• 02-08-2018, 14:22:18
    #10
    1- Universite sinavi hayatinizin sonu degildir.
    2- Universite sinavina calismadan ( gercek anlamda) girerseniz, sonunda instagram sayfalarinda sorular zordu, boyle soru sorular sorulur mu diye aglayanlardan hicbir farkinix kalmaz.
    3- Kendini gelistirebilen icin her bolum iyidir cunku kendini gelistiren bir insanin sektorde kapilmamasi cok zordur.
    4- Konulari az cok hallettikten sonra deneme cozmeyi ihmal etmeyin. Ne kadar siz bu konulari bilmiyorum desenizde bu denemeler size soru tarzindan ziyade cok farkli sorulari dusunme yontemini asilar. Tek tip soru kitaplari yerine denemeleri kullanin. Soru tarzini ogrenmektense soruyu gordugunuzde mantiginizi devreye sokmayi ogrenin.
  • 02-08-2018, 14:24:49
    #11
    en büyük yanılgın zaman çok yanılgısı olur. sakın zaman çok diye boşlama şimdiden kendini kampa al ve çok yoğun tempo ile çalış bir seneyi heba etme. Kendini kurtarmak için sosyal hayatını kıs ve ders çalış. sınavdan sonrada acısını çıkar. 10 ayda sıkı ders çalışma ile güzel puan alabilirsin. Senin yerine olsam şimdiden her gün ders çalışır çözebildiğim kadar soru ve deneme çözerdim.
  • 02-08-2018, 14:29:54
    #12
    Şimdi sana kısaca yaşadıklarımdan bahsedeceğim umarım sana umut olur.

