Öncelikle mesajın düzgün başlayıp sonra saçmalamaya başlamışsın.
Saçma iddialarına madde madde yanıt vereceğim.
Maalesef istatistik, ölçme ve değerlendirme gibi temel bilimsel disiplinleri öğretmiyorlar bizim ülkemizde.
Sonra senin gibi 2 elma ile 3 armutu toplayıp 5 mandalina ettiğini iddia edenler çıkıyor.
1) Aşılanmak demek doğru dozda doğru zamanda aşı olmak demektir. Senin gibi tek doz yaptırıp, 2. dozu olsam mı olmasam mı diyenler yüzünden insanlar aşılananlar hastalanıyor zannediyor. Aşılı olmak demek 2. doz aşının üzerinden 3 hafta geçmiş olması ve 4-6 ayda bir hatırlarma dozunu yaptırmak demektir. Bu prosedüre uymayan senin gibi 1. aşıyı olup 2. aşıyı zamanında olmayanlar, ya da hatırlatma dozunu olmayanlar aşılı sayılmazlar.
2) Aşılar %100 hastalanmaktan korumaz. İnsanlar salgın önlemlerine dikkat etmedikleri sürece virüsle karşılaşan 100 aşılıdan 10'u hastalanabilir. Ama %90 koruyuculuk da hastalıkla baş etmek için yeterlidir. Senin gibiler aşılanıp hastalanan 10 kişiyi görürsünüz ama aşılandığı için virüsle defalarca karşılaştığı halde hastalanmayanları görmezsiniz. Çünkü onlar hastalanmamıştır. Benin kardeşim corona oldu, 24 saat hasta ateşli adamla aynı evdeydik. Ne ben hastalandım ne de 75 yaşındaki babam hastalandı.
3) Aşılananların için ölüm oranı inanılmaz nadir, aşılananların ezici çoğunluğu hastalığı hafif atlatırlar. Aşılı bir insan hastalığı ağır atlatıyorsa bu aşısız olsaydı muhtemelen o hastalığı atlatamayacağı anlamına gelir. Benim kardeşim 38 yaşında 2 doz aşılıydı. Corona oldu, 1. gün ateş, 2.gün halsizlik oldu. 3. gün turp gibiydi evde karantinada şınav mekik çekiyordu sıkıntıdan.
4) Sen kalp hastasıyım demezsen biz de yorumumuzu normal insana göre yaparız. Kalp hastasına da yorum yapmam. Senin de hastalığın hakkında yorum yapma hakkın yok. Sen 2-3 kardiyoloğa gidersin hastalığını anlatırsın ve aşı konusunda tavsiye istersin. Onların tavsiyelerine göre karar verirsin 2. dozun internette yazan yan etkilerine göre değil.
5) İstatistik bilmeyince insan instagram twitterdan fikir üretmeye kalkıyor. Dünyadaki ölümlerin 3te 1'i kalp damar hastalıkları yüzündendir. Türkiye'de kalp damar hastalıklarından her gün 500 kişi ölüyor. Sen 1 ayda kronik kalp damar hastası 1 milyon insanı aşılarsan bu insanlardan 15 bin kişi zaten ölür. Aşılansa da aşılanmasa da bugün kalp damar hastalığı olan 500 kişi öldü ve ölecek. Ve bir sürü cahil cühela istatistik tıp bilmeyen acılı insan ölen kişinin senelerdir kalp hastalığı ile nasıl yaşadığını sorgulamadan ölümüne aşının neden olduğunu iddia edecek.
6) Aşıdan korktuğun kadar virüsten korkmuyorsun. Bu virüsün kendisinin damar yüzeyini mahvettiği, kesinlikle pıhtılaşma, emboli yaptığı, beyin damarlarını tıkadığı, kalp kasını tuttuğu kesin ispatlı bilgi. Ama sen hiç bir korelasyon olmayan şekilde aşının kalp hastalıklarını tetiklediğinden korkuyorsun. Seni tebrik ediyorum. Emin ol doğa tıp endüstirisinden çok acımasızdır. Bu doğa minicik bebekleri yatalak bırakacak virüsler bakterileri üretir kimsenin gözünün yaşına bakmaz.
