• 05-01-2022, 16:57:01
    #55
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tüm dünya aşılanıp virüs yayılamayacak kadar sıkışıp yok olana, ya da virüs mutasyon geçirip ölümcüllüğünü ve bulaşıcılığını yitirene kadar aşı olacağız.
    Ne aşının kendisi ne de hastalanmak kalıcı bağışıklık sağlamıyor.

    İnsanlar sürekli elma ile armutu karıştırıyorlar.
    Bu hastalığın griple uzaktan yakından alakası yok.
    Gribin bulaşma hızı 1,3 civarı 10 döngüden sonra hastalanan kşii sayısı 14-15 kişiye bulaştırırsınız.
    Corona'nın alfa varyantının bulaşıcılığı 3 civarıydı, 10 döngüden sonra 59 bin kişiye bulaşıyor.
    Yani kuluçka süresi 3 gün olsa grip olan bir kişi ayda 14 kişinin hastalanmasına neden oluyor.
    Ama corona olan bir kişi bir ayda 59 bin kişinin hastalanmasına neden oluyor.

    Bu hastalığın sıkıntısı ölümcül olması değil hızlı bulaşması.
    Sağlık sisteminde yoğun bakım, solunum aleti ve yatakların bir sınırı var.
    O kadar hızlı yayılabiliyor ki bu hastalık yeterli sağlık desteği aldığında hayatta kalabilecek insanlar aynı anda hastalanınca hastanelerde yer bulunamadığı için insanlar ölüyorlar.

    Yani birileri corona'dan ölümler %1'in altında derken bu hesap sağlık sisteminin düzgün çalıştığı durum için geçerli.
    1 Ayda 10 milyon insan hastalanırsa bunların %5'i solunum desteğine ihtiyaç duıysa yüzbinlerce kişi solunum desteği ve hastanede yer bulamadığı için ölür.

    Yani aşıda şu kadar olurum bu kadar olurum diye bir durum söz konusu değil.
    Olduğunuz aşı sizi 3-6 ay koruyor. Ben 3. aşımı oldum annem babam 4 leri oldu.
    Aşılandıktan 1 sene sonra coronaya karşı hiç aşılanmamış kadar korunursunuz.

    Sürdürülebilir gelmiyor. Her dozdan sonra yan etkiler daha da artıyor. belki daha radikal çözümler ortaya çıkarabilirler ne biliyim 3 yıl koruyan aşı şeklinde ama harici bir durumda
    3-6 ayda bir aşı vurulmak hiç normal bir şey değil, herkes aşıyı bayıla bayıla vurulmuyor, böyle olunca hastalık da bir yerden sonra rutin bir hal alıyor aşı olan sayısı daha da azalacağa benziyor.

    herkes belli bir erdeme sahip olamıyor, düşünsenize herkes her 6 ayda bir aşı vuruluyor belki 10 yıl böyle olacak ?
    sizde sanırım 2 doz hiç yan etki yapmamıştı 3. yaptı mı ?
    bizde vurulacağız sonraki güne çok etki yapar mı diye cumartesi vs vurulmayı düşünüyoruz bulamazsak randevu hafta içi belkide izin alacağız
    aşı sonrası yan etki vs durumu olur diye. amcam vuruldu mesela adamın kol altında mı ne şişlik oldu ilk 2 dozda böyle bir yan etki yoktu. enteresan.
  • 05-01-2022, 17:09:39
    #56
    Palria adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sürdürülebilir gelmiyor. Her dozdan sonra yan etkiler daha da artıyor. belki daha radikal çözümler ortaya çıkarabilirler ne biliyim 3 yıl koruyan aşı şeklinde ama harici bir durumda
    3-6 ayda bir aşı vurulmak hiç normal bir şey değil, herkes aşıyı bayıla bayıla vurulmuyor, böyle olunca hastalık da bir yerden sonra rutin bir hal alıyor aşı olan sayısı daha da azalacağa benziyor.

    herkes belli bir erdeme sahip olamıyor, düşünsenize herkes her 6 ayda bir aşı vuruluyor belki 10 yıl böyle olacak ?
    sizde sanırım 2 doz hiç yan etki yapmamıştı 3. yaptı mı ?
    bizde vurulacağız sonraki güne çok etki yapar mı diye cumartesi vs vurulmayı düşünüyoruz bulamazsak randevu hafta içi belkide izin alacağız
    aşı sonrası yan etki vs durumu olur diye. amcam vuruldu mesela adamın kol altında mı ne şişlik oldu ilk 2 dozda böyle bir yan etki yoktu. enteresan.
    Aşının ve virüsün genetik seçtiği aşikar.
    Annem ve Babam 4. dozu oldular.
    Hiç bir yan etki olmadı. Annem aşıyı olup eve gelip 2 gün yılbaşı için temizlik yaptı.
    Ben 3. dozu aralığın son haftasında oldum.
    Annem Babam 4 dozda hiç bir şey hissetmedi.
    Ben 3. dozda hiç bir şey hissetmedim.

