• 15-01-2022, 11:08:18
    #28
    Full Stack Developer
    yergozy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    2008-2009 yılları arasında akşam yatma vakti küçüğüm daha okula gidicez sabah o günde kardeşimle kavga ettim yanından kalkıp diğer cekyatta yatmaya gittim bir kaç saat uyuduktan sonra sesler duydum kapı çalınıyor gecenin bi saati Allah Allah dedim noluyor yavaş adımlarla kapıya gittim ve kapının önünde biri yada birileri vardı gölgelerini görüyordum kapıyı açın marketçi geliyor diye bağırıyorlardı ve babamın adını söylüyorlardı korkuyla direk içeri gittim kardeşimin yanına gidip yatağa yattım ve hala kapıyı calıyolardı korkuyla uyuya kaldım ve sabah oldu ailem kapıyı açmışlar ve ayakkabı terlikleri sağ sola atılmışlardı köpek falan gelip atmışlardır dediler akşam eve gelince anlattım olanları gelip bizi niye kaldırmadın o kadar sert vurdular kapıyı bağırdılar nasıl duymanız dedim hiç bı ses yok dediler aşırmıştım. Şimdi anlatacağım da 1 seneden beri devam ediyor bı gece yine yattım uyurum bir anda karabasan geldi bağırmaya çalıştım yok neler yaptıysam nafile biraz zaman geçti bıraktı beni 2 gün sonra yine oldu 1 hafta sonra yine oldu bu şekilde durmadan karabasan basmaya başladı sonra yine bu gece vakti yatıyorum göğsümde ağrı hissettim karabasan basıcak dedim durmadan besleme çektim ağrı gitti yattım 2 dk sonra başladı göğsümde ağrı yine besmele çektim yattım sol tarafıma döndüm ve kırmızı gözler gördüm ve görür görmez karabasan direk karabasan bastı ondan sonra 3 hafta hiç karabasan gelmedi rahat rahat uyumaya başladım derken gece yattım o gece 3 defa karabasan bastı artık o derece kötü olmaya başlamıştım göğsümden sanki biri tutup yukarıya doğru çekiyordu aileme anlattım inanmadılar dalga geçtiler öyle birşey olmaz dediler bize olmuyor sana nasıl olsun dediler umursamadılar hocaya götürün falan dedim hoca napıcak dedikler hoca daha kendine derman olamıyor dediler geçtiler 2 ay falan artık karabasan basmayı bıraktı sonra askere gittim askerde iken 3-4 kez yine bastı Allah'ın izniyle askerden de geldim 3 hafta sonra saat 20.00-21.00 arasında uzanıyorum annem komşuya gitti ve içim geçti uyudum ve direk karabasan geldi ben bağırıyorum durmadan içimden besmele çekiyorum ama hiç birşey olmadı biranda içeriye annem girdi Yasin Yasin diye bağırıyor ama annem de bulanık şekilde simsiyah süliyet gibi başımda bağırma diyor bağırmaya bıraktım ve 5 saniye sonra yine bağırma başladım annem yasin yasin diye sesleniyor bağırma diye koltuktan aşağı düştüm ama yere değmiyorduma hava da gibiyim biranda geriye doğru çekildim tekli koltuk ve soba vardı arasından boşluk vardı o aradan geçtim duvara çarptım ve hala bağırıyorum ve biranda kalktım annem yok koltukda yatıyor halde buldum kendimi bu olaylar olmaya başladıktan sonra ezan okunurken durmadan esnemeye başlamadım durmadan uykum geliyordu artık ayıptır söylemesi gusül abdesti bile alamıyordum abdest almak için duşa girerdim 2 dk sonra çıkar yine abdest almaya girerim 30dk 1 saat gusül abdesti alma için uğraştığımı bilirim hala da aynı gusül abdesti alırken baya uzun zaman geçiyor ailem bunun için hala birşey yapmadı inanmıyorlar bana akışına bıraktım bende...
    Çok geçmiş olsun hocam kırmızı göz varsa o mutlaka 3 harflidir karabasan değildir.
  • 15-01-2022, 11:23:34
    #29
    Bize öğretilen bazı ütopik bilgiler yaşadığımız garip olaylarla birleşince paranormal olaylar oluşuyor
    Bu tarz hikayeler ya "Birilerinin" başına gelmiştir. Ya da bir travma sonucu psikolojik sıkıntılar yaşanmıştır.

