• 03-08-2012, 21:09:25
    #37
    omerx cevaplıyor...

    Şu Konu Anlayana Forumdaki En Kaliteli Konudur, Bizim Millet eski çağdan çıkamıyor bir türlü
  • 03-08-2012, 21:10:15
    #38
    yusufriza cevaplıyor...

    Arkadaşlar söz vermiş olmama rağmen bugün oldukça yoğun bir gün geçirdiğim için filmle ilgili yorumumu yapamayacağım. Ancak kısa zamanda yapmaya çalışacağım.

    Ayrıca konuya destekleri için ve beni yalnız bırakmadıkları için Muhammed ve ömerx arkadaşlara çok teşekkür ediyorum.

    Birçok kişi bu dönemde CPA ile ilgilenmese de, bu yazıları bıkmadan iletiyorum ki, gelecekte bu forumda birileri CPA konusunu araştırdığında birkaç yıl önce böyle tartışmalar olmuş diyebilsin ve bu sisteme katılsın istiyorum.

    Herkese iyi forumlar. Bol kazançlar. Bugün yoğun ve yorucu gündü erken yatıp yarın erken kalkmak gerekecek....
  • 03-08-2012, 21:10:56
    #39
    yusufriza cevaplıyor...


    Gecikmiş bir yazı için şimdiden özür dilerim. Evet ne demiştim kısaca hatırlayalım. “Yaratıcı Fikrin Oluşumu” diyebileceğim filmlerden birini önermiştim. Elbette hatırlatmalıyım ki herkesin uyguladığı stratejiler daha doğrusu CPA’da kimsenin denemediği bir yöntemi sizin keşfetme anınız yani “A ha..” noktanız başka etkenlerle de tetiklenebilir. Örneğin ben bazen ağaçlık bir yolda tek başıma yürürken sanki karşımda biri varmış gibi CPA stratejimi özgürce tartışırım. Kendi kendime konuştuğum için de istediğim kadar saçmalama veya mantıklı düşüncelerimi ifade etme şansım olur. Bu konuşmaları içimizden de yapabiliriz. Ama konuşarak yaptığımız kendi sesimizi kulaklarımız duyup beynimiz ona göre daha iyi algılayıp gözümüzün önüne daha net strateji kareleri çıkarabilir. Veya müzik için de aynı şey geçerlidir. Sonuçta önemli olan “A ha..” noktasını bulup uygulamaya geçebilmek. Ben bu forumda Oxford Cinayetleri filmini önerdim ki birçok kişi için başlangıç yaratımları daha kolay olsun istedim. Hem görüntü hem ses hem müzik hem de çeşitli senaryo kurguları arasında CPA ile doğrudan kolayca bağ kurabileceğiniz bir film.

    Film ile ilgili iki tür durum var. Birincisi hala arkadaşlarla üzerinde tartıştığımız hatta dünyada tüm felsefecilerin ortadan çatır diye ayrıldığı iki konu üzerinde de dönen gizli mesajı var. Filmin başında konuşma yapan profesör kimi tanıtıyor? Ludwig Josef Johann Wittgenstein peki bilenler bilir onun en ünlü rakibi ve karşıtı kimdi? Elbette Karl Raimund Popper. Hatta şu an filmin dışına taşarak çok kısa bir bilgi vereyim. 25 Ekim 1946 tarihinde Cambridge Ünivesitesi H3 salonunda bu iki isim tarihte ilk ve son olacak ve sadece 10 dakika süren bir karşılaşma/tartışma sonucu ayrılmışlar. Ve o 10 dakika içinde süren ateşli tartışmalar bugün hala iki tarafın taraftarları açısından da son derece canlı tutularak devam etmektedir. O derece ki bu film bile aslında başından sonuna kadar (hangi tarafın olduğunu size söylemeyeceğim) bir tarafın diğer tarafa olan üstünlüğünü sağlamak için zekice kurgulanmış. O nedenle bu film iki türlü izlenebilir. Birinci grup normal sinema izleyicisidir ve hiçbir tartışmadan çok önemli soru ve sorunlar üzerine kafa yormadan sadece filmdeki cinayetleri çözmek için izleyip zevk alabilir. Diğer grup ise bu filme normal film gözüyle bakmaz yıllardır süren tartışmalar ışığında entellektüel birikimleri ile konuya müdahil olduklarının bilinci ile süreci izlerler ve filmde kendilerine göre konum olarak duruma bakış sunarlar.