    Aralığın ilk haftası ziyaretimize 2 doz aşılı erkek kardeşim geldi Ankara'dan.
    2 gün sonra akşam ateşlendi. Annem yoktu ama babam ve benimle aynı ortamdaydı.
    Hatta ben ateşini elimle ölçtüm gece nane limon yaptım odasına götürdüm.
    Sabah test verdi pozitif geldi. Ben de onu evde bırakıp babamı alıp kiralık bir aparta geçtim 10 gün.
    Kardeşimin sadece ilk gece ateşi oldu, 2. gün halsizliği oldu, 3. gün hiç bir sıkıntısı yoktu kalan 7 gün karantinada netflixteki tüm dizileri bitirdi.
    Ben ve babam kardeşimle 24 saat aynı evde aynı tuvalette aynı mutfakta ve salonda beraber vakit geçirmemize rağmen muhtemelen aşı yüzünden hastalanmadık.

    Bazı virüslerin ve hastalıkların yapıları gereği kalıcı bağışıklık mümkün olmuyor.
    Virüsün kendisi 1 seneden fazla bağışıklık sağlamazken bunu aşıdan beklemek mantıklı değil.
    Zaten 3 yıl koruyuculuğu olan aşı geliştirebilseler 2 senede tüm dünya nüfusunu aşılarlar ve bu hastalık biter.
    Yani bu iş erdem meselesinden ziyade toplum sağlığı meselesi.
    Toplum Sağlığı bireysel özgürlüklerden önemlidir.
    Bulaşıcı hastalık taşıyan bir insanın seyahat özgürlüğünden söz edilemez.
    Ve bir salgın esnasında da salgından korunma için yeterli önlemleri almayanların bireysel özgürlükleri kısıtlanabilir.

    Aşılarını olmayanlara ciddi kısıtlamalar gelirse aşı bir erdem meselesi olmaktan çıkar.
    Salgından yeterince korunmayan insanların sosyal yaşama kabul edilmemeleri hak ihlali değildir.
    Bireysel özgürlüklerini korumak isteyenler sosyal özgürlüklerinden fedakarlık ederler.
  • 05-01-2022, 17:11:14
    #57
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    2. dozu olmayacaksan keşke birincisini de olmasaydın.
    Dünyada aşı isteyip ulaşamayan milyonlarca insan varken bu çok bilinçliymiş gibi sorgulamalar bana şımarıkça geliyor.
    Bebekken sana bir sürü aşı yaptılar.
    Ve muhtemelen bu aşıların bir çoğundan sonra ateşlendin ve annen sabaha kadar başında ateşini düşürmeye uğraştı.
    Şimdi devlet sana bedava aşı hakkı veriyor ve sen aşının en doğal etkilerini şikayet diye tanımlayıp aşıdan kaçıyorsun.
    Aşı vücuduna sahte bir enfeksiyon yaşatarak hedeflenen hastaloığa karşı bağışıklık yaratmaya çalışır.
    Bu esnada vücudun kendini enfeksiyon halinde sanması ve reaksiyon göstermesini tehlikeli bir şeymiş gibi anlatıyorlar.
    Corona'dan 2 hafta yatak döşek yatmamak, nefes alamayıp solunum desteğine ihtiyaç duymamak için aşılanıp 1-2 gün aşı yüzünden hastalanmak gerekiyor.
    Ben 3. dozumu oldum, 3 dozda da ne ateş, ne ağrı, ne halsizlik hiç bir şey hissetmedim.
    Hatta o kadar hiç bir şey hissetmedim ki acaba aşı işe yaraadı mı diye antikor testi yaptırdım antikorlarım yüksek çıktı.
    Yani aşının 2. dozu hangi tarihte yapılmalıysa yaptır.