    İnsan bilmediği şeyi bildiği şeylerle açıklamayı sever.
    Böyle mistik olayların sebebinin kendiniz olduğunu anladığınız zaman bu olaylar kaybolmaya başlar.

    Hatta %90 dan fazlası İslam'da yeri olmayan inanışlar.
    Hurafeler, hikâyeler, rivayetler ile İslam dinine sokulmuş saçma sapan inanışlar
  • 15-01-2022, 12:08:37
    #30
    Bir dönem bir şeyler görüyordum evde geziyordu yanıma geliyordu falan. Bunlar cin karabasan vs. değil arkadaşlar. Bunları bizim manyak beynimiz üretiyor. Aşırı sinir stresten veya duygu durum bozukluğundan veyahutta seratonin dopamin kimyası yüzünden. Eğer ben cinlendim falan diye düşünürseniz iyice tımarhanelik olma yolunda ilerlersiniz.
    Bozuk bir monitör gibi düşünün görüntü bozuk. Beyindede sıkıntı olunca size olmayan şeyleri gösterir duyurur vs.
    Ben mi ne yaptım ? Bilime inanıp psikiyatriye gittim 1 ay sonra hiç bir şey kalmadı. Kendinize boşuna işkence yapmayın. Boş hurafelerede inanmayın.
  • 15-01-2022, 12:11:23
    #31
    ElmasMedya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bize öğretilen bazı ütopik bilgiler yaşadığımız garip olaylarla birleşince paranormal olaylar oluşuyor
    Bu tarz hikayeler ya "Birilerinin" başına gelmiştir. Ya da bir travma sonucu psikolojik sıkıntılar yaşanmıştır.

    İnsan bilmediği şeyi bildiği şeylerle açıklamayı sever.
    Böyle mistik olayların sebebinin kendiniz olduğunu anladığınız zaman bu olaylar kaybolmaya başlar.

    Hatta %90 dan fazlası İslam'da yeri olmayan inanışlar.
    Hurafeler, hikâyeler, rivayetler ile İslam dinine sokulmuş saçma sapan inanışlar
    Hocam Allah göstermesin ama inanın dünya sandığınız gibi bir yer değil toplum baskılarıyla sistemin dışına çıkamayan insanlarız bu dünyada neler olup bitiyor öğrenseniz inanın varlığınızı benliğinizi kaybedersiniz tarih kitaplarını iyice okuyun şahmeran olayları ve daha bir çok olay bunların hepsinin hurafe ve kulaktan dolma bilgiler olduğuna ben şahsen inanmıyorum 3 harfli hikayelerini detaylı şekilde okuyun 10 larca 100 lerce olay dinleyin gidin köylere rica edin anlatsınlar , bundan yıllar önce arabaların ve teknolojinin olmadığı dönemde Urfa’da ki adamın bahsettiği 3 haflide aynı Edirne’de ki kişinin bahsettiği de Edirne’den Urfa’ya kim gitmişte 3 harflinin görünüşünü yapısını akla sokmuş insanlar gerçekten yaşıyor böyle olaylar ve hepsinin anlattığı olayda gördüğü şeyler neredeyse birbirine çok benzer. Tesadüf olamaz
  • 15-01-2022, 12:12:49
    #32
    Benim ailem annem,babam ablam hepsi hafız insanlar, 10-12 yaşındayım evimiz 2+1 ablam, abim, ben aynı odada kalıyoruz ablam bir koltukta yatıyor ben bir koltukta abim yerde yatırıyor. Gece 3-4 suları tabii herkes uykusun da ablamın saçları çok uzundu (hafız olmadan önce) saçlarını gelip benim suratıma doğru sallıyor ben tabi bir kaşıntı ile uyandım hayal edebiliyor musunuz gece 3-4 ablanız sizin kafanızın dibin de ve saçlarını sizin suratınıza ağızınıza sarkıtıyor ben tabii korkuyla uyan ablamı it, evdeki tüm herkesi uyandır ablam bir şey demiyor yatağına geri yattı kimseye cevap vermiyor. Dedik herhalde uyku sersemi ve ya uyur gezerlik bu olay 2-3 defa daha oldu ablam o sıralar 17 yaşındaydı yatılı kuran kursuna yolladı babam 5 sene ablamı göremedim, ardından eve geri geldi her şey normaldi hafiz olmuştu kendisi. Bu olaylar benim ailem de çok fazla kez oldu özellikle dedemim. Ben o sıralar küçüktüm bana hiç bir şey söylenmemişti bundan 2 sene önce bursa'ya tatile gitmiştik ailem ve ablamın ailesi evli kendisi şu an orada bir akraba babam ben ablam yan yanayız bu kız iyileştimi ya demişti (ablama) babamda şşş falan yapmıştı sonrasında ben sorgulamıştım bu durumu o zaman öğrenmiştim ablama zamanımda bir şeyler musallat olmuş.