Senin aşı olanların yaşadığı kalp problemleri iddian desteksiz herhangi bir ispata dayanmıyor. Bugün evden çıkan insanlardan bazıları trafik kazası geçiri ölecekler. Peki bu adamların ölüm nedenleri evden çıkmaları mı? Trafikte kimse ölmesin diye herkesi evde mü tutmalıyız?
Senin kalp damar hastalığı ve aşı benzetmen de buna benziyor. Kalp damar hastası olan insan zaten risk altındadır. Onun hastalığını yediği içtiği, stresi, hava kirliliği vs bir sürü şey etkilerken, sen bilimsel bir bağlantı olmamasına rağmen aşıdan korkuyorsun...
Ben kalp hastası olsaydım aşıdan değil virüsün kendisinden korkardım. Çünkü bu virüs kalp hastalarına ve yüksek tansiyon hastalarına çok kötü şeyler yapıyor.
Benim zaten savunduğum tezleri, bana muhalif cevap olarak veriyorsun.
Aşının uzun vadede bana virüsten daha fazla zarar vermeyeceğinin garantisini verebiliyor musun? Bunu aşıyı yapanlar veremiyor. Aşı, normal protokollere göre yapılmadı ve acil onay alınarak piyasaya sürüldü. Tam olarak bu nedenden ötürü, bu aşıyı olan herkese bir belge imzalatılıyor. Diğer aşılar yani çocukluk ve ergenlik döneminde yaptırılan aşılar, uzun vadede sonuçları test edilmiş ve tüm yan etkileri ortaya çıkarılmış aşılardır. Korkmamız gereken aşılar onlar değildir, bu aşıdır. Bilimden yola çıkıyorsun, bilimsel olarak uzun vadede ispatlanmamış olan aşıyı bilimle savunuyorsun. Bu nasıl bir düşünce?
Kalp damar hastalıklarında kesin olarak yan etki yarattığı konusun da ısrarcı değilim, sadece sonucunu bilmiyorum. Ayrıca üst mesajımda bu istatiklerin normal bir şekilde artışa bağlı olabileceğini, bundan kaynaklanmayabileceğini de söyledim ama sen bana gelmişsin kalp damar hastalığından ölen insanları açıklıyorsun. Dünyanın 3/1'i kalp ve damar hastalıklarından ölmüyor, 5/1'i kalp damar hastalıklarının kesin sonucu olarak hayatını kaybediyor. Bir araştırma yaparken bir istatistik ortaya koyacaksan, bu araştırmaları bir sonra ki dönem için daha doğru yapmanı tavsiye ederim.
Dünya'da ölümlerin 3/1'i solunum yolu hastalıklarına bağlı nedenlerden gerçekleşir. Bu oranın yüksek olma nedeni, kanser hastalarının son evrelerinde solunum problemleri yaşamalarıdır aynı zaman da. İkinci sırada kalp ve damar hastalıkları gelir, bu hastaların arasında kanser hastası olanlarda çoklu organ yetmezliğine bağlı olarak ölürler, yine net bir şekilde ölüm sebepleri kalp ve damar hastalıkları olarak geçmez.
Sizler aşı olunca, aşı olmayan herkesi toplum önüne suçlu olarak atmaya çok meraklısınız. 1. doz aşıyı olup, 2. doz aşıyı olmayanlara 1. doz aşıyı niye yaptırdınız diyemezsiniz. İster yaptırır, ister yaptırmaz. Bunun için onayı da sizden alacak değil, tepkiyi de. 1. Doz aşının koruyucu olmadığını da iddia etmişsiniz, bunun için elinizde bilimsel bir veri var mı? Bakın ben size bilimsel verileri söyleyeyim, zaten aşının covidde koruyuculuk anlamında kimsenin şüphesi yok. 1. Doz aşı olanlar covidden korunamaz antikor oluşmaz son derece yanlış ve saçma bir kanıdır. Vücut 1. dozdan da aşıyı tanır, virüse karşı antikor üretir. 2. doz ve sonra ki aşılar hatırlatıcı olarak bilinir ancak gerçek amacı antikor seviyesini artırmasıdır hatırlatması değil. Aşılar DNA yapılarıyla ile vücuda tanıtılır, 1. doz ile tanıttığınız aşıyı 2. doz ile hatırlatmanıza gerek yok sadece antikor seviyesini artırma işlemi görür sonra ki aşılar. Yani siz virüs kaptığınız zaman antikor seviyelerinin yüksek olması virüse karşı savunma mekanizmasının daha güçlü olmasını sağlar ama 1. doz aşıyı olanlar virüsten korunamaz ya da vücut savunmaz diye bir şey olamaz.
