• 04-06-2018, 00:54:57
    #10
    Tevfik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yahu arkadaş ben konsepti veya mekanı içmiyorum ki, tesadüfen oturduk içelim dedik. Dediğim gibi çay ocağı ve bir de kafede içireyim birisine o zaman tadındaki farkı anlasın.
    Ama siz o mekanı ve konsepti bilmediğiniz için oraya gittiniz.
    Kimbilir kaç yiğit delikanlı kız arkadaşını oraya götürebilmek için akşama kadar simitle geçiniyor
    Ya da kaç hanım kız ordan story atabilmek için internet paketlerini tüketiyor...

    Açıkçası ben de cafe tarzı bir yer açsam fiyatları yüksek tutarım ki herkes gelmesin - gelemesin.
    Ha normal çay ocağı esnaf kahvesi tarzı bi yer olacaksa zaten o fiyatları çeksen kimse gelmez.
  • 04-06-2018, 00:59:12
    #11
    ikare adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ama siz o mekanı ve konsepti bilmediğiniz için oraya gittiniz.
    Kimbilir kaç yiğit delikanlı kız arkadaşını oraya götürebilmek için akşama kadar simitle geçiniyor
    Ya da kaç hanım kız ordan story atabilmek için internet paketlerini tüketiyor...

    Açıkçası ben de cafe tarzı bir yer açsam fiyatları yüksek tutarım ki herkes gelmesin - gelemesin.
    Ha normal çay ocağı esnaf kahvesi tarzı bi yer olacaksa zaten o fiyatları çeksen kimse gelmez.
    Ben size şöyle söyleyeyim. İnsanlar pahalı mekanlara akın ediyorlar inanın bana. Çay ocağı dediğim yerde çaldıkları müzikler (türküler) yeter inanın. Uygun ve mükemmel konsepte sahip olmasına rağmen insanlar gösterişe meraklılar. Sizin ilk cümlelerinize sonuna kadar katılıyorum. Çok afedersiniz ama adamın günlüğü 50 lira, kızı kafeye götürüyor 100 lira harcıyor. Tamam çapkınlık falan olabilir ama bu dediğim insanlar sürekli oradalar, daha sonra aldığımız para yetmiyor diyorlar. Tamam düşük maaş alabilirler de, maaşını bile bile de lüks mekanlar da artist artist takılmak saçmalık bana göre. Ayağını yorganına göre uzat sözü ne kadar doğru bir söz oysaki.
  • 04-06-2018, 01:15:07
    #12
    Tevfik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben size şöyle söyleyeyim. İnsanlar pahalı mekanlara akın ediyorlar inanın bana. Çay ocağı dediğim yerde çaldıkları müzikler (türküler) yeter inanın. Uygun ve mükemmel konsepte sahip olmasına rağmen insanlar gösterişe meraklılar. Sizin ilk cümlelerinize sonuna kadar katılıyorum. Çok afedersiniz ama adamın günlüğü 50 lira, kızı kafeye götürüyor 100 lira harcıyor. Tamam çapkınlık falan olabilir ama bu dediğim insanlar sürekli oradalar, daha sonra aldığımız para yetmiyor diyorlar. Tamam düşük maaş alabilirler de, maaşını bile bile de lüks mekanlar da artist artist takılmak saçmalık bana göre. Ayağını yorganına göre uzat sözü ne kadar doğru bir söz oysaki.
    Hocam 2005-2010 arası Ankara'da yaşadım. Akçağ diye bi kitapçı vardı selanik caddesinin sonunda idi sanırım. Onun hemen yanında 3-5 tabure ile çay satan bi çay ocağı vardı hem sessiz sakin bir yerdi. hem çayı çok güzeldi.
    Bir de karanfil sokak tarafında bir yer vardı. burada da kocaman bir kafe vardı. içerde kimse kimseyi duymaz anlamaz öyle bir yerdi.
    ve çaylarını şöyle anlatayım size ilk bahsettiğim yerin getirdiği çayın dibinde kalan çaya sıcak su ekleyip getiriyorlardı sanki arada o derece fark vardı.
    Ama fiyatları da nerdeyse iki kat pahalı.
    ve ikinci söylediğim mekan her zaman tıklım tıklım olurdu.

