• 07-12-2010, 21:03:09
    #1
    Evet arkadaşlar kısa ve öz bir soru..
    Yaklaşık her yıl 15 Trilyon TB bilgi üretiliyormuş hatta önümüzdeki 20 yılda insanlık tarihinden şimdiye kadar üretilen tüm bilgilerin 1000 katı daha fazla bilgi üretilecekmiş fakat bu kadar bilgi varken neden huzur yok? neden çağdaş insan huzuru bulamıyor? Çağdaş insanın yanlışı nerede?
    Çağdaş insan öğrenirken neyi atlıyor neyi unutuyor?

    Evet hak ile batılı ayırana tartışalım..
  • 07-12-2010, 21:46:18
    #2
    "Bilgi arttıran dert arttırır" (Hz.Süleyman)

    Bu sözü neden söylemiş (bana göre) çünkü insan bilgi arttırdıkça o bilginin sorumluluğunu da almış oluyor. ve öğretilmeyen her bilginin sorumluluğu var üzerimizde. Ama bilgi öğrenmeden de olmuyor ya. O kadar imkanın vardı da neden öğrenmedin diye yarın ahirette sorarlarsa sap gibi kalmak var işin içinde.

    Şimdi senin söylediğine küçük bir cevap vereyim.
    Hangi bilgiyi arttırıyorlar sence??
    - Piramitlerdeki şekillerin ne olduklarını su gibi ezber biliyoruz fakat nedense piramitlerin yapılışı hakkında en ufak bir bilgi bile yok. Ra'yı hepimiz biliyoruz ama mezarının sırlarını bilmiyoruz.
    - Aya gidildiğini öğrendik, orda oynadı zıpladılar ama nasıl geri döndüklerini bilmiyoruz. Sonra nasa orjinal görüntülerin kaybolduğunu söyledi ya
    - Dünyanın yaşı hakkında bilgiler üretiliyor ama Hz.Musanın 1000 küsür yıl yaşadığı, Nuh ise 2000 küsür yıl yaşadığı söylenir, bu doğruysa hangi bilgiye inanıyoruz.
    - Daha düne kadar sokaklarındaki pisliklere basmamak için topuklu ayakkabı icat eden ve pisliklerin kokusunu almamak için parfümü üreten Fransa bize neler söylüyor da bilgi oluyor,
    - 500 küsür yıllık tarihi olan amerika 5000 yıllık kökeni olan Türk'lere kafa tutuyorda anştayn!!!!!!(lar) üretiyor da bilgi öğretiyorlar,
    - Piri reisin haritasındaki keskin ve kesin çizimlere bilgi mi üretebildiler,
    - Dünyanın 7 kat olduğunu Kuran'ı kerimden okumadılar mı
    - Düne kadar dünyanın tepsi gibi düz olduğunu iddia etmediler mi
    - Düne kadar dünyanın bir öküzün boynuzunun ucunda olduğunu iddia etmediler mi
    - Düne kadar uzaylıları bulup da ameliyat ettik diye ortaya atılmadılar mı ()

    Hangi bilgi, kime göre neye göre gerçek.

    Gelenler belgeselini bi izle. Ondan sonra bu konuya sen cevap yazacaksındır
  • 07-12-2010, 22:19:03
    #3
    Üyeliği durduruldu
    alpaym adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet arkadaşlar kısa ve öz bir soru..
    Yaklaşık her yıl 15 Trilyon TB bilgi üretiliyormuş hatta önümüzdeki 20 yılda insanlık tarihinden şimdiye kadar üretilen tüm bilgilerin 1000 katı daha fazla bilgi üretilecekmiş fakat bu kadar bilgi varken neden huzur yok? neden çağdaş insan huzuru bulamıyor? Çağdaş insanın yanlışı nerede?
    Çağdaş insan öğrenirken neyi atlıyor neyi unutuyor?