DNA yapısına tanıtılan bir virüsün, yine aynı şekilde unutulması söz konusu olamaz. Bunu ispatlayan bir tane bile bilimsel açıklama yok. 2 doz aşı olup ölenler de olur, 1 doz aşı olup virüsü hafif atlatanlar da olur. Ama siz tutup 1. doz aşıyı niye yaptırdınız ihtiyaç sahibi o kadar insan varken diye birini hedef gösterirseniz ve suçlu ilan ederseniz de, cevabını alırsınız. Bunu devlet suçlayamıyor siz hangi hukuksal hakla suçlayabiliyorsunuz? 1-2-3-4 istediğim kadar aşı olurum, istemediğim dozu olmam. Bunu suçlamak ne sizin haddinize ne de hukuksal anlam da başka birinin haddine düşmez.
SON Maddeye gelelim;
Virüsün kalp damar hastalıklarında pıhtı yaptığını, ana damarlarda tıkanıklığa yol açtığına dair bilimsel bir yazı ve araştırma var mı bunu ispatlayan? Hani bilimsel verilere dayanıyorsunuz ya, bir de bu açıdan bakalım. Kan içerisinde oluşan pıhtı vücudun 3 ana bölümünü ciddi olarak tehdit eder, 2 ana bölümde ölümcül sonuçlar doğurur. Bunlardan ilki pıhtının beyine atmasıdır, sonuç olarak beyin ölümü, kısmi felç gibi sonuçlar doğurabilir. İkinci önemli nokta pıhtının bağırsaklara atmasıdır. Bağırsaklar yapıları gereği en kolay çürüyen organlar olduğu için, tespit edilememesi ve acil müdehale edilmemesi halinde 5-6 saat içerisinde bağırsağın %70-80'i çürür ve artık kullanılamaz. Bu süreçten sonra hastanın hayatta kalma süresi 5-6 ay maksimumdur. Genel cerraha ya da dahiliye uzmanına da danışabilirsiniz.
3. son aşama pıhtının kalbe atmasıdır. Bu noktada ana kalp damalarında tıkanıklık ortaya çıkarır, kalp krizine neden olmadığı sürece bunun tedavi tanısı ve tedavi imkanı diğer iki maddeye göre daha çabuk ve sorunsuz olur. Sadece bir anjio ile bu sorun ortadan kalkabilir. Diğer organlarda da aynı şekilde damar tıkanlığı ile sonuçlanır.
Covid'in, kanda pıhtılaşmaya neden olduğu ispatlanmış bir çalışma değildir. Bugüne kadar ispatlanan sonuçları; kulak burun boğaz sorunları ve akciğer sorunları olmaktadır.
Ben kalp hastalığım nedeniyle Covid aşısında 2. dozu olmaya korkuyorum derken, elimde ispatım da yok, tersi bir durumun ispatı da yok. İki taraftan da ispatın olmaması zaten süreci zorlaştırıyor. Çünkü hiç kimse, 5 sene sonra aşının vücutta ne gibi etki yaratacağını bilmiyor. Hangi organlara yan etki yaratacağı bilinmiyor, hangi sorunları uzun vadede getirir bilinmiyor. Bu aşının uzun vadede yan etkileri ispatlanmadı henüz ve böyle bir şey için de hiç kimse hayatını tehlikeye atmak istemiyor. Ha belki bunların hiçbiri olmayacak, 0 yan etki görülecek ama bunu şu anda bilemeyiz ve insanlar bilmedikleri bir aşıyı olmamak konusunda haklılar, onları suçlamaya kimse hakkı yok.