    Ben ilk okulda çalışkan denecek bir çocuktum 10 tane ilk okul ve şehir değiştirmem dışında herşey normaldi. Taki liseye hiç bilmediğim bir şehire gidene kadar. Yani Van'a üstelik bana hiç sormadan beni meslek lisesine otomasyon bölümüne göndermişlerdi. Lise de ilk 2 ay okula bile gitmedim, kafaya koymuştum okumayacaktım. bu anlattığım 2008 li yıllar. neyse 2. ayın sonunda okuldan kaçtığım anlaşıldı ve kolumdan tutularak o lanet okula götürdüler. Ama ben yine kaçmaya devam ettim. Dayım Milli eğitimde müdür olduğu için sürekli devamsızlığım siliniyor ve ben kaçmaya devam ediyorum. gidip internet cafe ye metin2 pvp sw kurup satıyorum kazandığım parayı tekrar internet cafeye veriyorum derken. Bi 5 tane lise daha değiştirdim. Kadıköy haydarpaşa, pendik, van endüstri, kalecik endistürü derken ben lise de 2+2 yi bile öğrenemedim. Üniversite zamanı geldi çattı ama ben daha ilk okul 7. sınıftan kalan bilgilerle kalmışım. Üniversite sınavına girdim 160 puan gibi birşey almıştım. Barajdan 20 puan aşağı. Kendime sürekli şey diyorum çalışsamda anlamayacam matematik yapamıyorum ne kadar uğraşsam boş vs vs. ama adam gibi çalışmamışımda maksat kendimi kandırmak. Bu arada ablam türkiye de dereceye girmiş, kız kardeşim matematik olimpiyatını kazanmış ev de herkes gurur kaynağı ve ben barajı bile geçemiyorum. Dedim Yemişim okulunu gidip garsonluk yapacam ve öyle de yaptım girdim kartal sahilde kolcuoğluna komi olarak başladım bir yıl orda bir yıl hemen yanında bulunan başka bi cafe de çalışmışım bi gece kendi kendime *** oğlum böyle olmaz, garsonlukla hayat geçmez kendine gel dedim ve beni çok derinden etkileyen olaylar olmuştu. Sevgilim hacettepe tıp okurken ben garsonluk yapıyordum ve ailesi beni hiç sevmiyordu. Ekim ayı gibi sınava 4, 5 ay kalmış işe istifamı verdim ve direkt dershanelerden birinin yolunu tuttum. En son birine yazıldım ve sayısal sınıfına giriş yaptım. dershaneye geç yazılmışım konuları anlamıyorum 7, 8 senedir tek ders görmemişşim istek var ama umut yok ve ne okuyacağımada karar verememişten dedim ki ben gazeteci olacam ve 1 ay sonra sözel sınıfına geçiş yaptım. Arkadaş felsefe görmemişim hayatımda edebiyat görmemişim coğrafya yı ilk okulda görmüşüm tarihi sadece lise 1. de görmüşüm. zaten okula da gittiğim yoktu yüzlerce konu var ve ben bir konuya bile vakıf değilim. Hemen eve gittim ve her konu için notlar çıkarmaya başladım. Hafta sonu deneme oluyor ben sonuçlar dershaneye duvarına asılacak diye utançtan sınava girmiyorum 1, 2 sınav derken 3. denemeye girdim ve 197 puan aldım sonra ki hafta deneme puanım 220, sonra 270 vicarı sonra 340, sonra 370, sonra 410, sonra 440 derken ben o hırs o gazla 4 yıldır sözel dersleri gören adamları solluyorum üstelik bununla kalmamış okan üniversitesinin yaptığı denemede 40 matematikten 27 net yapmışım sözelciyim ama mat yapıyorum. eve gidince anlayacğaım şekilde notlar hazırlıyorum otobüsle bir yere giderken telden bi konu yazıyorum onları okuyorum vs vs. Üniversite sınavı zamanı geldi ve ben coğrafya türkiye birincilerinden oldum. 2 sınavda da fullemiştim sözelciyim ama sayısal bölümlere bile girebiliyorum puanım gayet yüksek 25 tane mat netim var ama ben hedef olarak gazetecilik demişim vazgeçmek yok. ( tabi o zamanlar yandaşlık bu kadar fazla değildi, muhalif gazeteler kanallar vardı şimdi ki aklım olsa yazmazdım) baktım en yüksek gazetecilik neresi istanbul üni. tercihleri yaptım açıklandı ve kazanmışım evdekilerin kaç puan almışım sınav nasıl geçmiş hiç haberi yok onlar biliyor sonuçta en fazla baraj puanı alırım inandıramadım adamları kazandığıma en son öğrenci kartımı görüp babam *** sen gerçekten kazanmışsın dedi. Uzun lafın kısası kardeşim umudunu kaybetme ve çalışmaktan vazgeçme emin ol temel zamanla atılıyor ve temeli attıktan sonra gerisi çocuk oyuncağı gibi oluyor. sen dershane dışında boş vakitlerinde de sürekli not oku başaracaksın.
  • 02-08-2018, 14:41:52
    #13
    Öncelikle kaldırın bilgisayarınızı interneti bi kenara ne kadar engel olmuyor desenizde ENGEL OLUYOR.

    Test kitapları konu anlatımlı kitaplar ile çalışın. YouTube dan ders videosu izlemeyi son çare görün. Çünkü bi video izliyorsunuz abone olduğunuz sayfanın yeni içeriğini görüp ona takılıyorsunuz vaktiniz ölüyor.
  • 02-08-2018, 15:09:53
    #14
    Öneride bulunan herkese teşekkürler. Bunları kayda alıp kendi çalışma şeklimi düzenliyeceğim.
  • 02-08-2018, 16:13:54
    #15
    https://forum.donanimhaber.com/forumid_615/tt.htm donanımhaberin tyt bölümünde faydalı konular var son yıllarda trol içerik daha çok olsada biraz araştırarak çalışma programı,kitap ve video içerikleri hakkında bilgi edinebilirsin.
  • 02-08-2018, 16:58:49
    #16
    NecatiGZL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhabalar, ben 12. sınıfa geçtim Sosyal Bilimler Lisesinde okuyorum. Malum üniversite sınavı çok yaklaştı 1 yıldan az bir süre kaldı ve ben ne yapacağımı hiç bilmiyorum lisede temelim yok hiç çalışmadım. Yönetim Bilişim Sistemleri istiyorum. Ne yapmalıyım? nasıl çalışmalıyım hiç bilmiyorum yardımcı olabilecek varsa lütfen yardımlarınızı bekliyorum.


