• 26-12-2024, 14:20:21
    #55
    hiciste adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Adam gibi meslek sahibi olan kişiler aç kalmıyor, memleketin çoğu üniversite bitirmiş olmak adına geçerliliği olmayan bir çok bölümden niteliksiz olarak mezun olduğu için düzgün bir eğitim hayatı geçirmek şart. Mezun olduktan sonra asgari ücret mi alırım kaygısı olmayan bir çok meslek mevcut.
    öyle ancak lise son olduğumu düşünürsek şuan çalışıp iyi üniversiteler gitmek zor memur vs olabilirsem kendimi kurtarırım sadece.
  • 26-12-2024, 14:20:24
    #56
    D3veloper adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Neden mesela açıklasanıza çok merak ettim? Siz 4 yıllık okuyup iyi bir yere geldiniz sanırım. Deneyiminizi dinlemek isterim.
    Okuduğunuz okulun, diplomaların, sertifikaların faydalarını özellikle 35-40+ yaş üstünde ve iş tecrübeniz de 15-20+ yıl olunca anlıyorsunuz.
    Okumadığınız zaman yani aslında bir nevi sırtınızda etiket olmadığında, işin uzmanı ve alaylısı oluyorsunuz. Bunda problem yok ama hep öyle kalıyorsunuz. Hem şirket içersindeki ünvanınız artmıyor. (kıdemli uzman kalıyorsunuz), hem de ücretiniz ciddi bir oranda artmıyor.
    Kısacası yönetici olamıyorsunuz. Özellikle kurumsal firmalardaki durum böyle.
    Saçma gelebilir, mantıksız da gelebilir ama orta ve büyük ölçekli kurumsal firmalara girdiğinizde düzenin bu şekilde uygulandığına şahit olacaksınız.
    İstisna örnekleri bir kenara koyun, genel olarak düzen bu şekilde işler.
    Yönetici 4 yıllık mezundur veya yüksek lisansı vardır. Altındaki ekibi ise lise ya da 2 yıllık mezundur. İşi altındaki ekip yapar. Yönetici teknik anlamda altındaki ekip kadar bile bilgisi yoktur. Ama üst yönetim bu yöneticiyi tanır ve sorumlu tutar. Bir nevi altında çalışan ekibin çobanı ilan eder.
    Kurumsal firmalarda yöneticilik yapan arkadaşlar ne demek istediğimi daha iyi anlamıştır.
  • 26-12-2024, 15:21:28
    #57
    deltax0 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    öyle ancak lise son olduğumu düşünürsek şuan çalışıp iyi üniversiteler gitmek zor memur vs olabilirsem kendimi kurtarırım sadece.
    Senin için demedim kardeşim, bilmiş bilmiş cevap veren arkadaş için yaptım yorumu bende lise dahi bitirmemiş birisiyim herkes üniversitenin kalifiye bölümünü okumak zorunda değil ancak mezuniyet sonrası asgari ücrete tabi olmamak veya atama bekliyorum diye ağlamamak için üniversitenin güzel sanatlar seramik ve besyo gibi bölümleri haricinde alternatifler tercih edilmeli.
  • 26-12-2024, 15:28:07
    #58
    IBB de calişiyordum asansör tamircisi gelmişti adam ile muhabettimiz oldu 125 bin tl maaş aldıgını söyledi . 6-7 tane dairesi varmıs. bazi insaatlara asansörü kendi yaptıgı zaman para yerine daire aliyormus ödeme olarak. tabii bu ustanın ücreti. böyle bir yerde iş bulur 40k ile başlar sonra usta olur servet yaparsınız. basit düşünmeyin. cok para kazanmak mümkün. ama herkes gibi düşünürseniz herkes gibi para kazanırsınız. güzel para kazanmak icin siradişi düşünmeniz gerekir. her gencin yapmadıgını yapacaksınız ki farki göresiniz.
  • 26-12-2024, 16:29:46
    #59
    hiciste adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Senin için demedim kardeşim, bilmiş bilmiş cevap veren arkadaş için yaptım yorumu bende lise dahi bitirmemiş birisiyim herkes üniversitenin kalifiye bölümünü okumak zorunda değil ancak mezuniyet sonrası asgari ücrete tabi olmamak veya atama bekliyorum diye ağlamamak için üniversitenin güzel sanatlar seramik ve besyo gibi bölümleri haricinde alternatifler tercih edilmeli.
    kusurq bakma hocam yanlış anlamışım bu arada dediğin doğru hocam güzel sanatlar ve besyo'ya ilgi fazla atanması imkansız bölümler denilebilir anca özel sektörde asgari ücret ile çalışırsınız dediğiniz gibi.
  • 26-12-2024, 18:20:27
    #60
    ResimBox adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Okuduğunuz okulun, diplomaların, sertifikaların faydalarını özellikle 35-40+ yaş üstünde ve iş tecrübeniz de 15-20+ yıl olunca anlıyorsunuz.
    Okumadığınız zaman yani aslında bir nevi sırtınızda etiket olmadığında, işin uzmanı ve alaylısı oluyorsunuz. Bunda problem yok ama hep öyle kalıyorsunuz. Hem şirket içersindeki ünvanınız artmıyor. (kıdemli uzman kalıyorsunuz), hem de ücretiniz ciddi bir oranda artmıyor.