    Son sözüm aşının neden 2. dozunun daha çok şikayet yarattığını neden anlamaya çalışıyorsun? Sen aspirin içtiğinde başının ağrısını hangi mekanizma ile kestiğini biliyor musun? Aşının neden 2. dozda daha çok reaksiyon yarattığını öğrenmek istiyorsan tıp eğitimi almalısın değerli hocam.
    Bugüne kadar kullandığın hangi ilacın etki mekanizmasını bu aşı kadar merak ettin ki?
    Aşının yan etki yapması, ateş, ağrı, halsizlik çok iyi bir şey.
    Bu aşının işe yaradığının ve vücudun savunma için bağışıklık oluşturduğunun kanıtıdır.
    Yoksa benim gibi sivrisinek sokmasından hafif şekilde atlatırsan aşılanmayı, sonra para verip antikor testi yaptırman gerekiyor.
    Bilgi sahibi olmadığınız konular da ne kadar da ön yargılısınız? Kronik kalp rahatsızlığına sahibim, mitral kapakta minimal derece de çökme + yılın belli dönemleri içerisinde taşikardi mevcut. Benim bahsettiğim yan etkiler, enfeksiyon hissiyatı, ateşin çıkması, vücudun tepki mekanizmasının devreye girmesi değil. Bu aşının 2. dozundan sonra, özellikle kalp hastaları içerisinde uzun vadeli nefes darlığı, kan pıhtılaşması gibi sonuçların yoğun olduğuna dair haberler okuduk ve halâ da okumaya devam ediyoruz. Bunların içerisinde bizzat kalp hastalığı olup ikinci dozdan sonra rahatsızlanan kişilerin görüşleri de yer alıyor üstelik.

    Bu durumun aşıdan mı kaynaklandığı, sadece genel istatistik verilerin de sıradan bir artış mı görüldüğü bilinmiyor. Bu aşıları olurken, aşı olan herkese onay formu imzalatılıyor. Bu onay formları, bebekken yapılan aşılarda, diğer aşı çeşitlerinde yok. Neden? Diğer aşılar da olduğu gibi, tüm testler ve tüm sonuçlar alınmadı. Acil onay süreciyle piyasaya sürüldüler ve olası uzun vadeli yan etkileri halâ belirsizliğini koruyor. Sadece aşı olmak için o kadar maddeyi kabul ettiğimize dair belgeyi imzalamak, o korkuya neden olması için yeterli oluyor.

    Vücudun covide karşı antikor oluşturması, aşıyı covide karşı etkili kılıyor. Bu konuda Biontech en etkili aşı, ama sorun bu değil. Olası yan etkiler, uzun vadeli sonuçları, kronik hastalığa sahip kişiler de meydana gelen şikayetlerin artışı.

    DÜNYA DA HİÇ KİMSE, KİMSEYİ UZUN VADELİ SONUÇLARI BİLİNMEYEN BİR AŞIYI OLMAYA ZORLAYAMAZ.

    Aşı, olan kişileri korumaya yarar, virüsü almasını engellemez. Bu nedenle tüm aşılarını olan kişilerin, aşıdan korkan kişileri yargılama hakkı hukuken yok. Dünya da bu kadar aşılama oranı varken, halâ virüsün hızla yayılmasının sebebi aşı olmayanlar değil, aşının virüsü yaymasını engelleyen bir etkisinin olmaması. Sizin vurduğunuz aşılar, vücudunuzun antikor üreterek bu virüse karşı savaşmasını sağlar, virüsün yayılmasını önlemez. Virüsün yayılmasını engelleyecek şey toplumsal sürü bağışıklığı kazanmaktır. Bu kadar varyant oluşurken de bu mümkün değil.

    İlla bir suçlu arayıp toplum içerisinde ön plana çıkacak mesajlar yazmak ve ilgiyi üzerinize çekmek istiyorsanız; gidin Çin'i ve beslenme alışkanlıklarını eleştirin, burada hiçbir suçu yokken aşı olmadığı için suçlanan insanları değil.
  • 05-01-2022, 17:49:01
    #58
    RocKets adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilgi sahibi olmadığınız konular da ne kadar da ön yargılısınız? Kronik kalp rahatsızlığına sahibim, mitral kapakta minimal derece de çökme + yılın belli dönemleri içerisinde taşikardi mevcut. Benim bahsettiğim yan etkiler, enfeksiyon hissiyatı, ateşin çıkması, vücudun tepki mekanizmasının devreye girmesi değil. Bu aşının 2. dozundan sonra, özellikle kalp hastaları içerisinde uzun vadeli nefes darlığı, kan pıhtılaşması gibi sonuçların yoğun olduğuna dair haberler okuduk ve halâ da okumaya devam ediyoruz. Bunların içerisinde bizzat kalp hastalığı olup ikinci dozdan sonra rahatsızlanan kişilerin görüşleri de yer alıyor üstelik.