    Biz burada bir webmaster forumunda olduğumuzu da unutmayarak felsefeci-matematikçiler kulübünden kendimizi soyutlayarak konuyu sadece CPA açısından izleyeceğiz. (Ancak belirtmeliyim ki Entellektüel düzeydeki Witgenstein ve Popper tartışmasına (MAŞA meselesi) katılmak isteyenlerde ileri düzey stratejileri öğrenebilirler.)

    Filmi izlememiş olanlar da olabilir. O nedenle bundan sonraki yazılarım yine filmin içeriğine dokunacağı için önce filmi izlemek isteyenler lütfen yazının bu bölümüne filmden sonra devam etsinler...

    Film yaşlı bir kadın cinayeti ile hareketleniyor. Aynı anda odaya giren prof ve öğrenci cinayet mi normal ölüm mü konusunda kısa bir duraksamadan sonra profun da yönlendirmesiyle, öğrencinin de hayran olduğu profla konuşma hevesiyle bir matematiksel formülasyonla cinayeti açıklama ve araştırma servüneni düşüyorlar. Haliyle sürekli matematik dersini kaçırmış aptal bir polis müfettişinin karekterlere yardımcı olması da işlerini kolaylaştırıyor. Ardı ardına gelen cinayetler/ölümler ve her ölümün ardından matematiksel bir simgenin bırakılması ile sonraki simgenin ne olabileceğinin arayışı, araya giren birkaç sevişme sahnesi sosu ile film hareketleniyor. Film boyunca herkesin dikkati katilin kim olabileceği yönünde, öğrenci sürekli aynı resimlere bakıyor, kafasında katil kim sorusu dolanıyor. İzleyici aynı şekilde, profesörün bazen mantıklı bazen de mantıksız açıklamaları kuşkuya düşürüyor. Derken filmin sonunda herşey açığa çıkıyor. Açığa çıkan nedir? Filmdeki profösörün tüm kurgusu ve amaçladığı tek şey annesini öldüren genç kızı kurtarmak! İşte bu noktadaki amaca ulaşmak için kaç tezgah kurulduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Şimdi CPA açısından düşünün amacınız nedir? O amaca ulaşmak için kaç yol deneyebilirsiniz? Tek bir site ile tek bir yöntem ile mi amaca ulaşacaksınız? Bakın tezgah ne kadar büyük olursa, senaryo oyuncularını ve izleyicileri prof hariç hepsini o tezgaha inandırdığınız sürece perde arkasında sakladığınız ana amacınıza ulaşmanız o derece başarılı olur. Filmde kolayca tüm CPA ile ilgilenmeye başlayan yeni arkadaşların hemen görebileceği ilk mantık silsilesini açıkladım. Ancak şunu da belirtmeliyim. Daha önce filmdeki her konuşma, her detay cinayet biçimi vs bunları iyi okumak lazım. Çünkü aslında çok dikkat ederek izlerseniz her birinin içinde ayrı bir küçük strateji de barınıyor.

    Şimdi size şunu söylesemki tamamen gerçektir. Bir CPA ustası inanılmaz bir sistem deniyor. Denediği sistemin sadece ana hatlarını biliyoruz. 5 yıldır uğraşıyor (kendi söylemi) 2 binden fazla site yapıyor yaptığı bu mikro sitelerin tamamının içeriği de sağlam ve dolu olarak ilerliyor. Ama tek hedefinin tek bir site veya birkaç ana site olduğunu düşünüyoruz. Bu stratejideki tezgahın büyüklüğünü az da olsa görebiliyor muyuz? Yukarıdaki filmde bir cinayeti örtbas etmek için kaç normal ölüm ve sonuçtaki toplu katliam ne için kullanılmıştı. Hatırladınız mı? Oyunun büyük olması oyunu oynayanları korkutmaz çünkü büyüklüğü onlar görmez. Ama oyunu büyük oynatan o büyük beyin korkabilir.

    Soru: Korkmamak için Ne Yapmak Gerek?

    Cevabı asla birkaç kelime veya birkaç cilt kitapla özetlenebilecek kadar basit değil. İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar gelen temel sorulardan birisidir ve hala çözümü de bulunamamıştır. Ancak cevaba yaklaşmaya çalışanlar başarılı olabiliyor.

