• 23-07-2018, 23:58:12
    #28
    zagwooL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İngilizceyi en iyi ve en kısa sürede nasıl öğrenebiliriz? Neler yapmalıyız?
    türkiye'de o kadar yil egitim alindigi halde okullardaki egitim seviyesi ortada.. Bunun asil nedeni aslinda pratik eksikligi, güncel hayatinda kullanamama ve ciddiye almama. Ozel kurslara para verilince ve oradaki hocalarla/ögrencilerle interaktif sekilde kullaninca daha iyi ögrenilmis oluyor. Ingilizce dedigim gibi en kolay dillerden biri. Kendi cabanizla ögrenilebilecegi gibi kursla da ögrenilebilinir. Kursun avantaji, ögrencilerin sizinle ayni amacla orada bulunmasi, pratik yapma sansiniz, anlamadiginizi hemen ögretmene sorma sansiniz, zorunlu disiplinli calisma. Bunlari ben kendim de hallederim derseniz o halde kursa gerek yok. Güzel bir gramer kitabi alip ögrenmeye baslarsiniz. Ama is gramer ile bitmiyor hatta gramere bogulmamak gerekiyor. Ogrendiklerinizi sürekli birileriyle pratik yapmak gerekiyor, kelimeler ögrenmek gerekiyor. Cünkü kelime bilmediniz mi ne konusacaksiniz? Gramer bilmediniz mi cümleniz anlamsiz olacaktir. Ama pratik her seyin üstesinden gelir. Ben erasmustayken italyan ögrencilerden sunu duymustum "I does ..." paldir küldür de olsa konusuyordu bi seyler. Muhtemelen dönem bitince baya gelistirmis olacaktir.

    Benim ingilizcem iyiydi. Ta ki erasmusla yurtdisina ciktigimda anladim ki iyi degilmis Gramer bilgim var, kelime bilgim var ama konusamiyordum. Bir cümle söylemek icin bi kac dakika düsünüyordum. Soru sorunca fiilerin yardimci fiillerin yerini düsünüyordum, hangi halde olmasi lazimdi fiil, ne nerede olmasi lazim vs.. Ama eramusta bi yabanci kiz arkadasim oldu. Onun ingilizcesi cok daha kötüydü ama onla mecburen ingilizce konusuyordum. Konusa konusa gelistirdik ikimizde. Onla ayrildiktan sonra baska ülkeye calismaya gidecek kadar ingilizcesini gelistirdi Demem o ki, en iyi ögrenme sekli pratik yapmaktir. Tabi film izlemek de ise yarar. Istersen önce türkce altyazili, sonra ingilizce altyazili ve sonra altyazisiz izleyebilirsin. Sikici da olsa hem kulak asinali olur hem anlamlarini ögrenmis olursun..

    Imkanin varsa kursa git, yoksa anlayabilecegin kitaplar temin et. Dikkat et alacagin kitaplar kendi kendine ögrenme üzerine hazirlanmis olsun. Eger kursta kullanilan kitaplardan alirsan, bir ögretmene ihtiyac duyacaksin. Gramer pratigi yapmak icin kirmizi gramer kitabi (raymond murphy yazari) diye arat cikar karsina, baya meshurdur

    Son olarak ve en önemli sey, ingilizceyi hayatina uygula, yasa.. Yabanci arkadaslar edin onlarla sürekli ingilizce konus, kendi kendine ingilizce konus, ingilizce kitaplar oku, günlük yaz, ingilizce düsün.. motive edecek seyler yap..



    bybrown adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle merhabalar,

    Böyle bir konu açmanız gerçekten takdir edilesi, kendi adıma teşekkür ediyorum size. Belki sizden daha iyi cevaplar verecek insanlar vardır forumda ama sonuçta bunu yapan siz olmuşsunuz.

    Ben de birkaç şey sormak istiyorum,

    İstanbul Teknik Üniversitesi'nde elektronik ve haberleşme mühendisliği okuyorum. Mezun olduktan sonra bir çok kişi gibi ben de yurtdışına çıkmak istiyorum.

    Merak ettiğim şeyler ise şunlar; hedefim Avrupa, Türkiye'de yetişmiş bir elektronikçinin Avrupa'da şansı sizce nedir? Avrupa için İngilizce yeterli olur mu (en azından ilk etapta) yoksa 2. bir dil şart der misiniz? Elektronik için özellikle "şu" diyeceğiniz bir ülke var mı? Okurken Erasmus'a gitmenin yurtdışında yaşama tecrübesi dışında bu duruma bir faydası olur mu ve son olarak üniversite not ortalamasının önemi nedir?

