RAhmetli dedem tarlalarını gezmeyi çok severdi mekanı cennet olsun. tüm çocukluğumda köydeki tarlaları traktörümüzle ara ara gezerdik bu olay benim de çok hoşuma giderdi, genelde traktörü de o zaman 10-12 yaşlarında olan ben kullanınca tadından yenmezdi. Dedem vefat etti ama köye gittiğimizde tarlaları dolaşma hevesi bizde kaldı. Bende bir gün köye gittiğimiz zaman sabah erkenden şöyle bir tarlaları kolaçan edeyim dedim.
Çok ıssız yerler olduğu gibi kendi köyümüze ya da yakın köylere yakın olan tarlalar da var. Ben de komşu köyün yakınlarında (1-2km) hemen köy çıkışındaki tarlaya gittim.
Tarla başında elleri arkaya atıp mal sahibi gibi durmuyoruz tabiki içeriyi dolanıyoruz, hastalık var mı yulaf basmış mı inceliyoruz.
Bende incelemek için indim tarlaya girdim, buğday ekili tarlada olmaması gerektiği kadar yulaf arıyorum ancak yok mal temiz. bir kaç adım daha attım sabahın 6 sı belki 7 si bir tane küçük kız çocuğu maksimum 5 -6 yaşlarında tarlanın ortasında oturuyor yanında da aynı yaşlarda bir erkek çocuğu var.
Yaklaşmadım bu ufaklıkları izlemeye başladım yan tarlalarda ailesi falan çalışıyor diye düşünmüştüm. Ancak erkek çocuk kızın eline birşey veriyor kız susuyor hayata küsüyor resmen sesi soluğu çıkmıyor.
Dayanamadım gittim kızın elinden aldım attım bir yere kız tarlanın hemen kenarında diğer tarla ile olan sınırda yemyeşil çimenlerin rengarenk çiçeklerin ortasında gülüp oynamaya başladı çiçekleri falan kokluyor.
Oğlan geri geldi yine kızın eline birşey verdi kız yine sus pus. Sanki karanlıklar basıyor ortalığı etraf kararıyor her şey zindan oluyor.
Aldım kızın elindeki objeyi böyle tahta oyuncak gibi birşey tekrar attım kız yine çiçekler içinde gülmeye oynamaya başladı.
Oğlan tekrar getirdi verdi ben korkmaya başladık çünkü bu etkileşim aşamasında tek kelime geçmiyor etrafta da kimse yok.
Kızın elinden son bir kez aldım ve olabildiğinde uzağa fırlattım yani o kadar uzaya attım ki aten tarlanın alt kısmı çok büyük olmasa da uçurum o çocuğun onu oradan alıp gelmesi imkansız.
Korktum ve traktöre doğru gitmeye başladım oyuncapı attıktan 10-20 saniye kadar geçmedi oğlan elinde oyuncakla arkamdan geldi ve bana "ceset delisi" dedi.
sırtımdan boşalan terler ter değil sanki kırbaçla oyulmuş delik deşik edilmişcesine kanıyor gibi oldu. Zaten yeteri kadar stres sabahın körü 2 tane konuşamayan çocuk ve birinin size ceset delisi demesi.
Bu olayı yıllarca kimseye anlatmadım, belki 5 belki 10 yıl boyunca ki halen gerçekliğini an ve an saniyesine kadar içimde hissediyorum. kızın gülmesi çiçeklerin rengi oğlanın fısıldaması her saniyesi film şeridi gibi aklımda çünkü haftalarca belki aylarca bu olayı zihnimde tekrar ettim ve ne olduğunu ne bittiğini anlamaya çalıştım.
Aradan geçen yıllardan sonra sadece bir detay ilgimi çekti, o tarihlerde ben köyde değildim ve ben dedem vefat ettikten sonra köye hiç gitmemiştim, Dedemin vefatından 12 sene sonra köye gidince aynı tarlanın kenarında ben daha önce buraya gelmediğimi hatırladım. Çünkü yıllardır köye hiç gitmemiştim . Peki bu olayı nerde ne zaman ve nasıl yaşadım ? Paranormal midir bilemem ancak oldukça anormal yazarken de biraz zorlandım açıkcası çünkü bu başıma gelen tek garip olay değil.
Hocam okurken aklımda canlandırdım gerçekten çok enteresan fakat neden çocuklarla iletişim kurmadınız ? O anlarda zaten herşey olabildiğince anormal olur.