• 17-01-2022, 19:48:40
    #73
    şahitlerinin olduğu bi hikaye özetliyim.

    2008-9 zamanları. lise 3 te, okuldan kaçıp ameliyat olduğu için evde yatan arkadaşın ziyaretine gittik. arkadaş ateistti, ben ne ateist ne pek dindardım çok da sorgulamazdım ama.

    yanımda 2 arkadaşla beraber bunların eve geçtik, onun da bi arkadaşı var toplam 5 kişiyiz. sohbet muhabbet goygoy, konu konuyu açtı ve dinden bahis açıldı. bi süre sonra kendimizce tiye almaya başladık, boş sorular sorup dalga geçtik kendimizce ama buradaki enteresan konu, ateist arkadaşın hiç dahil olmayıp gülümseyerek dinlemesi o kadar. onun arkadaşı dahil oluyordu daha çok. biz de sürekli sorgulayıp durduk aklımıza gelen bi şeyleri.

    saat artık 5 yaklaşmıştı ve geri dönelim artık dedik. 3 arkadaş geldiğimiz gibi tekrar otobüs durağına yollandık. yol üstünde, sigaramız evde bittiğinden cepte kalan kibrit kutusunu da atmıştım bi köşeye. - gerekli detay -

    durağa vardık. durağa yakın bi noktada da ufak bi bakkal büfesi vardı.

    durakta otobüsü beklerken halinden sokakta kaldığı anlaşılan bi tip yalpalayarak etrafımızda yürümeye başladı. bi süre sonra yanıma geldi.

    ateşin var mı ? diye sordu.

    yok, kibrit vardı da az önce gelirken attık yolda. ama şu yanda büfe var istersen orada yakabilirsin dedim. adam 27-28 yaşlarında gösteriyordu çok yaşlı bi tip değildi.

    elinde 3 sigara, bir cigara vardı. içer misin diye sordu.

    yok sağol dedim.

    al dedi sigarayı işaret edip. yok sağol dedim.

    lan al, yak, gel dedi.

    e iyi dedim. aldım bi dal sigara uzattığı avcundan. büfede yaktım, döndüm.

    yaktı cigarasını, geri verdi sigarayı.

    bi süre voltalayıp tekrar yanıma geldi.

    sen, dedi. kitap okur musun?

    valla yalan söylemiyim pek okumam dedim.

    sana bi kitap söylesem okur musun? diye sordu.

    okumam muhtemelen dedim.

    dur dedi.

    elini iç cebine attı. küçük bi kitapçık çıkardı.

    al dedi. bunu oku.

    çıkardığı kitap Kur'an'dı. al dedi, bunu oku.

    nası yani dedim.

    al bikaç sayfa oku şimdi dedi.

    iyi dedim aldım okudum hızlıca ilk girişten birkaç sayfayı.

    anladın mı? dedi.

    neyi? dedim.

    anlamamışsın, okumaya devam et dedi.

    hasbinallah çekip sinirle devam ettim çünkü amacını çözemiyordum. 1-2 sayfa daha hızlıca bitirip, al okudum dedim.

    anladın mı diye sordu.

    neyi anladım mı? diye yanıtladım.

    anlamamışsın, devam et okumaya dedi.

    artık iyice sinirlendim ve son 1-2 sayfa daha hızlıca bakınıp al dedim okudum.

    anladın mı diye sordu.

    anladım dedim.

    anlamadın dedi.

    sen bu kitabı al, her yerde satılıyor bu 5 lira 10 lira. baştan sona oku, yine anlamazsın. niye biliyor musun? dedi.

    niye dedim.

    bak dedi. Allah sana ne güzel gözler vermiş ancak sen, bakmayı biliyorsun ama görmeyi bilmiyorsun dedi.

    bak şu karşıya. ne görüyorsun? diye sordu.

    otobüs beklediğimiz durak e-5 yolunun kenarıydı. üst geçit vardı. karşıda da durak vardı. durakta birkaç kişi vardı.

    gördüklerimi saydım. yol, arabalar, üstgeçit, durak vs.

    bak dedi. gördün mü? hiçbir şey görmemişsin.

    şu karşıdaki durağın yanında siyah montlu bi adam duruyor, gördün mü onu dedi.

    gördüm dedim.

    o herif orada karı satıyor. ben bunu biliyorum dedi. - kendi gırtlağını eliyle işaret ederek - ben onun gırtlağını böyle söker alırım istesem ama yapmam. niye biliyor musun? diye sordu.

    niye dedim.