    Ayrıca bir soru daha sormak istiyorum ama bu sizin tecrübelerinizle pek alakalı değil. Düşünce tarzınız ve yaşamınız nedeni ile belki cevap verebilirsiniz diye soruyorum. Ben öğrencilik hayatımda çalışmak istiyorum, aslında asıl istediğim freelance olarak internetten çalışmak. En iyi bildiğim şeylere HTML, CSS, PHP ve Photoshop. Bunları paraya çevirmek (bir öğrenci olarak harçlık çıkartacak kadar) için sizce nasıl bir yol izlenebilir?

    Ben bu bölüme puanım yettiği için değil istediğim için girdim. Çocukluğumdan beri bilgisayara, teknolojiye yazılıma ve elektronik her şeye ilgim var. Elektronik adına (henüz 1. sınıfım) pek bir şey yapamasam da yazılım konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum ve bundan zevk alıyorum. Bu işte başarıyı yakalamak için tutkunun önemli bir etken olduğunu düşünüyorum.

    Ayrıca cevaplamak isterseniz size de birkaç kişisel soru sormak istiyorum, konuda göremedim bunları. Yaşadığınız ülke (sanırım İsviçre), tam mesleğiniz ve eğitiminiz nedir? Siz yurtdışına nasıl çıktınız?
    Merhaba hocam, elbette her seyimi bildigimi iddia etmiyorum sadece tecrübelerime ve bilgilerime dayanarak bu isi yapiyorum. Ben bilginin de zekati olduguna inandigim icin bilgimi paylasma zorunlulugu tasiyorum

    Sorularina gelirsek;

    Merak ettiğim şeyler ise şunlar; hedefim Avrupa, Türkiye'de yetişmiş bir elektronikçinin Avrupa'da şansı sizce nedir?


    türkiye'de yetismis elektronikci den kastin ne tam bilmiyorum. Lisedeyken bir elektronik mühendisiyle arkadas olmustum, fotogralara banyo yaptiriyordu Ama aselsan da calisan da elektronikci var.. Yani kendini yetirstirmis bir elektronikci olup olmadigi önemli. Is her zaman bulunabilir ama unique özellikleriniz ne kadar fazlaysa o kadar ön plana cikarsiniz.

    Avrupada isler genelde bir uzmanlik alani üzerine olur. Siz güc elektronigi üzerine yogunlasmissaniz size kalkip da plc programlayin demezler. Ya da gömülü sistemlerle ugrasin demezler. Ancak türkiye'deki egitim sistemi karma karisik oldugu icin ve bi cok sey gösterdikleri icin avantaj da olabilir. Ben zamaninda cek cumhuriyetinde bir firmaya CV mi yolladigimda, bu CV dogru olamaz diye cevap vermislerdi Keza buradaki is basvurularinda bile bilgimin cok oldugunu söylüyorlar. Cünkü ben hem elektronik hem bilgisayar egitimi aldim. Ayrica mobil development üzerine calistim. Okuldaki PLC kursuna gittim, robotik grubuna katildim, lisans bitirme tezim de android ile uzaktan cihaz kontrolü. Yildiz Teknik'ten bir dergide makalemiz yayimlandi http://eds.yildiz.edu.tr/AjaxTool/Ge...ArticleId=1996 (3 projenin gelistirilmesi tamamen bana aittir).

    Bunlari neden söyledim? Böyle seyler ilgi cekici, karsidaki adam diyor ki, bu kisinin cok bilgisi var, bundan bi cok sekilde istifade edebilirim, kendini gelistirmis, firmaya katkisi olur diye düsünüyor. Cünkü bazi yabancilarin cok fazla becerisi olmadan is aramaya calisiyor ve ingilizce'den baska dil bilmedigi icin de pek tercih edilmiyor. Cünkü yabanci birinin gelmesi firmaya ekstra bir maliyettir. O yüzden gelecek kisinin özelliginin cok olmasi önemlidir.

    Avrupa için İngilizce yeterli olur mu (en azından ilk etapta) yoksa 2. bir dil şart der misiniz?

