Alıntı
Freelance olarak yapılabilen, bilgisayarın neredeyse ofisin orada olarak çalışılabilen bir iş için ofis tutup şirketleşmek şu anki şartlarda hatta genel olarak ülkemiz şartlarında emeğinin %40'tan fazlasını devlete %30'den fazlasını maliyetlere vermek demek. Sana kalan %30'da işinin sürümüne bağlı olarak (sanırım herhangi bir iş büyütme potansiyeline göre hareket edilmiyor) ki ne kadar iş alacağınız tamamen bir beklenti ve hayal, bu yüzden 1 yıl sonunda keşke girmeseydim veya nereden bulacağım muhasebeciye ödeyeceğim parayı veya keşke ödemesem şunu yapardım gibi gibi gibi.
Ülkede artık bilinçlenilmesi gereken bir şey; İş yeri açmak ve şirket kurmak bir amaç olmamalı.
Bu dengeler kişiden kişiye ve kurumdan kuruma değişir ama genel hatlarıyla sabittir memlekette.
En ucuz yeri tutun, ortak çalışın, iş alın, faturayı en son keseceksiniz zaten, eğer o faturayı keseceğiniz iş sizi çok rahatlatacaksa gidip bir günde şahıs şirketini kurup faturayı kesin. Burada işlerin %60'ı tanıdıkla dönüyor, %30'u da büyüklerin elinde, size kalan %10 küçük işler. Hedefiniz ne? İşin özeti kısası, şirketleşmeye hatta ofis tutmaya bir gereklilik olmadan girişmeyin.
Ben de 5 yıl önce ofis tutup şirket kurdum, aynı sizin gibi düşüncelerle başladım. Giderler sandığınızdan ve düşündüğünüzden daha çok olacak bunu unutmayın.