Ramazan bir barıştır
Huzuru arayıştır
Paslanan gönülleri
Nûrla cilalayıştır
“On bir ayın sultanı” olarak bilinen mübarek Ramazan ayına kavuÅŸmanın mutluluk ve sevincini yaÅŸamaktayız. Çünkü Ramazan ayı yılın on iki ayından sadece biridir. Tam dünya iÅŸlerine daldığımız bir anda gelir; kalplerimizi, nefislerimizi ve bedenlerimizi maddî ve manevî yük ve hastalıklardan temizler ve kıymetini bilenleri, âşıklarını bir yıl boyunca hasret ve intizâr/bekleyiÅŸ ateÅŸiyle yakmak üzere gider.Huzuru arayıştır
Paslanan gönülleri
Nûrla cilalayıştır
Ramazan ayına kavuÅŸmanın mutluluk ve sevincini yaÅŸamaktayız… Bu gerçekten sevinilesi bir olay. Çünkü herkesin nasibi deÄŸil Ramazan-ı ÅŸerif ile müşerref olmak. Şöyle etrafımıza bir göz atarsak yakınlarımızdan, komÅŸu ve dostlarımızdan birilerinin mutlaka bu Ramazan ayına ulaÅŸamadıklarını üzüntü ve serzeniÅŸ ile fark ederiz. O yüzden mübarek Ramazana kavuÅŸmanın sevinç ve neÅŸesini yaÅŸamak en doÄŸal hakkımızdır. Bendeniz de içinde bulunduÄŸumuz manevî atmosferden yararlanarak Ramazan ayına dair birkaç satır karalamayı münasip gördüm.
Malûm olduÄŸu üzere İslâm aleminde yirminci yüzyılların baÅŸlarına kadar takvim olarak Hicrî veya Kamerî Takvim diye bilinen Ay’ın hareketlerine göre belirlenen takvim kullanılmıştır. Kamerî ayların dokuzuncusu Ramazan-ı ÅŸeriftir. Halk arasında “üç aylar” diye bilinen ayların üçüncüsü de mübarek Ramazandır. Genelde 30 gün sürer, ancak bazen 29 günden de oluÅŸabilir.
Ramazan sözcüğü Arapça olup Türkçemize ve daha pek çok dile girmiÅŸtir. Ramazan ayının anlam ve önemini daha iyi kavramak açısından etimolojisi ile ilgili birkaç söz söylemek yerinde olur kanaatindeyim. 20. yüzyılın önde gelen İslâm âlimlerinden Elmalılı M. Hamdi Yazır (öl. 1942) “Hak Dini Kur’ân Dili” isimli tefsirinde Bakara suresinin 186. ayetini yorumlarken Ramazan kelimesinin kökü hakkında 4 görüş naklediyor:
1. Yaz sonunda yağıp yeri tozdan temizleyen yaÄŸmur anlamına gelen “ramazıy” kelimesinden gelir. Buna göre Ramazan-ı ÅŸerif, yaÄŸmurun tozları temizlediÄŸi gibi, müminlerin günahlarını ve kalplerini temizler.
2. GüneÅŸin sıcaklığının ÅŸiddetinden taÅŸların hararetlenip kızması, yanması anlamına gelen “ramiza” fiilinden türemiÅŸtir. Ramazan ayında oruçlunun açlık ve susuzluktan yanması, hararetlenmesi veya günahların oruçlunun hararetinde, ateÅŸinde yanması anlamında yorumlanabilir.
3. Kılıcın namlusunu veya okun ucundaki demirini parlatmak, bilemek için iki taÅŸ arasına koyarak törpülemek, cilâlamak anlamına gelen “ramaza” fiilinden müştaktır. Rivayete göre Araplar bu ay gelince kılıçlarını bileyip hazırlıyorlarmış. Bunu da oruç tutup nefsi zorluklarla karşı karşıya bırakarak törpülenmesi, cilâlanması ve elveriÅŸli hale getirilmesi olarak yorumlayabiliriz.
4. Bazılarına göre de Ramazan, Yüce Allah’ın esmâ-i hüsnasından/en güzel isimlerinden biridir. Buna göre, Ramazan ayı Allah’ın ayı demek oluyor. Zaten bu ayın Allah katında deÄŸerinin büyüklüğü bilinmektedir. Çünkü bu ay içerisinde bulunan Kadir Gecesi, Kur’ân-ı Kerim’in ifadesiyle “bin aydan daha hayırlıdır” (el-Kadir, 97/3). Bir gecesinin üstünlüğü bu kadar olan Ramazan ayının yüceliÄŸi hakkında ne diyebiliriz?
Ramazan ayı Müslümanlar açısından pek çok önemli hususiyete sahiptir. Bunların en önemlisi ise Kur’ân-ı Kerim’in bu ayda nâzil olmaya/inmeye baÅŸlamış olmasıdır. Yani Müslümanlığın baÅŸlangıcı bu ayda gerçekleÅŸmiÅŸtir. 1400’ü aÅŸkın seneyi içeren ve kıyamete kadar devam edecek olan İslâm tarihinin ilk harfleri bu ayda yazılmıştır.
Kur’ân-ı Kerim’de ismi geçen tek ay Ramazan ayıdır. “Ramazan ayı, o, öyle bir aydır ki, o ayda insanlara doÄŸru yolu gösteren ve açık ayetleri içine alıp hak ile batılın arasını ayıran Kur’ân-ı Kerim nazil olmuÅŸtur.” (el-Bakara, 2/185) Allah Teâlâ ayet-i celilede böyle buyurarak mübarek Ramazan’ın baÅŸlıca özelliÄŸine dikkat çekiyor ve devamında gücü yeten Müslümanların oruç tutmalarını emrediyor. Buna göre, inananların Kur’ân ayını ÅŸerefine lâyık bir ÅŸekilde ihya etmeleri, oruç tutarak, teravih namazı kılarak, ahlâkî kurallara çok dikkat ederek, velhasıl günahsız bir ÅŸekilde geçirmeleri gerekmektedir. Bunun neticesinde de Allah’ın rahmet ve bereketi bizleri gark edecektir. Peygamber Efendimiz de zaten Ramazan ayını “Evveli rahmet, ortası maÄŸfiret, sonu da cehennemden kurtuluÅŸ” (İbn Huzeyme, Sahîh, III, 191) diye tarif etmektedir.
Allah cümlemize hayırlı bir Ramazan-ı şerif geçirmeyi ve Efendimizin hadisinde verilen müjdeye nail olmayı nasip eylesin!
Alıntı