    2. dilden ziyade, gidilecek ülkenin dilini bilmek önemli. Ama her zaman bir dil fazladan bilmek pozitiflik tasir. Eger dedigim gibi kalifiye biriyseniz cok tecrübeniz varsa dil olayi sonraya birakilabilir. Firma size kurs ücretini biz öderiz diye teklif yapar (ki suan pharma endüstride türkiye'den bir arkadas icin böyle teklif etmisler)

    Elektronik için özellikle "şu" diyeceğiniz bir ülke var mı?

    Elektronik icin aslinda avrupa'dan cok amerika daha ön planda olabilir ya da belki asya ülkeleri. Avrupa'da elektronik ile özdeslesen bir ülke yok. Makine sanayi deyince akla direk almanlar gelir. Keza makine programlamasinda da öyleler..

    Okurken Erasmus'a gitmenin yurtdışında yaşama tecrübesi dışında bu duruma bir faydası olur mu

    Benim is tecrübelerime göre, erasmusun bir katkisi olmadi. Sadece görüsmelerde vizyonumu actigini, dilimi gelistirdigini falan söylüyorum. Onun disinda calisma firsatim oldu erasmus yazinda. O calistigim alan (digital signage), türkiye'ye döndügümde is konusunda yardimci olmustu. Onun disinda oo erasmus yapmissin diyen biri olmadi.

    ve son olarak üniversite not ortalamasının önemi nedir?

    Üniversite not ortalamasi sadece yüksek lisans icin önemli. Bir kac firmada gördüm sadece yüksek not ortalamasi isteyen. Ama genel olarak kimse not ortalamasi sormaz. Tecrübe, yaptilan isler, bilgi seviyesi vs daha önemlidir.



    Ayrıca bir soru daha sormak istiyorum ama bu sizin tecrübelerinizle pek alakalı değil. Düşünce tarzınız ve yaşamınız nedeni ile belki cevap verebilirsiniz diye soruyorum. Ben öğrencilik hayatımda çalışmak istiyorum, aslında asıl istediğim freelance olarak internetten çalışmak. En iyi bildiğim şeylere HTML, CSS, PHP ve Photoshop. Bunları paraya çevirmek (bir öğrenci olarak harçlık çıkartacak kadar) için sizce nasıl bir yol izlenebilir?


    Ben okurken calistim part-time olarak. Ilk olarak home office olarak calistim ancak sirkete yakin bi yere tasindiktan sonra calistigim günler sirkete gidiyordum. Okurken bir sinif arkadasim demisti, bir grafik tasarimci tanidigi var freelance olarak calisiyor ve aylik cok cok fazla para kazaniyor diye. Tabi is baglamak icin bir cok seye ihtiyac duyulacak. Tecrübe, referans vs. ülkenin is arama sitelerine girip freelance arayanlara bakilabilir ya da firmaya teklifte bulunulabilir. Freelance olmasa bile part-time calisilabilir.


    Ben bu bölüme puanım yettiği için değil istediğim için girdim. Çocukluğumdan beri bilgisayara, teknolojiye yazılıma ve elektronik her şeye ilgim var. Elektronik adına (henüz 1. sınıfım) pek bir şey yapamasam da yazılım konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum ve bundan zevk alıyorum. Bu işte başarıyı yakalamak için tutkunun önemli bir etken olduğunu düşünüyorum.

    Ayrıca cevaplamak isterseniz size de birkaç kişisel soru sormak istiyorum, konuda göremedim bunları. Yaşadığınız ülke (sanırım İsviçre), tam mesleğiniz ve eğitiminiz nedir? Siz yurtdışına nasıl çıktınız?


    Isvicre'de yasiyorum, buraya 2014 subatta geldim. Computer Science da yüksek lisans yaptim ( http://mcs.unibnf.ch ). Geldikten bi kac ay sonra yazilim üzerine is buldum, mobile uygulama gelistiriyordum bir firma icin. Okulum bitince o firmada yazilim gelistirici olarak devam ettim. Türkiye'den direk isvicre'ye is amacli gelme olayi pek kolay bi sey degil. Benim yüksek lisansa ihtiyacim yoktu bilgi anlaminda ancak evlilik harici gelmenin pek mümkün olmadigi gercegi oldugu icin egitim amaciyla geldim. Bazi arkadaslarim da bu sekilde gelip kaldilar ve is buldular. Bazilari bulamayip ülkelerine döndü. Mezun olduktan sonra 6 aylik süre veriliyor burada is bulmak icin. O da cok kolay bi sey degil. Bir cok 'iyi yazilimci' is bulamiyor. Tanidigim bi kac arkadas var. Benim en büyük avantajim, okurken calismak oldu. Mezun olunca da kolay sekilde calistigim yerde devam ettim. Normalde mezuniyet sonrasi is bulsaniz bile yabancilar polisi/ofisi izni onaylamayabiliyor. Bunun da cesitli kriterleri var.Mesela
    Is ilanina birebir uyma
    Frimanin isvicre ya da AB üye ülkelerinde birini bulamamasi ve bunu ispat etmesi
    Maasin belli bir seviyenin üstünde olmas (bizim icin kriter bern icin en az aylik 6500 isvicre frangi olmali)
    Yüksek lisans mezunu olmali
    Ülkeye ekonomik ya da bilimsel olarak katki saglacagini göstermeli (ekonomik olarak maas yüksekse fazla vergi ödersin demek, bilimsel olarak da ARGE üzerine calisirsan ya da üniv.de arastirmalar yaparsan)