    Dedem rahmetli Mehmet AY bundan 40 sene önce bir büyüye mağruz kalıyor ve bir hoca sayesinde nuska yazılarak kendine getiriliyor.
    Dedem 55 yaşında bu olayları yaşıyor ve kendisi de hafız zeytinburnun da oturduğumuz dönemde cami yapılacaktı kendi arsasından yer vererek caminin daha geniş olmasını istedi belediye tarafından onaylandı, ne kadar dindar ve Allaha yakın olduğunu o bilir biz bilemeyiz.
    Nuskayı yazan hoca demiş ki babam ve abileri yanlarındayken, bu nuskayı ne olursa olsun çıkarma, duş alırken bile.
    Dedem bizim üst katımız da oturuyordu 80 yaşında bile sabah namazına gider geldiğinde kuşlarını besler yemeğini yapardı.
    Bir gün hiç unutmuyorum fenerbahçenin maçı var ben o sıralar 15 yaşında bir ergenim binadan aşağıya indim amcama maç izlemeye gideceğim kafamı bir kaldırdım dedem balkondan ayaklarını uzatmış, dede nabıyorsun içeri gir diye bağırıyorum bana tepki bile vermedi.
    Hemen eve koşarak babam ve halamları çağırdım (aile binası) dedem yaşlı olduğu için sürekli anahtarı kapının üstünde unuturdu 3 haftada bir banko çilingirciyi çağırırdık.
    Hemen üst kata çıktık kapının önündeyiz dedeme sesleniyoruz kapıyı aç içerden ses gelmiyor 2 3 dakika seslendik sonra dedem bağırmaya başladı "İZİN VERMİYORLAR" diye. Bende hemen gittim çilingirciyi çağırdım geldi kapının önüne 5 dakika uğraştı açamıyor 10 dakika uğraştı açamıyor
    bu adam bu kapıyı her geldiğinde 1 dakikada açan biriydi. Nasıl oluyor da haftada 1 kere açtığı kapıyı açamıyor ve bu kadar önemli durum varken. Sonra kapıyı ortalama 20-25 dakika içinde açtı bir girdik içeri dedem bir koltuğun arkasına saklanmış ağlıyor nuskası boynunda değil.
    Saat gece 11 dedeme bu nuskayı yazan adamı gittik araçla evinden aldık getirdik, adam dedeme baktı aynen şu cümleleri söyledi "Benim buna gücüm yetmez".
    Ardından dedem yatalak oldu ve 3-4 sene boyunca hayatına yatalak devam etti ve 1.5 sene önce hakkı rahmetine kavuştu.
  • 15-01-2022, 12:15:55
    #33
    RAhmetli dedem tarlalarını gezmeyi çok severdi mekanı cennet olsun. tüm çocukluğumda köydeki tarlaları traktörümüzle ara ara gezerdik bu olay benim de çok hoşuma giderdi, genelde traktörü de o zaman 10-12 yaşlarında olan ben kullanınca tadından yenmezdi. Dedem vefat etti ama köye gittiğimizde tarlaları dolaşma hevesi bizde kaldı. Bende bir gün köye gittiğimiz zaman sabah erkenden şöyle bir tarlaları kolaçan edeyim dedim.

