yusufriza cevaplıyor...


Gecikmiş bir yazı için şimdiden özür dilerim. Evet ne demiştim kısaca hatırlayalım. “Yaratıcı Fikrin Oluşumu” diyebileceğim filmlerden birini önermiştim. Elbette hatırlatmalıyım ki herkesin uyguladığı stratejiler daha doğrusu CPA’da kimsenin denemediği bir yöntemi sizin keşfetme anınız yani “A ha..” noktanız başka etkenlerle de tetiklenebilir. Örneğin ben bazen ağaçlık bir yolda tek başıma yürürken sanki karşımda biri varmış gibi CPA stratejimi özgürce tartışırım. Kendi kendime konuştuğum için de istediğim kadar saçmalama veya mantıklı düşüncelerimi ifade etme şansım olur. Bu konuşmaları içimizden de yapabiliriz. Ama konuşarak yaptığımız kendi sesimizi kulaklarımız duyup beynimiz ona göre daha iyi algılayıp gözümüzün önüne daha net strateji kareleri çıkarabilir. Veya müzik için de aynı şey geçerlidir. Sonuçta önemli olan “A ha..” noktasını bulup uygulamaya geçebilmek. Ben bu forumda Oxford Cinayetleri filmini önerdim ki birçok kişi için başlangıç yaratımları daha kolay olsun istedim. Hem görüntü hem ses hem müzik hem de çeşitli senaryo kurguları arasında CPA ile doğrudan kolayca bağ kurabileceğiniz bir film.

Film ile ilgili iki tür durum var. Birincisi hala arkadaşlarla üzerinde tartıştığımız hatta dünyada tüm felsefecilerin ortadan çatır diye ayrıldığı iki konu üzerinde de dönen gizli mesajı var. Filmin başında konuşma yapan profesör kimi tanıtıyor? Ludwig Josef Johann Wittgenstein peki bilenler bilir onun en ünlü rakibi ve karşıtı kimdi? Elbette Karl Raimund Popper. Hatta şu an filmin dışına taşarak çok kısa bir bilgi vereyim. 25 Ekim 1946 tarihinde Cambridge Ünivesitesi H3 salonunda bu iki isim tarihte ilk ve son olacak ve sadece 10 dakika süren bir karşılaşma/tartışma sonucu ayrılmışlar. Ve o 10 dakika içinde süren ateşli tartışmalar bugün hala iki tarafın taraftarları açısından da son derece canlı tutularak devam etmektedir. O derece ki bu film bile aslında başından sonuna kadar (hangi tarafın olduğunu size söylemeyeceğim) bir tarafın diğer tarafa olan üstünlüğünü sağlamak için zekice kurgulanmış. O nedenle bu film iki türlü izlenebilir. Birinci grup normal sinema izleyicisidir ve hiçbir tartışmadan çok önemli soru ve sorunlar üzerine kafa yormadan sadece filmdeki cinayetleri çözmek için izleyip zevk alabilir. Diğer grup ise bu filme normal film gözüyle bakmaz yıllardır süren tartışmalar ışığında entellektüel birikimleri ile konuya müdahil olduklarının bilinci ile süreci izlerler ve filmde kendilerine göre konum olarak duruma bakış sunarlar.

Biz burada bir webmaster forumunda olduğumuzu da unutmayarak felsefeci-matematikçiler kulübünden kendimizi soyutlayarak konuyu sadece CPA açısından izleyeceğiz. (Ancak belirtmeliyim ki Entellektüel düzeydeki Witgenstein ve Popper tartışmasına (MAŞA meselesi) katılmak isteyenlerde ileri düzey stratejileri öğrenebilirler.)

Filmi izlememiş olanlar da olabilir. O nedenle bundan sonraki yazılarım yine filmin içeriğine dokunacağı için önce filmi izlemek isteyenler lütfen yazının bu bölümüne filmden sonra devam etsinler...