    Evet hak ile batılı ayırana tartışalım..
    çağdaş insan "ne biliyorsun?" diye sorulunca "haddimi biliyorum." diyemiyor mesela. örnek verelim: ben de dahil hemen hepimiz her konuda ahkam keseriz (bakınız bu mesaj). ama hiç kimse susup "yahu burada ne anlatılıyor..., burada ne yazılmış..., neden böyle yazılmış..." tarzı soru cümlelerini kullanıp hiçbirşeyi anlamaya çalışmaz.

    meşhur sözdür; "hayat zor değildir, sadece çözümler karmaşıktır". bunun bir başka versiyonu derki; "hayat zor değildir. insan, insan eliyle hayatı zorlaştırır". bilgi her zaman sorunların çözümünde tek başına yeterli olmaz. tabi bilgi derken insanın deneyimleri, yaşadıkları, keşfettikleri de "bilgi" altında toplanabilir...

    öte yandan her yıl bilmem kaç trilyon tb bilgi üretilmesi dudak uçuklatacak bir rakam değil. zira insanoğlunun m.ö.3200 - yazının bulunmasıyla başlayan serüveni henüz noktalanmadı. aradan geçen bunca zamana rağmen insan; hala kendisini, çevresini, dünyayı ve nihayet kainatı tanımıyor. ama tanıdığını, herşeyin bilgisine sahip olduğunu düşünüyor. buradan hareketle mesela dünya hayatının başlangıcı konusunda farklı bakış açıları geliştiriyor. mesela kainat da dahil olmak üzere muazzam yapıların, kendi kendine veya sebepler veya atomlar sayesinde varolduğunu düşünüyor. hergün yüzyüze geldiği insanlarla arasında çıkar ilişkisi varsa o insanların halinden, vaziyetinden haberi oluyor. onun dışında herkes kendi kapalı dünyasında imparator edasıyla yaşıyor. internetten veya kitaplardan öğrendiği iki-üç şeyle dünyayı kurtarabileceğini zannediyor, ama öte tarafta kendi çaresizliğinde boğuluyor, nefes alamıyor.

    son olarak said nursi hazretleri'nin çok beğendiğim sözü ile nokta koyuyorum. meselenin özü burada: "görmediğin şeyi inkar etme. herşey senin malumatında münhasır değildir." aslında buradaki ifade ilk bakışta akla sadece Allah (cc)'ı getiriyor. ama etraflıca düşününce kapsadığı alanın genişliği insanın titreyip kendine gelmesine yardımcı oluyor. evet, herşey bizim bilgimizde saklı değil, bizim bilgimiz dahilinde değil ve asla bizim bilgimizin dahilinde, bizim bilgimizin dairesinde saklı olmayacak...
  • 07-12-2010, 23:44:31
    #4
    PirMuhammed adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    çağdaş insan "ne biliyorsun?" diye sorulunca "haddimi biliyorum." diyemiyor mesela. örnek verelim: ben de dahil hemen hepimiz her konuda ahkam keseriz (bakınız bu mesaj). ama hiç kimse susup "yahu burada ne anlatılıyor..., burada ne yazılmış..., neden böyle yazılmış..." tarzı soru cümlelerini kullanıp hiçbirşeyi anlamaya çalışmaz.

    meşhur sözdür; "hayat zor değildir, sadece çözümler karmaşıktır". bunun bir başka versiyonu derki; "hayat zor değildir. insan, insan eliyle hayatı zorlaştırır". bilgi her zaman sorunların çözümünde tek başına yeterli olmaz. tabi bilgi derken insanın deneyimleri, yaşadıkları, keşfettikleri de "bilgi" altında toplanabilir...

