Şimdi sana kısaca yaşadıklarımdan bahsedeceğim umarım sana umut olur.
Ben ilk okulda çalışkan denecek bir çocuktum 10 tane ilk okul ve şehir değiştirmem dışında herşey normaldi. Taki liseye hiç bilmediğim bir şehire gidene kadar. Yani Van'a üstelik bana hiç sormadan beni meslek lisesine otomasyon bölümüne göndermişlerdi. Lise de ilk 2 ay okula bile gitmedim, kafaya koymuştum okumayacaktım. bu anlattığım 2008 li yıllar. neyse 2. ayın sonunda okuldan kaçtığım anlaşıldı ve kolumdan tutularak o lanet okula götürdüler. Ama ben yine kaçmaya devam ettim. Dayım Milli eğitimde müdür olduğu için sürekli devamsızlığım siliniyor ve ben kaçmaya devam ediyorum. gidip internet cafe ye metin2 pvp sw kurup satıyorum kazandığım parayı tekrar internet cafeye veriyorum derken. Bi 5 tane lise daha değiştirdim. Kadıköy haydarpaşa, pendik, van endüstri, kalecik endistürü derken ben lise de 2+2 yi bile öğrenemedim. Üniversite zamanı geldi çattı ama ben daha ilk okul 7. sınıftan kalan bilgilerle kalmışım. Üniversite sınavına girdim 160 puan gibi birşey almıştım. Barajdan 20 puan aşağı. Kendime sürekli şey diyorum çalışsamda anlamayacam matematik yapamıyorum ne kadar uğraşsam boş vs vs. ama adam gibi çalışmamışımda maksat kendimi kandırmak. Bu arada ablam türkiye de dereceye girmiş, kız kardeşim matematik olimpiyatını kazanmış ev de herkes gurur kaynağı ve ben barajı bile geçemiyorum. Dedim Yemişim okulunu gidip garsonluk yapacam ve öyle de yaptım girdim kartal sahilde kolcuoğluna komi olarak başladım bir yıl orda bir yıl hemen yanında bulunan başka bi cafe de çalışmışım bi gece kendi kendime *** oğlum böyle olmaz, garsonlukla hayat geçmez kendine gel dedim ve beni çok derinden etkileyen olaylar olmuştu. Sevgilim hacettepe tıp okurken ben garsonluk yapıyordum ve ailesi beni hiç sevmiyordu. Ekim ayı gibi sınava 4, 5 ay kalmış işe istifamı verdim ve direkt dershanelerden birinin yolunu tuttum. En son birine yazıldım ve sayısal sınıfına giriş yaptım. dershaneye geç yazılmışım konuları anlamıyorum 7, 8 senedir tek ders görmemişşim istek var ama umut yok ve ne okuyacağımada karar verememişten dedim ki ben gazeteci olacam ve 1 ay sonra sözel sınıfına geçiş yaptım. Arkadaş felsefe görmemişim hayatımda edebiyat görmemişim coğrafya yı ilk okulda görmüşüm tarihi sadece lise 1. de görmüşüm. zaten okula da gittiğim yoktu yüzlerce konu var ve ben bir konuya bile vakıf değilim. Hemen eve gittim ve her konu için notlar çıkarmaya başladım. Hafta sonu deneme oluyor ben sonuçlar dershaneye duvarına asılacak diye utançtan sınava girmiyorum 1, 2 sınav derken 3. denemeye girdim ve 197 puan aldım sonra ki hafta deneme puanım 220, sonra 270 vicarı sonra 340, sonra 370, sonra 410, sonra 440 derken ben o hırs o gazla 4 yıldır sözel dersleri gören adamları solluyorum üstelik bununla kalmamış okan üniversitesinin yaptığı denemede 40 matematikten 27 net yapmışım sözelciyim ama mat yapıyorum. eve gidince anlayacğaım şekilde notlar hazırlıyorum otobüsle bir yere giderken telden bi konu yazıyorum onları okuyorum vs vs. Üniversite sınavı zamanı geldi ve ben coğrafya türkiye birincilerinden oldum. 2 sınavda da fullemiştim sözelciyim ama sayısal bölümlere bile girebiliyorum puanım gayet yüksek 25 tane mat netim var ama ben hedef olarak gazetecilik demişim vazgeçmek yok. ( tabi o zamanlar yandaşlık bu kadar fazla değildi, muhalif gazeteler kanallar vardı şimdi ki aklım olsa yazmazdım) baktım en yüksek gazetecilik neresi istanbul üni. tercihleri yaptım açıklandı ve kazanmışım evdekilerin kaç puan almışım sınav nasıl geçmiş hiç haberi yok onlar biliyor sonuçta en fazla baraj puanı alırım inandıramadım adamları kazandığıma en son öğrenci kartımı görüp babam *** sen gerçekten kazanmışsın dedi. Uzun lafın kısası kardeşim umudunu kaybetme ve çalışmaktan vazgeçme emin ol temel zamanla atılıyor ve temeli attıktan sonra gerisi çocuk oyuncağı gibi oluyor. sen dershane dışında boş vakitlerinde de sürekli not oku başaracaksın.