• 28-05-2020, 02:44:49
    #64
    Siz varlık barışından yararlandığınız aşamada vergi müfettişi tarafından inceleme başlamışmıydı acaba ? öyleyse sonucunda vergi müfettişi raporu vs nasıl sonuçlandı? durumla alakalı paylaşabileceğiniz bir bilgi var ise çok memnun olurum.
    nazar1973 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben zaten mükellefim onun için muhasebecim gidip varlık barışı için başvuruda bulundu ve meblağı geçen ay ödedim
  • 28-05-2020, 17:00:11
    #65
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    hdm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Siz varlık barışından yararlandığınız aşamada vergi müfettişi tarafından inceleme başlamışmıydı acaba ? öyleyse sonucunda vergi müfettişi raporu vs nasıl sonuçlandı? durumla alakalı paylaşabileceğiniz bir bilgi var ise çok memnun olurum.
    Merhaba, ne kadar yazı okuyup kendi başımıza birşeyler yapmaya çalışırsak işi birbirine karıştırıyoruz. Konu sahibi Mehmet bey den profesyonel destek almanızı öneririm.
  • 28-05-2020, 18:36:11
    #66
    acelemvar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, ne kadar yazı okuyup kendi başımıza birşeyler yapmaya çalışırsak işi birbirine karıştırıyoruz. Konu sahibi Mehmet bey den profesyonel destek almanızı öneririm.
    Teşekkür ederim. Aslında işlemler çok kolay ama neden zorlaşıyor.

    1) Bürokratik engeller
    2) Bilgisiz memur/amir
    3) Mali idarenin baskısı
    4) Öngörüsüz süreç yönetimi
    5) İşlevsiz hamleler örneğin dava açılması gerekirken açmamak, açılmaması gerekirken açmak vs.

    Daha çoğaltabiliriz.

    Normalde bir hakkı kullanırken idare kolaylaştırmak zorunda, ama maalesef bizde hakkınızı söke söke aramak almak zorundasınız.

    TCK'ya göre dilekçe almamak veya dilekçe kaydı silmek suç olmasına rağmen bunu bile gördükçe şaşırmamak mümkün mü?

    Ben burada paylaşıyorum ama emin olun tele konferanslar, örnek göstermeler, mali müşavirin ziyaret edip anlatması gibi bir sürü işlemler yapıyoruz bazen.

    Otomasyonda hangi kodu seçeceğini soran memurlar bile var.
  • 28-05-2020, 20:06:37
    #67
    Hakkında geçmiş döneme ait vergi incelemesi başlamış olanların varlık barışından veya benzeri bir durumdan faydalanamayacağına dair bir madde kanunlarda geçiyor mu acaba (Vergi usül kanununda vs.)?
    Mali müşavir bir tanıdığa danışırken hakkında inceleme başlamış olanların yararlanamayacağına dair bir madde geçtiğini söyledi. Bana gönderdiği metini paylaşıyorum. konuyla alakalı bilgi verebilecek uzman arkadaşlarımız var ise görüşlerini paylaşmaları çok kıymetli olacaktır. @alcaym; @kenankenan;

    Yanılma ve görüş değişikliği1)
    Madde 369 – (Değişik: 23/7/2010-6009/14 md.)
    Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz.
    Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından iptal
    edilen genel tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmaz.
    İzaha davet2)
    Madde 370 – (Mülga: 30/12/1980-2365/89 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/22 md.) (Değişik:5/12/2019-7194/25 md.)
    a) Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda, yapılan izah değerlendirilerek değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir.
    1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.
    2. Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez. b) (a) fıkrası uyarınca yapılmış ön tespitlerin, verginin bu Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu kapsamdaki mükellefler izaha davet edilmez. Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk lirasını geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilebilir. Mükelleflerce, haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.
    Bu fıkra
    ——————————
    (1) Bu madde başlığı “Yanılma:” iken 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
    (2) 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu madde başlığı metne işlendiği şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    3562 kapsamında kendisine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, tespitle sınırlı olarak bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Bu fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
    c) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu madde uyarınca ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, yapılacak ön tespitin ve/veya izaha davetin şekli ve kapsamını, davet yapılacakları, yapılan izahın değerlendirme süresini, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
    Pişmanlık ve ıslah:
    Madde 371 – (Değişik: 23/1/2008-5728/281 md.)
    Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.
    1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber
    verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.).
    2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
    3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması.
    4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
    5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.
    Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.

