerin referanslarını da kontrol et.
    Çin'de cenin falan yenmiyor.
    Abin Çin'de kaç tane cenin yenildiğini görmüş?
    İnternetten duyduğun efsaneleri gerçek zannediyorsun.

    https://www.habererk.com/dunya/cinli...ar-h10862.html

    https://www.dogrula.org/cinlilerin-c...edigi-iddiasi/

    1,5 milyar insanın yaşadığı bir memlekette insanlara dana yedirmek için 1 milyar dana besleyebilir misin?
    Merak dediğin şey başkalarının yapmadığını yapmak, başkalarının yemediğini yemek mi?
    İnsan istediğini yer, senin kuzu yemenden hiç bir farkı yok o adamın yarasa yemesinin.
    Sana normal ve anormalin ne olduğunu içinde yaşadığın toplum öğretiyor.
    Sen Çin'de doğsaydın normal ve iğrenç tanımların tamamen farklı olacaktı.

    Son bir örnek verip konuyu kendi açımdan kapatayım.
    Çünkü sen doğruyu bulduğunu ve dünyada senin inandığın doğruya inanan çok insan olduğu için bunun normal ve doğru olduğunu zannediyorsun.
    Bizim ülkemizde kuzenlerin bir biri ile evlenmesi dinen de kültür olarak da normaldir.
    Süt kardeşine nikah düşmez ama teyze çocuğu ile, amca çocuğu ile, dayı çocuğu ile, hala çocuğu ile evlenebilirsin.
    Bu slav toplumları için ensest ilişkidir ve iğrençtir. Slavlar kuzen kelimesini değil kardeş kelimesini kullanırlar.
    Orada kuzenler bir birlerini kardeş olarak görür ve kardeşler evleniyormuş gibi iğrenç ve ahlaksız bulunur bu durum.

    Yani neyin iğrenç, neyin normal olduğuna bireyler kendileri karar vermezler.
    Sosyalleşme süreci içinde onlara neyin normal neyin anormal olduğu öğretilir.
    Tıpkı bunu yiyen adamları kınamadığım halde bana sosyalleşme sürecinde yarasa yemenin iğrenç olduğunun öğretildiği gibi.
    Yani temiz bir organik yarasa yemeği, besi çiftliklerinde antibiyotik basılan helal tavuklardan daha sağlıklı olabilir.
    Ama bir şeyin senin için iğrenç olması başka bir kültürü aşağılama ve meraktan yiyorlar gibi suçlamalara girmeni gerektirmez.
    Senin ataların da midye dolma yemiyorlardı, bu adamlara midye dolma göstersek bizim torunlar bu iğrenç şeyleri nasıl yiyorlar derlerdi muhtemelen.
    1,5 milyar insanın yaşadığı bir memlekette insanlara dana yedirmek için 1 milyar dana besleyebilir misin?
    Cevap: 80 M nüfuslu bir ülkede 80 M inek dana mı yetiştiriliyor? Buna gerçekten inanıyor musunuz?
    Merak dediğin şey başkalarının yapmadığını yapmak, başkalarının yemediğini yemek mi?
    Cevap: Evet merak dediğimiz şey daha önce tatmadığın bir duyguyu görmediğin bir objeyi görmeyi tatmaya yönlendiren nefis duygusu değil midir?
    İnsan istediğini yer, senin kuzu yemenden hiç bir farkı yok o adamın yarasa yemesinin.
    Cevap: Şu kuzuyu salın artık insanlar dana inek koyun, keçi, tavuk, balık tüketebiliyorlar. Normalden kendinizi ayrıştırmayı bırakın artık İlla kuzu denilecekse o ülkede kuzu da tüketiliyor ancak çoğu ülkede yarasa tüketilmiyor.
    Sana normal ve anormalin ne olduğunu içinde yaşadığın toplum öğretiyor.
    Cevap: Bunu sadece benim toplumum değil, yeryüzünde Çin dışında hemen hemen her ülke anormal karşılıyor. Siz normal kavramını önce bir araştırın isterseniz. Dünya'da 193 ülke olup bunun 1-2 tanesi 191 ülkenin midesinin bulandırdığı bir sunum yapıyorsa normal olan o mudur? Cevap mantıken HAYIR ise benim dediğime geliyoruz. Çinli ne yemiş ne içmiş benim umurumda değil. Ben görüntüyü görüp sağlıklı bir düşünce yapısı ile iğrenç olduğuna karar verdim. Onlarında benim yediğim karpuz peynire iğrenç demeleri kadar normal bir durum yok? Bana yarasa çorbasının tıbbi bir getirisi yoksa, şu görüntüde ki bir çorbayı neden içer insan? Siz tavuk çorbası içerken tavuğu olduğu gibi çorbanın iiçine mi atıyorsunuz? Bugün Nusrette bir tabağın içinde olduğu gibi duran bir tavuğun, içinde yüzdüğü çorbayı kabul edip içebilir misiniz? Şu görüntü sizce de anormal mide bulandırıcı değil mi? Tıbbi olarak yarasa çorbası kansere iyi geliyor denilse ve bu kanıtlansa, yarasa eti temizilenip bundan çorba yapılsa tüketim olmaz mı? Yukarıda ki şu görüntüyü nasıl iğrenç olmadığını savunabilirsiniz?
    Sen Çin'de doğsaydın normal ve iğrenç tanımların tamamen farklı olacaktı.
    Cevap: Çin'de doğan büyüyen insanlarda bizim gibi daha doğrusu normal olarak bilinen tavuk dana koyun vs ile beslenebiliyorlar. 1,5 M oldukları için ''Yine mi pilav'' algısı olmasın yani.
    Abin Çin'de kaç tane cenin yenildiğini görmüş?
    Cevap: Bunu görüp görmemesi değil olay. 192 ülkeden bir ülke çıkıp anormal yiyecek tüketimi yapıyorsa, kusura bakmayın da cenin yemediğine değil cenin yediğine inanırım ben.
    İnternetten duyduğun bilgilerin referanslarını da kontrol et.
    Cevap: Sizin aldığınız referans nedir? Çin konsolosluğu mu?
    Senin ataların da midye dolma yemiyorlardı, bu adamlara midye dolma göstersek bizim torunlar bu iğrenç şeyleri nasıl yiyorlar derlerdi muhtemelen.[
    Cevap: Benim atalarım sudan çıkan çoğu canlıyı yiyebileceklerini biliyordu. Rahat olun siz