    neyse bunlar işin ticari yönü.
    Diğer kısmı ise bence 3 önemli etken var.
    1) Kimileri kızabilir ama geri kalmış toplumlarda/ doğu toplumlarında gösteriş/hava atma (iktisatta "snob tüketim" denilen şey) çok revaçta.
    Hal böyle olunca da herkes daha lüks görünenin peşine düşüyor. Hava atma derdine düşüyor.
    2) İnsanların genelde gelir seviyeleri ortanın altında. Dolayısı ile bu insanlar için o kafeye gidip bi kahveye 10 lira vermek ucuz bir lüks. Yani bu adam atıyorum bi mustang yada corvette sahibi olamayacağını bildiği için bu tarz ufak şeylerle lüks duygusunu yaşıyor. Onunla kendini onore edilmiş hissediyor. Daha zengin biri için de kendini onore edecek/ egosunu tatmin edecek kahve fiyatı 200 TL falandır.
    3) Son olarak bizim toplumumuzda genellikle kızlar "zengin koca bulma" hedefiyle yetiştirilirken erkek çocukları da "zengin ol tüm kızlar senin olur" söylemi ile yetiştiriliyor. Hal böyle olunca da piyasanın "talep" tarafındaki erkekler kendini daha zengin gibi gösterme derdine düşüyor
  • 04-06-2018, 01:18:17
    #13
    ikare adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam 2005-2010 arası Ankara'da yaşadım. Akçağ diye bi kitapçı vardı selanik caddesinin sonunda idi sanırım. Onun hemen yanında 3-5 tabure ile çay satan bi çay ocağı vardı hem sessiz sakin bir yerdi. hem çayı çok güzeldi.
    Bir de karanfil sokak tarafında bir yer vardı. burada da kocaman bir kafe vardı. içerde kimse kimseyi duymaz anlamaz öyle bir yerdi.
    ve çaylarını şöyle anlatayım size ilk bahsettiğim yerin getirdiği çayın dibinde kalan çaya sıcak su ekleyip getiriyorlardı sanki arada o derece fark vardı.
    Ama fiyatları da nerdeyse iki kat pahalı.
    ve ikinci söylediğim mekan her zaman tıklım tıklım olurdu.

    neyse bunlar işin ticari yönü.
    Diğer kısmı ise bence 3 önemli etken var.
    1) Kimileri kızabilir ama geri kalmış toplumlarda/ doğu toplumlarında gösteriş/hava atma (iktisatta "snob tüketim" denilen şey) çok revaçta.
    Hal böyle olunca da herkes daha lüks görünenin peşine düşüyor. Hava atma derdine düşüyor.
    2) İnsanların genelde gelir seviyeleri ortanın altında. Dolayısı ile bu insanlar için o kafeye gidip bi kahveye 10 lira vermek ucuz bir lüks. Yani bu adam atıyorum bi mustang yada corvette sahibi olamayacağını bildiği için bu tarz ufak şeylerle lüks duygusunu yaşıyor. Onunla kendini onore edilmiş hissediyor. Daha zengin biri için de kendini onore edecek/ egosunu tatmin edecek kahve fiyatı 200 TL falandır.
    3) Son olarak bizim toplumumuzda genellikle kızlar "zengin koca bulma" hedefiyle yetiştirilirken erkek çocukları da "zengin ol tüm kızlar senin olur" söylemi ile yetiştiriliyor. Hal böyle olunca da piyasanın "talep" tarafındaki erkekler kendini daha zengin gibi gösterme derdine düşüyor
    İnan bu yazına hem r10+ hem de beğeni attım. Cidden çok güzel yazmışın, duygularımı ben yazamadım ama sen ifade etmişin emeğine sağlık.
  • 04-06-2018, 12:58:48
    #14
    Aslında çay pahalı değil, paramızın bi değeri yok bu yüzden her şeye zam üstüne zam. Atıyorum İstanbul'da 3 liraya çay bulursan öp başına koy. Keza ben Adana'dayım burda da 2TL'ye bulunca şaşırıyosun falan.
    Yalnız adamların yanında çalıştırdığı kişi, vergisi cartı curtu ucuza satmalarına engel değil. Bakın sıklıkla kahve ve çay vs. satan kahvehane ya da cafeler vs. karları ne alemde şu video'dan izleyebilirsiniz. Bu aynı Adana'daki şırdan olayına benziyor. 2 sene önce 3 lira iken şuan şırdan 9TL ve şırdan satan adamlar bile artık diyor ki 15TL de olsa yiyorlar.