    Çok ıssız yerler olduğu gibi kendi köyümüze ya da yakın köylere yakın olan tarlalar da var. Ben de komşu köyün yakınlarında (1-2km) hemen köy çıkışındaki tarlaya gittim.
    Tarla başında elleri arkaya atıp mal sahibi gibi durmuyoruz tabiki içeriyi dolanıyoruz, hastalık var mı yulaf basmış mı inceliyoruz.
    Bende incelemek için indim tarlaya girdim, buğday ekili tarlada olmaması gerektiği kadar yulaf arıyorum ancak yok mal temiz. bir kaç adım daha attım sabahın 6 sı belki 7 si bir tane küçük kız çocuğu maksimum 5 -6 yaşlarında tarlanın ortasında oturuyor yanında da aynı yaşlarda bir erkek çocuğu var.

    Yaklaşmadım bu ufaklıkları izlemeye başladım yan tarlalarda ailesi falan çalışıyor diye düşünmüştüm. Ancak erkek çocuk kızın eline birşey veriyor kız susuyor hayata küsüyor resmen sesi soluğu çıkmıyor.
    Dayanamadım gittim kızın elinden aldım attım bir yere kız tarlanın hemen kenarında diğer tarla ile olan sınırda yemyeşil çimenlerin rengarenk çiçeklerin ortasında gülüp oynamaya başladı çiçekleri falan kokluyor.
    Oğlan geri geldi yine kızın eline birşey verdi kız yine sus pus. Sanki karanlıklar basıyor ortalığı etraf kararıyor her şey zindan oluyor.

    Aldım kızın elindeki objeyi böyle tahta oyuncak gibi birşey tekrar attım kız yine çiçekler içinde gülmeye oynamaya başladı.
    Oğlan tekrar getirdi verdi ben korkmaya başladık çünkü bu etkileşim aşamasında tek kelime geçmiyor etrafta da kimse yok.

    Kızın elinden son bir kez aldım ve olabildiğinde uzağa fırlattım yani o kadar uzaya attım ki aten tarlanın alt kısmı çok büyük olmasa da uçurum o çocuğun onu oradan alıp gelmesi imkansız.
    Korktum ve traktöre doğru gitmeye başladım oyuncapı attıktan 10-20 saniye kadar geçmedi oğlan elinde oyuncakla arkamdan geldi ve bana "ceset delisi" dedi.

    sırtımdan boşalan terler ter değil sanki kırbaçla oyulmuş delik deşik edilmişcesine kanıyor gibi oldu. Zaten yeteri kadar stres sabahın körü 2 tane konuşamayan çocuk ve birinin size ceset delisi demesi.

