• 13-11-2019, 14:09:02
    #46
    Kurumsal Üye
    burakeo97 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu soruyu Allahın emri diye kestirip atanlar aynı orta çağ hristiyanları zihniyetinde boş insanlar
    Allah 'ın emrine karşı mı gelelim? Az düşünerek konuşun derim. İnancınız olmaması inancı olan insanları küçümseme hakkı vermez size.

    İnsanlar her şeyi kendilerine göre yorumladıkça asla aynı noktada buluşamayız ama en azından fikir paylaşımları olur.

    Ama sizin bu yaptığınız tümden yok etmek.

    Az araştırın; kendinize göre değil ama. Az vicdanı olan insan mutlaka neyin doğru neyin yanlış olduğunu en azından kendine itiraf eder.

    Bu arada bankanın verdiği faizin haram olmaması gerektiğini savunanlar var mesela. Banka birine haciz işlemi yaparak evine arabasına dükkanına el koymuyor mu? Siz de o bankanın hacizden kazandığı geliri paylaşmış olmuyormusunuz faiz aldığınızda? Bir de bu açıdan bakın derim.

    İyi forumlar herkese.
  • 13-11-2019, 14:12:58
    #47
    Allâh yasaklamış ve haram kılmıştır.
    • Bakara Suresi, 276. ayet: Allah, faizi yok eder de, sadakaları artırır. Allah, günahkar kafirlerin hiçbirini sevmez.
    • Bakara Suresi, 278. ayet: Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve eğer inanmışsanız, faizden artakalanı bırakın.
    • Bakara Suresi, 279. ayet: Şayet böyle yapmazsanız, Allah'a ve Resulüne karşı savaş açtığınızı bilin. Eğer tevbe ederseniz, artık sermayeleriniz sizindir. (Böylece) Ne zulmetmiş olursunuz, ne zulme uğratılmış olursunuz.
    • Al-i İmran Suresi, 130. ayet: Ey iman edenler, faizi kat kat artırılmış olarak yemeyin. Ve Allah'tan sakının, umulur ki kurtulursunuz.
    • Nisa Suresi, 161. ayet: Ondan nehyedildikleri halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri nedeniyle (öyle yaptık.) Onlardan kafir olanlara pek acıklı bir azap hazırlamışızdır.
    • Rum Suresi, 39. ayet: İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz faiz Allah Katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır.
    Yok öyleydi, yok böyleydi fetva uydurmayın kendi yaşantınıza göre. Net konu.
  • 13-11-2019, 14:14:08
    #48
    Rabbim yapma dediği şeyleri yapınca doğrudan veya dolaylı birine zulüm ediyosun..


    - Para ihtiyacı olan kişi yakınları vermeyince ( Akrabaya yardım edin diyor ayetlerde) mecburen banka veya tefeciden faizli borç almak durumunda kalıyor.. Faizli borç veren kişi mutlu tabi yattığı yerden para geliyor ama alan kişi ödemek için zulüm çekiyor.. Zaten düzen güçlüden yana kurulduğu için ve kuranlarda zaten zenginler olduğu için bu düzeni hiç bozmakta istemiyorlar..

    - Zinayı yaparken başta 2 tarafta memnun ama kız hamile kalınca erkek bırakıp gidiyor. Kız tek başına mücadele ediyor. Ve çocukta mutsuz ve babasız büyüyor.. Bakınız bekar anne oranları : https://t24.com.tr/haber/36-ulkede-b...ci-oldu,268702

    - Alkolun zaten açıklanacak bi yanı yok.. Alkol alıp zihni kendin kontrol edemeyince biri o boşluğu dolduruyor.. Dolduran da maalesef ki şeytanlar oluyor.. Normalde yapmayacağın şeyleri yapmaya başlıyorsun.. Çocuğunu ve karını kemerle dövüyosun, hız yapıp birine çarpıyosun,iş yeri basıyosun , arkadaşını bıçaklıyosun v.s.