    bu isvicre'deki okullardan mezun olanlar icin gecerli. Almanya'da kurallar daha yumusak. Ama gitmek istedigin ülkenin dilini bilmende büyük fayda var.
  • 24-07-2018, 00:40:42
    #29
    ertan2002 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    türkiye'de o kadar yil egitim alindigi halde okullardaki egitim seviyesi ortada.. Bunun asil nedeni aslinda pratik eksikligi, güncel hayatinda kullanamama ve ciddiye almama. Ozel kurslara para verilince ve oradaki hocalarla/ögrencilerle interaktif sekilde kullaninca daha iyi ögrenilmis oluyor. Ingilizce dedigim gibi en kolay dillerden biri. Kendi cabanizla ögrenilebilecegi gibi kursla da ögrenilebilinir. Kursun avantaji, ögrencilerin sizinle ayni amacla orada bulunmasi, pratik yapma sansiniz, anlamadiginizi hemen ögretmene sorma sansiniz, zorunlu disiplinli calisma. Bunlari ben kendim de hallederim derseniz o halde kursa gerek yok. Güzel bir gramer kitabi alip ögrenmeye baslarsiniz. Ama is gramer ile bitmiyor hatta gramere bogulmamak gerekiyor. Ogrendiklerinizi sürekli birileriyle pratik yapmak gerekiyor, kelimeler ögrenmek gerekiyor. Cünkü kelime bilmediniz mi ne konusacaksiniz? Gramer bilmediniz mi cümleniz anlamsiz olacaktir. Ama pratik her seyin üstesinden gelir. Ben erasmustayken italyan ögrencilerden sunu duymustum "I does ..." paldir küldür de olsa konusuyordu bi seyler. Muhtemelen dönem bitince baya gelistirmis olacaktir.

    Benim ingilizcem iyiydi. Ta ki erasmusla yurtdisina ciktigimda anladim ki iyi degilmis Gramer bilgim var, kelime bilgim var ama konusamiyordum. Bir cümle söylemek icin bi kac dakika düsünüyordum. Soru sorunca fiilerin yardimci fiillerin yerini düsünüyordum, hangi halde olmasi lazimdi fiil, ne nerede olmasi lazim vs.. Ama eramusta bi yabanci kiz arkadasim oldu. Onun ingilizcesi cok daha kötüydü ama onla mecburen ingilizce konusuyordum. Konusa konusa gelistirdik ikimizde. Onla ayrildiktan sonra baska ülkeye calismaya gidecek kadar ingilizcesini gelistirdi Demem o ki, en iyi ögrenme sekli pratik yapmaktir. Tabi film izlemek de ise yarar. Istersen önce türkce altyazili, sonra ingilizce altyazili ve sonra altyazisiz izleyebilirsin. Sikici da olsa hem kulak asinali olur hem anlamlarini ögrenmis olursun..

    Imkanin varsa kursa git, yoksa anlayabilecegin kitaplar temin et. Dikkat et alacagin kitaplar kendi kendine ögrenme üzerine hazirlanmis olsun. Eger kursta kullanilan kitaplardan alirsan, bir ögretmene ihtiyac duyacaksin. Gramer pratigi yapmak icin kirmizi gramer kitabi (raymond murphy yazari) diye arat cikar karsina, baya meshurdur

    Son olarak ve en önemli sey, ingilizceyi hayatina uygula, yasa.. Yabanci arkadaslar edin onlarla sürekli ingilizce konus, kendi kendine ingilizce konus, ingilizce kitaplar oku, günlük yaz, ingilizce düsün.. motive edecek seyler yap..