    çünkü onun hesabını kendisi verecek. ben karışmam. - çok uzun yıllar geçtiğinden bu kısmı net hatırlamıyorum o yüzden muhtemelen bunu söylemişti diyip kendim tamamladım -

    yani güzel kardeşim. sen sen ol. sorgulama. Allah'ı sorgulamayı kesin. anladın mı beni? dedi.

    anladım dedim.

    döndü arkasını, tam konuşma sonlandığında gelen (evet onca süre boyunca sadece bi arkadaşın gideceği yöne otobüs gelmişti o da atlayıp gitmişti o kadar) bi otobüse, nereye gittiğine bile bakmadan atladı gitti.

    bi süre sonra bizim otobüs de geldi, biz de evin yolunu tuttuk.

    sanırım yaşadığım en paranormal mevzu buydu.
  • 17-01-2022, 20:24:36
    #74
    chnyrdkl adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cinler vardır, onların alemi farklıdır.
    Ancak mertebe sahibi olan kişiler, bu varlıkları görebilir.
    Cinlerde insanlar gibi, doğar büyürler ve evlenirler * çocukları olur.
    fakat, onlar Allah-u teala'dan şu şekilde istekte bulunmuşlar ve insanların görmesi (perde) engellenmiştir.

    onlar hakkında buhar gibi bir tanım mevcut.
    insanoğlu gibi 60-80 sene arasında bir ömür sürmezler. onlar daha uzun süre yaşarlar.

    insanoğlu iman bakımından yüksek mertebeye ulaştığında ancak onların alemine girebilir ve onlarla diyaloga geçebilir.
    Ruhsal ya da psikolojik rahatsızlık diyen insanlar genellikle bilime dayalı düşünürler ve onları inkar ederler.
    Şizofreni ve farklı ruh hastalıklarında insan da iki kişilik olur, o aynı şekilde bunlarla benzetilir, fakat tamamen mesnetsiz ve yalan dolan bir bulgudur.

    onların alemine girmemek ve onları düşünmemek daha iyidir, onları görsek sanırım aklımız uçar gider.
    onlar bize normal suretleri ile görünmez, onlar yalnızca Hz. Peygamber (s.a.v) efendimizin suretine bürünemezler.

    Cinler genellikle imansız, kötü yoldan giden ve genellikle küçük çocuklara musallat olurlar. onları yönetmek daha kolaydır onlar için. onların da kabileleri vardır..

    Büyü ve nazar gibi şeylerde vardır, bunlar kötü insanların kullandıkları yoldur. mesela büyü insanoğlunun olduğu tarih boyunca süregelen birşeydir.
    bilim ile dini ayırt etmek gerek.

    Psikoloji tamamen farklıdır, ancak bilgisiz insanlar cinleri inkar ederek kendilerini avuturlar. onlar insanoğlunun saçının dolandığı heryerdedir.

    Bazı mübarek insanlarda vardır mesela, onlar için zaman kavramı vs yoktur. onlar cinler alemine girerler ve onlarla iletişime geçebilirler. bu özel bir yetenektir ve birinin el vermesi ile olur. her insana bu yetenek verilmez. ancak belirli kişilere verilir.
    Son kısımda sallamışsınız gibi geldi. Peygsmberlerde bile zaman kavramı olmayan yok hepsi insan gibi zamana uyarak gitti. Bu "mübarek insanlar " peygsmberdrn üstün mü ya da evliyalardan vs. Cinlerin çok hızlu hareket ettiğini duydum ama bu dedikleriniz sallama geldi.

    PhoenixTR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Lise de yurtta kalıyorum. Odalarda ranzalar var çift katlı. Başka arkadaşın ranzasında yatıyorum. Alt katta. Baktım ranza hafif hafif sallanıyor birisi sallıyor gibi. Ama ince ince deprem oluyormuş gibi. Işığı vs bakıyorum veya çevremdeki diğer eşyalara, ranzalar bakıyorum yok. Ben ne zaman ranzadan kalksam sallandı kesiliyor.Odada baska kimse de yok acaba diyorum bir şeyin etkisiyle mi titriyor imkan yok. Belki yan odadan birisi duvara vuruyor sallıyor dur ranzayı diyorum onu bile düşündüm yok.
    Neyse umursamıyorum tekrar yatıyorum tekrar ufak ufak başlıyor. Dedim bunda başka bişey var yattığım yerın altını kaldırdım bakmaz olaydım kek, yiyecek, içecek poşetleri paketleri ıvır zıvır onları temizledim ondan sonra bişey olmadı. Tabı daha sonra aynı psikoloji devam etmesın dıye yatağı değiştirdim
    Yatağınızda ekmek kırıntısı olmasın. Bu dediğiniz bana da çok oluyordu bu kalbinizin hızlı atmasıyla vücut sizi titretiyor. Kiloluysanız daha çok olur. Bana da oluyor. Deprem oluyor gibi sallanıyorum ama bir şey yok. Kalp hızlı atıyor
  • 18-01-2022, 05:01:29
    #75
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    şahitlerinin olduğu bi hikaye özetliyim.