    Filmde de cevaba yaklaşma aşamasının herkes tarafından bilinen miti tekrarlanıyor. Nedir? “Hiçbirşey yapmamaktansa hata yapmayı tercih ederim.”

    Bunu yapabiliyor muyuz?

    Cesaret?

    Özgüven?

    Bilgiye susamışlık?

    Yoksa......

    Eyvah 100 dolarım gitti. Galiba olmayacak korkusu mu...

    Bırak o halde bu işleri tası tarağı topla CPA sisteminden bir an önce uzaklaş...

    Korkusuzlara, araştırmacılara,çok çalışanlara.....

    "Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını itiyat haline getiren milletler; önce haysiyetlerini, sonra istikballerini daha sonra da hürriyetlerini kaybetmeye mahkumdurlar."

    Bu sözü unutmamak gerek!

    Yarın sizin için daha güzel....
  • 03-08-2012, 21:11:36
    #40
    yusufriza cevaplıyor...


    Bu gece keyfim yerinde, yeni başlayan arkadaşların çoğu bilmiyor ama yaptığınız landing page'e trafik çekmek için çok iyi çalışan güzel bir taktik vereceğim. Evet uzun zamandır bunu kullanıyoruz birçok siteye verdiğimiz reklam stratejisinde kullanıyoruz ve hala iyi iş yapıyor.

    Nedir?

    Sitenize trafik çekmek için olası bir reklam şirketi ile çalışabileceğiniz gibi bazen sadece konuya odaklı çalışmak için reklam şirketi dışında kendiniz reklam vermek isteyebilirsiniz ki bu yöntem çoğu insana zor gelse de aslında son derece işlevlidir. Neyse lafı uzatmadan gelelim taktiğe, biraz ünlü olmuş iyi trafik alan ve sizin sitenizin konusu ile de uyumlu bir siteye reklam vereceksiniz. Amacınız iyi trafik çekmek değil mi? Peki genelde insanlar reklamlarını nereye verir? Sitenin anasayfasına, içerik içine, sidebar veya header hatta footer dediğimiz alanlara peki bu kullanıcılar tarafından nasıl karşılanıyor? Evet iyi tıklama veya convert de alabilirsiniz ama amacımız çok daha iyi convert almak değil mi? O nedenle işte size güzel bir taktik. Yeni başlayanların ve hatta çoğu insanın es geçtiği nokta şudur. Birçok büyük sitenin login girişleri de reklam alanları için uygundur ve anasayfadan daha ucuzudur. Ama burası anasayfadan daha önemlidir. Çünkü o siteye girip üye olmak için zaman harcamış insanlar sadece login bölüme geçiş yaparlar ve sizin offer olayınıza da daha kolay uyum sağlayabileceklerdir. O nedenle anasayfada herkesin gördüğü alanlar değil, login veya yanlış şifre yazımından dolayı login hata sayfasının olduğu alanlar veya üyelerin özel alanları kendi profillerinde gördüğü alanlar CPA cılar için son derece değerlidir. Ve birçok sitede bu alanlar hala boştur. Bu alanlar için uygun reklam teklifi verip site sahiplerine alan açmalarını isteyip kimse kapmadan reklam kapabilirsiniz veya varolan reklamın altına üstüne sağına soluna reklamınızın yerleştirilmesi için çalışabilirsiniz. Bu sistem sizin offerinizin konusuna göre ve sitenin niteliğine göre değişkenlik göstererek iş yapar.

    Ben sadece login ve login hata sayfası örneği verdim ama. Geri kalanı elbette sizin hayal gücünüze kalmış durumdadır. Unutmayın "kutunun dışına çıkın" teklif verin. Site sahipleri ile iletişime geçip ne yapmak istediğinizi söyleyin ve fiyat konusunda ciddi rekabetçi olun sürekli çalışmak istediğinizi belirtin. Sürekli sabit gelir her site sahibi için rahatlatıcı unsurdur...

    Herkese bol kazançlar...
  • 03-08-2012, 21:12:06
    #41
    Muhammedd cevaplıyor...


