• 23-02-2018, 18:33:50
    #19
    bana göre ülkemizdeki bazı meslekler hariç çoğu üniversite zaman kaybı + masraf iyi yönü ise sosyallik gerisi hikaye.
  • 24-02-2018, 01:56:22
    #20
    Flexible adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bırakırsan pişman olursun dendiği için bilgisayar mühendisliğini bırakmadım ama pişmanım keşke bıraksaydım. Okul bana birşey katmadı, kattığı birşey varsa stres. Tabi bu kişisel görüşüm
    Bıraktığım bölümler, bilgisayar mühendisliği, iktisat. En sonunda bitireyim dedim ve yazılım mühendisliğini bitirdim. Okulun iş anlamında birşey katmadığını bitirince anlıyorsunuz.
  • 24-02-2018, 02:03:56
    #21
    Üyeliği durduruldu
    Bana kalırsa üniversite genellemesinden ziyade gideceğin bölüm çok önemlidir.
    Yüksek puanlı mesleklere ulaşabiliyorsan kesinlikle tercih etmelisin. Fakat yinede her kişi farklıdır herkesin yapabilecekleri değişebilir.
    Kimi ticarette çok iyidir kimi erken yaşta işe atılarak eğitimde kaybedeceği süreyi kendine avantaj olarak yaratabilir.
    Bu nedenle ne desek boş iş sende bitiyor kendini bilmen gerekiyor.
  • 24-02-2018, 09:56:37
    #22
    Koşullara göre değişir
  • 24-02-2018, 10:15:14
    #23
    Üyeliği durduruldu
    Tasarimix adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok güzel açıklamışsın hocam ağzına sağlık, senin maddelerden 1 tanesi bende yok sadece,
    -Üniversite okumak sosyal çevre kazandırır.
    Bunu da kendim bilerek kazanmıyorum, istanbul'da düzgün insan bulmak çok zor, koca istanbul'da sadece 2 arkadaşım var bunu arttırmayı da pek düşünmüyorum, sebebi ise insanlar artık sadece menfaat için birbiriyle görüşüyor, menfaat üzerine kurulmuş dostluklar kısa süre sonra bitiyor.
    Alıntı
    Neyi bilmediğiniz hakkında hiçbir fikriniz yok

    Elon Musk
    Ben 25 yaşından sonra üniversiteye başladım.

    Üniversiteye başlamadan önce 12 yıl çalıştım. Hemde canavar gibi işler yaptım. Öyle başarısız biri de değildim. Yazılım ve sıfırdan elektronik projelendirme(tamircilik değil) konusunda top seviyedeydim.

    Okumadan önce gerçekleştirdiğim projelerin hayalini bile bir çok kişi kuramazken ben projelendirmiştim ama okumak zorundaydım.

    Bazı okumayan arkadaşlar kibir ve haset, içerisinde okumaya çalışanları küçük görmeye çalışıyor, eğer başarılıysan okumana gerek yok havası yaratmaya çalışıyorlar.

    Hoşunuza gitse de gitmese de, Türkiye de bir şey biliyorum diyebilmeniz için okumak zorundasınız.

    Şu an kendisine ait 3 proje üzerinde çalışan, projelerden biri için silikon vadisinde yatırımcı görüşmelerine başlayacak olan bir yazılımcı/geleceğin ceo'su yazıyor bu mesajı