    Merhaba hocam, elbette her seyimi bildigimi iddia etmiyorum sadece tecrübelerime ve bilgilerime dayanarak bu isi yapiyorum. Ben bilginin de zekati olduguna inandigim icin bilgimi paylasma zorunlulugu tasiyorum

    Sorularina gelirsek;

    Merak ettiğim şeyler ise şunlar; hedefim Avrupa, Türkiye'de yetişmiş bir elektronikçinin Avrupa'da şansı sizce nedir?


    türkiye'de yetismis elektronikci den kastin ne tam bilmiyorum. Lisedeyken bir elektronik mühendisiyle arkadas olmustum, fotogralara banyo yaptiriyordu Ama aselsan da calisan da elektronikci var.. Yani kendini yetirstirmis bir elektronikci olup olmadigi önemli. Is her zaman bulunabilir ama unique özellikleriniz ne kadar fazlaysa o kadar ön plana cikarsiniz.

    Avrupada isler genelde bir uzmanlik alani üzerine olur. Siz güc elektronigi üzerine yogunlasmissaniz size kalkip da plc programlayin demezler. Ya da gömülü sistemlerle ugrasin demezler. Ancak türkiye'deki egitim sistemi karma karisik oldugu icin ve bi cok sey gösterdikleri icin avantaj da olabilir. Ben zamaninda cek cumhuriyetinde bir firmaya CV mi yolladigimda, bu CV dogru olamaz diye cevap vermislerdi Keza buradaki is basvurularinda bile bilgimin cok oldugunu söylüyorlar. Cünkü ben hem elektronik hem bilgisayar egitimi aldim. Ayrica mobil development üzerine calistim. Okuldaki PLC kursuna gittim, robotik grubuna katildim, lisans bitirme tezim de android ile uzaktan cihaz kontrolü. Yildiz Teknik'ten bir dergide makalemiz yayimlandi http://eds.yildiz.edu.tr/AjaxTool/Ge...ArticleId=1996 (3 projenin gelistirilmesi tamamen bana aittir).

    Bunlari neden söyledim? Böyle seyler ilgi cekici, karsidaki adam diyor ki, bu kisinin cok bilgisi var, bundan bi cok sekilde istifade edebilirim, kendini gelistirmis, firmaya katkisi olur diye düsünüyor. Cünkü bazi yabancilarin cok fazla becerisi olmadan is aramaya calisiyor ve ingilizce'den baska dil bilmedigi icin de pek tercih edilmiyor. Cünkü yabanci birinin gelmesi firmaya ekstra bir maliyettir. O yüzden gelecek kisinin özelliginin cok olmasi önemlidir.

    Avrupa için İngilizce yeterli olur mu (en azından ilk etapta) yoksa 2. bir dil şart der misiniz?

    2. dilden ziyade, gidilecek ülkenin dilini bilmek önemli. Ama her zaman bir dil fazladan bilmek pozitiflik tasir. Eger dedigim gibi kalifiye biriyseniz cok tecrübeniz varsa dil olayi sonraya birakilabilir. Firma size kurs ücretini biz öderiz diye teklif yapar (ki suan pharma endüstride türkiye'den bir arkadas icin böyle teklif etmisler)

    Elektronik için özellikle "şu" diyeceğiniz bir ülke var mı?

    Elektronik icin aslinda avrupa'dan cok amerika daha ön planda olabilir ya da belki asya ülkeleri. Avrupa'da elektronik ile özdeslesen bir ülke yok. Makine sanayi deyince akla direk almanlar gelir. Keza makine programlamasinda da öyleler..

    Okurken Erasmus'a gitmenin yurtdışında yaşama tecrübesi dışında bu duruma bir faydası olur mu

    Benim is tecrübelerime göre, erasmusun bir katkisi olmadi. Sadece görüsmelerde vizyonumu actigini, dilimi gelistirdigini falan söylüyorum. Onun disinda calisma firsatim oldu erasmus yazinda. O calistigim alan (digital signage), türkiye'ye döndügümde is konusunda yardimci olmustu. Onun disinda oo erasmus yapmissin diyen biri olmadi.

    ve son olarak üniversite not ortalamasının önemi nedir?

    Üniversite not ortalamasi sadece yüksek lisans icin önemli. Bir kac firmada gördüm sadece yüksek not ortalamasi isteyen. Ama genel olarak kimse not ortalamasi sormaz. Tecrübe, yaptilan isler, bilgi seviyesi vs daha önemlidir.