    Evet bir yöntemde ben söylemek istiyorum.Adf.ly bildiğimiz en ünlü link kısaltma servisidir.Adf.ly 1000 abd gösterimine 4 dolar almaktadır.Bir site kuralım ve içine offerı yerleştirelim ama yönlendirme olmasın örnek vericek olursak

    www.walmart.com/45346734/34534 böyle reklam vermeyin bir site açın içine offerı yerleştirin reklam verirken sorun çıkmaz.

    http://xxx.walmart.com/45346734/3453...egiftcard.com) yerine böyle yapılabilir.

    Ben bir amerikalıyım farz edelim."İnternette dolaşırken çok güzel bir wordpress teması gördüm.İndirmek için çok heycanlanıyorum temanın linkine tıkladığımda,adf.ly sitesi açıldı aaa buda neymiş walmart bedava 100 $ dolar kuponu veriyo l.a.n tabi bende hemen e-posta adresimi yazarım 100$doları walmartımı kaparım " Burdaki olayı anladınız sanırım yani sonuçta 1000 gösterimde 5 kişi girse bile yine kardır
  • 03-08-2012, 21:16:37
    #42
    iorka cevaplıyor...

    Selamlar, bilgiler için teşekkürler, şuan için yorum yazamasam da konuyu takip ediyorum, biraz daha dikkati yoğunlaştırdıktan sonra sorularımız olacaktır büyük ihtimalle, tekrar teşekkürler...
  • 03-08-2012, 21:18:48
    #43
    yusufriza cevaplıyor... 22-05-2012, 13:29:49


    "Hadi Artık Harekete Geç" Bu sözü CPA'ya yeni başlayanlara sürekli tavsiye edenler olmasına rağmen ben aslında bu sözün doğru ama biraz eksik olduğunu düşünüyorum. Nasıl mı?

    CPA için hemen harekete geçilmesi gereken unsurlar olduğu gibi daha uzun sürede harekete geçilmesi gereken unsurlar da var.

    Ama!!!!

    Evet burada bir "ama" var. Ama hemen harekete geçmek de her zaman doğru değil. Size buradan veya warriordan, cpafixden hemen hareket geç artık daha fazla okuma, okudukça kafan karışır deseler de birşeyi gözden kaçırıyorlar.

    İşte o kaçırdıkları şey "ama"dır.

    O halde "ama nedir?"

    Ama'yı açıklayalım.

    Size bunu önerenler geçmişte yaşadıkları zorlukları kolayca unutuyorlar. Kafamızda yaşadığımız ve bizim için çok kolay bir şekilde çözümlenen meseleler bu sisteme tamamen yabancı öyle ki ilk defa CPA adını duymuş bir kişi için tamamen derin bir kuyu olan olayda iki üç makaleyi okuduktan sonra olaya balıklama atlamasını teşvik etmek ne derece doğrudur. İşte "ama" tam burada devrede giriyor. Herkesin olayı anlama, algılama süresi farklıdır. Kimisi birkaç günde olayı algılar kimisi için haftalar belki de aylar gereklidir.

    Yani CPA için baştan beri söylediğim şey ve en temel unsur. Sisteme girdiğiniz anda herşeyin kontrolü baştan sona size ait olmalıdır. Çünkü siz (az ya da çok miktar belirtmiyorum burada) para harcayarak para kazanma stratejisi üzerindesiniz. Buradaki en önemli denge ise oldukça az para harcayarak en iyi şekilde para kazanabilme yeteneğini elde etmektir.

    İlk bakışta, ilk anda bu elbette zordur. Genellikle de ilk başlangıçta harcadığınız para gelirinizden kat ve kat yüksek olur. Örneğin ben ilk kampanyam için 50 dolar civarı birşey harcayıp sadece 4 dolar kazanabilmiştim. Tam bir yenilgiydi. Ama bu işte başka türlü öğrenilmiyor.