    Bu durumun aşıdan mı kaynaklandığı, sadece genel istatistik verilerin de sıradan bir artış mı görüldüğü bilinmiyor. Bu aşıları olurken, aşı olan herkese onay formu imzalatılıyor. Bu onay formları, bebekken yapılan aşılarda, diğer aşı çeşitlerinde yok. Neden? Diğer aşılar da olduğu gibi, tüm testler ve tüm sonuçlar alınmadı. Acil onay süreciyle piyasaya sürüldüler ve olası uzun vadeli yan etkileri halâ belirsizliğini koruyor. Sadece aşı olmak için o kadar maddeyi kabul ettiğimize dair belgeyi imzalamak, o korkuya neden olması için yeterli oluyor.

    Vücudun covide karşı antikor oluşturması, aşıyı covide karşı etkili kılıyor. Bu konuda Biontech en etkili aşı, ama sorun bu değil. Olası yan etkiler, uzun vadeli sonuçları, kronik hastalığa sahip kişiler de meydana gelen şikayetlerin artışı.

    DÜNYA DA HİÇ KİMSE, KİMSEYİ UZUN VADELİ SONUÇLARI BİLİNMEYEN BİR AŞIYI OLMAYA ZORLAYAMAZ.

    Aşı, olan kişileri korumaya yarar, virüsü almasını engellemez. Bu nedenle tüm aşılarını olan kişilerin, aşıdan korkan kişileri yargılama hakkı hukuken yok. Dünya da bu kadar aşılama oranı varken, halâ virüsün hızla yayılmasının sebebi aşı olmayanlar değil, aşının virüsü yaymasını engelleyen bir etkisinin olmaması. Sizin vurduğunuz aşılar, vücudunuzun antikor üreterek bu virüse karşı savaşmasını sağlar, virüsün yayılmasını önlemez. Virüsün yayılmasını engelleyecek şey toplumsal sürü bağışıklığı kazanmaktır. Bu kadar varyant oluşurken de bu mümkün değil.

    İlla bir suçlu arayıp toplum içerisinde ön plana çıkacak mesajlar yazmak ve ilgiyi üzerinize çekmek istiyorsanız; gidin Çin'i ve beslenme alışkanlıklarını eleştirin, burada hiçbir suçu yokken aşı olmadığı için suçlanan insanları değil.


    Öncelikle mesajın düzgün başlayıp sonra saçmalamaya başlamışsın.
    Saçma iddialarına madde madde yanıt vereceğim.
    Maalesef istatistik, ölçme ve değerlendirme gibi temel bilimsel disiplinleri öğretmiyorlar bizim ülkemizde.
    Sonra senin gibi 2 elma ile 3 armutu toplayıp 5 mandalina ettiğini iddia edenler çıkıyor.

    1) Aşılanmak demek doğru dozda doğru zamanda aşı olmak demektir. Senin gibi tek doz yaptırıp, 2. dozu olsam mı olmasam mı diyenler yüzünden insanlar aşılananlar hastalanıyor zannediyor. Aşılı olmak demek 2. doz aşının üzerinden 3 hafta geçmiş olması ve 4-6 ayda bir hatırlarma dozunu yaptırmak demektir. Bu prosedüre uymayan senin gibi 1. aşıyı olup 2. aşıyı zamanında olmayanlar, ya da hatırlatma dozunu olmayanlar aşılı sayılmazlar.

    2) Aşılar %100 hastalanmaktan korumaz. İnsanlar salgın önlemlerine dikkat etmedikleri sürece virüsle karşılaşan 100 aşılıdan 10'u hastalanabilir. Ama %90 koruyuculuk da hastalıkla baş etmek için yeterlidir. Senin gibiler aşılanıp hastalanan 10 kişiyi görürsünüz ama aşılandığı için virüsle defalarca karşılaştığı halde hastalanmayanları görmezsiniz. Çünkü onlar hastalanmamıştır. Benin kardeşim corona oldu, 24 saat hasta ateşli adamla aynı evdeydik. Ne ben hastalandım ne de 75 yaşındaki babam hastalandı.

    3) Aşılananların için ölüm oranı inanılmaz nadir, aşılananların ezici çoğunluğu hastalığı hafif atlatırlar. Aşılı bir insan hastalığı ağır atlatıyorsa bu aşısız olsaydı muhtemelen o hastalığı atlatamayacağı anlamına gelir. Benim kardeşim 38 yaşında 2 doz aşılıydı. Corona oldu, 1. gün ateş, 2.gün halsizlik oldu. 3. gün turp gibiydi evde karantinada şınav mekik çekiyordu sıkıntıdan.