    Gerekçe olarak bu kısmı söyledi yani : "Vergi usul kanunu 369-370-371 maddeler Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz."

    Buradaki maddeler hakkında inceleme başlamış birisinin varlık barışından yararlanamayacağı sonucunu çıkarır mı acaba?
  • 28-05-2020, 22:20:58
    #68
    hdm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hakkında geçmiş döneme ait vergi incelemesi başlamış olanların varlık barışından veya benzeri bir durumdan faydalanamayacağına dair bir madde kanunlarda geçiyor mu acaba (Vergi usül kanununda vs.)?
    Mali müşavir bir tanıdığa danışırken hakkında inceleme başlamış olanların yararlanamayacağına dair bir madde geçtiğini söyledi. Bana gönderdiği metini paylaşıyorum. konuyla alakalı bilgi verebilecek uzman arkadaşlarımız var ise görüşlerini paylaşmaları çok kıymetli olacaktır. @alcaym; @kenankenan;

    Yanılma ve görüş değişikliği1)
    Madde 369 – (Değişik: 23/7/2010-6009/14 md.)
    Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz.
    Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından iptal
    edilen genel tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmaz.
    İzaha davet2)
    Madde 370 – (Mülga: 30/12/1980-2365/89 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/22 md.) (Değişik:5/12/2019-7194/25 md.)
    a) Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda, yapılan izah değerlendirilerek değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir.
    1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.
    2. Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez. b) (a) fıkrası uyarınca yapılmış ön tespitlerin, verginin bu Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu kapsamdaki mükellefler izaha davet edilmez. Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk lirasını geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilebilir. Mükelleflerce, haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.
    Bu fıkra
    ——————————
    (1) Bu madde başlığı “Yanılma:” iken 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
    (2) 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu madde başlığı metne işlendiği şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    3562 kapsamında kendisine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, tespitle sınırlı olarak bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Bu fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
    c) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu madde uyarınca ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, yapılacak ön tespitin ve/veya izaha davetin şekli ve kapsamını, davet yapılacakları, yapılan izahın değerlendirme süresini, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
    Pişmanlık ve ıslah:
    Madde 371 – (Değişik: 23/1/2008-5728/281 md.)
    Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.
    1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber
    verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.).
    2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
    3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması.
    4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
    5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.
    Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.

    Gerekçe olarak bu kısmı söyledi yani : "Vergi usul kanunu 369-370-371 maddeler Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz."

    Buradaki maddeler hakkında inceleme başlamış birisinin varlık barışından yararlanamayacağı sonucunu çıkarır mı acaba?

    Kısaca, Vergi usul kanunun o maddelerinin varlık barışıyla yakından uzaktan bir alakası yoktur. Varlık barışı 371. Veya diğer maddelerde yazan bir pişmanlık beyannamesi değildir.
    Kendisine yazı gelenlerin varlık barışından faydalanamayacağı hiç bir kanunda yazmıyor. Fakat daha önce çıkan varlık barışı yasalarında buna benzer ifadeler vardı. Son çıkan gelir vergisi kanunu geçici madde 90 da yer alan varlık barışı yasasında böyle bir ifade kesinlikle yok.