    Bu olayı yıllarca kimseye anlatmadım, belki 5 belki 10 yıl boyunca ki halen gerçekliğini an ve an saniyesine kadar içimde hissediyorum. kızın gülmesi çiçeklerin rengi oğlanın fısıldaması her saniyesi film şeridi gibi aklımda çünkü haftalarca belki aylarca bu olayı zihnimde tekrar ettim ve ne olduğunu ne bittiğini anlamaya çalıştım.
    Aradan geçen yıllardan sonra sadece bir detay ilgimi çekti, o tarihlerde ben köyde değildim ve ben dedem vefat ettikten sonra köye hiç gitmemiştim, Dedemin vefatından 12 sene sonra köye gidince aynı tarlanın kenarında ben daha önce buraya gelmediğimi hatırladım. Çünkü yıllardır köye hiç gitmemiştim . Peki bu olayı nerde ne zaman ve nasıl yaşadım ? Paranormal midir bilemem ancak oldukça anormal yazarken de biraz zorlandım açıkcası çünkü bu başıma gelen tek garip olay değil.
  • 15-01-2022, 12:18:29
    #34
    Sick16 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Benim ailem annem,babam ablam hepsi hafız insanlar, 10-12 yaşındayım evimiz 2+1 ablam, abim, ben aynı odada kalıyoruz ablam bir koltukta yatıyor ben bir koltukta abim yerde yatırıyor. Gece 3-4 suları tabii herkes uykusun da ablamın saçları çok uzundu (hafız olmadan önce) saçlarını gelip benim suratıma doğru sallıyor ben tabi bir kaşıntı ile uyandım hayal edebiliyor musunuz gece 3-4 ablanız sizin kafanızın dibin de ve saçlarını sizin suratınıza ağızınıza sarkıtıyor ben tabii korkuyla uyan ablamı it, evdeki tüm herkesi uyandır ablam bir şey demiyor yatağına geri yattı kimseye cevap vermiyor. Dedik herhalde uyku sersemi ve ya uyur gezerlik bu olay 2-3 defa daha oldu ablam o sıralar 17 yaşındaydı yatılı kuran kursuna yolladı babam 5 sene ablamı göremedim, ardından eve geri geldi her şey normaldi hafiz olmuştu kendisi. Bu olaylar benim ailem de çok fazla kez oldu özellikle dedemim. Ben o sıralar küçüktüm bana hiç bir şey söylenmemişti bundan 2 sene önce bursa'ya tatile gitmiştik ailem ve ablamın ailesi evli kendisi şu an orada bir akraba babam ben ablam yan yanayız bu kız iyileştimi ya demişti (ablama) babamda şşş falan yapmıştı sonrasında ben sorgulamıştım bu durumu o zaman öğrenmiştim ablama zamanımda bir şeyler musallat olmuş.

    Dedem rahmetli Mehmet AY bundan 40 sene önce bir büyüye mağruz kalıyor ve bir hoca sayesinde nuska yazılarak kendine getiriliyor.
    Dedem 55 yaşında bu olayları yaşıyor ve kendisi de hafız zeytinburnun da oturduğumuz dönemde cami yapılacaktı kendi arsasından yer vererek caminin daha geniş olmasını istedi belediye tarafından onaylandı, ne kadar dindar ve Allaha yakın olduğunu o bilir biz bilemeyiz.
    Nuskayı yazan hoca demiş ki babam ve abileri yanlarındayken, bu nuskayı ne olursa olsun çıkarma, duş alırken bile.
    Dedem bizim üst katımız da oturuyordu 80 yaşında bile sabah namazına gider geldiğinde kuşlarını besler yemeğini yapardı.
    Bir gün hiç unutmuyorum fenerbahçenin maçı var ben o sıralar 15 yaşında bir ergenim binadan aşağıya indim amcama maç izlemeye gideceğim kafamı bir kaldırdım dedem balkondan ayaklarını uzatmış, dede nabıyorsun içeri gir diye bağırıyorum bana tepki bile vermedi.
    Hemen eve koşarak babam ve halamları çağırdım (aile binası) dedem yaşlı olduğu için sürekli anahtarı kapının üstünde unuturdu 3 haftada bir banko çilingirciyi çağırırdık.
    Hemen üst kata çıktık kapının önündeyiz dedeme sesleniyoruz kapıyı aç içerden ses gelmiyor 2 3 dakika seslendik sonra dedem bağırmaya başladı "İZİN VERMİYORLAR" diye. Bende hemen gittim çilingirciyi çağırdım geldi kapının önüne 5 dakika uğraştı açamıyor 10 dakika uğraştı açamıyor
    bu adam bu kapıyı her geldiğinde 1 dakikada açan biriydi. Nasıl oluyor da haftada 1 kere açtığı kapıyı açamıyor ve bu kadar önemli durum varken. Sonra kapıyı ortalama 20-25 dakika içinde açtı bir girdik içeri dedem bir koltuğun arkasına saklanmış ağlıyor nuskası boynunda değil.
    Saat gece 11 dedeme bu nuskayı yazan adamı gittik araçla evinden aldık getirdik, adam dedeme baktı aynen şu cümleleri söyledi "Benim buna gücüm yetmez".
    Ardından dedem yatalak oldu ve 3-4 sene boyunca hayatına yatalak devam etti ve 1.5 sene önce hakkı rahmetine kavuştu.