    Burada önemli olan birşey var. Konuyu anlamak ve konumunuzu algılamakla ilgili. Konuyu anlamadan ve konumunuzu anlamadan şu rahatlığa ve rehavete kapılmayın. Nasıl olsa acemiyim, acemi olduğum için ilk seferlerde para kaybedeceğim ve sonra kazanacağım. Bu son derece yanlış bir inanış. Anlama ve algılamayı daha az para kaybederek, daha doğrusu bilinçli hareketlerle kaybederek kendinize "deneyim" adını verdiğimiz çok daha değerli bir süreci satın almış olursunuz. Deneyimin değerini ise sadece kendinize saklamalısınız. O halde işin aması neymiş? Sizi harekete davet edenlerin kuru gürültüsüne, muhteşem zenginlik hayallerine dalmadan önce sistematiği deneyerek bilinçli para kaybetmeye razı olmanız gerekliymiş. Yani size basit ve başlangıçta pişmeniz için 7search öneriyorsak demek ki bir bildiğimiz var. Sizin para kaybedeceğinizi de çok net bir şekilde bilerek bunu öneriyorsak birşeyler deneyip pişmeniz için öneriyoruzdur. Aksi halde çok iyi webmaster olabilirsiniz. Hemen landing page(ler) veya squeeze page(ler) yaparak doğrudan daha çok getirisi olan offerlara geçiş yapmak isteyebilirsiniz.

    İşi anlamak ve algılamak ilk başta zordur. Herşeyin ilk başlangıcı zordur. Kolay olan birşey var mı? Yok. Ama işin püf noktası CPA üzerinde bilinçli denemeler yaptıkça bilinçli para kaybedip deneyim elde ettikçe gelişeceksiniz. Sizi harekete davet edenlerin gözden kaçırdıkları da sizin hazır olup olmadığınızı bilmeden sizi buna davet etmeleri. İşin kötü yanı bu uyarıları çok az kişi yapıyor. Çoğunluk ise iki makale okuyarak büyük ümitlerle harekete geçiyor? Sonuç, bu sisteme olan öfke, kaybettikleri paraların yansıması haline dönüşüyor. Her zaman ne diyoruz? Tüm kontrol sizde olmalı, bir offeri test etmeden büyük para ile oynamayın. Kendinizi geliştirmek için küçük denemeler yapın. Para kaybedin, neden kaybettiğinizi sorgulayın.

    Bir de şunu düşünün. Öyle insanlar geliyor ki, web sitesi yapmayı bilmiyor, photoshop, FTP, Hosting, Domain sözcüklerinin anlamını dahi bilmiyor. PPC,PPV kısaltmalarından bi haber. Diyor ki elimde 100 dolar ve CPA çok para kazandırıyormuş ben işsizim nasıl yapabilirim? Bu insanlara da yardımcı olmak durumundayız ve siz şanslılar bunların hepsini biliyorsunuz sadece CPA sistemini öğrenmek için kafa patlatmak zorundasınız. O insanlar ise daha CPA'ya gelene kadar.........

    Herkese bol kazançlar.
  • 03-08-2012, 21:20:03
    #44
    akbalci cevaplıyor... 22-05-2012, 14:11:00


    Kullandığınız sağlam PPC networklerini paylaşmadıktan sonra, insanlar hit çekemeyip deneme yanılma yapamadıktan sonra makalelerin bir anlamı yok bence.
  • 03-08-2012, 21:21:23
    #45
    akbalci adlı üyeden alıntı:
    Kullandığınız sağlam PPC networklerini paylaşmadıktan sonra, insanlar hit çekemeyip deneme yanılma yapamadıktan sonra makalelerin bir anlamı yok bence.
    yusufriza cevaplıyor... 22-05-2012, 14:58:58

    Elbette eleştirilerinizi saygıyla karşılarım. Ancak bu yazı dizisini baştan bu ana kadar takip edenler biliyor ki, bilmeyenler için yeniden hatırlatmakta fayda görüyorum. Kimseye bu konuda “ağzını aç ekmeği ısır sonra da yut şimdi karnın doydu mu” diye sormak istemiyorum. Yazıların değerli olup olmadığı konusunda ise şunu söyleyebilirim. Değersiz ise elbette takip etmemek sizin hakkınızdır. Değerli ise takip etmek yine sizin takdirinizdir.

    Burada amacım daha önce yaşanan Stumbleupon olayındaki olayların tekrarını görmemektir. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıllarda stumbleupon ile çok iyi kazanç sağlanıyordu. Ancak sistemi çözüp organize olarak "arkadaşlar şunu şöyle yaparsak böyle oluyor bunu yaparsak şöyle oluyor tarzı" hedef gruplaşmalarla hintlilerin başlattığı reklam sömürü atağı bizi hangi noktaya getirdi? Çok sert önlemler alındı. Tüm yapısını değiştirdi. Kullanıcı/yayıncı (bizler için) faydasına olan sistem adeta bizi dışlayan yapıya büründü. Bunu da büyük yenilikmiş gibi ortaya koydular. CPA sistemi google, facebook gibi yapılar tarafından artık neden düşman olarak algılanıyor?

