RocKets adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bilgi sahibi olmadığınız konular da ne kadar da ön yargılısınız? Kronik kalp rahatsızlığına sahibim, mitral kapakta minimal derece de çökme + yılın belli dönemleri içerisinde taşikardi mevcut. Benim bahsettiğim yan etkiler, enfeksiyon hissiyatı, ateşin çıkması, vücudun tepki mekanizmasının devreye girmesi değil. Bu aşının 2. dozundan sonra, özellikle kalp hastaları içerisinde uzun vadeli nefes darlığı, kan pıhtılaşması gibi sonuçların yoğun olduğuna dair haberler okuduk ve halâ da okumaya devam ediyoruz. Bunların içerisinde bizzat kalp hastalığı olup ikinci dozdan sonra rahatsızlanan kişilerin görüşleri de yer alıyor üstelik.

Bu durumun aşıdan mı kaynaklandığı, sadece genel istatistik verilerin de sıradan bir artış mı görüldüğü bilinmiyor. Bu aşıları olurken, aşı olan herkese onay formu imzalatılıyor. Bu onay formları, bebekken yapılan aşılarda, diğer aşı çeşitlerinde yok. Neden? Diğer aşılar da olduğu gibi, tüm testler ve tüm sonuçlar alınmadı. Acil onay süreciyle piyasaya sürüldüler ve olası uzun vadeli yan etkileri halâ belirsizliğini koruyor. Sadece aşı olmak için o kadar maddeyi kabul ettiğimize dair belgeyi imzalamak, o korkuya neden olması için yeterli oluyor.

Vücudun covide karşı antikor oluşturması, aşıyı covide karşı etkili kılıyor. Bu konuda Biontech en etkili aşı, ama sorun bu değil. Olası yan etkiler, uzun vadeli sonuçları, kronik hastalığa sahip kişiler de meydana gelen şikayetlerin artışı.

DÜNYA DA HİÇ KİMSE, KİMSEYİ UZUN VADELİ SONUÇLARI BİLİNMEYEN BİR AŞIYI OLMAYA ZORLAYAMAZ.

Aşı, olan kişileri korumaya yarar, virüsü almasını engellemez. Bu nedenle tüm aşılarını olan kişilerin, aşıdan korkan kişileri yargılama hakkı hukuken yok. Dünya da bu kadar aşılama oranı varken, halâ virüsün hızla yayılmasının sebebi aşı olmayanlar değil, aşının virüsü yaymasını engelleyen bir etkisinin olmaması. Sizin vurduğunuz aşılar, vücudunuzun antikor üreterek bu virüse karşı savaşmasını sağlar, virüsün yayılmasını önlemez. Virüsün yayılmasını engelleyecek şey toplumsal sürü bağışıklığı kazanmaktır. Bu kadar varyant oluşurken de bu mümkün değil.

İlla bir suçlu arayıp toplum içerisinde ön plana çıkacak mesajlar yazmak ve ilgiyi üzerinize çekmek istiyorsanız; gidin Çin'i ve beslenme alışkanlıklarını eleştirin, burada hiçbir suçu yokken aşı olmadığı için suçlanan insanları değil.


Öncelikle mesajın düzgün başlayıp sonra saçmalamaya başlamışsın.
Saçma iddialarına madde madde yanıt vereceğim.
Maalesef istatistik, ölçme ve değerlendirme gibi temel bilimsel disiplinleri öğretmiyorlar bizim ülkemizde.
Sonra senin gibi 2 elma ile 3 armutu toplayıp 5 mandalina ettiğini iddia edenler çıkıyor.

1) Aşılanmak demek doğru dozda doğru zamanda aşı olmak demektir. Senin gibi tek doz yaptırıp, 2. dozu olsam mı olmasam mı diyenler yüzünden insanlar aşılananlar hastalanıyor zannediyor. Aşılı olmak demek 2. doz aşının üzerinden 3 hafta geçmiş olması ve 4-6 ayda bir hatırlarma dozunu yaptırmak demektir. Bu prosedüre uymayan senin gibi 1. aşıyı olup 2. aşıyı zamanında olmayanlar, ya da hatırlatma dozunu olmayanlar aşılı sayılmazlar.