    4) Sen kalp hastasıyım demezsen biz de yorumumuzu normal insana göre yaparız. Kalp hastasına da yorum yapmam. Senin de hastalığın hakkında yorum yapma hakkın yok. Sen 2-3 kardiyoloğa gidersin hastalığını anlatırsın ve aşı konusunda tavsiye istersin. Onların tavsiyelerine göre karar verirsin 2. dozun internette yazan yan etkilerine göre değil.

    5) İstatistik bilmeyince insan instagram twitterdan fikir üretmeye kalkıyor. Dünyadaki ölümlerin 3te 1'i kalp damar hastalıkları yüzündendir. Türkiye'de kalp damar hastalıklarından her gün 500 kişi ölüyor. Sen 1 ayda kronik kalp damar hastası 1 milyon insanı aşılarsan bu insanlardan 15 bin kişi zaten ölür. Aşılansa da aşılanmasa da bugün kalp damar hastalığı olan 500 kişi öldü ve ölecek. Ve bir sürü cahil cühela istatistik tıp bilmeyen acılı insan ölen kişinin senelerdir kalp hastalığı ile nasıl yaşadığını sorgulamadan ölümüne aşının neden olduğunu iddia edecek.

    6) Aşıdan korktuğun kadar virüsten korkmuyorsun. Bu virüsün kendisinin damar yüzeyini mahvettiği, kesinlikle pıhtılaşma, emboli yaptığı, beyin damarlarını tıkadığı, kalp kasını tuttuğu kesin ispatlı bilgi. Ama sen hiç bir korelasyon olmayan şekilde aşının kalp hastalıklarını tetiklediğinden korkuyorsun. Seni tebrik ediyorum. Emin ol doğa tıp endüstirisinden çok acımasızdır. Bu doğa minicik bebekleri yatalak bırakacak virüsler bakterileri üretir kimsenin gözünün yaşına bakmaz.
    Senin aşı olanların yaşadığı kalp problemleri iddian desteksiz herhangi bir ispata dayanmıyor. Bugün evden çıkan insanlardan bazıları trafik kazası geçiri ölecekler. Peki bu adamların ölüm nedenleri evden çıkmaları mı? Trafikte kimse ölmesin diye herkesi evde mü tutmalıyız?

    Senin kalp damar hastalığı ve aşı benzetmen de buna benziyor. Kalp damar hastası olan insan zaten risk altındadır. Onun hastalığını yediği içtiği, stresi, hava kirliliği vs bir sürü şey etkilerken, sen bilimsel bir bağlantı olmamasına rağmen aşıdan korkuyorsun...

    Ben kalp hastası olsaydım aşıdan değil virüsün kendisinden korkardım. Çünkü bu virüs kalp hastalarına ve yüksek tansiyon hastalarına çok kötü şeyler yapıyor.
  • 05-01-2022, 19:00:51
    #59
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle mesajın düzgün başlayıp sonra saçmalamaya başlamışsın.
    Saçma iddialarına madde madde yanıt vereceğim.
    Maalesef istatistik, ölçme ve değerlendirme gibi temel bilimsel disiplinleri öğretmiyorlar bizim ülkemizde.
    Sonra senin gibi 2 elma ile 3 armutu toplayıp 5 mandalina ettiğini iddia edenler çıkıyor.

    1) Aşılanmak demek doğru dozda doğru zamanda aşı olmak demektir. Senin gibi tek doz yaptırıp, 2. dozu olsam mı olmasam mı diyenler yüzünden insanlar aşılananlar hastalanıyor zannediyor. Aşılı olmak demek 2. doz aşının üzerinden 3 hafta geçmiş olması ve 4-6 ayda bir hatırlarma dozunu yaptırmak demektir. Bu prosedüre uymayan senin gibi 1. aşıyı olup 2. aşıyı zamanında olmayanlar, ya da hatırlatma dozunu olmayanlar aşılı sayılmazlar.

    2) Aşılar %100 hastalanmaktan korumaz. İnsanlar salgın önlemlerine dikkat etmedikleri sürece virüsle karşılaşan 100 aşılıdan 10'u hastalanabilir. Ama %90 koruyuculuk da hastalıkla baş etmek için yeterlidir. Senin gibiler aşılanıp hastalanan 10 kişiyi görürsünüz ama aşılandığı için virüsle defalarca karşılaştığı halde hastalanmayanları görmezsiniz. Çünkü onlar hastalanmamıştır. Benin kardeşim corona oldu, 24 saat hasta ateşli adamla aynı evdeydik. Ne ben hastalandım ne de 75 yaşındaki babam hastalandı.