    Dikkate almanızı öneririm.
  • 24-02-2018, 10:29:55
    #24
    Dostum nerden baktığına bağlı ve hatta senin ne niyetle? hangi gaye ile ? hangi bölümü ? hangi ilde ? okuyacağına bağlı Üniversite benim tüm dünyamı değiştirdi. Hamd olsun bu durumdan çok memnunum. İş, kariyer, ortam, yaşadığım şehir ve hatta ailem bile değişti ve hep olumlu yönde gelişmeler bunlar.
  • 24-02-2018, 11:23:14
    #25
    Üyeliği durduruldu
    Ben mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Ne olursa olursan hem kişisel gelişiminiz için hemde eğitiminiz üst seviyelere taşınması için size katısı olacaktır.
  • 24-02-2018, 12:29:19
    #26
    Benim gözlemlediğim, belirli bir jenerasyonu ailesi sadece öğretmen, mühendis, doktor ve memur olmak üzere hergün programladı. Oku oğlum / kızım iyi bir meslek sahibi ol diye hergün öğütler verdi. Öğüt veren jenerasyonun zamanında öğretmen olmak için liseden mezun olmak yetiyordu, 18 - 20 yaşlarında öğretmen çıkarak hepsi atandı, çünkü kadrolar bomboştu. Biz bu neslin çocukları olarak 30 yaşına kadar okumak / atanmak gibi işlerle uğraştık çünkü tavsiyeleri öğretmenlik, mühendislik gibi mesleklerdi. Bu nesli dinleyenlerin birçoğunun piskolojisi bozuk şuan, 35 yaşında öğretmen diploması, mühendis diploması ile bimde, a101de kasiyerlik yapanlar, depoda çalışan tanıdıklarım var. Kimse kimseye tavsiye verecek düzeyde değil burada, nesiller değiştikçe ihtiyaçlar değişiyor ve birkaç yıl sonrasının şartlarını zaman makinanız yoksa önceden görmeniz mümkün değil, ileri görüşlü olmak eskisi kadar basit bir kavram değil, teknolojinin gelişim hızı, hayatın gidişatı artık anlık değişimler yaratabiliyor. Bugün bir makina geliştirip ancak 6 ay uzun vadeli olarak satabiliyorsunuz, 6 ay sonra birisi sizden daha iyisini geliştirip satmaya başlıyor. Şahsen geri dönebilseydim okumazdım, liseden sonrası eğitimin hayatıma çok birşey kattığına inanmıyorum. Bugün herşeyden önemlisi kişisel gelişim diye düşünüyorum. Google tüm üniversitelerden daha çok bilgiye sahip, eve kapanıp 3 ay istediğiniz şeye odaklanırsanız yapabileceğiniz şeylerin sınırı yok. 4 yılınızı, 5, 6 yılınızı boşa harcamanıza gerek kalmadan sadece tek bir konuya odaklanarak daha fazla gelişim sağlayabilirsiniz. Ayrıca okullar teori üzerine güzel şeyler öğretiyor olabilir ama pratik ile hiç alakası yok. İş hayatına girdiğinizde anlayabiliyorsunuz bunu. Makina mühendisine şunu şöyle yapacaksın bunu böyle yapacaksın diyen 10 yıllık usta daha fazla maaş alıyor. 10 yıl sonra belki o mühendis o ustanın aldığı maaşı alıyor. Bunlar benim gözlemlediklerim, yaşadıklarım. Siz daha iyisini bilirsiniz kimseyi dinlemeye gerek yok böyle konularda.
  • 24-02-2018, 12:53:41
    #27
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Hayata erken atılmak, bir an önce meslek sahibi olmak, para kazanmaksa amacınız, gidip ticaretle uğraşabilirsiniz. Okumayın böyle bir düşünceniz varsa çünkü okul size eziyet gibi gelir. Okumayı meslek hayatına atılmak için bir araç olarak değil, birey olmak için geçilmesi gereken bir yol olarak görebilirsiniz.
    Ama bu benim karşı olduğum bir düşünce biçimidir.
    Üniversite insanı meslek sahibi yapmaz sadece. İyi denilebilecek bir üniversite'de, iyi hocalara denk gelmişseniz, üniversite size aynı zamanda birey olmayı öğretir. O hocaların hayat tecrübesindende bir şeyler alırsınız. İnsan ağı oluşturursunuz aslında kendinize üniversite'de. Network dediğimiz olay Farklı tiplerde, görüşlerde, inançlarda insanlarla örülür etrafınız. Hepsini anlamaya, empati kurmaya başlarsınız eğer becerebilir, ön yargılarınızı kırarsanız. Onlardan da bir şeyler almaya başlarsınız. Almayı bilirseniz eğer... Hayatta hiç bir zaman 20 yaşında olmayacaksınız bir daha. 21 yaşında da olmayacaksınız. Üzgünüm ama 22'de olamayacaksınız. Allah'ın bize bahşettiği bir yaşam var. Bunu sadece bir an önce hayata atılma telaşıyla heba etmeye, gençlik yıllarını, en güzel zamanlarınızı bu kaygıyla harcamaya değer mi gerçekten?
    Üniversite'de ders arasında çimlerde otururken, kahve içtiğim keyfi hiçbir şeyden alamadım bu hayatta. Haksızlık olmasın şimdi... Beşiktaş-Kadıköy vapurun'da ki simit ve çay'da çok başka be.
    Aynı yaşlarda, sizin gibi kanı kaynayan insanlarla ortak değerleri paylaşmaktan, yeri geldiğinde saçma sapan şeyleri konuşmaktan bile keyif alabiliyorsunuz. Eşsiz ve yaşanılası anlar..
    Mahareti para kazanmak olarak görmüyorum. Fakat şöyle de bir şey var tabi. Evet hayat toz pembe değil. Yaşam şartları ağır ve meşakkatli. Hayatımızı idame edebilmek, varlığımızı sürdürebilmek için para'ya ihtiyacımız var. Bunu kabul edelim. Hepimiz eşit şartlar da yaşamıyoruz. Kimimiz maddi olarak daha rahat. Ailemize bakmakla yükümlü değiliz. Kimimiz 15 yaşlarında ailesinin sorumluluğunu yükleniyor. Bu insanları aynı kefeye koyamayız.
    Ama her şeye rağmen, koşulları sonuna kadar zorlayıp, üniversite okumaya gayret göstermeli diye düşünüyorum.
    İyi ki diyorum, iyi ki okumuşum. Çok isabetli bir kararmış. Çünkü güzel insanlarla tanıştım. Onlar bana bir şeyler kattı. Ben onlara bir şeyler kattım karınca karınca...
    Anlam kaymaları, kelime hataları olabilir. Hızlıca yazdım kusura bakmayın