    Hocam bu olaydan güzel film çıkar
  • 15-01-2022, 12:50:16
    #35
    beachturk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    RAhmetli dedem tarlalarını gezmeyi çok severdi mekanı cennet olsun. tüm çocukluğumda köydeki tarlaları traktörümüzle ara ara gezerdik bu olay benim de çok hoşuma giderdi, genelde traktörü de o zaman 10-12 yaşlarında olan ben kullanınca tadından yenmezdi. Dedem vefat etti ama köye gittiğimizde tarlaları dolaşma hevesi bizde kaldı. Bende bir gün köye gittiğimiz zaman sabah erkenden şöyle bir tarlaları kolaçan edeyim dedim.

    Çok ıssız yerler olduğu gibi kendi köyümüze ya da yakın köylere yakın olan tarlalar da var. Ben de komşu köyün yakınlarında (1-2km) hemen köy çıkışındaki tarlaya gittim.
    Tarla başında elleri arkaya atıp mal sahibi gibi durmuyoruz tabiki içeriyi dolanıyoruz, hastalık var mı yulaf basmış mı inceliyoruz.
    Bende incelemek için indim tarlaya girdim, buğday ekili tarlada olmaması gerektiği kadar yulaf arıyorum ancak yok mal temiz. bir kaç adım daha attım sabahın 6 sı belki 7 si bir tane küçük kız çocuğu maksimum 5 -6 yaşlarında tarlanın ortasında oturuyor yanında da aynı yaşlarda bir erkek çocuğu var.

    Yaklaşmadım bu ufaklıkları izlemeye başladım yan tarlalarda ailesi falan çalışıyor diye düşünmüştüm. Ancak erkek çocuk kızın eline birşey veriyor kız susuyor hayata küsüyor resmen sesi soluğu çıkmıyor.
    Dayanamadım gittim kızın elinden aldım attım bir yere kız tarlanın hemen kenarında diğer tarla ile olan sınırda yemyeşil çimenlerin rengarenk çiçeklerin ortasında gülüp oynamaya başladı çiçekleri falan kokluyor.
    Oğlan geri geldi yine kızın eline birşey verdi kız yine sus pus. Sanki karanlıklar basıyor ortalığı etraf kararıyor her şey zindan oluyor.

    Aldım kızın elindeki objeyi böyle tahta oyuncak gibi birşey tekrar attım kız yine çiçekler içinde gülmeye oynamaya başladı.
    Oğlan tekrar getirdi verdi ben korkmaya başladık çünkü bu etkileşim aşamasında tek kelime geçmiyor etrafta da kimse yok.

    Kızın elinden son bir kez aldım ve olabildiğinde uzağa fırlattım yani o kadar uzaya attım ki aten tarlanın alt kısmı çok büyük olmasa da uçurum o çocuğun onu oradan alıp gelmesi imkansız.
    Korktum ve traktöre doğru gitmeye başladım oyuncapı attıktan 10-20 saniye kadar geçmedi oğlan elinde oyuncakla arkamdan geldi ve bana "ceset delisi" dedi.

    sırtımdan boşalan terler ter değil sanki kırbaçla oyulmuş delik deşik edilmişcesine kanıyor gibi oldu. Zaten yeteri kadar stres sabahın körü 2 tane konuşamayan çocuk ve birinin size ceset delisi demesi.