    3) Aşılananların için ölüm oranı inanılmaz nadir, aşılananların ezici çoğunluğu hastalığı hafif atlatırlar. Aşılı bir insan hastalığı ağır atlatıyorsa bu aşısız olsaydı muhtemelen o hastalığı atlatamayacağı anlamına gelir. Benim kardeşim 38 yaşında 2 doz aşılıydı. Corona oldu, 1. gün ateş, 2.gün halsizlik oldu. 3. gün turp gibiydi evde karantinada şınav mekik çekiyordu sıkıntıdan.

    4) Sen kalp hastasıyım demezsen biz de yorumumuzu normal insana göre yaparız. Kalp hastasına da yorum yapmam. Senin de hastalığın hakkında yorum yapma hakkın yok. Sen 2-3 kardiyoloğa gidersin hastalığını anlatırsın ve aşı konusunda tavsiye istersin. Onların tavsiyelerine göre karar verirsin 2. dozun internette yazan yan etkilerine göre değil.

    5) İstatistik bilmeyince insan instagram twitterdan fikir üretmeye kalkıyor. Dünyadaki ölümlerin 3te 1'i kalp damar hastalıkları yüzündendir. Türkiye'de kalp damar hastalıklarından her gün 500 kişi ölüyor. Sen 1 ayda kronik kalp damar hastası 1 milyon insanı aşılarsan bu insanlardan 15 bin kişi zaten ölür. Aşılansa da aşılanmasa da bugün kalp damar hastalığı olan 500 kişi öldü ve ölecek. Ve bir sürü cahil cühela istatistik tıp bilmeyen acılı insan ölen kişinin senelerdir kalp hastalığı ile nasıl yaşadığını sorgulamadan ölümüne aşının neden olduğunu iddia edecek.

    6) Aşıdan korktuğun kadar virüsten korkmuyorsun. Bu virüsün kendisinin damar yüzeyini mahvettiği, kesinlikle pıhtılaşma, emboli yaptığı, beyin damarlarını tıkadığı, kalp kasını tuttuğu kesin ispatlı bilgi. Ama sen hiç bir korelasyon olmayan şekilde aşının kalp hastalıklarını tetiklediğinden korkuyorsun. Seni tebrik ediyorum. Emin ol doğa tıp endüstirisinden çok acımasızdır. Bu doğa minicik bebekleri yatalak bırakacak virüsler bakterileri üretir kimsenin gözünün yaşına bakmaz.
    Senin aşı olanların yaşadığı kalp problemleri iddian desteksiz herhangi bir ispata dayanmıyor. Bugün evden çıkan insanlardan bazıları trafik kazası geçiri ölecekler. Peki bu adamların ölüm nedenleri evden çıkmaları mı? Trafikte kimse ölmesin diye herkesi evde mü tutmalıyız?

    Senin kalp damar hastalığı ve aşı benzetmen de buna benziyor. Kalp damar hastası olan insan zaten risk altındadır. Onun hastalığını yediği içtiği, stresi, hava kirliliği vs bir sürü şey etkilerken, sen bilimsel bir bağlantı olmamasına rağmen aşıdan korkuyorsun...

    Ben kalp hastası olsaydım aşıdan değil virüsün kendisinden korkardım. Çünkü bu virüs kalp hastalarına ve yüksek tansiyon hastalarına çok kötü şeyler yapıyor.
    Benim zaten savunduğum tezleri, bana muhalif cevap olarak veriyorsun.

    Aşının uzun vadede bana virüsten daha fazla zarar vermeyeceğinin garantisini verebiliyor musun? Bunu aşıyı yapanlar veremiyor. Aşı, normal protokollere göre yapılmadı ve acil onay alınarak piyasaya sürüldü. Tam olarak bu nedenden ötürü, bu aşıyı olan herkese bir belge imzalatılıyor. Diğer aşılar yani çocukluk ve ergenlik döneminde yaptırılan aşılar, uzun vadede sonuçları test edilmiş ve tüm yan etkileri ortaya çıkarılmış aşılardır. Korkmamız gereken aşılar onlar değildir, bu aşıdır. Bilimden yola çıkıyorsun, bilimsel olarak uzun vadede ispatlanmamış olan aşıyı bilimle savunuyorsun. Bu nasıl bir düşünce?