    2008-9 zamanları. lise 3 te, okuldan kaçıp ameliyat olduğu için evde yatan arkadaşın ziyaretine gittik. arkadaş ateistti, ben ne ateist ne pek dindardım çok da sorgulamazdım ama.

    yanımda 2 arkadaşla beraber bunların eve geçtik, onun da bi arkadaşı var toplam 5 kişiyiz. sohbet muhabbet goygoy, konu konuyu açtı ve dinden bahis açıldı. bi süre sonra kendimizce tiye almaya başladık, boş sorular sorup dalga geçtik kendimizce ama buradaki enteresan konu, ateist arkadaşın hiç dahil olmayıp gülümseyerek dinlemesi o kadar. onun arkadaşı dahil oluyordu daha çok. biz de sürekli sorgulayıp durduk aklımıza gelen bi şeyleri.

    saat artık 5 yaklaşmıştı ve geri dönelim artık dedik. 3 arkadaş geldiğimiz gibi tekrar otobüs durağına yollandık. yol üstünde, sigaramız evde bittiğinden cepte kalan kibrit kutusunu da atmıştım bi köşeye. - gerekli detay -

    durağa vardık. durağa yakın bi noktada da ufak bi bakkal büfesi vardı.

    durakta otobüsü beklerken halinden sokakta kaldığı anlaşılan bi tip yalpalayarak etrafımızda yürümeye başladı. bi süre sonra yanıma geldi.

    ateşin var mı ? diye sordu.

    yok, kibrit vardı da az önce gelirken attık yolda. ama şu yanda büfe var istersen orada yakabilirsin dedim. adam 27-28 yaşlarında gösteriyordu çok yaşlı bi tip değildi.

    elinde 3 sigara, bir cigara vardı. içer misin diye sordu.

    yok sağol dedim.

    al dedi sigarayı işaret edip. yok sağol dedim.

    lan al, yak, gel dedi.

    e iyi dedim. aldım bi dal sigara uzattığı avcundan. büfede yaktım, döndüm.

    yaktı cigarasını, geri verdi sigarayı.

    bi süre voltalayıp tekrar yanıma geldi.

    sen, dedi. kitap okur musun?

    valla yalan söylemiyim pek okumam dedim.

    sana bi kitap söylesem okur musun? diye sordu.

    okumam muhtemelen dedim.

    dur dedi.

    elini iç cebine attı. küçük bi kitapçık çıkardı.

    al dedi. bunu oku.

    çıkardığı kitap Kur'an'dı. al dedi, bunu oku.

    nası yani dedim.

    al bikaç sayfa oku şimdi dedi.

    iyi dedim aldım okudum hızlıca ilk girişten birkaç sayfayı.

    anladın mı? dedi.

    neyi? dedim.

    anlamamışsın, okumaya devam et dedi.

    hasbinallah çekip sinirle devam ettim çünkü amacını çözemiyordum. 1-2 sayfa daha hızlıca bitirip, al okudum dedim.

    anladın mı diye sordu.

    neyi anladım mı? diye yanıtladım.

    anlamamışsın, devam et okumaya dedi.

    artık iyice sinirlendim ve son 1-2 sayfa daha hızlıca bakınıp al dedim okudum.

    anladın mı diye sordu.

    anladım dedim.

    anlamadın dedi.

    sen bu kitabı al, her yerde satılıyor bu 5 lira 10 lira. baştan sona oku, yine anlamazsın. niye biliyor musun? dedi.

    niye dedim.

    bak dedi. Allah sana ne güzel gözler vermiş ancak sen, bakmayı biliyorsun ama görmeyi bilmiyorsun dedi.

    bak şu karşıya. ne görüyorsun? diye sordu.

    otobüs beklediğimiz durak e-5 yolunun kenarıydı. üst geçit vardı. karşıda da durak vardı. durakta birkaç kişi vardı.

    gördüklerimi saydım. yol, arabalar, üstgeçit, durak vs.

    bak dedi. gördün mü? hiçbir şey görmemişsin.

    şu karşıdaki durağın yanında siyah montlu bi adam duruyor, gördün mü onu dedi.

    gördüm dedim.

    o herif orada karı satıyor. ben bunu biliyorum dedi. - kendi gırtlağını eliyle işaret ederek - ben onun gırtlağını böyle söker alırım istesem ama yapmam. niye biliyor musun? diye sordu.

    niye dedim.

    çünkü onun hesabını kendisi verecek. ben karışmam. - çok uzun yıllar geçtiğinden bu kısmı net hatırlamıyorum o yüzden muhtemelen bunu söylemişti diyip kendim tamamladım -

    yani güzel kardeşim. sen sen ol. sorgulama. Allah'ı sorgulamayı kesin. anladın mı beni? dedi.

    anladım dedim.

    döndü arkasını, tam konuşma sonlandığında gelen (evet onca süre boyunca sadece bi arkadaşın gideceği yöne otobüs gelmişti o da atlayıp gitmişti o kadar) bi otobüse, nereye gittiğine bile bakmadan atladı gitti.

    bi süre sonra bizim otobüs de geldi, biz de evin yolunu tuttuk.

    sanırım yaşadığım en paranormal mevzu buydu.
    Enteresan bir mevzu ama denk gelmişte olabilir kim bilir , belki de Allah’ın yolladı bir kuldur