Film yaşlı bir kadın cinayeti ile hareketleniyor. Aynı anda odaya giren prof ve öğrenci cinayet mi normal ölüm mü konusunda kısa bir duraksamadan sonra profun da yönlendirmesiyle, öğrencinin de hayran olduğu profla konuşma hevesiyle bir matematiksel formülasyonla cinayeti açıklama ve araştırma servüneni düşüyorlar. Haliyle sürekli matematik dersini kaçırmış aptal bir polis müfettişinin karekterlere yardımcı olması da işlerini kolaylaştırıyor. Ardı ardına gelen cinayetler/ölümler ve her ölümün ardından matematiksel bir simgenin bırakılması ile sonraki simgenin ne olabileceğinin arayışı, araya giren birkaç sevişme sahnesi sosu ile film hareketleniyor. Film boyunca herkesin dikkati katilin kim olabileceği yönünde, öğrenci sürekli aynı resimlere bakıyor, kafasında katil kim sorusu dolanıyor. İzleyici aynı şekilde, profesörün bazen mantıklı bazen de mantıksız açıklamaları kuşkuya düşürüyor. Derken filmin sonunda herşey açığa çıkıyor. Açığa çıkan nedir? Filmdeki profösörün tüm kurgusu ve amaçladığı tek şey annesini öldüren genç kızı kurtarmak! İşte bu noktadaki amaca ulaşmak için kaç tezgah kurulduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Şimdi CPA açısından düşünün amacınız nedir? O amaca ulaşmak için kaç yol deneyebilirsiniz? Tek bir site ile tek bir yöntem ile mi amaca ulaşacaksınız? Bakın tezgah ne kadar büyük olursa, senaryo oyuncularını ve izleyicileri prof hariç hepsini o tezgaha inandırdığınız sürece perde arkasında sakladığınız ana amacınıza ulaşmanız o derece başarılı olur. Filmde kolayca tüm CPA ile ilgilenmeye başlayan yeni arkadaşların hemen görebileceği ilk mantık silsilesini açıkladım. Ancak şunu da belirtmeliyim. Daha önce filmdeki her konuşma, her detay cinayet biçimi vs bunları iyi okumak lazım. Çünkü aslında çok dikkat ederek izlerseniz her birinin içinde ayrı bir küçük strateji de barınıyor.

Şimdi size şunu söylesemki tamamen gerçektir. Bir CPA ustası inanılmaz bir sistem deniyor. Denediği sistemin sadece ana hatlarını biliyoruz. 5 yıldır uğraşıyor (kendi söylemi) 2 binden fazla site yapıyor yaptığı bu mikro sitelerin tamamının içeriği de sağlam ve dolu olarak ilerliyor. Ama tek hedefinin tek bir site veya birkaç ana site olduğunu düşünüyoruz. Bu stratejideki tezgahın büyüklüğünü az da olsa görebiliyor muyuz? Yukarıdaki filmde bir cinayeti örtbas etmek için kaç normal ölüm ve sonuçtaki toplu katliam ne için kullanılmıştı. Hatırladınız mı? Oyunun büyük olması oyunu oynayanları korkutmaz çünkü büyüklüğü onlar görmez. Ama oyunu büyük oynatan o büyük beyin korkabilir.

Soru: Korkmamak için Ne Yapmak Gerek?

Cevabı asla birkaç kelime veya birkaç cilt kitapla özetlenebilecek kadar basit değil. İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar gelen temel sorulardan birisidir ve hala çözümü de bulunamamıştır. Ancak cevaba yaklaşmaya çalışanlar başarılı olabiliyor.

Filmde de cevaba yaklaşma aşamasının herkes tarafından bilinen miti tekrarlanıyor. Nedir? “Hiçbirşey yapmamaktansa hata yapmayı tercih ederim.”

Bunu yapabiliyor muyuz?

Cesaret?

Özgüven?

Bilgiye susamışlık?

Yoksa......

Eyvah 100 dolarım gitti. Galiba olmayacak korkusu mu...

Bırak o halde bu işleri tası tarağı topla CPA sisteminden bir an önce uzaklaş...

Korkusuzlara, araştırmacılara,çok çalışanlara.....

"Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını itiyat haline getiren milletler; önce haysiyetlerini, sonra istikballerini daha sonra da hürriyetlerini kaybetmeye mahkumdurlar."

Bu sözü unutmamak gerek!

Yarın sizin için daha güzel....