    Bu olayı yıllarca kimseye anlatmadım, belki 5 belki 10 yıl boyunca ki halen gerçekliğini an ve an saniyesine kadar içimde hissediyorum. kızın gülmesi çiçeklerin rengi oğlanın fısıldaması her saniyesi film şeridi gibi aklımda çünkü haftalarca belki aylarca bu olayı zihnimde tekrar ettim ve ne olduğunu ne bittiğini anlamaya çalıştım.
    Aradan geçen yıllardan sonra sadece bir detay ilgimi çekti, o tarihlerde ben köyde değildim ve ben dedem vefat ettikten sonra köye hiç gitmemiştim, Dedemin vefatından 12 sene sonra köye gidince aynı tarlanın kenarında ben daha önce buraya gelmediğimi hatırladım. Çünkü yıllardır köye hiç gitmemiştim . Peki bu olayı nerde ne zaman ve nasıl yaşadım ? Paranormal midir bilemem ancak oldukça anormal yazarken de biraz zorlandım açıkcası çünkü bu başıma gelen tek garip olay değil.
    Hocam okurken aklımda canlandırdım gerçekten çok enteresan fakat neden çocuklarla iletişim kurmadınız ? O anlarda zaten herşey olabildiğince anormal olur.
  • 15-01-2022, 15:09:28
    #36
    McCall adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam Allah göstermesin ama inanın dünya sandığınız gibi bir yer değil toplum baskılarıyla sistemin dışına çıkamayan insanlarız bu dünyada neler olup bitiyor öğrenseniz inanın varlığınızı benliğinizi kaybedersiniz tarih kitaplarını iyice okuyun şahmeran olayları ve daha bir çok olay bunların hepsinin hurafe ve kulaktan dolma bilgiler olduğuna ben şahsen inanmıyorum 3 harfli hikayelerini detaylı şekilde okuyun 10 larca 100 lerce olay dinleyin gidin köylere rica edin anlatsınlar , bundan yıllar önce arabaların ve teknolojinin olmadığı dönemde Urfa’da ki adamın bahsettiği 3 haflide aynı Edirne’de ki kişinin bahsettiği de Edirne’den Urfa’ya kim gitmişte 3 harflinin görünüşünü yapısını akla sokmuş insanlar gerçekten yaşıyor böyle olaylar ve hepsinin anlattığı olayda gördüğü şeyler neredeyse birbirine çok benzer. Tesadüf olamaz

    Şeklini şemalini kim nerde anlatmış
    Kimsenin bir şey gördüğü bir şey anlattığı da yok aslında. Karartı sadece
    Kıllı, siyah, kırmızı gözlü, boynuzlu...

    Bize anlatılan hikayelerde ki tasvirler. Alıp yerleştiriyoruz oluyor sana cin, peri.
    Aynı şeyleri yurtdışında şeytan, Gulyabani olarak görüyorlar, yaşıyorlar.
    İnsan açıklayamadığı bir durumla karşılaşınca hemen bu hikayelere sarılıp anlamlandırmaya çalışır.

    Cinler hakkında İslam yeterli bilgi vermiyor. Ne tarz varlıklar olduğu, ne yaptıkları, amaçları....
    Hatta Kur'an bu varlıklar ile iletişimin olmadığını çok çok nadir durumlarda 1 veya 2 taneydi galiba tek taraflı bir iletişim olduğu bununda yanlızca peygamber'e özel olduğu bildiriliyor.

    Buna rağmen kitabını dahi bilmeyen bizler, bunun yerine hikayelere sarılıyoruz.

    İslam'dan yüzlerce yıl sonra ortaya çıkan, şundan rivayet edilmiş, bu böyle demiş... Diye dine sokulan o kadar çok şey var ki