    Sorularım;
    Yönetim Bilişmi Sistemleri Bölümünde Aç Kalırmıyım? Ve Hangi Üniversiteye Gitmeliyim?
    Nasıl Ders Çalışmalıyım?

    bende 2019 yks hazırlanıyorum mf öğrencisiyim. 12.sınıfa geçtim sana biraz tecrübelerimi aktarayım.

    ben edebiyat görmüyorum ,mat ve fen ağırlıklı çalışmam var. ybs ea ile alıyor bildiğim kadarıyla..

    matematik için başlangıçta karekök sıfır alabilirsin sana tüm konuları kavrattırır ,aynı zamanda geometri ile beraber götürebilirsin bunu. muhtemelen ikisini bitirmen tamamen anlayarak 1 ay sürecektir

    bu kitaplar bittikten sonra zaten mps1-mps2 karekök matematik ve geometri alıp çöz. ardından endemik + apotemi problemler ile güzel bir cila çek tamam 35 net banko tyt matematik için.

    ayt matematiği bana daha basit geliyor nedense ,tyt matematiği biraz daha cins problemler vsvss.

    ayt matematik için sağlam tutman gereken konular özellikle trigonometri ,logaritma ve seriler bu üç konuyu sağlam tut. 12 sınıfta türev limit integral üçlüsüne de asılman gerekicek.

    bunlar için karekök sıfır fasiküllerinden başlayabilirsin temelin yoksa..

    ayt için kullandığım kaynaklar ; karekök ,matematik klubü ,teas press,ankara yayınları ,metin yayınları.

    matematikten ezberi en az seviyede yapmaya bak herşeyin mantığını anla mesela trigo mu çalışıyorsun birim çember üzerinden anla nereden geldiğini illaki ezber olacak ama çok fazla yapma unutuluyor çünki...

    çalışma programı olarak hemen abanma kendine eksik konularını analiz et ,çok fazla çalışma kendini sıkma ilk başta. başlangıç olarak günde iki ders çalış. konulara ağırlık ver bilmediğinin üstüne yönel...

    uyku düzenini sabitle ,dikkatini dağıtıcak olan unsurlardan uzaklaş ,rahat edebildiğin bir masa ve sandalye edin ,konu çalışırken evde konsantre olamazsan bir kütüphaneye git...

    eğer çözemediğin matematik sorusu olursa ben yardımcı olabilirim ulaşabilirsin bana.
  • 02-08-2018, 17:24:19
    #17
    mesajım bulunsun eve geçince bende birşeyler yazayım
  • 02-08-2018, 19:54:05
    #18
    Vay be.

    -- advocator mode: on --

    Bu konuyu görünce neredeyse çocukluk dönemimden beri aklıma ve kalbime yer etmiş yabancı kültür sevgisi, bilgisayar sevgisi, bir şeyleri değiştirme arzusu, yine o zamanı geçtim şimdi bile hala devam eden Türkiye'deki her türlü düzene ilişkin baş kaldırımın ve öngörümün beni bugün getirdiği noktaya tekrar bir baktım ve ne kadar da şanslı olduğumu bir kez daha fark ettim.

    Evet, ben de her Türk genci kadar tembel, derslerle alakası olmayan, her şeyi en son ana bırakan, sadece yatmayı seven bir insandım. Ancak yaşıtlarımın aksine etrafımda yaşananları, ne istediğimi, ne olacağımı, ne yapacağımı, o vakitten seneler sonra nerede olacağımın planını bilen/yapan bir insandım. Etrafımdaki insanlardan daha geniş düşünebildiğimi, daha mantıklı hareket edip planlar oluşturabildiğimi fark ediyordum. İnsanlara Türkçeyi bile zor konuşurken, 16 yaşında ileri seviye İngilizcem ve eh işte diyebileceğim Almancam vardı ve 10 yaşından beri "deep" seviye bilgisayar sistemi ve mimarileri üzerine kendini geliştirmiş, her şeyi geçtim, en azından oto-didaktlıkta master yapmış bir insandım. Baba ve anne sevgisinden mahrum ve o zamanlar maddi durumumuzu orta olarak seviyelendirebileceğim bir ailede büyüdüm (annem, kız kardeşim ve ben). Belki yeterli derecede ilgi görememekten, belki de bu ihtiyacın daha da kabarttığı her türlü bilgiye olan açlığım gelecek fikirlerimi 15-18 yaşlarım arasında inanılmaz derecede etkilemişti.