    Ayrıca bir soru daha sormak istiyorum ama bu sizin tecrübelerinizle pek alakalı değil. Düşünce tarzınız ve yaşamınız nedeni ile belki cevap verebilirsiniz diye soruyorum. Ben öğrencilik hayatımda çalışmak istiyorum, aslında asıl istediğim freelance olarak internetten çalışmak. En iyi bildiğim şeylere HTML, CSS, PHP ve Photoshop. Bunları paraya çevirmek (bir öğrenci olarak harçlık çıkartacak kadar) için sizce nasıl bir yol izlenebilir?


    Ben okurken calistim part-time olarak. Ilk olarak home office olarak calistim ancak sirkete yakin bi yere tasindiktan sonra calistigim günler sirkete gidiyordum. Okurken bir sinif arkadasim demisti, bir grafik tasarimci tanidigi var freelance olarak calisiyor ve aylik cok cok fazla para kazaniyor diye. Tabi is baglamak icin bir cok seye ihtiyac duyulacak. Tecrübe, referans vs. ülkenin is arama sitelerine girip freelance arayanlara bakilabilir ya da firmaya teklifte bulunulabilir. Freelance olmasa bile part-time calisilabilir.


    Ben bu bölüme puanım yettiği için değil istediğim için girdim. Çocukluğumdan beri bilgisayara, teknolojiye yazılıma ve elektronik her şeye ilgim var. Elektronik adına (henüz 1. sınıfım) pek bir şey yapamasam da yazılım konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum ve bundan zevk alıyorum. Bu işte başarıyı yakalamak için tutkunun önemli bir etken olduğunu düşünüyorum.

    Ayrıca cevaplamak isterseniz size de birkaç kişisel soru sormak istiyorum, konuda göremedim bunları. Yaşadığınız ülke (sanırım İsviçre), tam mesleğiniz ve eğitiminiz nedir? Siz yurtdışına nasıl çıktınız?


    Isvicre'de yasiyorum, buraya 2014 subatta geldim. Computer Science da yüksek lisans yaptim ( http://mcs.unibnf.ch ). Geldikten bi kac ay sonra yazilim üzerine is buldum, mobile uygulama gelistiriyordum bir firma icin. Okulum bitince o firmada yazilim gelistirici olarak devam ettim. Türkiye'den direk isvicre'ye is amacli gelme olayi pek kolay bi sey degil. Benim yüksek lisansa ihtiyacim yoktu bilgi anlaminda ancak evlilik harici gelmenin pek mümkün olmadigi gercegi oldugu icin egitim amaciyla geldim. Bazi arkadaslarim da bu sekilde gelip kaldilar ve is buldular. Bazilari bulamayip ülkelerine döndü. Mezun olduktan sonra 6 aylik süre veriliyor burada is bulmak icin. O da cok kolay bi sey degil. Bir cok 'iyi yazilimci' is bulamiyor. Tanidigim bi kac arkadas var. Benim en büyük avantajim, okurken calismak oldu. Mezun olunca da kolay sekilde calistigim yerde devam ettim. Normalde mezuniyet sonrasi is bulsaniz bile yabancilar polisi/ofisi izni onaylamayabiliyor. Bunun da cesitli kriterleri var.Mesela
    Is ilanina birebir uyma
    Frimanin isvicre ya da AB üye ülkelerinde birini bulamamasi ve bunu ispat etmesi
    Maasin belli bir seviyenin üstünde olmas (bizim icin kriter bern icin en az aylik 6500 isvicre frangi olmali)
    Yüksek lisans mezunu olmali
    Ülkeye ekonomik ya da bilimsel olarak katki saglacagini göstermeli (ekonomik olarak maas yüksekse fazla vergi ödersin demek, bilimsel olarak da ARGE üzerine calisirsan ya da üniv.de arastirmalar yaparsan)

    bu isvicre'deki okullardan mezun olanlar icin gecerli. Almanya'da kurallar daha yumusak. Ama gitmek istedigin ülkenin dilini bilmende büyük fayda var.
    Cevaplarınız için çok teşekkürler ne kadar yardımcı olduğunuzu bilemezsiniz.