    Kısacası Rabbim'in yapma dediğini yapmayacaksın..
  • 13-11-2019, 14:40:51
    #49
    Allah öyle emretmiş diyenleri bi kenara alalım, bunu söylemek kolay ancak bu işin hikmeti nedir bunu iyi bilmek lazım.
    İnsanlara din öyle emrediyor yeterli değil maalesef.
    Benim yorumum şu;

    Diyelim ki piyasada 100 TL para var.
    Bunun 10 TL'si sende ve faize yatırdın.
    1 Sene sonra sana 12 TL para verecek.
    Bu banka bu 10 TL'yi kredi vererek 15 TL faiz ile geri alacak diyelim.
    Bunun 12 TL'sini sana verecek ve 3 TL kar elde edecek.
    Ancak şöyle bir şey var ki bankanın verdiği 10 TL'nin karşılığı olan 5 TL faizin piyasada yeri yok.
    Yani bu basit işleme göre piyasada 105 TL para olması lazımken, 100 TL para var.
    Sen faizden para kazanırken, bir başkası ise senin kazandığından daha fazla kaybediyor diyebiliriz.
    Bunun gibi milyonlarca işlemin olduğunu varsayarsak piyasada oluşacak kaosu ve sıkıntıya girecek insanları düşün.
    Bu yüzden haram olduğunu düşünüyorum.
  • 13-11-2019, 15:24:20
    #50
    SmhCLK adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bakara Suresi - 275 . Ayet
    Faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar. Bunun sebebi onların, "Alım satım da ancak faiz gibidir" demeleridir. Halbuki Allah alım satımı helâl, faizi ise haram kılmıştır. Artık kime Allah’tan bir öğüt erişir de faizciliği bırakırsa geçmişte yaptığı kendisine aittir, işi de Allah’a kalmıştır. Kim de yine faizciliğe dönerse işte bunlar orada devamlı kalmak üzere cehennemliklerdir.

    onlarca konu var internette bununla ilgili ancak yine de kafanda sorular varsa en temizi "iyi bir" din alimidir. bu mahallende bulunan cami hocası da olabilir ancak iyi olması önemli yani demem o ki bilgili olsun yoksa faiz haram der geçer direk.



    örnek buldum bir tane


    Faiz ile kira gelirinin farkı

    Hocam, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olup halen özel sektörde finans kontrolörü olarak çalışmaktayım. Sorum da '' faiz'' ile ilgili. .
    Kuran-ı Kerim faizi kesin bir dille yasaklıyor ve biz de inanan insanlar olarak bunu kayıtsız şartsız kabul ediyoruz. Kendi adıma kendi iradem ile faize bulaşmıyorum.
    Ancak; şu soru aklıma hep takılıyor, bugüne kadar bu sorumu sorduğum insanlar ya islamî bilgileri iyi düzeyde olup ekonomiyi ve iktisat bilimini bilmiyorlardı ya da ekonomi bilip islamî düşünceden yoksun insanlardı.
    Aynı şartlarda hayata başlamış iki insan düşünelim hocam. Her ikisi de 15 yıl çalışmış ve her ikisi de 100'er milyar TL biriktirmiş.
    Birisi bir daire alıyor, onu kiraya veriyor ve her ay 1 milyar TL kira geliri elde ediyor. Digeri bankaya yatırıyor her ay 1 milyar TL faiz kazanıyor.
    Neden İslamiyette ilk örnek günah değil; kiraya veren de kiraya verdiği tarihten itibaren emeksiz bir kazanç elde etmiyor mu? Üstelik faizde anapara sabit kalırken (hep 100 milyar TL) diğerinde bir de mülkün değer artışı yok mu?
    Hocam çok sağolun, Allah razı olsun...