2) Aşılar %100 hastalanmaktan korumaz. İnsanlar salgın önlemlerine dikkat etmedikleri sürece virüsle karşılaşan 100 aşılıdan 10'u hastalanabilir. Ama %90 koruyuculuk da hastalıkla baş etmek için yeterlidir. Senin gibiler aşılanıp hastalanan 10 kişiyi görürsünüz ama aşılandığı için virüsle defalarca karşılaştığı halde hastalanmayanları görmezsiniz. Çünkü onlar hastalanmamıştır. Benin kardeşim corona oldu, 24 saat hasta ateşli adamla aynı evdeydik. Ne ben hastalandım ne de 75 yaşındaki babam hastalandı.

3) Aşılananların için ölüm oranı inanılmaz nadir, aşılananların ezici çoğunluğu hastalığı hafif atlatırlar. Aşılı bir insan hastalığı ağır atlatıyorsa bu aşısız olsaydı muhtemelen o hastalığı atlatamayacağı anlamına gelir. Benim kardeşim 38 yaşında 2 doz aşılıydı. Corona oldu, 1. gün ateş, 2.gün halsizlik oldu. 3. gün turp gibiydi evde karantinada şınav mekik çekiyordu sıkıntıdan.

4) Sen kalp hastasıyım demezsen biz de yorumumuzu normal insana göre yaparız. Kalp hastasına da yorum yapmam. Senin de hastalığın hakkında yorum yapma hakkın yok. Sen 2-3 kardiyoloğa gidersin hastalığını anlatırsın ve aşı konusunda tavsiye istersin. Onların tavsiyelerine göre karar verirsin 2. dozun internette yazan yan etkilerine göre değil.

5) İstatistik bilmeyince insan instagram twitterdan fikir üretmeye kalkıyor. Dünyadaki ölümlerin 3te 1'i kalp damar hastalıkları yüzündendir. Türkiye'de kalp damar hastalıklarından her gün 500 kişi ölüyor. Sen 1 ayda kronik kalp damar hastası 1 milyon insanı aşılarsan bu insanlardan 15 bin kişi zaten ölür. Aşılansa da aşılanmasa da bugün kalp damar hastalığı olan 500 kişi öldü ve ölecek. Ve bir sürü cahil cühela istatistik tıp bilmeyen acılı insan ölen kişinin senelerdir kalp hastalığı ile nasıl yaşadığını sorgulamadan ölümüne aşının neden olduğunu iddia edecek.

6) Aşıdan korktuğun kadar virüsten korkmuyorsun. Bu virüsün kendisinin damar yüzeyini mahvettiği, kesinlikle pıhtılaşma, emboli yaptığı, beyin damarlarını tıkadığı, kalp kasını tuttuğu kesin ispatlı bilgi. Ama sen hiç bir korelasyon olmayan şekilde aşının kalp hastalıklarını tetiklediğinden korkuyorsun. Seni tebrik ediyorum. Emin ol doğa tıp endüstirisinden çok acımasızdır. Bu doğa minicik bebekleri yatalak bırakacak virüsler bakterileri üretir kimsenin gözünün yaşına bakmaz.
Senin aşı olanların yaşadığı kalp problemleri iddian desteksiz herhangi bir ispata dayanmıyor. Bugün evden çıkan insanlardan bazıları trafik kazası geçiri ölecekler. Peki bu adamların ölüm nedenleri evden çıkmaları mı? Trafikte kimse ölmesin diye herkesi evde mü tutmalıyız?

Senin kalp damar hastalığı ve aşı benzetmen de buna benziyor. Kalp damar hastası olan insan zaten risk altındadır. Onun hastalığını yediği içtiği, stresi, hava kirliliği vs bir sürü şey etkilerken, sen bilimsel bir bağlantı olmamasına rağmen aşıdan korkuyorsun...

Ben kalp hastası olsaydım aşıdan değil virüsün kendisinden korkardım. Çünkü bu virüs kalp hastalarına ve yüksek tansiyon hastalarına çok kötü şeyler yapıyor.