zagwooL adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Benim ingilizcem iyiydi. Ta ki erasmusla yurtdisina ciktigimda anladim ki iyi degilmis
Gramer bilgim var, kelime bilgim var ama konusamiyordum. Bir cümle söylemek icin bi kac dakika düsünüyordum. Soru sorunca fiilerin yardimci fiillerin yerini düsünüyordum, hangi halde olmasi lazimdi fiil, ne nerede olmasi lazim vs.. Ama eramusta bi yabanci kiz arkadasim oldu. Onun ingilizcesi cok daha kötüydü ama onla mecburen ingilizce konusuyordum. Konusa konusa gelistirdik ikimizde. Onla ayrildiktan sonra baska ülkeye calismaya gidecek kadar ingilizcesini gelistirdi
Demem o ki, en iyi ögrenme sekli pratik yapmaktir. Tabi film izlemek de ise yarar. Istersen önce türkce altyazili, sonra ingilizce altyazili ve sonra altyazisiz izleyebilirsin. Sikici da olsa hem kulak asinali olur hem anlamlarini ögrenmis olursun..Imkanin varsa kursa git, yoksa anlayabilecegin kitaplar temin et. Dikkat et alacagin kitaplar kendi kendine ögrenme üzerine hazirlanmis olsun. Eger kursta kullanilan kitaplardan alirsan, bir ögretmene ihtiyac duyacaksin. Gramer pratigi yapmak icin kirmizi gramer kitabi (raymond murphy yazari) diye arat cikar karsina, baya meshurdur

Son olarak ve en önemli sey, ingilizceyi hayatina uygula, yasa.. Yabanci arkadaslar edin onlarla sürekli ingilizce konus, kendi kendine ingilizce konus, ingilizce kitaplar oku, günlük yaz, ingilizce düsün.. motive edecek seyler yap..
bybrown adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Sorularina gelirsek;
Merak ettiğim şeyler ise şunlar; hedefim Avrupa, Türkiye'de yetişmiş bir elektronikçinin Avrupa'da şansı sizce nedir?
türkiye'de yetismis elektronikci den kastin ne tam bilmiyorum. Lisedeyken bir elektronik mühendisiyle arkadas olmustum, fotogralara banyo yaptiriyordu
Ama aselsan da calisan da elektronikci var.. Yani kendini yetirstirmis bir elektronikci olup olmadigi önemli. Is her zaman bulunabilir ama unique özellikleriniz ne kadar fazlaysa o kadar ön plana cikarsiniz. Avrupada isler genelde bir uzmanlik alani üzerine olur. Siz güc elektronigi üzerine yogunlasmissaniz size kalkip da plc programlayin demezler. Ya da gömülü sistemlerle ugrasin demezler. Ancak türkiye'deki egitim sistemi karma karisik oldugu icin ve bi cok sey gösterdikleri icin avantaj da olabilir. Ben zamaninda cek cumhuriyetinde bir firmaya CV mi yolladigimda, bu CV dogru olamaz diye cevap vermislerdi
Keza buradaki is basvurularinda bile bilgimin cok oldugunu söylüyorlar. Cünkü ben hem elektronik hem bilgisayar egitimi aldim. Ayrica mobil development üzerine calistim. Okuldaki PLC kursuna gittim, robotik grubuna katildim, lisans bitirme tezim de android ile uzaktan cihaz kontrolü. Yildiz Teknik'ten bir dergide makalemiz yayimlandi http://eds.yildiz.edu.tr/AjaxTool/Ge...ArticleId=1996 (3 projenin gelistirilmesi tamamen bana aittir).Bunlari neden söyledim? Böyle seyler ilgi cekici, karsidaki adam diyor ki, bu kisinin cok bilgisi var, bundan bi cok sekilde istifade edebilirim, kendini gelistirmis, firmaya katkisi olur diye düsünüyor. Cünkü bazi yabancilarin cok fazla becerisi olmadan is aramaya calisiyor ve ingilizce'den baska dil bilmedigi icin de pek tercih edilmiyor. Cünkü yabanci birinin gelmesi firmaya ekstra bir maliyettir. O yüzden gelecek kisinin özelliginin cok olmasi önemlidir.
Avrupa için İngilizce yeterli olur mu (en azından ilk etapta) yoksa 2. bir dil şart der misiniz?
2. dilden ziyade, gidilecek ülkenin dilini bilmek önemli. Ama her zaman bir dil fazladan bilmek pozitiflik tasir. Eger dedigim gibi kalifiye biriyseniz cok tecrübeniz varsa dil olayi sonraya birakilabilir. Firma size kurs ücretini biz öderiz diye teklif yapar (ki suan pharma endüstride türkiye'den bir arkadas icin böyle teklif etmisler)
Elektronik için özellikle "şu" diyeceğiniz bir ülke var mı?
Elektronik icin aslinda avrupa'dan cok amerika daha ön planda olabilir ya da belki asya ülkeleri. Avrupa'da elektronik ile özdeslesen bir ülke yok. Makine sanayi deyince akla direk almanlar gelir. Keza makine programlamasinda da öyleler..