    Daima önüme yeni hedefler koydum. İlk amacım şu an zaten neye kime hizmet ettiği bilinmeyen eğitim sisteminden kurtulmaktı. Herkes ama herkes YGS-LYS'de ne yapacağını düşünürken, ben ise ileride hiçbir şekilde işime yaramayacak teorik bilgileri "ezberlememekte" kararlıydım. Bu konuda aksini iddia eden varsa her türlü tartışmaya açığım. Şimdilerde o sınavlarda derece yapan adamlar eminim ki hem sevmedikleri işi zoraki olarak yapıyorlar, hem de daha düşük şartlarda ve maaşlarda çalışıyorlar. Ama ben kararımı çoktan vermiştim.

    Bir şekilde ailemi katakullliye getirip, dedemin, teyzemin ve dayımın da desteklerini alarak Almanya'nın Niederrhein isimli bölgesinde Kleve isimli bir kasabada yaşayan annemin kuzeninin yanına yerleştim. Yine aynı kasabadaki Rhine-Waal isimli bir uygulamalı bilimler üniversitesinde eğitime başladım. Tesadüftür ki o zamanlar Almanya'da CS'yi tamamen İngilizce olarak veren 2-3 üniversiteden biriydi de sıkıntı çekmedim. Tabi oraya varmadan az önce "eh" dediğim Almancamın "eh" den kat be kat beter bir durumda olduğunu fark ettim.

    3 yılımı geçirdiğim şu minicik kasaba bile inan bana Türkiye'deki bir çok şehirden daha fazla interaktif etkinliğe ev sahipliği yapıyordu. Alman insanının nasıl uçsuz bucaksız bir bilgi birikimine sahip olduğuna o zaman şahit olmuştum. İnsan değer görüyordu. Kimse ayırt edilmiyordu. Pisliğin zerresine şahit olmadım. Tecavüz olayları, katiller, hırsızlık yoktu. Herkes emeğinin karşılığını alıyordu. Öğrencilikten ötürü paraya ihtiyacım olduğundan 1.5 sene kadar part-time kuryelik (çiçek, yemek vs.) yaptım. Çalıştığım yerde en ufak bir haksızlığa bile uğramadım.

    Gel zaman git zaman okul bitince ülkeye zorunlu bir durum olmadığı takdirde dönmeme kararı aldım. Okulu bitirdiğim zaman Leipzig merkezli yeni bir start-up teknoloji firmasında Software Engineer sıfatıyla 3000€'ya yaklaşık bir maaş ile işe başladım. Bu ücrete tek başıma hayatımı çok da keyifli bir şekilde idame ettirebiliyorum. Üzerinden çok zaman geçmedi. Bugün Türkiye'de mezun adamlar bile aç.

    Velhasıl, 4 yıl stres içerisinde zamanımı çöp edeceğime ve yanında sadece hiçbir şey vaad eden bir diploma alacağıma, vaktinde gözümü açıp hayatımda bir dönüm noktası yarattım. Tabii ki de orada güle oynaya geçmedi hayatım ve 3-5 paragrafa sığacak kadar da kısa değil başımdan geçenler. 1.5 aydır ise ailemi ziyarete geldiğim memleketimdeyim. R10 hesabımı da bu süre içinde açmıştım.

    --

    Anlatmak istediğim; eğer ki bir şeylerde yeteneğin olduğuna ama burada değerlendirilmediğine inanıyorsan, şüphelerin ve tedirginliğin hayatında yanlış adımlar atmanı sağlayacak olasılıklar üretiyorsa, etrafına biraz daha genişçe bak derim. Hepsinden önce dünyaya bir defa geliyorsun ve standardlarını arttırmak için insan kendisi için daha iyisini yapmalı. Senelerini, bir daha aklının kenarında dahi yer etmeyecek bilgilerle sınanacağın bir sınavın yönlendirmesine, daha kötüsü hiçbir şeyin garantisinin olmadığı bir yere götürmesine izin verme.

    -- advocator mode: off --