    Kalp damar hastalıklarında kesin olarak yan etki yarattığı konusun da ısrarcı değilim, sadece sonucunu bilmiyorum. Ayrıca üst mesajımda bu istatiklerin normal bir şekilde artışa bağlı olabileceğini, bundan kaynaklanmayabileceğini de söyledim ama sen bana gelmişsin kalp damar hastalığından ölen insanları açıklıyorsun. Dünyanın 3/1'i kalp ve damar hastalıklarından ölmüyor, 5/1'i kalp damar hastalıklarının kesin sonucu olarak hayatını kaybediyor. Bir araştırma yaparken bir istatistik ortaya koyacaksan, bu araştırmaları bir sonra ki dönem için daha doğru yapmanı tavsiye ederim.

    Dünya'da ölümlerin 3/1'i solunum yolu hastalıklarına bağlı nedenlerden gerçekleşir. Bu oranın yüksek olma nedeni, kanser hastalarının son evrelerinde solunum problemleri yaşamalarıdır aynı zaman da. İkinci sırada kalp ve damar hastalıkları gelir, bu hastaların arasında kanser hastası olanlarda çoklu organ yetmezliğine bağlı olarak ölürler, yine net bir şekilde ölüm sebepleri kalp ve damar hastalıkları olarak geçmez.

    Sizler aşı olunca, aşı olmayan herkesi toplum önüne suçlu olarak atmaya çok meraklısınız. 1. doz aşıyı olup, 2. doz aşıyı olmayanlara 1. doz aşıyı niye yaptırdınız diyemezsiniz. İster yaptırır, ister yaptırmaz. Bunun için onayı da sizden alacak değil, tepkiyi de. 1. Doz aşının koruyucu olmadığını da iddia etmişsiniz, bunun için elinizde bilimsel bir veri var mı? Bakın ben size bilimsel verileri söyleyeyim, zaten aşının covidde koruyuculuk anlamında kimsenin şüphesi yok. 1. Doz aşı olanlar covidden korunamaz antikor oluşmaz son derece yanlış ve saçma bir kanıdır. Vücut 1. dozdan da aşıyı tanır, virüse karşı antikor üretir. 2. doz ve sonra ki aşılar hatırlatıcı olarak bilinir ancak gerçek amacı antikor seviyesini artırmasıdır hatırlatması değil. Aşılar DNA yapılarıyla ile vücuda tanıtılır, 1. doz ile tanıttığınız aşıyı 2. doz ile hatırlatmanıza gerek yok sadece antikor seviyesini artırma işlemi görür sonra ki aşılar. Yani siz virüs kaptığınız zaman antikor seviyelerinin yüksek olması virüse karşı savunma mekanizmasının daha güçlü olmasını sağlar ama 1. doz aşıyı olanlar virüsten korunamaz ya da vücut savunmaz diye bir şey olamaz.

    DNA yapısına tanıtılan bir virüsün, yine aynı şekilde unutulması söz konusu olamaz. Bunu ispatlayan bir tane bile bilimsel açıklama yok. 2 doz aşı olup ölenler de olur, 1 doz aşı olup virüsü hafif atlatanlar da olur. Ama siz tutup 1. doz aşıyı niye yaptırdınız ihtiyaç sahibi o kadar insan varken diye birini hedef gösterirseniz ve suçlu ilan ederseniz de, cevabını alırsınız. Bunu devlet suçlayamıyor siz hangi hukuksal hakla suçlayabiliyorsunuz? 1-2-3-4 istediğim kadar aşı olurum, istemediğim dozu olmam. Bunu suçlamak ne sizin haddinize ne de hukuksal anlam da başka birinin haddine düşmez.

    SON Maddeye gelelim;
    Virüsün kalp damar hastalıklarında pıhtı yaptığını, ana damarlarda tıkanıklığa yol açtığına dair bilimsel bir yazı ve araştırma var mı bunu ispatlayan? Hani bilimsel verilere dayanıyorsunuz ya, bir de bu açıdan bakalım. Kan içerisinde oluşan pıhtı vücudun 3 ana bölümünü ciddi olarak tehdit eder, 2 ana bölümde ölümcül sonuçlar doğurur. Bunlardan ilki pıhtının beyine atmasıdır, sonuç olarak beyin ölümü, kısmi felç gibi sonuçlar doğurabilir. İkinci önemli nokta pıhtının bağırsaklara atmasıdır. Bağırsaklar yapıları gereği en kolay çürüyen organlar olduğu için, tespit edilememesi ve acil müdehale edilmemesi halinde 5-6 saat içerisinde bağırsağın %70-80'i çürür ve artık kullanılamaz. Bu süreçten sonra hastanın hayatta kalma süresi 5-6 ay maksimumdur. Genel cerraha ya da dahiliye uzmanına da danışabilirsiniz.

