Hayatında hiç bulunmadığın bir ülke hakkında çok büyük ifadeler kullanıyorsun.
Ve işi dine dayandırırsan zaten tartışmanın alemi yok.
Yamyamlığı çok iğrenç sayıyorsun ama dünyada yakın tarihte aç kalan insanların ölmemek için insan eti yedikleri pek çok defa olmuştur.
Hayatta kalmak o kadar güçlü bir duygudur ki, insanlar ölmemek için insan eti bile yerler.
Sen doğduğunda insanın çok değerli olduğu, tüm evrenin ve dünyanın Tanrı tarafından seni bir sınava sokmak için yaratıldığına inandırılıyorsun.
Sonra sana etin Tanrının sana sunduğu bir nimet olduğu hayvanların ölüp sana köfte olmak için yaratıldığı öğretiliyor.
Bir de üzerine hangi etten köftenin makbul hangi etten köftenin mundar olduğu öğretiliyor.
Ama işin özü aynı. Eğer et yemek için bir canı öldürüyorsan. Hangi türden bir canı öldürdüğünün ne önemi var?
Daha bebek olan bir kuzudan kebap yapıp televizyonda programda yayınlıyorlar.
Bir sürü adam da bir koyunun doğurduğu ve boğazı kesilene kadar tüm gün süt emen ve oyun oynayan küçücük bir kuzunun ızgara edilmiş etine ağzı sulanarak bakıyor.
Sonra bu adamlar bir tabakta yarasa görünce neyin miğde bulandırıcı olduğundan bahsetmeye başlıyorlar.
Fok balığının yenilmemesi gerektiğini söylüyorsun, ama Fok balığının hayatının bir kuzudan daha değerli olduğunu kanıtlayamazsın.
Japonlar Yunus avlıyor ve yiyorlar, Yunus memeli bir balık, tıpkı koyun gibi memeli. Tıpkı deve gibi memeli.
Bir kartal buğulama yapılmasını garipsiyorsun ama fırında tavuk senin için çok normal.
Senin normal saydığın şeylerin hepsi sen doğduktan sonra sağdan soldan sana öğretilen toplumsal fikirler.
Ve bu fikirlere o kadar bağlısın ki beni ve başkalarını inandırmak için şiddetle savunuyorsun.
Diyorsun ki et yemek için canlıları yiyelim ama erdemli olalım, hangi canlıyı nasıl öldüreceğimize babamızdan atamızdan öğrendiğimiz gibi karar verelim.
Et yemek erdemli ise hangi canlıyı nasıl öldürdüğünün çok farkı var mı?
Oltayla tuttuğun bir levreğin ağzına saplanan bir kanca ile sudan dışarı çekip boğularak ölmesini izleyip kızgın yağda kızartmak normal.
Ama bir yarasayı öldürüp çorba yapmak miğde bulandırıcı.
Babam komando, askerde yılan yediklerini anlatır hala. Tadı da güzelmiş.
Yani doğru sandığınız doğruların ne kadar doğru olduğundan şüphe etmeye başlayarak ufkunuzu genişletmeye başlayabilirsiniz.
Fikirlerine ve yazıya dökmene hayran kaldım. Hocam seninle tanışıp güzel bi sohbet eşliğinde rakı mangal yapmak varmış. Bu arada kesinlikle makale işine girmelisin.