Evet arkadaşlar kısa ve öz bir soru..
Yaklaşık her yıl 15 Trilyon TB bilgi üretiliyormuş hatta önümüzdeki 20 yılda insanlık tarihinden şimdiye kadar üretilen tüm bilgilerin 1000 katı daha fazla bilgi üretilecekmiş fakat bu kadar bilgi varken neden huzur yok? neden çağdaş insan huzuru bulamıyor? Çağdaş insanın yanlışı nerede?
Çağdaş insan öğrenirken neyi atlıyor neyi unutuyor?
Evet hak ile batılı ayırana tartışalım..
çağdaş insan
"ne biliyorsun?" diye sorulunca
"haddimi biliyorum." diyemiyor mesela. örnek verelim: ben de dahil hemen hepimiz her konuda ahkam keseriz (bakınız bu mesaj).

ama hiç kimse susup "yahu burada ne anlatılıyor..., burada ne yazılmış..., neden böyle yazılmış..." tarzı soru cümlelerini kullanıp hiçbirşeyi anlamaya çalışmaz.
meşhur sözdür; "hayat zor değildir, sadece çözümler karmaşıktır". bunun bir başka versiyonu derki; "hayat zor değildir. insan, insan eliyle hayatı zorlaştırır". bilgi her zaman sorunların çözümünde tek başına yeterli olmaz. tabi bilgi derken insanın deneyimleri, yaşadıkları, keşfettikleri de "bilgi" altında toplanabilir...
öte yandan her yıl bilmem kaç trilyon tb bilgi üretilmesi dudak uçuklatacak bir rakam değil. zira insanoğlunun
m.ö.3200 - yazının bulunmasıyla başlayan serüveni henüz noktalanmadı. aradan geçen bunca zamana rağmen insan; hala kendisini, çevresini, dünyayı ve nihayet kainatı tanımıyor. ama tanıdığını, herşeyin bilgisine sahip olduğunu düşünüyor. buradan hareketle mesela dünya hayatının başlangıcı konusunda farklı bakış açıları geliştiriyor. mesela kainat da dahil olmak üzere muazzam yapıların, kendi kendine veya sebepler veya atomlar sayesinde varolduğunu düşünüyor. hergün yüzyüze geldiği insanlarla arasında çıkar ilişkisi varsa o insanların halinden, vaziyetinden haberi oluyor. onun dışında herkes kendi kapalı dünyasında imparator edasıyla yaşıyor. internetten veya kitaplardan öğrendiği iki-üç şeyle dünyayı kurtarabileceğini zannediyor, ama öte tarafta kendi çaresizliğinde boğuluyor, nefes alamıyor.
son olarak said nursi hazretleri'nin çok beğendiğim sözü ile nokta koyuyorum. meselenin özü burada: "görmediğin şeyi inkar etme. herşey senin malumatında münhasır değildir." aslında buradaki ifade ilk bakışta akla sadece Allah (cc)'ı getiriyor. ama etraflıca düşününce kapsadığı alanın genişliği insanın titreyip kendine gelmesine yardımcı oluyor. evet, herşey bizim bilgimizde saklı değil, bizim bilgimiz dahilinde değil ve asla bizim bilgimizin dahilinde, bizim bilgimizin dairesinde saklı olmayacak...