Okuduğunuz okulun, diplomaların, sertifikaların faydalarını özellikle 35-40+ yaş üstünde ve iş tecrübeniz de 15-20+ yıl olunca anlıyorsunuz.
Okumadığınız zaman yani aslında bir nevi sırtınızda etiket olmadığında, işin uzmanı ve alaylısı oluyorsunuz. Bunda problem yok ama hep öyle kalıyorsunuz. Hem şirket içersindeki ünvanınız artmıyor. (kıdemli uzman kalıyorsunuz), hem de ücretiniz ciddi bir oranda artmıyor.
Kısacası yönetici olamıyorsunuz. Özellikle kurumsal firmalardaki durum böyle.
Saçma gelebilir, mantıksız da gelebilir ama orta ve büyük ölçekli kurumsal firmalara girdiğinizde düzenin bu şekilde uygulandığına şahit olacaksınız.
İstisna örnekleri bir kenara koyun, genel olarak düzen bu şekilde işler.
Yönetici 4 yıllık mezundur veya yüksek lisansı vardır. Altındaki ekibi ise lise ya da 2 yıllık mezundur. İşi altındaki ekip yapar. Yönetici teknik anlamda altındaki ekip kadar bile bilgisi yoktur. Ama üst yönetim bu yöneticiyi tanır ve sorumlu tutar. Bir nevi altında çalışan ekibin çobanı ilan eder.
Kurumsal firmalarda yöneticilik yapan arkadaşlar ne demek istediğimi daha iyi anlamıştır.
Haklısınız. Fakat burada değinilen nokta zaten 4 yıllık mezun ihtiyacının bir doygunluk yaşamış olması. Evet iyi olan bir şekilde bugün değilse yarın iyi bir yere gelebilir lakin mühendis, mimar, işletmeci gibi bölümlerin mezun sayısı bu kadar yüksek seviyede olması aynı zamanda eğitim kalitesinin de düşük olduğunu gösteriyor. Örnek olarak Almanyada mühendislik mezunu oranının bu kadar düşük olması ise eğitim kalitesinin yüksek, ve mezun olunması için mezun edilmiyor.
Örnek vermek gerekirse mevcutta lisans programı ile mühendislik fakültesi olan üniversite sayısı 120civarı fakat bunların içinde kaliteli eğitim veren üniversite sayısı bir elin parmağını geçmez.
Okulda gerçekten başarılı bir öğrenci 4yıllık lisans bölümü ile çok iyi bir yere gelebilir ama 40 soruda 10 matematik neti yapmış biri mühendislik okuyorsa bu 4 yıllık hamallık olur.
İşin sonunda 2yıllık bölüm de 4 yıllık farklı kişilere hitap ediyor. Fakat ülkemizde meslek liseleri ve 2 yıllık bölümlere duyulan ön yargı nedeniyle herkes nitelik(siz)li işçi olmuş durumda. Örnek verilmesi gerekir ise 4 yıllık matematik okuyan biri işsiz kalıyorken bugün en niteliklisiz üniversiteden mezun olan kişi 2 yıllık eğitim hayatıyla hemşire ile aynı maaşı alıyor.
verdiğiniz örnek ile siz bile bu durumu kanıtlamış oluyorsunuz aslında. 4 yıllık bölüm okuyanın daha üst düzey sınırlı kadroda çalıştığını fakat kalan ekibin 2yıllık bölümlerden oluştuğunu söylediniz. Sınırlı kadro için bugun de olduğu gibi bu kadar arz vermek işsizliğin temel sebebi.