    Belirttiğiniz maddeler, hakkında inceleme başlamış birisinin varlık barışından yararlanamayacağı sonucunu çıkarmaz. Arkadaşınız üzülerek söylüyorum ki resmen saçmalamış. Bunun başka da bir cevabı olmaz.
    Kenan Gümüş
    S.m.mali müşavir
    Ankara
    sn.kenangumus@gmail.com
  • 28-05-2020, 23:07:14
    #69
    hdm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hakkında geçmiş döneme ait vergi incelemesi başlamış olanların varlık barışından veya benzeri bir durumdan faydalanamayacağına dair bir madde kanunlarda geçiyor mu acaba (Vergi usül kanununda vs.)?
    Mali müşavir bir tanıdığa danışırken hakkında inceleme başlamış olanların yararlanamayacağına dair bir madde geçtiğini söyledi. Bana gönderdiği metini paylaşıyorum. konuyla alakalı bilgi verebilecek uzman arkadaşlarımız var ise görüşlerini paylaşmaları çok kıymetli olacaktır. @alcaym; @kenankenan;

    Yanılma ve görüş değişikliği1)
    Madde 369 – (Değişik: 23/7/2010-6009/14 md.)
    Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz.
    Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından iptal
    edilen genel tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmaz.
    İzaha davet2)
    Madde 370 – (Mülga: 30/12/1980-2365/89 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/22 md.) (Değişik:5/12/2019-7194/25 md.)
    a) Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda, yapılan izah değerlendirilerek değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir.
    1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.
    2. Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez. b) (a) fıkrası uyarınca yapılmış ön tespitlerin, verginin bu Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu kapsamdaki mükellefler izaha davet edilmez. Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk lirasını geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilebilir. Mükelleflerce, haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.
    Bu fıkra
    ——————————
    (1) Bu madde başlığı “Yanılma:” iken 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
    (2) 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu madde başlığı metne işlendiği şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    3562 kapsamında kendisine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, tespitle sınırlı olarak bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Bu fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
    c) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu madde uyarınca ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, yapılacak ön tespitin ve/veya izaha davetin şekli ve kapsamını, davet yapılacakları, yapılan izahın değerlendirme süresini, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
    Pişmanlık ve ıslah:
    Madde 371 – (Değişik: 23/1/2008-5728/281 md.)
    Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.
    1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber
    verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.).
    2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
    3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması.
    4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
    5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.
    Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.

    Gerekçe olarak bu kısmı söyledi yani : "Vergi usul kanunu 369-370-371 maddeler Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz."

    Buradaki maddeler hakkında inceleme başlamış birisinin varlık barışından yararlanamayacağı sonucunu çıkarır mı acaba?
    Bunların varlık barışı ile ilgisi yok. Olmaz da. Çünkü varlık barışı 193 sayılı kanuna geçici madde ile eklenen bir kural, bunlar ise genel kanun olan VUK'da yer almakta. Ancak varlık barışında geçen kavramların açıklaması ve ne bundan anlaşılması gerektiği için VUK'a bakılır. Örneğin mükellef, vergi incelemesi, tahakkuk vs. Bunun dışında varlık barışı ile ilgili bir madde olmaz.

    Kanun'da inceleme yapılmaz ifadesinden inceleme yapılıncaya kadar yararlanılabilir şeklinde bir yorum yapılabilir. Ancak vergi tarhiyatı yapılmaz ifadesinden de vergiler salınıncaya kadar, yani inceleme içinde de yararlanabilir anlamı çıkabilir. Burası yoruma açık. Ancak incelemesi başlayan ve yararlanan var. Burada mahkemelerin değerlendirmesi öne çıkacak. Bekleyip göreceğiz.
  • 29-05-2020, 11:22:47
    #70
    Bugün bir yeminli mali müşavirlik firmasından eski bir vergi müfettişi ile konuştum. Hakkında inceleme başlamış birisinin varlık barışından yararlanmasının da bir engel olmadığını (Mehmet Bey ve Kenan Bey'in dediği gibi), Müfettişe henüz beyanname vermediyseniz varlık barışından bahsetmememi çünkü vergi müfettişinin vergi dairesine beyannameyi kabul etmemeleri yönünde talimat verebileceğini (yetkilerinin çok geniş olduğunu) söyledi.