    Cevap:

    Soruda nitelikleri açıklanan iki kişi meşru yoldan para kazanıyorlar. Her ikisi de belli bir miktar (soruya göre yüz milyar) kazandıktan sonra artık çalışmamaya, kazandıkları paranın geliri ile geçinmeye karar veriyorlar. Ancak bunlardan biri İslam'da haram olan faiz geliri ile diğeri ise helal olan kira geliri ile geçinmeyi tercih ediyor.
    Faiz gelirinin haram olması ne ana paranın aşınması veya artmaması ne de anapara sahibinin çalışmadan para kazanması ile ilgilidir; yani haram olmanın gerekçesi (hikmeti) bunlar değildir. Eğer çalışmadan, sermaye (akar, birikim vb.) sayesinde para kazanmak caiz olmasaydı, sermaye-emek ortaklığından para kazanmak da haram olurdu; halbuki öyle değildir; sermaye bir taraftan, iş ve emek diğer taraftan olmak üzere ortak ticaret ve üretim yapılabilir, hasıl olan kâr anlaşmaya göre paylaşılır. Bu ortaklıkta -ki adına mudarebe denir- taraflardan biri (mesela yüz milyarın sahibi) çalışmadan, diğeri ise sermayesi olmamakla beraber çalışarak para kazanmaktadırlar. Ama burada dikkat etmemiz gereken bir incelik var: Eğer mudarebe ortaklığı kâr değil de (girişimcinin bir kusuru sözkonusu olmaksızın) zarar ederse, sermaye sahibi zararın tamamını üstlenir, emek ve teşebbüs sahibi zarara iştirak etmez, yalnızca emeği boşa gitmiş olur. Eğer bu ilişki ortaklık ilişkisi değil de "müteşebbisin (girişimcinin) bir kişi veya bankadan faizli kredi alması şeklinde olsaydı ve teşebbüs zarar etseydi ne olacaktı?
    1. Banka veya yüz milyarı faizli kredi olarak veren taraf, müteşebbisin -gerekirse evini barkını da sattırarak- hem ana parayı hem de -bu ana para kâr getirmediği halde- onun faizini (yani olmamış kârını) alacaktı.
    2. Taraflardan biri; yani çalışan, fikir ve kol gücü sarfeden, ülkeye katma değer kazandıran, insanlara iş imkanı sağlayan taraf ezilecek, yok olacak, karşı taraf ise servetine servet katmaya devam edecekti; böyle bir sonuç faizli kredi alarak teşebbüste bulunma yolunu tıkayacak veya daraltacak, cesaret kırıcı olacaktı. Bunun bir haksızlık (zulüm) olduğu, bir adalet ve dengenin bulunmadığı apaçık ortadadır.
    Görüldüğü üzere çalışmadan, riske girmeden, zarara katılmadan para kazanma işi faizli kredilerde oluyor. Bu işlemlerde çalıştığı halde kaybeden ise faizli kredi alan oluyor.
    Gelelim mülkün kiraya verilmesine:
    Yüz milyarı kredi olarak alan şahıs bununla ticaret veya üretim yaptığında ondan fayda sağlamış olmuyor, eğer ticaret ve üretim kâr ederse fayda sağlamış oluyor. Bir mülkü kiralayarak kullanan kimse ise kullandığı sürece ondan fiilen faydalanıyor: İçinde iş, ziraat, koruma vb. yapıyor, barınıyor, oturuyor. Yani kiracı kira öderken "elde etmediği" bir faydayı, bir kârı" değil, "elde ettiği" bir faydanın, bu mânada bir kârın karşılığını ödüyor. Eğer bir arıza yüzünden kiralanan malı kullanmak, kiralama amacını gerçekleştirmek mümkün olmazsa mal sahibi onu tamir etmeye mecbur oluyor ve -mal kiracının elinde olduğu halde- kullanılamayan sürenin kirasını ödemiyor; bu da gösteriyor ki ödenen (kira) fiilen elde edilen bir faydanın karşılığıdır. Faizli kredi alan ise bu parayı kullansın kullanamasın, ondan yararlansın yararlanamasın faizi ödeyecektir.
    Sosyo-ekonomik yönden faizin kira gelirinden önemli bir farkı da, bu ikisinin yoksullar ve açlara farklı etkisinde görülür. Faizli kredi ile mal üreten, ticaret yapan bir şahıs maliyete faizi de yansıtmak mecburiyetindedir; bu da piyasaya sürülecek malın faizi oranında pahalı olmasına ve faizin dar gelirli çoğunluğun kesesinden çıkmasına sebep olmaktadır. Kira bedeli ise doğrudan ve pahalılığa yol açacak ölçüde maliyete yansıtılmaz, çoğu kez üretici ve tüccarın kârından ödenir.
    Taşınmazlar her zaman değerlenmez, faizli kredi veren ise her zaman paranın aşınmasını da hesap ederek faiz miktarını ona göre ayarlar.
    Çok ince bakış açısı ve çok doğru
  • 13-11-2019, 16:25:25
    #51
    Evet elemanların çıkmazı. İyi yakalamışsınız
    Browland adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Takip, ne cevaplar gelecek merak ediyorum.