Okurken Erasmus'a gitmenin yurtdışında yaşama tecrübesi dışında bu duruma bir faydası olur mu
Benim is tecrübelerime göre, erasmusun bir katkisi olmadi. Sadece görüsmelerde vizyonumu actigini, dilimi gelistirdigini falan söylüyorum. Onun disinda calisma firsatim oldu erasmus yazinda. O calistigim alan (digital signage), türkiye'ye döndügümde is konusunda yardimci olmustu. Onun disinda oo erasmus yapmissin diyen biri olmadi.
ve son olarak üniversite not ortalamasının önemi nedir?
Üniversite not ortalamasi sadece yüksek lisans icin önemli. Bir kac firmada gördüm sadece yüksek not ortalamasi isteyen. Ama genel olarak kimse not ortalamasi sormaz. Tecrübe, yaptilan isler, bilgi seviyesi vs daha önemlidir.
Ayrıca bir soru daha sormak istiyorum ama bu sizin tecrübelerinizle pek alakalı değil. Düşünce tarzınız ve yaşamınız nedeni ile belki cevap verebilirsiniz diye soruyorum. Ben öğrencilik hayatımda çalışmak istiyorum, aslında asıl istediğim freelance olarak internetten çalışmak. En iyi bildiğim şeylere HTML, CSS, PHP ve Photoshop. Bunları paraya çevirmek (bir öğrenci olarak harçlık çıkartacak kadar) için sizce nasıl bir yol izlenebilir?
Ben okurken calistim part-time olarak. Ilk olarak home office olarak calistim ancak sirkete yakin bi yere tasindiktan sonra calistigim günler sirkete gidiyordum. Okurken bir sinif arkadasim demisti, bir grafik tasarimci tanidigi var freelance olarak calisiyor ve aylik cok cok fazla para kazaniyor diye. Tabi is baglamak icin bir cok seye ihtiyac duyulacak. Tecrübe, referans vs. ülkenin is arama sitelerine girip freelance arayanlara bakilabilir ya da firmaya teklifte bulunulabilir. Freelance olmasa bile part-time calisilabilir.
Ben bu bölüme puanım yettiği için değil istediğim için girdim. Çocukluğumdan beri bilgisayara, teknolojiye yazılıma ve elektronik her şeye ilgim var. Elektronik adına (henüz 1. sınıfım) pek bir şey yapamasam da yazılım konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum ve bundan zevk alıyorum. Bu işte başarıyı yakalamak için tutkunun önemli bir etken olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca cevaplamak isterseniz size de birkaç kişisel soru sormak istiyorum, konuda göremedim bunları. Yaşadığınız ülke (sanırım İsviçre), tam mesleğiniz ve eğitiminiz nedir? Siz yurtdışına nasıl çıktınız?
Isvicre'de yasiyorum, buraya 2014 subatta geldim. Computer Science da yüksek lisans yaptim ( http://mcs.unibnf.ch ). Geldikten bi kac ay sonra yazilim üzerine is buldum, mobile uygulama gelistiriyordum bir firma icin. Okulum bitince o firmada yazilim gelistirici olarak devam ettim. Türkiye'den direk isvicre'ye is amacli gelme olayi pek kolay bi sey degil. Benim yüksek lisansa ihtiyacim yoktu bilgi anlaminda ancak evlilik harici gelmenin pek mümkün olmadigi gercegi oldugu icin egitim amaciyla geldim. Bazi arkadaslarim da bu sekilde gelip kaldilar ve is buldular. Bazilari bulamayip ülkelerine döndü. Mezun olduktan sonra 6 aylik süre veriliyor burada is bulmak icin. O da cok kolay bi sey degil. Bir cok 'iyi yazilimci' is bulamiyor. Tanidigim bi kac arkadas var. Benim en büyük avantajim, okurken calismak oldu. Mezun olunca da kolay sekilde calistigim yerde devam ettim. Normalde mezuniyet sonrasi is bulsaniz bile yabancilar polisi/ofisi izni onaylamayabiliyor. Bunun da cesitli kriterleri var.Mesela
Is ilanina birebir uyma
Frimanin isvicre ya da AB üye ülkelerinde birini bulamamasi ve bunu ispat etmesi
Maasin belli bir seviyenin üstünde olmas (bizim icin kriter bern icin en az aylik 6500 isvicre frangi olmali)
Yüksek lisans mezunu olmali
Ülkeye ekonomik ya da bilimsel olarak katki saglacagini göstermeli (ekonomik olarak maas yüksekse fazla vergi ödersin demek, bilimsel olarak da ARGE üzerine calisirsan ya da üniv.de arastirmalar yaparsan)
bu isvicre'deki okullardan mezun olanlar icin gecerli. Almanya'da kurallar daha yumusak. Ama gitmek istedigin ülkenin dilini bilmende büyük fayda var.
Önce kisiyi gercek manada tanima üzerine yapmaya calistim. Yani sadece ertan'i takip deyip, o kadar kisi arasindan sadece ertan'i takip etme olayi ancak bu biraz daha detayli. Ilk denemelerimde saglikli sonuc alamadim. Sistem karistiriyor kisileri. Belki doktora tezi icin böyle bi seyler yapilabilirdi..