    Bu soruları sorduğumuzda ve benim baştan sona tüm yazılarıma baktığınızda tek bir şeyi görürsünüz. İnsan kolay elde edilen şeylere (bilgiye) asla değer vermiyor. Kolay elde edemediği için sinirleniyor, hakaret edecek boyuta taşıyor durumu. Ben kimseye şu veya bu yapının linkini vermiyorum. Öyle bir beklentisi olan arkadaşlar varsa çok ama çok yanılıyorlar. CPA sistemini kısa yoldan emek göstermeden, okumadan, araştırmadan öğrenen insanların başkalarının düşüncesine saygı göstermediğini, günlerce uğraşıp yapılandırdığı olayı bir anda açıklamadığı için hakaret edildiği süreçte kimse "hadi artık şu linkleri ver de işimize bakalım" tarzı bir anlayışla yaklaşmasın.

    Yanlış anlamayın bu söylediklerimi akbalci arkadaş için söylemiyorum. Onunla sert bir tartışmamız vs de yok. O sadece fikrini belirtti, değersiz gördü. Ben bundan sonraki olabilecekler konusunda en baştan beri durduğum pozisyonu değiştirmediğimi belirtiyorum. Aksi halde ne kendisini tanırım ne de şahsi bir problemimiz var. Her görüşe de saygı duyarım.

    Unutmayın insanlar yıllarca bu konuda çalışıp didinecek bir sistemi kavrayıp öğrenecek ve öğrendiğini bir anda bir başkasını birkaç saniyede aktaracak? Bunun mantıksız olduğunu ve neden böyle olmaması gerektiğini daha önceki yazılarımda aktarmıştım. Bu konudaki ayrıntılı görüşlerimi meraklılar mutlaka okumalı. Elbette görüyorum ki her gün çeşitli forumlardaki kavgalar bu konudaki kaygılarımı haklı çıkarıyor.

    Ancak şunu da belirtmek istiyorum. Burada yazdığım birçok yazıda o kadar çok ipucu var ki, herkesin önünde google denilen arama motoru da açık, bazı terimlerden bahsediyorum, bazı sözlerden alıntılama yapıyorum, çeşitli forum adından veya network adından bahsediyorum. İnsanlarımız tembelliği bırakıp araştırmaya yönelebilse şu kelime neymiş diye merak edip aratsa karşısına neler çıkacak? Sonuç olarak bu yazılarda bahsi geçen forum, site veya yapı isimlerini çok ama çok az bir zahmetle ve lütfen araştırarak benim burada söylemediğimi oralarda tamamen açık şekilde bulabilirsiniz. Bu kadarcık zahmet emin olun sizi yıpratmaz, yormaz ve mahvetmez.

    Sonuç olarak, ben burada hiçbir ticari kaygı vs gütmeden, kimseye bir şeyler pazarlamadan genç arkadaşların CPA'ya başlamalarındaki sisteme ve insanların yaptığı işe saygı duyarak kıskanmadan kendilerini geliştirmeleri yönünde kendimce önemli gördüğüm(sizce kesinlikle olmayabilir) bilgileri paylaşıyorum. Gerçekten yazılar çok değersiz ve işlevsiz ise, kendi yazdığım konuları bundan sonra devam ettirmem ve insanlar bildikleri yoldan konuyu kendi imkanları ile de araştırarak devam edebilirler.

    Herkese bol kazançlar dilerim...

    Not: Daha sonradan arkadaşımız edit yapsa da ben anında yanıt vermiştim.

    Not2: Hatta şimdi düşündüm de, bu kadar yazıya sadece belirli birkaç arkadaş yorum yapmış, gösterimi çok olmasına rağmen gerçekten yorum yapılmaya değer bulunulmamış bir konu. En iyisi uzun bir süre ara vermek olacak. İnsanlar belli ki CPA konusuna henüz hazır değiller. Ben neden birşeyler anlatıcam diye uğraşıyorum ki, saçmalık yaptığım şey. Yok efendim başlangıç seviyesi sonra orta ve ileri seviyesi yaparım diye olaylara girecektim ki, bu son yazışma bunun ne kadar gereksiz olduğunu da kanıtladı. Kendime işime bakarım daha iyi...