    Şöyle de bir ilan vardı bir ara.

    İniş sırasına göre 12 Riba ayetini sıralayıp aha sebebi ve sonucu budur diyen çıkmamış. Yok şu şöyle demiş yok bu böyle demiş. Din Allah'a aitse sadece o haram koyar ve nedeninin açıklar.
  • 13-11-2019, 16:28:26
    #52
    Aslından 2 mantıkta aynı kapıya çıkıyor.. Çevrimizde imam olmuş ve ilim sahibi bazılarından kiranında faiz gibi haram olduğunu söyleyen duyduğum dindar insanlar var..
  • 13-11-2019, 16:45:51
    #53
    Fatih, İstanbul surlarına dayandığında bizans halkı meleklerin kadın mı erkek mi olduğu mu tartışılıyormuş. Adamlar bu gün bizim sınırımıza kadar dayandı bakalım ne zaman uyanacağız.

    yilmaz70 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Allah 'ın emrine karşı mı gelelim? Az düşünerek konuşun derim. İnancınız olmaması inancı olan insanları küçümseme hakkı vermez size.

    İnsanlar her şeyi kendilerine göre yorumladıkça asla aynı noktada buluşamayız ama en azından fikir paylaşımları olur.

    Ama sizin bu yaptığınız tümden yok etmek.

    Az araştırın; kendinize göre değil ama. Az vicdanı olan insan mutlaka neyin doğru neyin yanlış olduğunu en azından kendine itiraf eder.

    Bu arada bankanın verdiği faizin haram olmaması gerektiğini savunanlar var mesela. Banka birine haciz işlemi yaparak evine arabasına dükkanına el koymuyor mu? Siz de o bankanın hacizden kazandığı geliri paylaşmış olmuyormusunuz faiz aldığınızda? Bir de bu açıdan bakın derim.

    İyi forumlar herkese.
  • 13-11-2019, 16:47:48
    #54
    Üstatlar, bankalar yasal tefeci gibi bir şey zaten.Atalar boşa dememiş "Ağlayanın malı, gülene yaramaz" diye.Banka parayı X kişisine satıp, faiş fiyat katlamaları ile o kişinin mallarından olmasına sebep olabiliyor. Bankada tabiri caizse benim gözümde bizim sizin paralarınızla x kişisine zülm ediyor ve ardından bize bir kısım ödeme yapıyor.Bence açıkcası hoş bir şey değil. Tabikide kredisini rahatlıkla ödeyende var lakin onlarda üzüntülü sebebi iste farazi söylüyorum 5lira çekiyor 10lira geri ödüyor. Sanmıyorum adamın o paraları seve seve gülerek ödediğini.

    Kiracılar ise ayağını yorganına göre uzatıp ona göre ev tutuyorlar ve kazancının bir kısmını 1 ay boyunca evi kullandığı için ev sahibine veriyor. Ev sahibi bu ay kiraya ödemedin sana faiz koyuyorum,yada seni icraya veriyorum dediğini hiç duymadım ben.En kötü ihtimal adamı evden çıkarırsın yani.