    Kısacası yönetici olamıyorsunuz. Özellikle kurumsal firmalardaki durum böyle.
    Saçma gelebilir, mantıksız da gelebilir ama orta ve büyük ölçekli kurumsal firmalara girdiğinizde düzenin bu şekilde uygulandığına şahit olacaksınız.
    İstisna örnekleri bir kenara koyun, genel olarak düzen bu şekilde işler.
    Yönetici 4 yıllık mezundur veya yüksek lisansı vardır. Altındaki ekibi ise lise ya da 2 yıllık mezundur. İşi altındaki ekip yapar. Yönetici teknik anlamda altındaki ekip kadar bile bilgisi yoktur. Ama üst yönetim bu yöneticiyi tanır ve sorumlu tutar. Bir nevi altında çalışan ekibin çobanı ilan eder.
    Kurumsal firmalarda yöneticilik yapan arkadaşlar ne demek istediğimi daha iyi anlamıştır.
    Haklısınız. Fakat burada değinilen nokta zaten 4 yıllık mezun ihtiyacının bir doygunluk yaşamış olması. Evet iyi olan bir şekilde bugün değilse yarın iyi bir yere gelebilir lakin mühendis, mimar, işletmeci gibi bölümlerin mezun sayısı bu kadar yüksek seviyede olması aynı zamanda eğitim kalitesinin de düşük olduğunu gösteriyor. Örnek olarak Almanyada mühendislik mezunu oranının bu kadar düşük olması ise eğitim kalitesinin yüksek, ve mezun olunması için mezun edilmiyor.
    Örnek vermek gerekirse mevcutta lisans programı ile mühendislik fakültesi olan üniversite sayısı 120civarı fakat bunların içinde “kaliteli” eğitim veren üniversite sayısı bir elin parmağını geçmez.
    Okulda gerçekten başarılı bir öğrenci 4yıllık lisans bölümü ile çok iyi bir yere gelebilir ama 40 soruda 10 matematik neti yapmış biri mühendislik okuyorsa bu 4 yıllık hamallık olur.
    İşin sonunda 2yıllık bölüm de 4 yıllık farklı kişilere hitap ediyor. Fakat ülkemizde meslek liseleri ve 2 yıllık bölümlere duyulan ön yargı nedeniyle herkes nitelik(siz)li işçi olmuş durumda. Örnek verilmesi gerekir ise 4 yıllık matematik okuyan biri işsiz kalıyorken bugün en niteliklisiz üniversiteden mezun olan kişi 2 yıllık eğitim hayatıyla hemşire ile aynı maaşı alıyor.
    verdiğiniz örnek ile siz bile bu durumu kanıtlamış oluyorsunuz aslında. 4 yıllık bölüm okuyanın daha üst düzey sınırlı kadroda çalıştığını fakat kalan ekibin 2yıllık bölümlerden oluştuğunu söylediniz. Sınırlı kadro için bugun de olduğu gibi bu kadar arz vermek işsizliğin temel sebebi.
  • 26-12-2024, 18:48:49
    #61
    D3veloper adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haklısınız. Fakat burada değinilen nokta zaten 4 yıllık mezun ihtiyacının bir doygunluk yaşamış olması. Evet iyi olan bir şekilde bugün değilse yarın iyi bir yere gelebilir lakin mühendis, mimar, işletmeci gibi bölümlerin mezun sayısı bu kadar yüksek seviyede olması aynı zamanda eğitim kalitesinin de düşük olduğunu gösteriyor. Örnek olarak Almanyada mühendislik mezunu oranının bu kadar düşük olması ise eğitim kalitesinin yüksek, ve mezun olunması için mezun edilmiyor.
    Örnek vermek gerekirse mevcutta lisans programı ile mühendislik fakültesi olan üniversite sayısı 120civarı fakat bunların içinde “kaliteli” eğitim veren üniversite sayısı bir elin parmağını geçmez.
    Okulda gerçekten başarılı bir öğrenci 4yıllık lisans bölümü ile çok iyi bir yere gelebilir ama 40 soruda 10 matematik neti yapmış biri mühendislik okuyorsa bu 4 yıllık hamallık olur.
    İşin sonunda 2yıllık bölüm de 4 yıllık farklı kişilere hitap ediyor. Fakat ülkemizde meslek liseleri ve 2 yıllık bölümlere duyulan ön yargı nedeniyle herkes nitelik(siz)li işçi olmuş durumda. Örnek verilmesi gerekir ise 4 yıllık matematik okuyan biri işsiz kalıyorken bugün en niteliklisiz üniversiteden mezun olan kişi 2 yıllık eğitim hayatıyla hemşire ile aynı maaşı alıyor.
    verdiğiniz örnek ile siz bile bu durumu kanıtlamış oluyorsunuz aslında. 4 yıllık bölüm okuyanın daha üst düzey sınırlı kadroda çalıştığını fakat kalan ekibin 2yıllık bölümlerden oluştuğunu söylediniz. Sınırlı kadro için bugun de olduğu gibi bu kadar arz vermek işsizliğin temel sebebi.
    Anlatmak istediğimi anlamamışsınız. Özellikle son cümlenizi gördükten sonra, uzun uzun yazmanın bir faydası olmadığı kanaati oluştu bende.
    Görüşünüze saygı duyuyorum diyelim.