    Çay ve kahve de bunun gibi, 5 lira da olsa 10 lira da olsa içiyorlar. Ülkedeki arabalar da öyle, 100bin lira da olsa 500bin lira da olsa alıyorlar.
    Buyrun video'ya;

    https://www.youtube.com/watch?v=Pkl8hKB38Ko
  • 04-06-2018, 13:47:53
    #15
    Herkesin zevkleri farklıdır. Ben bu tartışmayı şöyle görüyorum, Adamın parası yok niye iphone alıyor. Bırakın isteyen istediğini alsın, istediği yerde yesin içsin. X kişi çaya 10 lira verirken para harcamaya acımaz, y kişi kıyafete 1000 lira verirken acımaz, z kişi bilgisayara 10 bin verirken acımaz. Herkesin zevk aldığı şeyler farklıdır, para harcamayı sevdiği şeyler farklıdır.
    Ayrıca bu işlere sadece maliyet hesabıyla bakılmaz. Çoğu zaman çaya 1 liraya içebildiğin yerler kız arkadaşınla vs rahatça oturup vakit geçirebileceğin yerler olmuyor. Onu da geçtim pek çok tercih nedeni var. Oturulan yerine konforu, varsa deniz manzarası vs gibi nedenlerden 1 lira yerine 5 lira vermek tercih edilebilir.
  • 04-06-2018, 23:45:21
    #16
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Mekanlar x birime mal olan ürünü 5x birime satıyordu. Son bir yılda hayat neredeyse %100 pahalandı.
    x birim maliyetli ürün, 2x'e mal olunca, çok paraya alışmış mekan sahipleri de fiyatı 6x ya da 7x yapacağına eski usül 2 ile çarpıp 10x yaptılar.
    İstanbul ve ankara için konuşmam gerekirse, dışarıda düzgün bir mekanda 2 kişi birşey yiyip içmek artık gerçekten lüks.
  • 04-06-2018, 23:47:07
    #17
    Arkadaşların dedikleri gibi konum ve mekanın markasına göre değişkenlik gösteriyor fiyatlar ANCAKKK; Durum öyle bir hal aldı ki, alım gücümüz ile doğru orantılı baktığımız zaman dışarıda kahve içmek bile insana koyar oldu. 1600 tl asgari ücret alan birisi haftada 1 dışarıda yemek yiyim kahvemi içiyim dese ayda 300 400 tl parası gidiyor.
    Mekanlarada hak vermek lazım tüm yatırımların betona yapıldığı bir ülkede kira fiyatları uçmuş durumda, eh çalışanlar 1600 alıyor diyoruz ama arka planda bunların sigortası falan derken 3000 tl ye geliyor bir çalışan iş sahibine ve hal böyle olunca adamlarda mecbur 1 liralık çaya 4 tl, 3 tllik kahveye 10 tl fiyat çekiyorlar.

    İşin hangi tarafından bakarsak bakalım işletme sahibide vatandaşta haklı bence. Burada haksız olan tek yer paramızın değerini ve buna bağlı olarak alım gücümüzü düşüren kişiler. Artık siz bunlara dış güç mü dersiniz yoksa devlet mi dersiniz orasını ben bilmiyorum herkesin bir yorumu var.

    Olaya şöyle bakalım
    1600 tl maaş = 3 tl çay , 10tl kahve , 25 tl nargile
    1600euro maaş= 1 euro bile olmayan çay, 2 euro kahve , en kral starbuzz tütünlü (öyle üçkağıt yok elin gavurunda) 7 euro

    Bu konu daha uzar. Ama ben mesela nişanlım ile beraber dışarıda yiyip içmeme kararı aldım çünkü aylık giderimizin büyük bir kısmını malesef dışarı verdiğimizi fark ettik. Yaptığımız tek şeyde hafta sonları bir iki yemek ve çay kahve. Artık bunlar lüks...
  • 04-06-2018, 23:55:16
    #18
    Konya'da yaşıyorum bir tanıdık en işlek yerlerden birine kafe açtı kirası 10.000tl içine 150.000tl yatırdı 3 ayda 150.000lik borcu ödedim dedi doğru mudur bilmem ama güzel kar var