    Sanırım yurtdışında yüksek lisans yapmak bir hayli fayda sağlayacak bu hedef için. Umarım başarabilirim

    Bir de bildiğim kadarıyla İsviçre'de birden fazla resmi dil var ve her bölgede farklı dil konuşuluyor. İsviçre'li bir arkadaşım olmuştu, farklı bölgelerden insanlarla biz bile anlaşamıyoruz demişti. Almanca orada yaygın dillerden bir tanesi yine yanılmıyorsam, günlük hayatta Almanca mı en çok işinize yarıyor yoksa İngilizce mi?
  • 24-07-2018, 01:20:18
    #30
    bybrown adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cevaplarınız için çok teşekkürler ne kadar yardımcı olduğunuzu bilemezsiniz.

    Sanırım yurtdışında yüksek lisans yapmak bir hayli fayda sağlayacak bu hedef için. Umarım başarabilirim

    Bir de bildiğim kadarıyla İsviçre'de birden fazla resmi dil var ve her bölgede farklı dil konuşuluyor. İsviçre'li bir arkadaşım olmuştu, farklı bölgelerden insanlarla biz bile anlaşamıyoruz demişti. Almanca orada yaygın dillerden bir tanesi yine yanılmıyorsam, günlük hayatta Almanca mı en çok işinize yarıyor yoksa İngilizce mi?
    üniversitenin tüm imkanlarindan yararlanmani tavsiye ederim, kendini gelistir. PIC, PLC kesinlikle ögren ve keza embedded systems e yönelebilirsin ilgin varsa.. Yazilimla ilgili cünkü bunlarda.

    Isvicre'de 4 tane resmi dil var. 3 ü yazili ama romansch dili sözlü. Her kantonun bir ya da iki resmi dili mevcut. Bunlar almanca, italyanca ve fransizca. Italyanca ve fransizca pek farklilik göstermese de almanca farklilik gösteriyor. Burada isvicre almancasi konusuluyor ve her bölgenin almancasi farkli daha dogrusu farkli kelimeler kullaniliyor, ayni kantonda olsa bile aksanlar farkli olabiliyor. Genellikle kendi aralarinda anlasabiliyorlar bi problem yok. Belki bazi kendilerine has kelimeler kullaninca sikinti cikiyor olabilir. Almanya'dan gelenler ya da hochdeutsch yani yüksek almanca bilenler isvicre almancasini pek anlayamiyorlar. Birinci sebebi dialekt, ikinci sebebi de kendilerine özgü kelime ve gramer yapisi olmasi. Ancak isvicre almancasi yazili degil sözlü bir dildir. Resmi yazismalar, mailler yüksek almanca ile yapilir. Ancak gencler kendi aralarinda isvicre almancasiyla yazisiyorlar. Almanca bazen isvicrelilere zor gelebiliyor cünkü ana dilleri almanca degil isvicre almancasidir. O yüzden bazen konusmalarda hochdeutsch bitte deyince, deneyeyim diyorlar Cünkü onlar icin de zor olabiliyor. Ama genc kesim iyi konusuyor. Isvicreliler biraz degisik aksanla yüksek almanca konusuyorlar ama günlük hayatta genelde isvicre almancasi konusuluyor. Benim almancamin cabuk ilerlememesinin bir sebebi bu. Cünkü cevrede genelde hep isvicre almancasi duyuyorum.. Ben artik anliyorum ikisini de ama yine de yüksek almanca daha kolay..

    Ornek vermek gerekirse bu isvicre almancasi
    (zürih taraflarinda konusulan aksan)


    https://www.youtube.com/watch?v=E3-UfPCubsE


    meslea burada da adamlar (1:25), isvicre aksaniyla hochdeutsch konusuyor.


