Genel olarak yorum yapma taraftarı değilim. Ancak hareket eden bir şeyin mutlaka bir süreni ( şoförü ) vardır.
Koltuğunuza yaslanin ve bir gün bu yolculuk kesin bitecek.
Sizin neden bu yolculuğa çıkarıldım gibi sorular sormanız gayet doğal olması gerekendir.
Yolculuk ile ilgili bir kullanma kılavuzu ihtiyacını hissediyor iseniz Kur'an size ipuçları verebilir. Çünkü en son güncel semavi kitap.
Yok kendim bulacağım diyorsanız buyrun ortam tamda zevklerinize hitap ediyor. Deneyin yaşayın ve kendiniz bunlara anlam yükleyin. Kimsenin aklına bilgisine göre değil kendi bildiğiniz hissiyatiniza göre yaşayın tadını çıkarın.
Ama unutmayın bu yolculuk bittiğinde sana hesap sorulma ihtimali bile dikkatli olmayı gerektirir ona cevap hazırlamaniz gerekebilir.
Sermayeniz hayatınız, harcadığınız enerji kime ne fayda sağladı veya ne zarar verdiği konusunda bu hayatın sahibi huzurunda bir bir sorgulanacak olsan nasıl davranılması gerektiğini sana öğretecektir.
Siz bir patronsunuz iş yerinde çalışan insanların emeklerinin karşılığını en güzel şekilde verecek olursanız liyakati özverili çalışmaları dikkate alırsınız.
Kim daha çok insan olabilmiş bu sıfatın karışıklığı ölümden sonra anlaşılacağı için ne yorum yapsakta ( imanı noktada problemi olan birine anlatamayiz ) boştur.
Çünkü Kur'an imanı noktada problemi olanların kör ( büyük ve insanın gücü yetmeyecek şeyleri gördüğü halde bunların oluşumunu Allah'tan bilmezler ),
Sağır ( biri Allah'a giden yolu anlatsada kafası neye yatkinsa ondan başkası sinek vizirtisi gibi gelir ) gibi olduklarını ifade ediyor.
Allah'tan hidayet dilemek gerekiyor. İsterse verir istemezse vermez çünkü Tanrı o istediği gibi yapar ve kimse ona hesap soramaz. Ama o herkese hesap sorar !!!
Bütün imkanları o var etmiştir çünkü. ( . )
[/URL]
Hocam konuyu çok saptırıyorsunuz. İmani noktada problemim olduğuna nereden kanaat getirdiniz? Sorgulamak problem mi yaratıyor?
Allah insana kendi nefesinden üflememişmiydi?
Bu durumda ondan bir parçada bize geçmiş olmuyor mu?
Saptırmak değil... Kısa ve öz bu şekilde....
Evet Her birimiz içim "Sonra onu düzeltip bir biçime soktu ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?" (Secde Suresi, 9)
Bizden edep sınırları dahilinde Teşekkür bekliyor...
İslam Kuralları çerçevesinde bedenin teşekkürü NAMAZ.
Nimetlerin Teşekkürü ( Oruç tuttuğumuzda O nimetlerin sahibini bilmek ve fakirleri düşünebilmek onlara yardımcı olabilmek.
Onlara, Allahın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, Allahın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz derler. ( Yasin süresi 47. Ayet. )
Yer Yüzüne halife olmak İmarında çalışmak var olan dengeyi korumak ve aklı, nesli ve dini korumaya yardımcı olmaktır.
Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler. ( Bakara süresi 13. Ayet )
Müslümanların çağdışı olarak ve terorist olarak lense edildiği bir zamanda eblette doğruyu bulmak kolay olmasa gerek.
Yine bir hakikat...
Her işte olduğu gibi bu konuda da eğitim sürecinden geçmek gerekiyor.
Bu ise Ancak işin ehli ( Allah dostu ) ölmeden önce nefsini kötülüklere karşı muhafaza edebilen ve erdem sahibi olan böylelikle ( Murşidi Kamilin Eğitiminden ) birinin
"Ölüm gelip çatmadan evvel, şehvanî ve nefsanî hislerinizi terk etmek suretiyle bir nevi ölünüz." (el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 2:29; İbn-i Hâcer el-Askalânî: "Senedli, vesikalı bir hadis değil derim" demiş, Ali el-Karî ise: "Mânâsı doğrudur" demiştir.)
Bu sırra erebilen bir insanın size öğretebileceği çok şey vardır.
Siz Hz. Musa gibi Hızıra Tabi olmalısınız ki her şeyin iç yüzünü bilebilesiniz..
"Hani Musa genç yardımcısına demişti: İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim."(Kehf, 18/60)
Balık, buluşma yerinin tam olarak belirlenmesinde bir işaret olmuştur."Böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu. (Varmaları gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa) genç-yardımcısına dedi ki: 'Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız-yolculuktan gerçekten yorulduk.' (Genç-yardımcısı) Dedi ki:'Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu.' (Musa) Dedi ki: 'Bizim de aradığımız buydu.' Böylelikle ikisi izleri üzerinde geriye doğru gittiler." (Kehf, 18/61-64)
"Derken, katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular."(Kehf, 18/65) Hz. Musa tabi olmak için Hz. Hızırdan izin istemiştir"Musa ona dedi ki: Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" (Kehf, 18/66)
Hz. Hızırın Hz. Musaya verdiği cevap"Dedi ki: Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin. (Böyleyken) Özünü kavramaya kuşatıcı olamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?" (Kehf, 18/67-68)
Bu ayetlerden anlaşılabilecek çok şey vardır.
Sizin bilgi seviyeniz kültür seviyeniz çok olablir dünyalık olarak! ama LEDDÜNNİ ilim ki onu Allah dilediğine veriyor. Böyle birini hoca olarak bulabilmek durumundasınız.!
Allah bir gün mutlaka karşınıza çıkarır diye düşünüyorum yeri ve zamanı geldiğinde Siz eğer gerçekten doğruyu arıyorsanız ve doğruya ulaşmak için çabalarsanız mutlaka doğruluktan yana size yardım edilir.
Yok eğer her şeyi aklım çözebiliyor diyorsanız hayat bilmeceler ile dolu size kolay gelsin çözmeye devam....