    @alcaym; birde ben şunu söyledim (sizin yazdığını dilekçeyi kastederek); vergi dairesine varlık barışından yararlanmak için şu şu yıllarda şu kadar kazandım şeklinde dilekçe verdim dedim. Bununla alakalı olarak bana, "aslında sen bir nevi itiraf dilekçesi vermiş oldun" gibi bir şey söyledi. yani dilekçe vermeye gerek yoktu demek istedi. bu konuda kaçırdığı bir nokta var mıdır ?
  • 29-05-2020, 11:43:12
    #71
    hdm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bugün bir yeminli mali müşavirlik firmasından eski bir vergi müfettişi ile konuştum. Hakkında inceleme başlamış birisinin varlık barışından yararlanmasının da bir engel olmadığını (Mehmet Bey ve Kenan Bey'in dediği gibi), Müfettişe henüz beyanname vermediyseniz varlık barışından bahsetmememi çünkü vergi müfettişinin vergi dairesine beyannameyi kabul etmemeleri yönünde talimat verebileceğini (yetkilerinin çok geniş olduğunu) söyledi.

    @alcaym; birde ben şunu söyledim (sizin yazdığını dilekçeyi kastederek); vergi dairesine varlık barışından yararlanmak için şu şu yıllarda şu kadar kazandım şeklinde dilekçe verdim dedim. Bununla alakalı olarak bana, "aslında sen bir nevi itiraf dilekçesi vermiş oldun" gibi bir şey söyledi. yani dilekçe vermeye gerek yoktu demek istedi. bu konuda kaçırdığı bir nokta var mıdır ?
    Bu kişiler vergi yargı tecrübesi olmayan kişiler. Vergi ihtilaflarının nihai çözüm yeri vergi mahkemeleridir. Ben bir sonraki sorunu düşünerek adım atıyorum. Somutlaştırılmış bir dilekçe üzerine yapılan başvurunun avantajları:

    1) Hangi dönemin ve gelirin incelenmezliğinde davacı açısından ispat sorunu olmayacak,

    2) Vergi dairesinin izni ve onayı vergi davasında mükellefin elini güçlendirecek,

    3) Kayıt dışı geçmiş kazançlar için mükellefiyet kaydını dilekçe tarihi itibariyle yoklamalar olmadan açıp kapama imkanı verecek,

    4) Biriken idari görüşler vergi idaresinin mükellef aleyhine işlemlerini engelleyecek (bir nevi özelge havuzu)

    5) Kanun önünde eşitlik ilkesi gereği kişiden kişiye değişen keyfi uygulamalar yapılamayacak,

    6) Dilekçe vermekle dava açma imkanı elde edeceksiniz, aksi halde durduk yere dava açamazsınız, varlık barışı davasının olumlu sonucu vergi davasına doğrudan etki edecek,

    Hakkında inceleme başlamış birisi için itiraf olmaz, hakkını aramak için bilinen bilgiyi öne sürmek olur, bu bakımdan risk taşımaz, bu risk ben incelemeye kesin girmem diyenler içindir. Böyle birinin ise zaten varlık barışı başvurusuna gerek yok.

    Dediğim gibi anlık çözümler üretmiyorum. Kalıcı ve uzun vadeli çözümler bunlar.

    Yüzlerce müfettiş, ymm, smmm tanıdığım var. Vergi idaresinde çalışanlar var. Şu an karar veren üst mahkeme hakimleri dün birlikte çalıştığımız insanlar. Çoğunun olaya bakış açısını biliyorum. Vergi yargısı bir hukuk alanıdır. Eğer bir ihtilafı sonunda davacı lehine bertaraf etmeyecekse varlık barışının anlamı da olmaz. Nitekim müfettişlerin bunu tanımaması/yok sayması da yaptığım işin doğru bir yöntem olduğunu gösteriyor.

    Eğer varlık barışı matrah artırımı gibi kesin ve bilinen bir koruma sağlasaydı ve uygulaması yaygın olsaydı bu kadar detaya zaten ihtiyaç yok idi.
  • 08-06-2020, 13:26:53
    #72
    Varlık barışında ciddi anlamda emsal ve başarı oranımız var. Müfettişlikten de olumlu dönüşler var. Raporlar çıkmadı, çıktıkça paylaşacağım.

    Müfettiş dikkate almasa bile bu belgelerin her biri vergi mahkemesinde süper delil ve iptal sebebidir.

    Şimdi dilekçe ile başvurunun kıymeti anlaşılmıştır.