    öte yandan her yıl bilmem kaç trilyon tb bilgi üretilmesi dudak uçuklatacak bir rakam değil. zira insanoğlunun m.ö.3200 - yazının bulunmasıyla başlayan serüveni henüz noktalanmadı. aradan geçen bunca zamana rağmen insan; hala kendisini, çevresini, dünyayı ve nihayet kainatı tanımıyor. ama tanıdığını, herşeyin bilgisine sahip olduğunu düşünüyor. buradan hareketle mesela dünya hayatının başlangıcı konusunda farklı bakış açıları geliştiriyor. mesela kainat da dahil olmak üzere muazzam yapıların, kendi kendine veya sebepler veya atomlar sayesinde varolduğunu düşünüyor. hergün yüzyüze geldiği insanlarla arasında çıkar ilişkisi varsa o insanların halinden, vaziyetinden haberi oluyor. onun dışında herkes kendi kapalı dünyasında imparator edasıyla yaşıyor. internetten veya kitaplardan öğrendiği iki-üç şeyle dünyayı kurtarabileceğini zannediyor, ama öte tarafta kendi çaresizliğinde boğuluyor, nefes alamıyor.

    son olarak said nursi hazretleri'nin çok beğendiğim sözü ile nokta koyuyorum. meselenin özü burada: "görmediğin şeyi inkar etme. herşey senin malumatında münhasır değildir." aslında buradaki ifade ilk bakışta akla sadece Allah (cc)'ı getiriyor. ama etraflıca düşününce kapsadığı alanın genişliği insanın titreyip kendine gelmesine yardımcı oluyor. evet, herşey bizim bilgimizde saklı değil, bizim bilgimiz dahilinde değil ve asla bizim bilgimizin dahilinde, bizim bilgimizin dairesinde saklı olmayacak...
    Benden Kur'an'dan örnek vermek istiyorum direk Olarak :

    1. Yaratan Rabbinin adıyla oku!
    2. O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.
    3. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
    4. O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti.
    5. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.
    6. Gerçek şu ki, insan azar.
    7. Kendini kendine yeterli gördüğü için.


    Alak (1-7)

    Evet okuyoruz bilgi üretiyoruz ama ne var sadece "Oku" değil! Yaradan Rabbinin adıyla oku yani onun için oku. Ve 7. ayete dikkat çekiyorum Çağdaş insan kavramı bana çok yanlış geliyor 1500'lü yıllarda insan kendisine göre çağdaştı ancak şuana göre çağdaş değil gibi.

    Said Nursi'nin sözüne geliyorum. "Bilim" kelimesi adı üstünde bilim yani "bil" kökünden türeme. Bilim bildiği şeyi söyler bilmediğini nasıl inkar ederki. 1500 yılındaki bir adam atom yapısını inkar edebilirdi.?
    Zaten Allah sonsuz bir varlık olduğu için sonuçta örnek vererecek açıklayacağım:

    mesela masamın özellikleri:
    1m eni 1m boyu var kahverengi ceviz'den yapılmış vs.

    Ben burada ne yaptım? Bu masanın sınırlarını çizdim .. Sınırsız bir şeyi Bilim nasıl sınırlayabilir veya açıklayabilir ki?

    Bilmiyorum r10 bu konulara ne kadar izin veriyor ama daha fazla tartışma için girebilirsiniz.
  • 07-12-2010, 23:53:38
    #5
    Bana "çağdışı" diyorlarmış... Ne büyük bir onur! Ben bu çağın dışında kalmayayım da, içinde mi boğulayım..?
    NFK

    Bilen insan, Bilgilerini Hak olan ile kaynaştırarak sorgulayarak öğrenirse işte o zaman huzura kavuşabiliyor.
  • 08-12-2010, 13:04:09
    #6
    delikanli53 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "Bilgi arttıran dert arttırır" (Hz.Süleyman)