    3. son aşama pıhtının kalbe atmasıdır. Bu noktada ana kalp damalarında tıkanıklık ortaya çıkarır, kalp krizine neden olmadığı sürece bunun tedavi tanısı ve tedavi imkanı diğer iki maddeye göre daha çabuk ve sorunsuz olur. Sadece bir anjio ile bu sorun ortadan kalkabilir. Diğer organlarda da aynı şekilde damar tıkanlığı ile sonuçlanır.

    Covid'in, kanda pıhtılaşmaya neden olduğu ispatlanmış bir çalışma değildir. Bugüne kadar ispatlanan sonuçları; kulak burun boğaz sorunları ve akciğer sorunları olmaktadır.

    Ben kalp hastalığım nedeniyle Covid aşısında 2. dozu olmaya korkuyorum derken, elimde ispatım da yok, tersi bir durumun ispatı da yok. İki taraftan da ispatın olmaması zaten süreci zorlaştırıyor. Çünkü hiç kimse, 5 sene sonra aşının vücutta ne gibi etki yaratacağını bilmiyor. Hangi organlara yan etki yaratacağı bilinmiyor, hangi sorunları uzun vadede getirir bilinmiyor. Bu aşının uzun vadede yan etkileri ispatlanmadı henüz ve böyle bir şey için de hiç kimse hayatını tehlikeye atmak istemiyor. Ha belki bunların hiçbiri olmayacak, 0 yan etki görülecek ama bunu şu anda bilemeyiz ve insanlar bilmedikleri bir aşıyı olmamak konusunda haklılar, onları suçlamaya kimse hakkı yok.
  • 05-01-2022, 19:50:48
    #60
    Hocam affola tercihî bir durum değil ki. Doktorlar ne kadar uygun görüyorsa o kadardır. İşi ehline vermek açısından. 🙂
  • 05-01-2022, 19:54:35
    #61
    caminci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    2 doz Sinovac
    3 doz Biontech oldum daha çıkarsa daha da olurum beni bozmaz

    Aşıların olumlu etkisini de şöyle yaşadım 4 doz aşılıyken Covid geçirdim ilk 3 gün akşamları halsizlik üşüme ateş yaşadım üşüttüm falan sandım hiç covid aklıma gelmemişti sonraki gün koku alma gidince bir test yaptirim dedim sonuç pozitif Ama 3.günden sonra gayet normaldim hızlıca toparladım koku alma falan da 3-4 gün sonra geldi. İşin ilginç tarafı birçok kişiyle temas etmeme rağmen kimseye covid de bulaştırmadım. Annem babam yaşlı insanlar onlara bulaştırsam bir ton sorun yaşarlardı aşının demek ki bulaştırıcılığı azaltıcı etkisi de net var.
    Semptomları hafif yaşayıp hızlıca atlattığınız için normal covid hastasına göre çok daha az bulaşıcı oluyorsunuz zaten aşıyı bu yüzden öneriyorlar fakat gelde bunu insanlara anlat halen daha aşı olmadım ama aranızdayım diyenler var aşının amacını önce anlatsaydılar daha sonra aşı vursaydılar eminim daha çok insan aşı olurdu. Covid herkes olacak ki bu salgın bitsin önemli olan kısmı siz olduğunuzda hafif atlatıp bunu başkalarına bulaştırıp bünyesi zayıf olanların hayatlarını maf etmemek, öyle insanlar ile karşılaşıyorum ki adama değilde duvara laf anlatsan daha çok işe yarar öyle diyeyim

    Ayrıca 3.doz diye bir doz yok bu doz hatırlatma dozu diye geçiyor. Bunun orjinali aşı türlerine göre değişsede 2 dozdur. Daha sonra vurduğunuz tüm dozlar hatırlatma dozu diye geçer ama bunu insanımıza anlatmadıkları için toplumda kaç doz daha vuracaz bitmek bilmiyor gibi bir algı oluşuyor buda insanları aşıdan soğutuyor maalesef
  • 05-01-2022, 20:34:37
    #62
    Hiç aşı olmadım
  • 05-01-2022, 21:11:51
    #63
    Aşılar bedava, testler bedava.. Maliyeti olan bir ürüne ücret vermiyorsanız aslında orada ürün sizsiniz..
    • frankly
    • Egobusch
    • Espanol
    frankly, Egobusch ve Espanol bunu beğendi.
    3 kişi bunu beğendi.