    https://youtu.be/bKbdFM5r7DU?t=1m25s


    konusan kadin ise alman aksaniyla hochdeutsch konusuyor..
  • 24-07-2018, 03:32:30
    #31
    ertan2002 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    video cekilirken ben yoktum, onlar kaldigi yurtta cekmisler. Ama normalde ses komutlari da calisiyor.. Sag kol ile zoom in-out, sag-sol-yukari-asagi hareket ve diger elle de ates edilebiliyor. Sesli komut icinde bir kac özellik vardi, “zoom in”, “zoom out”, “go”, “stop”, “fire” gibi.. Bunlar iyi calisiyor. Unity ile yapmistik. Ben engine tarafini yaptim, bir arkadas tasarimini, digeri de raporu yazmisti. Kinect cok hos aslinda ama biraz pahali o yüzden yayginlasmasi zor.Tabi kinect gibi alternatifler var hocam. Mesela farkli olarak leap motion a bakabilirsin, onun haricinde bi kac tane daha böyle seyler vardi ama isimleri pek aklimda degil. Ama sen web tabanli yapmak istedigin icin pek isine yaramaz Sadece örnek vermek istedim.
    Leapmotion'a baktım çok güzel hocam, bence gelecek bu. Ama benim kastettiğim şeydi, bunu bir aparat olmadan direk webcamden gördüğüyle yapmak çok mu teferruatlı olur ki, yani webcam görecek tanıyacak ve okuyacak, kinect falan gibi değil, 20-30 liralık kamerayla bunları yapabilmek lazım.
    Bu arada ben ilk temeli attım Bu tür küçük şeyleri yaptıktan sonra gerisinin geleceğine inanıyorum, mesela şuna iki resim birkaç efekt koysam al sana minik oyun Aynı zamanda forumdaki bir diğer değerli arkadaşın yorumuyla ruby veya python arasında da gidip geliyorum yan ek bir dil olması açısından.
    http://caylakgirisimci.byethost14.com/firstone.html deneyenler puanlarını yazarsa sevinirim ölene kadar oynamalısınız puan için.
    not: javascript öğreniyorum.stil bilerek kullanmadım.
  • 24-07-2018, 10:47:36
    #32
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Leapmotion'a baktım çok güzel hocam, bence gelecek bu. Ama benim kastettiğim şeydi, bunu bir aparat olmadan direk webcamden gördüğüyle yapmak çok mu teferruatlı olur ki, yani webcam görecek tanıyacak ve okuyacak, kinect falan gibi değil, 20-30 liralık kamerayla bunları yapabilmek lazım.
    Bu arada ben ilk temeli attım Bu tür küçük şeyleri yaptıktan sonra gerisinin geleceğine inanıyorum, mesela şuna iki resim birkaç efekt koysam al sana minik oyun Aynı zamanda forumdaki bir diğer değerli arkadaşın yorumuyla ruby veya python arasında da gidip geliyorum yan ek bir dil olması açısından.
    http://caylakgirisimci.byethost14.com/firstone.html deneyenler puanlarını yazarsa sevinirim ölene kadar oynamalısınız puan için.
    not: javascript öğreniyorum.stil bilerek kullanmadım.
    kinect farkli hocam, oyunun sag üst kösesine bakarsan orada iskelet göreceksin. Oradaki her eklem parcasinin koordinatini kinect veriyor bize. O yüzden kolaylikla kontrol edebiliyoruz. Normal webcamlerde öncelikle kalite cok düsük. Image processing ile bir noktaya kadar yapabilirsin. Kalite en önemli faktör. Elbette normal kamerayla da yapabilirsin bi seyler ama ayni performansi saglaman mümkün degil hele kalitesiz kameralarla. Onun yerine insanlar parmaklarina farkli renklerde bi seyler takiyorlar. Oyun motoru da o renkleri takip ediyor böylece sorun bir nebze cözülmüs oluyor. Ama yine de zor.

    Benim yüksek lisans bitirme tezim de kisi takip etme üzerineydi. Bir tane 270 derece dönen IP kamerasi kullandim ve skype a bagladim. Daha sonra skype ile görüsme yapinca, konusan kisi yürüyünce kamera da dönerek o kisiyi takip ediyor. 3 sekilde takip imkani var.
    1- face detection
    2- head and shoulder
    3- upper buddy

    yüzü bulamazsa, kafa ve omuzlari bulmaya calisiyor, onu da bulamazsa üst vücudu bulmaya calisiyor. Bulunca da koordinatini buluyor, daha sonra o koordinati ekranin ortasina getirmek icin kamera dönüyor böylece kisiyi takip etmis oluyor. Ilerde kameraman olmadan kendi kendine calisan kameralar görecegiz Önce kisiyi gercek manada tanima üzerine yapmaya calistim. Yani sadece ertan'i takip deyip, o kadar kisi arasindan sadece ertan'i takip etme olayi ancak bu biraz daha detayli. Ilk denemelerimde saglikli sonuc alamadim. Sistem karistiriyor kisileri. Belki doktora tezi icin böyle bi seyler yapilabilirdi..

    oyunun icin tebrik ederim, baslaman cok iyi olmus, gerisi gelecektir. Devam et görselleri ekledikce de sevkin daha artacaktir. Kolay gelsin