    Bu sözü neden söylemiş (bana göre) çünkü insan bilgi arttırdıkça o bilginin sorumluluğunu da almış oluyor. ve öğretilmeyen her bilginin sorumluluğu var üzerimizde. Ama bilgi öğrenmeden de olmuyor ya. O kadar imkanın vardı da neden öğrenmedin diye yarın ahirette sorarlarsa sap gibi kalmak var işin içinde.
    Doğru Söze Ne Denir Bilmem ki..
    'Gelenler(Arriwals) Belgeseli' İnsanın Yaşamında Kesinlikle İzlemesi Gereken Bir Yapıt.
    2 Defa İzledim Hâla Aklıma Takılan Bölümleri Yâd Ederim(İzlerim) ve Belkide İnanılması Zor.
    Arkadaşımında Aks Ettiği Gibi Pramidler Neden Üçgen Bir Küredir? Dahada Fazlası Mısır da Firavunlara Uygulanan Ameliyat(Kalp Ameliyatı) Başarılı Bir Şekilde Yapılmış, Yıl(M.Ö. 3000) Bahsediyorum.
    Şimdi Sorarım Size Hangi Bilgilerden Söz Ediyoruz? Bu Bilgileri Nasıl Biliyorlardı, Belgeseli Arşivinize Kazandırın Derim.
  • 08-12-2010, 13:19:01
    #7
    manzak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Doğru Söze Ne Denir Bilmem ki..
    'Gelenler(Arriwals) Belgeseli' İnsanın Yaşamında Kesinlikle İzlemesi Gereken Bir Yapıt.
    2 Defa İzledim Hâla Aklıma Takılan Bölümleri Yâd Ederim(İzlerim) ve Belkide İnanılması Zor.
    Arkadaşımında Aks Ettiği Gibi Pramidler Neden Üçgen Bir Küredir? Dahada Fazlası Mısır da Firavunlara Uygulanan Ameliyat(Kalp Ameliyatı) Başarılı Bir Şekilde Yapılmış, Yıl(M.Ö. 3000) Bahsediyorum.
    Şimdi Sorarım Size Hangi Bilgilerden Söz Ediyoruz? Bu Bilgileri Nasıl Biliyorlardı, Belgeseli Arşivinize Kazandırın Derim.
    Gelenler belgeselini izlemeden önce bir konu açmıştım, DÜNYANIN SİGORTASI ATARSA NE YAPARIZ DİYE bence dünyanın sigortası yakın bir tarihte attı ve herşey sıfırlandı, ondan önce mükemmel bir teknoloji ve bilgi hazinesi vardı (kanımca) gelenler belgeselini izlemeyen bilemez ama izleyen olursa söyleyeyim ki şu günümüz dünyasında yaşadıklarımız mutlaka bir yerlerde yaşanıyor ha evet PARALEL EVREN. Buradaki 1000 yıl orada belkide 100 gün. Orayla iletişim kuranlar vardı (Bakınız Hz.Süleyman dönemi) Orayla iletişim kurulduğunda (ki bu iş büyüyle olur) neleri öğreniyorlar sanıyorsunuz. Uçak figürleri maya ve Piramitler döneminde yokmuydu, ampule benzer figürler bulunmadı mı

    Hiçbirşey yoktur ki önceden incat edilmiş olmasın
  • 08-12-2010, 13:38:23
    #8
    delikanli53 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hiçbirşey yoktur ki önceden incat edilmiş olmasın
    Aynen Öyle 'Paralel Hayat' Dostum. Aslında Bu Konuları Birebir Tartışsak Daha İyi Olacak ki İnanmayan İnsanlar İllaki Olacaktır. (:
    Bu İnsanlar (Decal)'e İnanıyor, Filistin de Neden Kudüs Mescidini (Tapınak) Olarak Lanse Ediyorlar. (; Çünkü Medya Denen Şey Ellerini Altında.
    Radyo 50 Yıl-Televizyon 40 Yıl Gibi Küçük Bir Sürede Dünya'nın Tekeli Olmuş. Sorarım Hangi Akla Hizmet Neden İcat Edilip, Dünya'ya
    Nasıl Bu Kadar Kısa Sürede Yayılmış?
    Cevap: Paralel Hayat, Onlara İstenilen Bir Bilgi Verin, Onlarda Size İstediğiniz Bilgiyi Versinler.
  • 08-12-2010, 13:43:06
    #9
    Paralel evren nedir yaa ben anlamadım tam.